Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / Ana Hikâye/ Kısım VII, Bölüm 76 – “İmparatorluk Başkentinde Tesadüfî Karşılaşmalar”

Kısım VII, Bölüm 76 – “İmparatorluk Başkentinde Tesadüfî Karşılaşmalar”

10 Eylül 2024 2.129 Okunma 32 dk okuma


Bölümün ortalama okuma süresi 24 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: Bertiel

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem ev hapsinde tutulduğu malikânede gezinirken bir kadın dikkatini çekti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Guaral Kale Şehrindeki savaşın doruklarında, yaralı Flop O’Connell’ı iyileştirmek için Rem de onunla birlikte şehirden―― alıkoyulmuştu. İmparatorluk Başkentine götürülerek muhtemelen şehrin en görkemli malikânelerinden birinde ev hapsine mahkûm edilmişti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her ne kadar buna ev hapsi denilse de Rem hâlâ bi’ hayli geniş özgürlüğe sahipti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne daracık odalara ne de zindanlara tıkılmıştı, zira aşırı şiddete ya da sözlü tacize de uğramamıştı. Buna pek huzurlu denemezdi ancak gördüğü muamelenin ılımlı olduğunu söylemek de mümkündü.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her yemek saatinde yiyecek hazırlanıyordu ve banyo için de belli bir zaman tanınıyordu. Bazı yönlerden, burası yaşamak için Shudraq Halkı’nın köyünden kesinlikle daha iyi bir yerdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak her ne kadar hapsedilmemiş olsa da güvenlikten sorumlu askerler―― Berstetz Fondalfon’un şahsi birliği, ona sınırlarını hatırlatarak malikânenin dışına çıkamayacağını hatırlatıyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her hâlükârda, kendisinin ne kadar özgür olup olmadığını bir kenara bırakırsak, karşı karşıya kaldığı durum hiç de isteyeceği bir şey değildi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hâliyle Kuna ve Holly’ye bazı yetersizlikleri tattırmıştı. Şimdi de Priscilla’nın öfkesinin hedefi olması sürpriz olmazdı çünkü istediği için çekip gitmişti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Daha da önemlisi, doğuya gitmiş olan kişiler döndüklerinde buna nasıl bi’ tepki göstereceklerdi ki?

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Louis, Medium ve Natsuki Subaru denen çocuk――.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [――Ah.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve Rem tam da kendi düşünceleri içinde kaybolmuşken acı dolu cılız bir ses duyuverdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüzünü sesin geldiği yöne çevirdiğinde, malikânenin merkezindeki bahçede, aşina olmadığı bir figür gördü――. Yemyeşil bir manzarayı korumaktan ziyade, uçan ejderhalara inilip binilmesi için bi’ çeşit alan olarak kullanılıyor olmalıydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Malikânede görevli askerlerin ve hizmetkârların tamamıyla tanışmasa da o kişinin bunların hiçbirine benzemediğini tek bakışta anlayabiliyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun sebebi, onun kendi ayaklarının üzerinde yürümeyip tekerlekli sandalyede oturuyor olmasıydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Kuğh, uğh…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başının her iki tarafında ikiye ayrılmış, dağınık koyu kahverengi saçları olan açık tenli bir kadındı. Uzun kirpikli masmavi gözleri titrerken narin omuzlarına gücünü toplayıp ileriye doğru eğildi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O titreyen kollarının güç verdiği şey, oturduğu tekerlekli sandalyeydi―― özellikle de tekerlekli sandalyesinin tekerleklerine veriyordu. Tekerlekler, sandalyede oturan kişinin ileri ya da geri hareket ettirmek için eliyle çevirebildiği büyük tekerleklere sahipti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak tekerleklerden biri patikanın köşesindeki bir hendeğe saplanmış, çıkamadığı için de orada sıkışıp kalmış gibiydi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İnce dudaklarını şiddetle ısıran kadın, tekerleği döndürmek için defalarca çabaladı durdu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de incecik kolları gereken gücü sağlayamadı, tekerlek bir sonuç elde etmeksizin ileri geri oynadı. Sesini yükselterek yardım isteseydi illa birileri yanına koşardı ama o bunu yapmıyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kimseye bel bağlamak istemiyordu. Rem, bu inatçılığa karşı içten içe bir yakınlık hissetti. Gerçi, ne tür bir duygusal durumdan dolayı böyle olduğunu bilmese de――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [――Size yardım edeceğim.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Ah…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Onu kendi kaderine terk etmeyen Rem, hendekte sıkışıp kalan kadına doğru yürüyerek arkasından seslendi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kadın hemen gözlerini devirerek omuzlarının üstünden bakındı ve Rem’in varlığıyla irkiliverdi. Ama çok geçmeden bakışları utanç dolu bir ifadeye büründü ve sessizleşirken dudaklarını kemirmeye başladı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tekerlekli sandalyenin arkasının iki ucunda da tutacaklar vardı, bu sayede arkada duran birisi onu itebilirdi. Ve böylece ellerini oraya koyarak itmeye koyuldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Bir, iki veee üç!]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem tüm gücünü ortaya koyarak tekerleği büyük bir gürültüyle döndürdü ve tekerlekli sandalye saplandığı hendekten kurtuldu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kadın ellerini de kullanarak, aşırı ivmeyle hafifçe ileri doğru hareket eden tekerlekli sandalyeyi durdurdu, ardından aniden tekerlekleri olduğu noktada döndürerek Rem’e doğru baktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: […Bunu yapmanızı sizden kim istedi ki?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve gelen de fazlasıyla özgün bir selamlamaydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Refleks gereği Rem’in gözleri irileşti ve kadının sözleri karşısında şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sırada kadın da gözlerini Rem’den kaçırmış, dudaklarını çiğniyordu,

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Bu kadar küçük bi’ şey için yardım almasam da olurdu. Yani, sizin de bir bastona ihtiyacınız varken ne yaptığınızı zannediyorsunuz? Asıl kendin için endişelen bence.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Immm… Endişeniz için teşekkür ederim.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Endişelendiğim filan yok! Kulaklarınız iyi duymuyor olabilir mi? Şayet duymuyorsa sanırım sorun kafanızda, daha doğrusu kafanızın içinde.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem, kekeleyerek söylenen bu sözlerin fazlasıyla sivri bir dille söylenmiş olduğunu geç de olsa fark etti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ses tonu sertti ama bu tip konuşmalara pek alışık olmadığı hissi hâkimken, böylesine iğnelemeyle zarar verebilecek yetenekten yoksundu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Açıkçası, Rem’in bakış açısına göre, bu kadınla Priscilla arasındaki güç farkı; bir köpek yavrusuyla Mizelda kadardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Ş-şimdi, kaybol. Sizin hakkınızda endişelenecek kadar boş… boş zamanım yok.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Hiç boş zamanınız olmadığına göre, bu sizin üstlenmeniz gereken bir rolünüz olduğu anlamına mı geliyor?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Rolüm!.. Evet, haklısın. Benim gerçekten de bir rolüm var. Senin aksine…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem’in sorduğu soruya cevap veren kadının yanakları sertleşmişti. Cevap verirken ince kaşlarını çatarak, Rem’i incelercesine tepeden tırnağa süzdü.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonra sağ başparmağını ağzına götürüp hafifçe ısırdı ve…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: […Daha önce görmediğim bir yüz, daha önce fark etmediğim bir varlık… Kimsin sen?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [――. Adım Rem. Bazı sebeplerden dolayı bu malikâneye zorla getirildim.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Zorla getirildin…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Evet. Hmm, adınızı rica edebilir miyim?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem, tırnaklarını yiyip mırıldanan kadına yakınlaşmak amacıyla adını sordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belki de dedikleri dostça karşılanmayacaktı, bu yüzden reddedilme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [――Katya.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak şaşırtıcı bir şekilde çekinmeden o kişi―― Katya, kendini böyle tanıtmıştı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem bunun bir art niyetten mi kaynaklandığını, yoksa düşüncelere kapılmışken refleks sonucu mu kendini böyle adlandırdığını bilmiyordu ama Katya tırnaklarını yemeye devam ederken düşüncelere dalmış gibi görünüyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: [Zorla getirildim derken, siz de rehin olarak aldığınızı mı kastediyorsunuz?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Rehine… Durum böyle adlandırılabilir. Benden böyle bir rol oynamamı talep etmeniz hiç de uygun görünmüyor…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem’in kayboluşunu durmaksızın dert edecek tek kişinin Subaru olduğu aşikârdı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçi Shudraqialıların da O’Connell kardeşlerin de endişeleneceğini, Priscilla’nın da en azından kaşlarını kaldırabileceğini tahmin ediyordu ama bu yine de genel gidişatı etkilemezdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem’in varlığı sadece Subaru genel gidişatı etkilediğinde gerçekleşebilirdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [O adamın o kadar ileri gitmesini beklemiyordum.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem’e göre bunu yapabilmesi olası görünmüyordu, zaten yapması gerektiğini de düşünmüyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kısacık bir süre içinde, defalarca ve defalarca, saçmalıktan eziyet çekerken yeteneksizliğiyle ciddiyetle direnip karşı koyan bir figürü sergilemişti. Her işi kendi başına yapmak mecburiyetinin ağırlığını omuzlarında taşımaya devam eden bir figürdü.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem bu duruma hiç tahammül edemiyordu. Bunun asıl nedeni onu sevmemesi ya da ondan nefret etmesi de değildi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de bunun nedenini dile getirmek zordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: […Hey, bana karşı öylece sessiz kalamazsın?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Ah, üzgünüm. Düşüncelere dalmışım… Katya, Berstetz için ne yapıyorsun?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya’nın seslenmesiyle gözleri keskinleşen Rem, sessizliği için özür diledikten sonra bir soru yöneltti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu malikânede bulunduğuna göre Katya’nın da Berstetz’le bir ilişkisi olduğuna şüphe yoktu. Ancak aralarındaki ilişkiyi hayal etmek zordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Madelyn’in sahip olduğu gibi savaş gücüne sahip biri olsaydı ya da bir İmparatorluk Askerine benzeseydi ilişkileri anlaşılabilirdi ancak Katya’nın görünüşünden dolayı onunla ne gibi bir ilişki olduğunu tahmin etmek zordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aklına gelen tek şeyse――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Berstetz’in kızı ya da torunu musun, belki?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: [Başbakan-sama’nın bir akrabası mı? Oh, saçmalama. Her şeyden önce, Berstetz-sama evli değil, sözde bir ailesi falan da yok. O kadar da büyütülecek bir rolüm yok.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Öyle mi? Şaşırdım.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

“Şaşırdın mı?” dedi Katya başını eğerek ama Rem sözlerinin gerçek mânâsını gizlemek amacıyla başını salladı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Daha önce Berstetz ve Rem yüz yüze geldiklerinde, Berstetz İmparator’a karşı ayaklanmasının gerekçesini―― varis bırakmayacak olan bir İmparator’a duyduğu güvensizlikten dolayı olduğu söylemişti. Ulusu için hizmet veren Berstetz’e göre, İmparator’un hareketleri onurunu kirleterek sorumluluklarından kaçmak gibi görünüyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem bu mantığa ikna olmuştu, gerçi bu işin içine sürüklendiği için ona sempati duyması zor olsa da.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Berstetz’in böyle bir sebepten ötürü isyan başlatmış olması, tıpkı İmparator gibi kendisinin de bir ailesi yokken başlatması pek de inandırıcı gelmiyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette Berstetz’in kendince gerekçeleri olduğuna inanıyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Ama mademki onlardan biri değilsin, o zaman neden malikânedesin?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: […Sen amma anlayıştan yoksun bir kadınsın, sana az önce rehine olup olmadığını da sormuştum.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [――. Bu senin de benim gibi rehine olduğun anlamına mı geliyor Katya-san?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem’in sorusuna karşılık vermesi üzerine Katya, isteksizce başını sallarken yüzündeki acı ifade hiç değişmedi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya da malikânede birinin rehinesi olarak tutuluyordu. ――Bu durum karşısında biraz şaşıran Rem arkasını dönerek malikâneyi inceledi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluk Başkentinin tam ortasında geniş bir yerdeydi, heybetli bir atmosferle sarmalanmış bir malikâneydi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak muhtemelen içinde Rem ve Katya’nın yanı sıra yaralanan Flop’un da içinde bulunduğu birçok başka sır da yatıyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Berstetz’le doğrudan yüzleşen Rem, yaşlı adamın, Abel’in imparatorluk tahtını yeniden ele geçirme girişiminin önünde dikilen zorlu bir duvar, üstün bir entelektüel yapıya sahip biri olduğunu fark etmiş olmalıydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de Rem’in hayal gücü ve varsayımları, Berstetz’in düşmanının zaaflarını hedef alıp entrikalar çevirmeye razı olması hâlinde ne denli korkunç olabileceğini asla tam olarak kestiremeyecekti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Ailen, rehin alınmandan dolayı fazlasıyla endişelenmiş olmalı.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: […Ben olsam o kadar emin olmazdım. Ona kalırsa ben doldurulabilir bir aletten fazlası olmayabilirim. Ayağına dolanırsam beni sıcak patates misali fırlatıp atar.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bakışlarını kaçıran Katya ağzından tükürükler saçarak konuştu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Konuşması aksamamış olsa da Rem, nefret dolu görünen bu sözlerin onun asıl hisleri olmadığını anlayabiliyordu. Katya’nın tutumunun temelinde yatan şeyin ne olduğuna dair bir ipucu vardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne de olsa bu, Rem’den başkasına yakışmayan bir inatçılık abidesiydi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya’nın ne tip bir insana lanet yağdıracağını ve ondan ne kadar uzak duracağını bilemezdi. Ancak bu yakınma, Rem’in duymasından ziyade sırf kendini inandırmak adına söylenmiş bir yalandı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendisinin o kişiye çok fazla bel bağlamasını ya da ondan çok yüksek beklentiler içerisinde olmasını istemediği için uydurulmuş bir yalandı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tam da karşısındaki kişinin kendisinin yeri doldurulamaz olduğunu düşünmesini ya da karşısındaki kişinin kendisi için vazgeçilmez olduğunu kabul etmek istemediği için söylenen bir yalandı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Özellikle “kendini” kandırmak için söylenmiş bir yalandı. Başka birini değil.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Katya-san, biraz daha konuşmak ister misin?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: [Ne… Başbakan-sama’ya bu denli küstahça bir şey yapmak…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Kızacağını sanmam. Şayet kızacak olursa ona, seni bunu yapmaya benim zorladığımı söyleyebilirsin.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: [Ama gerçek böyle değ… Ah, dur!]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya titreyen dudaklarıyla Rem’i reddetmeye çalıştı. Hızlıca Katya’nın arkasına geçen Rem, bastonunu kolunun altına sıkıştırıp tekerlekli sandalyesinin kolunu nazikçe kavradı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tekerlekli sandalyeyi iterken Rem, diğer kişinin vücuduna ek olarak kendi vücudunu da destekleyebiliyordu. Bu sayede, bastonu olmasa bile düşmeyecekti ve ilginçtir ki bu hiç de berbat bir pozisyon değildi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: [S-Sadece ben canının istediğini yapıyorum gibi… Sanki ben…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Odanız hangi yönde Katya-san? Benim odam batı tarafında.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya: […K-karşı tarafta, doğu tarafında.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [Anlaşıldı. Peki o hâlde, o tarafa doğru gidelim.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katya’nın zayıf cevabını duyan Rem, tekerlekli sandalyeyi iterek yürümeye başladı. Başlarda hafif bir karşı koysa da Katya, kısa sürede parmaklarını tekerleklerden çekerek yola devam etmesini sağladı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Konuşmayı ilerletmek için gereğinden fazla zorladığının farkındaydı ama Rem onu iterken hiç de tereddüt etmiyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İşin doğrusu, Katya’yla arkadaş olup bu kördüğümden çıkış yolunu görünür kılmak ya da onun sayesinde malikânenin önemli bir sırrını öğrenmek gibi art niyetleri yoktu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Muhtemelen Katya’nın varlığı durumu yoluna koymak için pek de bir işe yaramayacaktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem ve Katya’nın varoluşlarını rehine olarak tutan Berstetz’in ailesinin olmayışının nedeninin, zayıf noktalarının olmamasından dolayı olduğunu az da olsa anlamıştı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de Rem’in Katya’yla bu şekilde uzlaşmaya çalışmasının birkaç nedeni vardı ama――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem: [――Bilmem gereken o kadar çok şey var ki.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Esir düşmesinin ardından, kendisini tanıyan insanlara sadece endişe ve kaygı tohumları saçacak kadar zayıf bir insan olamayacağına dair inancı ve kararlılığı vardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu nedenle Rem her türlü çabayı sarf edecekti. Nasıl yapacağını bilmese bile, işleri kendi yoluyla hâlledecekti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [――Hiç kimse olduğu kişiden kaçamaz. Sözlerimi hatırlamaya çabala, gayretli ol.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendi çaresizliğini inkâr etmekten daha önemli işleri vardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçekten de o kişinin sözlerini hayatının içine koymak uğruna, duraksamamak adına.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Flop, odada başka birinin varlığını hissederek göz kapaklarını yavaşça açtı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop’un bilinci, kendisini sarmalayan uyuşukluğun huzursuzluğuyla elini silkeleyerek gerçekliğe döndü.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Artık açık olan gözlerinde bembeyaz bir tavan vardı ve kısa sürede malikânenin esir olarak tutulduğu odada olduğunu anladı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu kavrayış yüzünden panikleme aşamasını çoktan geçmişti. Ayrıca artık onu gafil avlamıyordu ve bunun sonucunda da şaşkınlığından ötürü vücudunu birdenbire oynatarak acı çekmesine neden olmadı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak yine de duruma alıştığını söylemek için henüz çok erkendi, çünkü hâlâ bir miktar tedirginlik hissi vardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Bir tüccar olduğum için böyle günlerce yatalak kalmak beni sabırsızlandırıyor valla, kabul ediyorum.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belirli bir gündeki çabaları günün sonunda ne kadar para kazanacağını etkileyen bir seyyar tüccardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

En güçlü yanı olduğu söylenemezdi ama ayrıntılı bir iş planına sahip olmak başarıya giden en kestirme yoldu. Hatta başarılı olamasa bile, yine de az da olsa kazanmaya muhtaçtı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sebepten ötürü, içinde bulunduğu bi’ hayli rahat pozisyona rağmen bu şekilde yatağa bağlı kalmak onu tedirgin edip üzüyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Medium’un esir düştüğünü öğrendiğinde nasıl tepki vereceğini düşünmek durumu daha da kötüleştiriyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her durumda…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Oka-san’dan beni şu anda mükemmel duruma getirmesini isteyemem. Amma sinir bozucu bir durumdayım.]

(Ç.N: Geçen bölümlerde belirtmiştim gene belirteyim, Oka-san dediğimiz kişi Rem’dir. Oka-san demek de bir kişinin karısına seslenmek için kullanılan kelimedir. Türkçede yenge, hala tarzı.)

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop’un yaralarını iyileştirmek için Rem de malikânede esir tutuluyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun ve onun için endişelenen diğerlerinin iyiliği için Rem’in ne pahasına olursa olsun, sağ salim eve götürülmesi şarttı ancak içinde bulunduğu durum hiç de iç açıcı değildi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop’un şifacısı olan Rem’in şu anki konumu, Flop tamamıyla iyileştiğinde epey belirsiz hâle gelecekti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem’in artık hiçbir işe yaramaz biri olarak anında ortadan kaldırılmayacağını umuyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Sanırım bunun tamamen sizin ruh hâlinize bağlı olduğunu söyleyebilirsiniz, Madelyn Hanım.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Düşüncelerini derleyip toparlayan Flop, bu belirli konuşmayı odanın girişine doğru yönlendirdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop belirli birinin varlığıyla uyandı. Diğer kişinin sesi duyulamasa da odada birisinin olduğu aşikârdı, onu genellikle ziyaret eden sadece iki kişi vardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece iki kişiydi, onu iyileştirmeye gelen Rem ya da daha sıklıkla beliren Madelyn.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Malikânede beklenmedik bir özgürlüğe sahip olan Rem’i bir kenara bıraktığımızda, Madelyn’in yanındayken Flop biraz daha dikkatli davranmak zorundaydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çocuksu görünümüne rağmen, olağanüstü fiziksel güce sahipti, pençeleriyle Flop’u kolayca delik deşik edebilirdi. Buna ek olarak Madelyn ejder soyunun gururlu bir üyesiydi―― Flop’un, hayatında birçok farklı yoldan geçmiş olmasına rağmen, onunla nasıl başa çıkacağı konusunda hiçbir fikri yoktu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ayrıca Flop, Madelyn’i ne yanlış yönlendirmek ne de onu yalanlarıyla kandırmak istiyordu, gerçi Madelyn durumu kavrayamadığı için onu muhtemelen azarlayacak olsa da.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop bile hayatını yalan söylemeden geçirmemişti. Görünürdeki güç yoksunluğu sayesinde sözcüklerin gücüne İmparatorluktaki herkesten daha fazla bel bağladığı gerçeğiyle gurur duyuyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Madelyn’in onu kendi safına çekmeye çalıştığına inanmasına yol açacak herhangi bir şeyden kaçınmak istemesinin nedeni, Flop’un kıymetli “yakın arkadaşını” içtenlikle önemsiyor olmasıydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu “yakın arkadaşının” onun aptalca gibi görünen yaşam tarzı karşısında hayrete düşeceğini hayal ediyordu.

Flop: [Hayatımı böyle yaşıyorum, elimden bir şey de gelmez.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop malikânede geçirdiği zamanı saldırıya geçme kararlılığıyla geçirmekteydi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu nedenle Madelyn’i yalandan arındırılmış, ilgisinin tükenmeyeceği şekilde konuşma sanatını ve konuşma gücünü sonuna kadar kullanarak bir savaşa sürüklemek―― o gün gerçekleşmesini beklediği bir şeydi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama öyle olmamıştı. Çünkü――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Madelyn Hanım? Dünkü konuşmamıza kaldığımız yerden devam etmemi isteyeceğini düşünmüştüm. Carillon gökyüzüne ilk yükseldiğinde Balleroy’un söylediği o şaşırtıcı şey neydi? Tam o noktada konuşmamız yarıda――…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Bu kulağa enteresan gelse de şu anda tartışacağımız şey bu olmayacak.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yatağında uzanırken güya orada bulunan kişiyle konuşan Flop, hiç beklemediği bir sesle karşılaşınca sessizliğe gömüldü.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop girişte Madelyn’in durduğunu varsaymıştı ama yanıt bir erkeğin sesiydi. Daha önce duyduğu bir sesti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sadece onun küçücük gurur kaynağı olsa da Flop bir kere duyduğu sesi asla unutmazdı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kalabalık bir pazar köşesinden gelse bile Flop bu sesi tanıyabilirdi. Bu yüzden sesi karıştırmamıştı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak söz konusu sesi duyduktan sonra Flop’un duyguları aşırı derecede karmaşık bir hâle geldi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonuçta, söz konusu kişiyle olan ilişkisi -en azından Flop açısından- büyük ölçüde değişmişti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Köy Şefi-kun… Yo, belki de İmparator Ekselansları-kun demeliyim?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Beni yeniden tanımlayıp yine de böyle bir sonuca mı vardın? Her iki durumda da bana taktığın saygısız ismin yerini tutacak bir şey yok gibi.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sessizce seslenen Flop titrek kollarını gererek yataktan doğruldu. Hâlâ vücudunun üst kısmında hafif bir uyuşukluk ve cildinde bir sıkışma hissetse de dayanılmaz değildi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonra bakışlarını kaldırarak nihayet odanın girişinde dikilen figürü gördü.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Orada siyah saçlı, açık tenli ve sivri gözleri olan genç bir adam duruyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kıyafetlerinde koyu kırmızı renk hâkimdi ve ince vücudu daha önce pek çok kez gördükleriyle uyuşuyordu. Yüzü, gözleri, burnu, her şeyi tanıdıktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel―― Hayır, Vincent Vollachia.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu, Kutsal Vollachia İmparatorluğu’nun şu anki İmparatoru’nun adıydı; tahtından sürülen ve şu anda da onu geri almaya çabalayan isyankâr kurt.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her şeyin ardındaki adamı saygısızca adlandıran Flop gülümseyerek başını eğdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Affedersin, belki de yeniden ifade etmeliyim. Yo, belki de genel olarak üslubumu düzeltmeliyim. Amma utandırıcı, sil baştan başlasam sakıncası olur mu?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Lüzumu yok. Baştan başlamak işlediğin günahları affettirmez. Bundan daha önemlisi, Vollachia İmparatoru’na bağlılık ve sadakat yemini etmeye kararlı bir vatandaş mısın?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Merak ediyorum. Ekselansları, benim yaşadığım ülkenin İmparatoru. Vincent Vollachia Ekselansları’nın hükümdarlığından bu yana, kabileler arasındaki çatışmalar da dahil olmak üzere anlaşmazlıklar ciddi ölçüde azaldı. Yaşamak için çok daha iyi bir yer hâline gelen ülkem adına, size müteşekkirim diyebilirim.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Vincent: [Bu çok imalı bir söyleyiş şekli. İmparator’un huzurunda boş sözlerle oyalanmaya nasıl cüret edersin?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparator ince omuzlarını silkerek yavaşça öne doğru adım attı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Flop’un gözleri, figürü yakından daha net görülebilir hâle gelmesiyle genişledi. Tüm maksat ve amaçları uğruna, bu figür daha önceden tanıdığı Abel’in ta kendisiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Ancak karşısındaki adamın o Abel olmadığını da biliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Flop: [Bilgi eksikliğimden ötürü çok utansam da gerçekten onun kopyasını fazlasıyla iyi yapmışsınız, haksız mıyım? Dublör rolüne yakışacak kadar iyi olması gerekirdi, herhâlde.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Böyle mânâsızca konuşmaya devam edeceksen seni susturmaktan başka çarem kalmayacak. Sana burada kalacak yer sağlayan, Uçan Ejderha Generali Madelyn Eschart’ın ricasından fazlası değilsin. Ama terazinin yönü nereye doğru kayacak, General’in ricasına mı yoksa benim keyfime mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Flop: [Sözlerime özen gösterme tavsiyeni memnuniyetle kabul ediyorum. Ancak bunu pratiğe dökebileceğime dair söz veremem! Sonuçta duygularım epey karışık! Yüzünüz hakkında biraz daha yorum yapmayı çok isterdim!]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Bir çırpıda kendisine yöneltilen Flop’un yüksek sesli ısrarı karşısında karşı taraf sessiz kaldı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop diğer tarafa nasıl hitap edeceğini şaşırmıştı―― Abel olmayan, kolaylık olsun diye Vincent demeye karar verdiği kişiye.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop, Vincent’ın sahte bir İmparator, tahtı ele geçirmek için planlar yapan bir adam olduğunu biliyordu. Ancak, Flop’un onu suçlamak için herhangi bir nedeni yoktu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop ve Abel sıkı bir dostluğa sahip olsaydılar, böyle her olayda birbirleri adına konuşmaya hevesli olacakları bir ilişki inşa etmiş olsalardı o zaman bu durum gayet doğal olurdu ancak durum böyle değildi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aksine, Flop ve Abel’in ilişkisi daha da karmaşıktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Ne yazık ki sözlerimi iletmek istediğim kişi başka biri, seninle aynı yüze sahip biri. Ama yine de hakikaten çok benziyor… Danna-kun’un Köy Şefi-kun’un makyajını yapmasına yardım etmiştim, tıpkı onun çıplak yüzüne benziyor.]

(Ç.N: Danna-kun derken Subaru’yu kastediyor. Danna-kun, “koca” gibi bir anlamı var. Gene enişte, dayı gibi düşünebilirsiniz.)

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Vincent: [――. Kale Şehri meselesi kulağıma kadar geldi, yani sen de bu planın bir parçası mıydın? Hepinizin İmparator’un egemenliğine ahlaksızca gölge düşürmeye çalıştığınızı tahmin edebiliyorum. Bu ölçüsüz bir barbarlığın eseriydi.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Sahi mi? Eğlenceli bir girişim oldu. Ve en önemlisi hiç can kaybı olmadı.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Bu sadece sonuçlara dayandırılan bir bahaneden ibaret.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop’un yanakları gevşerken kendisinin, Subaru’nun ve Abel’in ortaklaşa hazırladıkları güçlendirilmiş şehir planını düşündü.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop’un bi’ hayli şaşırtıcı bulduğu plan, Flop’un şimdiye kadar dahil olduğu tüm planlar arasında en eğlencelisiydi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu operasyona dahil olan herkes kesinlikle bunun başarılı olmasını dilemişti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Taritta Hanım ve Kuna Hanım yaptı, tabii ben de yaptım. ――İşte bu yüzden de çözemiyorum.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Danna-kun, İmparator Ekselansları-kun… Nasıl hitap edeceğimi hâlâ bilmesem de o kişiyi neden İmparatorluk Tahtı’ndan indirip senin o makama oturtulduğunu merak etmekteyim.]

(Ç.N: Burada Subaru için kullandığı Danna-kun’u kullanıyor yanlış değil.)

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop, Vincent’a bakarak sözünü kesti ve “Daha da önemlisi” dedi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüzü İmparator’unkinin aynadaki yansımasıyla aynı olana, ifadesi hiç de sarsılmayan tahtı ele geçirene doğru baktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Sen ve halkın neden kaya gibi sağlam İmparatorluğumuzu sarsmak zorundaydınız, neden bu rahatsızlığı yaratmak zorundaydınız?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [――. Amma geveze birisin, değil mi?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Bu ticaretin bir parçası. Ben tüccarım. Ayrıca, tatlı kız kardeşim de sık sık yakışıklılığıma iltifat eder. Bu da ticaretin bir parçası.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Anlıyorum. O hâlde――…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop’un yüzünde pis bir sırıtış vardı, Vincent onun sözlerini başıyla onaylayıp sakinleştikten sonra aniden uzattığı eliyle Flop’un yüzünü kavrayarak onu kendine doğru çekti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yaraları acıyan Flop, öne doğru eğilmek zorunda kalınca “Mığğh” diye inledi. Ancak Vincent, onun acı haykırışlarına aldırmadan Flop’a dikkatle baktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Saygısızlığının bedelini ödemek için yüzünü ve ağzını hemen şimdi buracıkta kesebilirim.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sesi soğuk bir şekilde Flop’un kulak zarlarından içeri süzülürken başından aşağıya doğru yayılan korkutucu bir havayla kalbini buz kesti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop gibi çenesini tutamayan biri için İmparator’a saygısızlık bağışlanamaz bir şeydi ancak Vincent’ın cevabı bir parça kızgınlıkla birlikte soğukkanlıydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun ne anlama geldiğini düşünse bile――,

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: […Ağzımı sıkı tutmam gerektiğini söylüyorsan sesimi kesip almanız daha akıllıca olabilir.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop bir kez daha pis bir yüz ifadesiyle Vincent’a bakarak onu tahrik edip daha da sinirlendirecek bir karşılık verdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent’ın koyu renkli gözleri Flop’un cevabı karşısında bir anlığına kısılsa da içinde geçen duygular dışa yansıtılmadan yok olup gitti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent gözlerinden birini kapatarak Flop’un yüzünü bıraktı. Bu bakış, Vincent’ın da taklit ettiği Abel’in diğer insanları gözlemlerken sık sık yaptığı bir bakıştı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Benim keyfimin mi yoksa Madelyn Eschart’ın ricasının mı daha önemli olduğunun anlaşılması gerektiğini açıkça belirtmiştim. Ne var ki o zaman ne kaçışından ne de isyanından kaçınılabilirdi. Buraya kadar bunları okuduktan sonra takındığınız tavır bu mu?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Ha? Oh, ah, şimdi anlıyorum. Ölürsem Madelyn Hanım’ın çok kızacağı aşikâr. Bu hiç de iyi olmaz senin için… O kadar ilerisini düşünmemiştim ama eminim…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Bir mahkûm olarak İmparator Ekselansları-kun’u alt etmek için canımı tehlikeye atmış da olsaydım en azından Madelyn Hanım’ın firarını destekleyebilirdim. ――Ama ne yazık ki artık bunu yapamam.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent’ın önerisi üzerine Flop hayatının kıymetini gözden geçirdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Madelyn’in çıkarları artık kendisine odaklanmışken Flop’un hayatı boş yere elinden alınırsa yaratacağı hayvani tehlikeyi evcilleştirmek zor olacaktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Madelyn, Vincent’tan kaçarsa isyankâr Abel’in safı avantajlı duruma geçecekti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent’ın bu nedenle onu tahrik ettiğinden şüphelenmesi gayet doğaldı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Hiçbir tehdide boyun eğmeyeceğini ve hayatını ortaya koymaktan çekinmeyeceğini duymuştum. Tam da Berstetz’in dediği gibi, sanki kimsenin istemeyeceği bir talihsizliğe sahip gibisin.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Bilmeden böyle bir duruma düşmüşüm gibi görünüyor. Şimdi, ne düşünüyorsunuz Sahte İmparator-kun? Benimle baş etmek gerçekten çok zor geldi, di’ mi!]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Seninle beraber buraya getirilen bir şifacı kız olduğunu duydum. O kızın iyiliğini istiyorsan lüzumsuz sözlerden ve davranışlardan sakınmalı, ağzını sıkı tutmalısın.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Tam anlamıyla devre dışı kaldım!]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Rem’in kalkan olarak kullanılmasıyla Flop’un birdenbire yapacak başka hamlesi de kalmamıştı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama muhtemelen elinden bir şey gelmiyordu, ne pahasına olursa olsun Rem’i sağ salim eve geri götürmek zorundaydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ayrıca――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [N’apmam gerektiğine ben de karar veremiyorum.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nihayetinde Flop’un içinde bulunduğu durumun Madelyn’inkiyle aynı noktaya geldiği söylenebilir.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O da Madelyn gibi onun da içinde bulunduğu isyana katılıp, sonra da devirdikleri Abel’i ortadan kaldırmak için haince entrikalar çevirmeli ve işlediği suçların kefaretini yavaş yavaş ödemeli miydi?

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tek başarısı küçük kız kardeşinin ona iyi niyetinden ötürü, iltifat etmiş bir tüccarın tekiydi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Madelyn Eschart olmasaydı bile Berstetz sana zarar veremezdi. Bulunduğun konumu aklından çıkarma ve burada geçirdiğin zamanı huzursuzluk çıkarmadan geçirmeye bak.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent bunu gözlerini sessiz Flop’a dikerek söylediı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop onun sözlerinden bu yüz yüze görüşmeyi bitirmeye çabaladığını anladı. Vincent, Flop’tan bir çıkar elde edemeyeceğini ya da onun bu tartışmanın amacına ulaştığını anlamıştı. Ve böyle düşünerek――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Sahte İmparator-kun, n’için bu odaya kadar geldin?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Hayal etmek benim için zor, hiç isyan etmedim ama yine de burada hayal gücümün sınırlarını zorlayarak elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum, sanırım İmparator Ekselansları’nın programı bi’ hayli doludur. İşler zaten yokuşa sürülmüş olsa da İmparator Ekselansları-kun gibi, yılmadan usanmadan çılgınca davranan insanları da hesaba katarsak işlerin çığırından çıkmasına şaşmamalı.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop her zamanki seyyar satıcılığının kolay olduğunu söylemiyordu ancak alıcının ihtiyaçlarına tam olarak uyan bir yığın ürün olduğunda, kişinin yaptığı iş her zamankiyle kıyaslanamaz hale geliyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçek İmparator hâlâ hayatta ve iyi durumdayken Sahte İmparator’un koltuğu asla güvence altında olamazdı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu şartlar altında Vincent neden özellikle Flop’u ziyaret etme zahmetine girmişti ki?

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yani――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Belki de İmparator Ekselansları-kun’un ne durumda olduğunu merak edip bunu benden duymak istedin?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Varsayalım ki saçma sapan lakabınla ima ettiğin gibi bir gaspçı olsaydım bu hiç de hoş olmazdı, değil mi? Devirdiğim kişiye ne olduğunu o kişinin çevresindekilerden öğrenmeye çalışırdım.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Bilgi edinmenin önemi ticarette ya da savaşta çok farklı değil herhâlde. Bunu varsayarsak, rakibinize neler olduğunu öğrenmeye çalışmak hiç de kötü bir şey değil bence.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [――. Durum böyle olsa bile, yanılıyorsun. Senin ağzından duymama gerek kalmadan o kişinin neler yaptığını kendi gözlerimle gördüm. Hatta birkaç kelime bile konuştuk.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Sahi mi…]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hedefi tutturduktan sonra acı verici bir kaçış.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop, Vincent’ın cevabını o kadar da mânâsız olmadığını anlıyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel’i bizzat görmesinin ve karşılıklı konuşmasının hangi şartlarda gerçekleştiğini Flop’un hayal etmekten başka şansı yoktu ama bunun düpedüz bir yalan olduğuna inanamıyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her ne kadar Abel’in yanında olması gereken Medium, Taritta ve Subaru için de endişelense de konuyu derinlemesine inceleyerek bir cevaba ulaşması pek mümkün görünmüyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

En azından, Abel’le yüz yüze görüşürken ona bir şey yapmış olamazdı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şayet yapabilseydi hemen zaferini ilan etmesi hiç de garip olmazdı. Bunu yapmaya yeltenecek kadar zevksiz olduğuna inanmakta zorlanıyordu ama bu gerçeği saklayarak bu tartışmayı sürdürmesi de aynı derecede zevksiz olurdu ve pek öyle biri gibi de görünmüyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başka bir deyişle Vincent, buraya Flop’la sohbet etmek için gelmemişti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Öyleyse aklına gelen tek bir olasılık vardı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Bana bir şey sormak istemiyorsan bana söylemek istediğin bir şey olduğundan dolayı mı buradasın?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Belalı, sanırım Berstetz’in senin konumunla ilgili yaptığı değerlendirme buydu ancak benim açımdan baksan bile, varoluş biçiminin belalı olarak sınıflandırırdım.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Bunu bir iltifat olarak mı kabul etmeliyim acaba? Böyle düşünmek zihnim için daha pozitif olur gibi, bu yüzden böyle kabul edeceğim.]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop, Vincent’ın ayrılmak üzereyken durmasına neden olan şeyin kendi sözleri olduğunu tahmin ediyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [――――]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent’ın planı gerçekleşir ve İmparatorluk Tahtı’nın ele geçirirse Abel kesinlikle İmparatorluktaki ve aynı zamanda bu dünyadaki pozisyonundan uzaklaştırılacaktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent’ın planı gerçekleşir ve İmparatorluk Tahtı’nı ele geçirebilirse Abel kesinlikle İmparatorluktaki ve aynı zamanda bu dünyadaki konumundan uzaklaştırılacaktı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçekten istediği şey bu muydu?

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kıymetli “yakın arkadaşının”, Balleroy Temeglyph’in ölümüne karışan kişi için istediği şey bu muydu? Her şeyini elinden alan kişi için, onun hayatını kaybetmesi için istediği şey bu muydu?

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Şimdiye kadar ne istediğimi hiç mi hiç bilmiyordum…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ 

Bir zaman oldu mu diye düşünmeye çalışan Flop, düşüncelerini hızla yeniden gözden geçirdi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiçbir şey hatırlamasına gerek yoktu. Balleroy ve diğerleriyle tanışmadan önce tüm zamanını Medium’u korumaya çalışarak geçirmiş, başka hiçbir şey istememişti.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O zamanlar neyse şimdi de oydu. O hâlde, cevabı ve ona ulaşma şekli de o zamankiyle aynıydı.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: “Sizler ne yapmak istediğinizi kendiniz seçebilirsiniz.”

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop’un sırtını sıvazlayan o tok sesi hatırlıyordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dolayısıyla Flop, hiçbir şey bilmeden sürüklenip gitmektense bir şeyler bilerek yürümeyi tercih etmek istedi.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop: [Sana bir şey sorabilir miyim, Sahte İmparator-kun? Ne söylemek için geldin?]

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Flop, İmparatorluk Tahtını ele geçirmekle meşgul olan Sahte İmparator’un sözünü keserek ona doğrudan sordu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sorusuna yanıt olarak Vincent’ın dudakları Flop’un tanıdığından biraz daha farklı bir ifadeyle kıvrılıp konuştu.

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu――…

 ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent: [Büyük Felaket, beraberinde getireceği yıkımın nedeniyle ilgiliydi.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

#Evett! Bir bölümün daha sonuna geldik. Tekrardan Rem ve Flop’a geçtik gibi görünüyor. Sanırım Subarugillere biraz daha sonra geleceğiz gibi. Bölüme gelecek olursak Rem, Katya adındaki bir kızla tanıştı. Tekerlekli sandalyeye mahkûm olan bu kız da aynı Rem gibi tutsak alınmıştı. Sebebini bilmesek de sonraki bölümlerde öğreniriz diye tahmin ediyorum. Flop’a gelecek olursak o da beklemediğimiz şekilde Sahte İmparator-kun’la tanıştı. Ancak ilginç nokta gerçekten de bu savaşı neden çıkardıkları? Bakalım, Vincent’ın gerçek hedefi ne ve “Büyük Felaket” derken gerçekten neyi kastediyor? Sonraki bölümlerde görüşmek üzere!
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ



4.8 5 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
10 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle
Anonim
Anonim
11 Eylül 2024 01:12

Eline sağlık Bertiel sen çeviriyi devralıp son gaz gideyim derken yazarın coşturup makineye dönmesi üzdü günceli yakalayamayız ama bu seriyi çeviren birinin olduğunu bilmek mutlu ediyor.

Anonim
Anonim
Yanıtla  Anonim
14 Eylül 2024 05:38

bu seriyi ceviren birinj gorunce cok sevindim ceviri icin tesekkurler

Anonim
Anonim
14 Eylül 2024 14:42

çeviri için teşekkürlerrr

Anonim
Anonim
25 Eylül 2024 22:46

1 bölüm daha lütfen güveniyorum

Anonim
Anonim
29 Eylül 2024 15:49

arigato gozaimas pek yazamadım ama olsun

furkan
furkan
1 Mart 2025 02:20

Lan bu Katya picin eşi degil miydi

Aizen Poyraz
Yanıtla  furkan
13 Ağustos 2025 11:45

Evet

yato zero
27 Haziran 2025 10:55

Elinize sağlıık

Aizen Poyraz
13 Ağustos 2025 11:46

Katya toddun eşi değilmi o da piçmiş

baryonnarutotr
15 Kasım 2025 15:00

Flop kral çar
Katya da heralde todd piçinin nişanlısı yanlış hatırlamıyorsam