Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / Ana Hikâye/ Kısım VII, Bölüm 74 – “Idra Missanga”

Kısım VII, Bölüm 74 – “Idra Missanga”

20 Ağustos 2024 2.236 Okunma 30 dk okuma


Bölümün ortalama okuma süresi 25 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: Bertiel

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ayak sesleri, giderek yaklaşan ayak sesleri Subaru’nun kalbini felç etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd ve Arakiya’nın İmparatorluk Başkentinden gelmesiyle vuku bulan katliamı önlemek hayati önem taşıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, üzerine çöken kötülüğü ve saçmalığı bertaraf etmek için delicesine, tüm gücüyle mücadele etti. Mücadele etti, tekrar ve tekrar mücadele etti ancak sonunda en kötü senaryo gerçekleşmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ölüm, yeniden başlama noktasını ilerletmeye devam etti ve başlama noktası hâline getirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun en çok korktuğu şey bu sefer Ölüm’ün ta kendisi değildi. Bundan ziyade, Ölüp geri döndüğünde yaşadığı gerçekliğin kesin hâle geleceğinden korkuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

——En fazla korktuğu şey, kurtaramayacağı bir hayatın geride kalmasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yavaş yavaş yaklaşan kaçınılmaz Ölüm, en fazla korktuğu şeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [AAAHHHHHHHH——!!!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Önündeki sahnede; Weitz’in yere yığılıp, kanlar içinde kalmış hâlini gören Subaru’nun boğazı feryat etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çığlık atarak kaçmaya çalıştı ancak birinin parmakları onu yakaladı ve hareket etmesini durdurdu. Onu yakalayan kız, Subaru’ya umutsuzca başını sallarken nazik gözleri yaşlarla dolu olan Tanza’ydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Görmüştü. Çoktan görmüştü. Baktı, gene de baktı, bu tanıdığı manzaraya.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aynı sahneyi, sadece bir dakika önce de tanık olduğu sahneyi, bir kere daha gördü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [————GVOGOBOĞĞ!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Korkunç, kulakları resmen yırtan bir çığlık duyuldu ve koridorun tavanı yukarıdan ezildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hemen ardından korkunç, kulakları yırtan bir çığlık duyuldu ve koridor, Weitz’in yığılıp kalmış bedeniyle eziliverdi; her zamanki gibiydi, adanın dağ yamacındaki zemine doğru düşecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gri kurbağanın kocaman vücuduyla aşağı düşen enkazlar, Weitz’ı yutarak gözden kaybolmasını sağladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Hayır, olamazolamazOLAMAZZZ——!!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tanza: [Schwartz-sama!?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kollarını çılgınca sallayan Subaru, Tanza’nın elini savuşturmayı başardı. Arkasındaki şok olmuş genç kızın sesini arkada bırakan Subaru, Weitz’in düştüğü yere doğru koşmaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şimdi acele ederse düşen adamı kaldırabilir, adamın gözünde ve sol kolunda taşıdığı yaraları kapatabilir, şifa odasında onu bandajla sarabilirdi. Her şeyini tedavi edebilmeyi başarırsa o zaman da mutlaka, şüphesiz, kesinlikle onu——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Henüz bitemez——…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Düşündüğümden daha zayıfmışsın.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’i kurtarmak için pervasızca koştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, onu biçmek için savrulan bir şeyle kafa kafaya geldi. Ancak görüş alanı hızla dönmeye başladığında sert, ağır bir sesin ortaya çıkmasıyla da bunun koyu kırmızıyla kirlenmiş bir baltanın bıçağı olduğunu fark etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun görüş alanı gittikçe hızlanarak döndü ve beceriksizce koşan bir çocuğun bedenini gördü. Öne doğru yuvarlanıp kendini zeminde bulunca, karşısındaki vücudun kendi başsız bedeni olduğunu anladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O hâlde, başı nerelere gitmişti ki? Yo, bundan daha önemlisi; Weitz’i kurtarmalıydı, onu kurtarmalıydı, kurtarmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

× × ×

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dönüp dönüp durdu, ardından âniden tek bir noktada sabitlenen Subaru’nun beyni oradan oraya savruldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vahşice dönen kameranın âniden durmasına benzer bir güçle, gerçek anlamda hareket etmeyen yarım daire şeklindeki kanalları ona karmakarışık bir his veriyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nükseden mide bulantısı ve kafa karışıklığı ona; Weitz’i kurtarması gerektiğini, bacaklarının hareket etmesi gerektiğini, sabırsız olması——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Bu, ilk kez böyle oldu…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ardından, görüşü geri gelen Subaru’ya Weitz’in kanlarla kaplı sûreti mırıldandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir saniye sonra da Weitz’in sûreti parçalandı, sol kolundan ve sağ gözünden muazzam miktarda kan fışkırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Herkes bana “inandığını” söyledi…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [AHHHHHHH——!!!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Geri alınamayan gerçeklik, Natsuki Subaru’nun ruhunu ezip âdeta ayaklar altına almıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yavaş ama emin adımlarla yıkımın sarsıntıları yaklaşıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Katliam başlamıştı ancak Subaru bunu engellemek yerine koşmaya başlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yeniden başlama noktasının on saniye ileriye alınmasıyla ek sürenin kısaltılması, gerçekleşmek üzere olan mucizeden uzaklaşarak, Subaru’nun kalbindeki tüm umudu bir çırpıda silmiş gibi hissettirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gustav’ın ofisine gizlice girip, Hiain’le iş birliği yaparak katliamın gerçek yüzünü öğrenmişlerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birçok kez, Todd ve Arakiya’nın Gustav’la konuşması daha doruk noktasına ulaşamadan açığa çıktılar, böylelikle hatalar üst üste yığıldı. Bunları deneme ve yanılma yoluyla tekrarladı, bilmeden, bir dahaki sefere—— geri döndürülemez hâle getirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yeniden başlama noktası, Hiain’le ofiste saklandığı zamana kadar ilerlemişti bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O andan beri Subaru, kalbinin derinliklerinden kahkahalarla gülen yıkımın ayak seslerini duyabiliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun hemen yanı başında olan korkmuş Hiain’in, muhtemelen Subaru’nun kalbinden de şiddetli atan kalp atışlarını duydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yeniden başlama noktası, katliamı durduramadığı noktayı geçseydi n’apabilirdi ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yeniden başlama noktası burayı geri dönüşü olmayan, umutsuzluklarla dolu bir yer hâline getirseydi Natsuki Subaru bu durum karşısında n’apacağını merak ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: [Sıçra——]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Duygusuz sesiyle Gustav’ın kafasını uçurmuştu, Subaru işte o zaman bunu anlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Artık kesinlikle ölmemeliydi. Ölüp geçmişe dönüşü, Gustav’ın öldürülmesinden sonraya taşınırsa onun hayatını artık kurtaramayacağı kesinleşirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birinin ölümünü zaten kesinleştirirse bu, Subaru’nun o kişiyi kendi elleriyle öldürdüğü anlamına gelirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kurtarılamayacak bir dünyanın kesin hâle gelmesine izin verirse o kişi kimin ellerinde ölmüş olursa olsun, katil Natsuki Subaru olacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden ölmemek için çırpınıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gustav ölse bile, İhtiyar Null ölse bile, gladyatörler ölse bile, muhafızlar ölse bile, herhangi biri ölse bile, ölmemek için umutsuzca direniyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ölürse öldürülenler gerçek mânâda öleceklerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun mantıksız bir düşünce olduğunu bilmesine rağmen, Subaru bu şekilde mücadele etmekten başka çaresi yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ölmeden, cesede dönmüş olan yoldaşlarının ölmesine izin vermeden işleri bitirebilme ihtimali vardı. Bunu yaptığı sürece, onlar gerçek mânâda ölmeden işi hâlledebilirdi, bu yüzden——.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonsuzluğun geri kalanında ölmediği sürece, kimseciklerin ölmesine gerek kalmadan işi bitirebilirdi; bu, böyle bir fanteziydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böyle bir fantezi, sadece “fanteziden” ibaretti; görgüsüzce ölüp duran Subaru’nun hayatı bunun kanıtıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şimdiye kadar kaç kez Ölüm’ü selamlamıştı ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Tam gözümün önümde kayboluyorsun, amacın ne?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Schwa——…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adını tam söylemek üzere olan bir ses, dizlerinin üzerine çökmüş olan Subaru’nun önünde kesiliverildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Merhametten yoksun bir şekilde savrulan balta, Hiain’in bedenine saplandı. Saplanmasıyla canını da beraberinde götürüp, gözleri faltaşı gibi açılmasına ve gürültülü bir şekilde yere yığılmasına neden oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Akan kan amansızca fışkırarak yere döküldü ve daha önce yere yığılmış olan Idra’nın vücudundaki kanla karışıverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kafası yarılmış olan Idra, Hiain’den hemen önce öldürülmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, onu Todd’un ilk saldırısından kurtarmayı başaramamıştı. Önce Idra, ardından Hiain öldürülmüş ve sonunda Subaru bir kez daha yapayalnız kalmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve tüm bunlar Todd’un Tanza’yı duvardaki delikten fırlatıp, düşmesinden sonra yaşanmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dünya, yere çakılmak üzere olan Tanza’nın feryatlarına kadar geri sarılmıştı bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kolu ve yüzü yaralanmış olan ve Gladyatör Canavarı kurbağayla birlikte çöken koridor tarafından yutulan Weitz’le, Subaru’yu korumaya çalışırken dışarı fırtatılan Tanza’yla da değiştirilemeyecek bir gerçekliğe “hapsolmuştu”.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Burada ciddi ciddi neler dönüyor?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Olduğu yere yığılıp kalmış, dizleri akan kanlarıyla lekelenmiş olan Subaru’ya; baltasını omzunda taşıyan Todd bir soru yöneltti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun uyuşmuş beyni, onun kelimelerini takip etmesini söyleyen bir sarsıntı geçirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un sorusu, kendisine daha önce de pek çok kez sorulmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Siz, gerçekten de İmparator Ekselansları’nın çocuğu musunuz?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: […İnsanların ne söyleyeceğini tahmin etmeyi bırak.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, başını hâlâ öne eğmekte olan Subaru’ya karşılık olarak; hoşnutsuzluğunu belli eden bir ses tonuyla mırıldandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dayak yiyeceğini düşündükçe, gerçekte de buna karşı ne hissedeceğini bilmiyordu. Ama Subaru’ya göre, Todd’un ânında öfkelenip onu öldürmeye çalışacağı kadarki kısma ilerlemediği sürece, tehlikede olacağını düşünmüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tehlike hissi yaratmaya çalıştığından falan değildi, sadece panikle ağzından kaçmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama Todd’un ilerleyişini birazcık bile sekteye uğratırsa——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Ölmek istemiyorsan olduğun yerde kal.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru bunu söylerken cebinden siyah bir küre çıkardı——. Bu, Gustav’ın bedenine yerleştirilmiş olan lanet aracıydı. Todd’a göstermek amacıyla onu dışarı çıkardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kandan arındırılmış, cam bir topa benzer bir dokuya ve hisse sahip olan siyah küre; bir golf topundan çok daha ağırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Neyden ve hangi malzemeden yapılmıştı ki? Bu bilginin şu anda gerçekten hiçbir önemi yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hatırlanması gereken tek önemli şey, bunun çok büyük ve acımasız bir güç barındırdıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu gerçekten de Todd’un istediği gibi, lanet kuralını harekete geçirmek için gereken anahtarsa o zaman onu kendisi de kullanabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Muhtemelen, güya, kendisini dinlenmesi için ikinci bir şans olabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Lanet kuralı için buna ihtiyacın var gibi. Ölmek istemiyorsan…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [——. Hey sen, oradaki şey…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [——Oradaki tek şey benim, ben! Kim konuşuyor! Şu anda!! “Ölmek istemiyorsan” dedim, beni gayet de duydun, değil mi lan!?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru elindeki lanet aletini sağa sola sallarken kükredi, ağzından salyalar saçıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Pişmanlık ve umutsuzlukla tıka basa dolu kafasında, Todd’un her kelimesini anlamına anlamak için inceleyebileceği bir alan kalmamıştı. Ona söyleneni yapmasını emrederken içinde yoğun bir öfke kabardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Tanrım, anladım, olayı kaptım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun öfkesini gören Todd küçük bir iç çekti ve ellerini kaldırarak baltasını indirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, Todd’un talimatlarını bu kadar kolay uyguladığını görünce şaşırdı. Onun tepkisi Todd’un kaşlarını kaldırmasına neden oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Tuhafsın. Bunu yapmam gerektiğini söyleyen sen değil miydin ki?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [E-eh… Bu, o kadar basit bir şey değil ki…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’a karşılık veremeyen Subaru, gözlerini etrafta gezdirirken kendi aptallığına kızdığı belliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparator’un gayrimeşru oğluymuş gibi davranmak hataydı, en başından beri lanet aracını bir tür kalkan olarak kullanmalıydı. Korkmuştu, sabırsızdı; bu yüzden kolay olan seçeneğe balıklama atlamıştı. Ve bu yüzden de her şeyi mahvetmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gustav, İhtiyar Null, Weitz ve Tanza hepsi Subaru yüzünden…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hepsi Subaru’nun aklını doğru kullanmaması yüzünden——.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Bu arada çocuk, o aleti nasıl kullanacağını biliyor musun?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Ha?..]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendi aptallığını kınayıp, üzülürken bir ses düşüncelerini bölüverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un sorduğu bu soru üzerine ellerini kaldıran Subaru, titrek bir sesle elindeki lanet aletine baktı. Nasıl kullanılacağını da bilmiyordu. Kolay anlaşılır bir düğmesi ya da sadece tutarak talimatlarını söyleyen bir mekanizması falan da yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [——Sanırım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, bakışlarındaki tereddütten yola çıkarak tehdidin ne anlama geldiğini hemencecik anladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Bilseydin böyle davranmazdın, tehditlere gerek dahi kalmazdı.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Ah.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hemen ardından Todd, elleri hâlâ havada olan Subaru’nun elini ayağını yukarıya doğru kaldırıp savurduktan sonra onu ileriye doğru itti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Lanet aletini tutan elini tekmeledikten sonra, siyah küre doğrudan başının üzerinde uçtu. Subaru refleks olarak gözleriyle onu takip etti ve bir kez daha aptalca davrandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yukarıya doğru bakmak, düşmana “boynumu kes” demekle aynı şeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bakışlarını uçan lanet aletine dikti, ta ki âniden kesilene kadar.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kesilmeden hemen önce, sol tarafından sağına doğru gelen bir gümbürtü duymuş gibi oldu ancak bunun ne olduğunu kesin olarak bilmesinin hiçbir yolu ya da nedeni yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve bir şeyi daha itiraf etmekten başka çaresi kalmamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

——Todd Fang’i durdurmanın bir yolunu bulamamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

——İyi adamı oynayarak, kendisiyle alay edilmesinden sonra elinden her şeyi alınmış bir aptal.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ailesinin işini batırıp, sokaklara düşmüş ve ardından da köle olmuş olan Idra Missanga’nın çevresindeki insanlar onu böyle tanımlıyorlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluğun kuzeybatısında çiftçilik yapılan küçük köy, Idra’nın memleketiydi; Missanga ailesinin değirmen işini nesiller boyu devam ettirdiği topraklardı burası.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra, değirmenin; yaşadığı dönemde çok yetenekli bir kişi olduğu anlaşılan dedesinin dedesini zamanında kurulduğunu duymuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Efendisi tarafından köydeki nehir boyunca inşa edilen su çarkını, onu kullanan değirmeni yönetmekle görevlendirilmiş ve böylelikle de köydeki tahılların tamamının öğütülmesinden sorumluydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Getirisi güzeldi, maliyeti düşüktü ve Idra; ürettikleri mahsulü öğütmek için Missanga ailesine güvenmek zorunda kalanların gözünde, ayrıcalıklı bir geçmişten geliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak ne Idra’nın kendisi ne de ailesi, işlerini övünebilecekleri bir hayata sahip olmak için kullanmıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çevresindekilere kıyasla varlıklı olduklarına şüphe yoktu. Ancak aynı zamanda köyün bir mensubu olarak da hareket etmişler. Normalde köyün lordunun yapması gereken görevleri üstlenmişlerdi, örneğin mahsul kıtlığı zamanlarında köylüler adına lorda vergi ödemişlerdi ya da doğrudan lortla pazarlık yapmaya gitmişlerdi.

(Ç.N: Lord kelimesi İngilizcedir, Türkçede “lort” şeklinde yazılması gerekir. Tabii ünlü sertleşmesine uğrarsa “lordu, lorda” olur.)

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

——Dürüstçe işimizi yapıp, herkesin güvenini ve takdirini kazanmak için çalışıyoruz.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu, değirmenci Missanga ailesinin sloganı ve felsefesiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Su çarkı kullanılarak yapılan öğütme işlemi sırasında birçok kişi tahılın bir kısmını dızlayarak cebe indirirdi. Aslında Idra ve babasına, aile işinden sorumlu olan kendi ebeveynleri tarafından dünyanın değirmencilere sert baktığı ve tam da bu yüzden alçakgönüllü olmanın çok mu çok önemli olduğunu hep söylenmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kolayca şüphe uyandırabileceği bir rolü olduğu için de insanlarla etkileşime girerken her zaman samimi olmuştur.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serveti asla tekellerine almazlar, sevinçlerini ve üzüntülerini çevrelerindekilerle paylaşırlardı. Bu; güçlüye saygı duyan Vollachia İmparatorluğu’nda yaşamak için çok doğru bir yol olmasa bile, İmparatorluk Başkentinin demir ve kan yönetiminin ulaşamayacağı kadar uzak kırsal bir köyde yaşamak için doğru yol olarak onurlandırılmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra da çocukluğundan beri bunun faydalarıyla büyümüş biriydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden, ağır hasta babası aile işini erkenden devrettikten sonra bile, geleneği sürdürmeye çalışmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Dürüst ve iyi bir hayat, ha? Harbiden de kıskanıyorum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra’nın hayatını kıskanan bir adam köyün barına uğramıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emektar bir asker havası yayan bir adam, büyük bir kılıçla savaş meydanlarını dolaşan bir paralı asker olarak kimliğini açıklamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dışarıdan gelen insanlar nadir olduğundan dolayı da Idra onunla içkisini paylaştı ve çeşitli hikâyelerini dinledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dış dünya hakkında pek fazla bilgisi olmayan Idra için adamın bahsettiği dünya sürprizlerle doluydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zamanın yavaş ve huzurlu geçtiği kırsal köylerin aksine, bu adamın yaşadığı dünya tehlikeli ve acımasızdı. Ama aynı zamanda unutulmaz bir sıcaklıkla da doluydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O zamandan beri Idra’nın içinde belli belirsiz bir özlem vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vollachia İmparatorluğu’nda doğmuş biri olarak, aile işini devralmaktan başka bir seçeneğin var olup olmadığını merak etmişti; bu pek de ciddiye alamadığı bir umuttan ibaretti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendi gücüne ve inancına saygı duyan bir savaşçı, asla aşağılık bir varoluş biçimini seçmezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adam: [Idra, bir kuzenin varmış diye duydum. Aslında onla ilgileniyorum…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra, birkaç ayda bir köyü ziyaret eden o adamla yakınlaştı ve her seferinde onunla içti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böylece, birlikte geçirdikleri birkaç gecenin ardından adam ciddi bir yüz ifadesiyle bunu Idra’ya açmıştı. Küçük kuzeni hâlâ evlenmemişti ve Idra, o adamı da sevmiş gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böylece Idra, hiç tereddüt etmeksizin onu kuzeniyle tanıştırmıştı, çiftin kaynaşması için zemin hazırlamıştı ve nikah gecesi, yeni ailesinin doğumunu içkiler eşliğinde kutlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece bir ay sonra; bu adam, kuzeniyle aile işi olan değirmenciliği çalmak için komplo kurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adam, Idra’nın kuzeninin de Missanga ailesinin işini yürütme hakkına sahip olduğu konusunda ısrar etti. Şimdiye kadar değirmende çalışan Idra ve babasının köylülere öğütme sonuçlarını elleriyle değiştirdiklerini söylediler, bunun gibi başka yalanlar da söylediler.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette Idra bunun böyle olmadığını iddia etse de değirmencilik mesleğine duyulan şüphe bir türlü ortadan kaldırılamıyordu ve bu yüzden de köy, ikiye bölünmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir anlaşmaya varılamadan da çok hasta olan babası hastalığından öldü ve bu yüzden kalp acısı çeken annesi de sanki onun peşinden koşarmışçasına vefat etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Sabrım tükendi. Ne pahasına olursa olsun evimi koruyacağım!..]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Anne ve babasının yasını tutan Idra, kendi dikkatsizliğine küfrederken karşılık vermeye karar verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kuzeni ve adam haince bir şey yapmayı planlıyorlarsa Idra kesinlikle hakkını arayacaktı. Bu nedenle Idra, adamı adalete teslim etmek için köylülerin de hazırda bulunmasını istedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Missanga ailesinin dürüst işleriyle yarattığı güvenin, adaleti getireceğine inanıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [——Neden, neler oluyor?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kararlaştırılan yere kimsecikler gelmemişti ve aksine, Idra’nın evinde silahlı ayaklanma hazırlıkları bulundu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Terk edilmişti. Lortlarının huzurunda istenmeyen bir duruşmaya çıkarılmış olan Idra, çaresizce masum olduğunu savunmaya çalışıyordu ancak köylülerden hiçbiri onu savunmuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kuzeni ve o adam her şeyi ayarlamışlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Köylüler, dürüst Idra yerine yalan söyleyip kâr sağlayan adamı seçtiler.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kazanmak için en ufak bir umut kırıntısı bile yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aile işinden mahrum bırakılıp köleliğe indirgenen Idra, köle tüccarları tarafından Ada’ya gönderildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gidecek başka yeri olmayanlar için bir yerdi orası. Ellerinde kalan tek şey olan hayatlarıyla oyun oynanacak olan en kötü Ada’ydı. Ginunhive.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hayatı için savaşmanın bir gösteri hâline getirildiği o yerde; Idra kalbinin karardığını, ruhunun çürüdüğünü hissetti ve bu yüzden umutsuzluğunun peşinden gitmeye karar verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu kadar yetmez mi zaten?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu kadar çok çalışıp, ödüllendirilmediğim bi’ hâldeyken, nasıl hâlâ çok çalışmak isteyebilirim ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İnandığım şey bir yalan üzerine kuruluydu. Güvendiğim tek şey o hataydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Herkes herkesten faydalanıp, sadece kendini kurtarmaya çalışıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Durum buysa o zaman kendisinin de bunu yapmasında sakınca yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçekten de Idra bir hiçti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kimse onu seçmemişti, haklı olarak.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne eğittiği bir gücü ne de işe yarayacak özel bir yeteneği vardı. Idra’yı kim seçer ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra bile, Idra’yı seçmezdi ki.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de bu dünyada sadece aptal ve dürüst olan Idra’yı, o Idra’yı kim seçerdi ki——.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [——Savaşçı olmak istiyordun, di’ mi Idra?! O zaman parlamanın tam sırası! Tam zamanı hem de!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

——Dürüst bir yaşam sürdüğü için ödüllendirileceği günün gelmemesi gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başında bir zonklama ve ağrı hisseden Idra tamamen hareket edemez hâle gelmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dili uyuşmuştu ve sanki boğazı tıkanmıştı, nefes alamıyordu. Uzuvları sanki hissedemiyormuşçasına uzak geliyordu, kendi bedeninin paramparça edildiğine şahit oluyormuşçasına korkuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Korkusuyla, onunla yüzleşmekten artık kaçınamazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Daha önce memleketinde bile kimsenin onun tarafını tutmadığı zamanlarda bile, vücudu kaskatı kesilmiş olan kanın verdiği o soğukluk hissi, bu korkudan çok daha farklıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz gözlerinin önünde öldürülmüştü, cesur Tanza koridorun dışına fırlatılmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Onları izleyen Idra, hiçbir şey yapamadan kaskatı kesilivermişti. Weitz ve Tanza’dan daha uzun yaşamasının sebebinin bu korkaklık olması da fazlasıyla ironikti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu birkaç saniyede, belki de on saniyede, göğsünü yakan bu inanılmaz aşağılanmayla birlikte günahlarından arınır mıydı ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiçbir şey yapamadan, bi’ şeyler yapabilecek olan iki kişinin ölmesini izlemişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu gerçeğin Idra’ya getirdiği umutsuzluk ve pişmanlık, aile işinin çalınmasından da ağır hissettiriyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [——Heh.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu kadarını düşündükçe Idra, hayattaki tecrübesizliğine gülüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Neşeli deneyimler bir yana, aile işinin elinden alınmasıyla hayatının altüst olması dışında acı verici bir deneyim aklına gelmiyordu. ——Kendisini gerçekten kutsanmış ve bolluk içindeymiş gibi hissediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belki de geçim kaynağını elinden alan adamı kışkırtan şey, onun yaşam tarzıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Durum böyle olsa bile, o adamı affetmesi mümkün değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aşırı düzensiz bir şekilde nefes alıp veren, görüşü bulanıklaşan Idra; çevresini kontrol etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tam olarak ne olmuştu ki? Vücudunun her tarafına yayılmış olan ağrılarla anlamsızlıklarla dolu bu sahne arasında herhangi bir bağlantı var mıydı ki? Öncelikle önündeki tablo gerçek miydi ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gladyatör Adası’ndaki herkesin öldürülebileceğini, Schwartz’ın İmparator’un gayrimeşru oğlu olduğunu, Weitz ve Tanza’nın her ikisinin de öldürüldüğünü öğrenip, görünce tüm bunların bir rüya olup olmadığını merak ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunların hepsi bir rüyadan ibaretti. Idra hâlâ ayrıcalıklı hayatından sıkılma lüksüne de sahipti——.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Fazlasıyla cesur davrandın.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra dehşet içinde kaskatı kesildi fakat soğuk bir ses duyduğu anda vücudundaki bütün acıları unuttu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vücudundaki tüm kan ürpertinin ötesinde, donmuş gibi hissediyordu ve Idra yavaşça sesin sahibinin ayak seslerinin yaklaştığını fark etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Sabit durmaktan daha iyi bir tercih olsa da plansız balıklama atlarsan sonu böyle olur.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adamın bıkkın görünen sesi Idra’ya yönelik değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ses kendisinden biraz daha uzaktakine yönelikti, bu yüzden Idra rahat bir nefes aldı. Ardından, hüzünle sesin gitmesi gereken yere doğru baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve orada——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [——Ahğ, ığh.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yırtık pırtık, kanlar içinde olan, siyah saçlı bir çocuğun yerlerde süründüğünü gördü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yerlerde sürünen çocuğu ve biraz önce gördüğü üst katın olmadığı gerçeğini görmesiyle bu, Idra’ya bilinci kapanmadan önce neler olduğunu hatırlattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz öldürülmüş, Tanza dışarıya fırlatılmıştı; Idra adamın iğrenç ve anlaşılmaz düşüncelerine bağırmış, ölümünden hemen önce de Schwartz harekete geçmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Schwartz bağırıp çağırırken, donup kalmış Idra ve Hiain’in belinden tuttu.  Tanza’nın aşağı atıldığı yerin karşısındaki delikten atladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tanza, büyük kuşun dalmasıyla duvarda açılan deliklerden adanın bir yerine düşmüş; Schwartz da Idra ve diğerleriyle birlikte karşı taraftaki deliğe atlamıştı; yine de hayatta kalma şansları çok ama çok düşüktü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Duvardan sıyrılsalar da sivri çıkıntılara nefret kusmuşlardı, ardından büyük bir yükseklikten yere çakılıp ölüme terk edilmişlerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Pervasızca ve umutsuzca bir kaçıştı bu, ölme ihtimalleri onda dokuz olsa da kaçmalarının tek yolu da buydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hayatını kurtarmak için tek şansı yakalayabilmiş olmasının bir mucize olduğu söylenebilir. Ancak mucizeler burada sona erdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne sürünen Schwartz ne de yere yığılıp kalmış olan Idra, kendilerini kovalayan adamdan kaçabildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Üzerinde bulundukları dağın yamacındaki iskeleye düşmeyi başaramadığı için ya da muhtemelen saklanıp gizlenmek amacıyla kamuflajını kullandığı için Hiain’i göremediler.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Saklanıyor olsa bile, Hiain’in cesaretine güvenilmeyeceği kesindi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kötü bir adam değildi ama cesur da değildi. İtaatkâr ve ödlek olsa da, kendini olayın içine kaptırsa da, Schwartz’a fazlasıyla bağlı olsa da ondan daha fazlası beklenemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Öyle olsa bile, bunu ölmeden atlatabilmesi için bir şansa sahipse nefesini tutup saklanmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Schwartz’ın umutsuzca sarıldığı mucize, Hiain’i hayatta tutacaksa sorun değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

En azından bu kadarı Schwartz’a geri ödenmeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birden aklına bir fikir geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Artık yüksekten düşüp paramparça olduğuna ve o adam Schwartz’a fazlasıyla dikkat ettiğine göre, belki Idra’nın da öldüğü göz ardı edilebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Korkunç bir adamın teki olsa da etrafta dolaşıp tüm cesetlerin kafalarını teker teker ezmesinin imkânı yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra’nın durumuna bağlı olarak, ikna edici bir performansla öldüğünü düşünmesini sağlayabilirse muhtemelen bunu ölmeden atlatabilirdi. Bu şekilde olsa da, tek başına olsa da hayatta kalabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Seçim zamanı gelmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra Missanga hayatta kalabilmek uğruna neleri feda eder, neler yapardı ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Güçlü ve kurnaz olanların dilediklerini elde ettikleri bu acımasız dünyada, Idra Missanga nasıl biri olmayı seçerdi ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dürüst olsaydı insanlar ona bi’ şekilde inanırdı ama hem aptal hem de dürüst olduğunda; kendisine güvenileceğine inanarak, her şeyini kaybetmiş olan bu adama tekrar dönüşecekti——.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [——Bir, iki vee üç!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Baltayı kaldırdı, iki eliyle de kavrayarak sürünen çocuğun kafasına indirmek üzereydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nefesini tutarak, gözlerini kapatarak yüzünü hemen hemen her şeyden sakladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

——Böyle birisi ne kurtarabilirdi ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [H-HAAAYIIIRRRRR——!!!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tüm vücudunu hareket etmeye zorladı, zeminde yapışıp kalmış gibi görünen bedenini kopardı ve çok fazla kan kusarak beceriksizce koştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Koştu ve kendini adamın sırtına doğru attı. Sol elini hareket ettiremiyordu, bu yüzden sağ elini kullanarak vücudunu yakaladı ve umutsuzca ısırmaya çalıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Yaşadığını biliyordum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir saniye sonra adam, Idra’nın kararlılığıyla alay edercesine; sırtına kadar kaldırdığı baltayı yere bıraktı. Boşta kalan eliyle hemencecik bir bıçak çıkardı ve arkasını âniden döndü ve Idra’nın ön sağ kolunu dirseğinden ayırıp kopardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Su çarkından beri hiç ağır çalışmamıştı, bu yüzden yıpranmamış olan ince kolu uçup gitti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [——ONU GÖTÜR BURADANNN!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kopan koldan kavurucu bir sıcaklık yükselirken, Idra’nın görüşü koyu kırmızıya boyandı. O an için olsa da bütün acıyı unutan Idra tüm gücüyle bağırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra hâlâ kan kusarken, karşısındaki adam bu sesin şiddeti karşısında kaşlarını hafifçe kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Muhtemelen Idra’nın bağırışının ve davranışlarının ardındaki amacı anlayamamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama yine de——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Tçh.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adam dilini şaklatarak arkasını döndü ve Idra’nın kolunu kesen bıçağı fırlattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adam silahı fırlatarak yerde sürünen Schwartz’ı hedef almıştı—— yo, artık orada değildi. Schwartz’ı taşıyarak kaçıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain’di.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Saklandığı yerde nefesini tutmuş olan Hiain, Schwartz’ı sırtına alıp kaçıyordu. Bunu gören Idra dişlerini sıkarak kendini adamın sırtına atıverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sağ kolunu kaybettiği için, sol kolunu hareket ettiremediği için ısırıp adamın kıyafetlerine yapıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Bağh.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Göğsüne bir dirsek darbesi alarak, eğilmiş vücudu tekmelenerek yere düşürüldü. Ancak düşmenin etkisiyle darbe alan sol kolu acı çekmek yerine, hareket etmeye başladı. Çıkık omzu yerine oturuverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Mucizeler silsilesine bir yenisi daha eklendi. Adamın düşürdüğü balta sol kolunun yanında duruyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Onun kaçtığını fark etmedin mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bıçağını elinden bırakmayan, baltasını kaybeden adam Idra’ya bakarken başını öne eğdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Silahını kaybetmiş olmasına rağmen, kendini hiç de dezavantajlı hissetmediği hareketlerinden anlaşılıyordu. Yani, doğal olarak. Idra’dan fışkıran ve yere dökmekte olan kanın ardı arkası kesilmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hayatta olması bile bir mucizeydi ve zaten, o zamana kadar çok fazla mucize gerçekleşmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra bundan böyle adamın sorusu karşısında başını salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Hayır, kaçtığını düşünsem de inanmıştım da.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Beni arkada bırakmayacağına inanmıştım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece itaatkâr ve korkak bir adamdı, kolayca kendini kaptırsa da kötü biri değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain kaçmadığı sürece her şeyin yolunda gideceğine Idra, “aptalca” ve “dürüstçe” inanmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne de olsa insanlar o kadar kolay değişmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Etrafındaki insanları bir savaşçı olduğuna inandırarak kandırmaya ve kullanmaya çalışmıştı ama bu yalanı çabucak ortaya çıkmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dürüst olmalıydı, kendisine büyük ölçüde güvenilmeli ve inanılmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İyi bir insan olduğu için onu elleriyle işaret edip gülseler bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra Missanga ne bir savaşçı ne de bir sahtekâr olacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sol eliyle baltayı sallayan Idra, kan dökerken bağırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Ben Idra Missanga! Değirmencinin oğluyum!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Hiç duymadım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şimdi sahip olduğu gücü sonuna kadar toplayan Idra, kayıtsız bir yüz ifadesi takınan adama doğru hamle yaptı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

——Schwartz sayesinde o gün “yalancı” durumuna düşmediği için çok mutluydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Can havliyle kaçan bir beden tarafından taşınarak ölümün pençelerinden alınmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yaraları ya da can güvenliği konusunda endişe duymaksızın ciddi bir şekilde sarsılmış olsa da bu gayet doğaldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru da hırpalanmıştı ancak diğer kişilerin vücudu düşünüldüğünde, bu konuda endişelenmesi yersizdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Hi, a… Hia, in…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belindeki acıya dayanan Subaru, tırnaklarını diğer kişinin vücuduna geçirdi. Nereyi tırmaladığından bile emin değildi. Tırmaladığı kişi çoktan darmadağın olmuş görünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece çizikten ibaret değildi; renkler, desenler, her şey darmadağın olmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Etrafındaki manzaranın her bir parçasını durmaksızın taklit ettiklerinden dolayı, neyin doğru olup olmadığı bile tam olarak kestiremiyordu. Böyle bir durumda koşmaya devam eden figür, âniden gücünü kaybederek öne doğru düştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [Gağhk!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette, onlar düşerse Subaru da aynı şekilde düşecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yere yığılıp arkadaşının önüne fırlayan Subaru, soğuk taş zeminde yuvarlandı. Düşüşünü hesaplamadığı için çarpmanın etkisiyle ön dişi kırılmış gibi hissetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiç duraksamadan; sızlayan, ağrıyan yüzünü kaldırdı ve yere yayılarak arkasına baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve tam orada——…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [Haağh, haağh…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kelimenin tam anlamıyla zorlukla nefes alan Hiain yere yığılmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüzüstü yatan Hiain’in sırtının ortasına büyük bir bıçak saplanmıştı. Subaru, onun ne zaman bıçaklandığı hakkında hiçbir fikri dahi yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kaçarlarken ya da ondan önce, hatta ondan da önceyse yapabileceği hiçbir şey yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ölürse Idra’nın kafasının parçalanmasından hemen öncesine geri dönecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belki de çoktan parçalanmasından sonra başlayacaktı. ——Yo, dışarı atlamıştı, bu yüzden böyle bir şey olmayacaktı; belki de düşmeden hemen öncesine, düştükten hemen sonrasına ya da hemen havadayken başlayacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nasıl yapılırsa yapılsın, üç kişiyi de öldürmeyecek bi’ şekilde düşmesi zordu ve bunu ilk başardıklarında da Todd çıkagelmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra’nın sesi ve Hiain’in nefesi çok uzaklardaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her şey şimdiden ulaşılamaz bir çıkmazda, her şey yersiz.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [Amma… Garip…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hâlâ yere yığılmış olan Hiain’in cılız sesi Subaru’nun kulaklarına ulaşırken, Subaru ona doğru sürünmeye çalıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Suyun içideymiş gibi ses çıkarmasının nedeni muhtemelen boğazının kanla dolup taşmasından dolayıydı. Muhtemelen tedaviye falan ihtiyacı vardı, kanını boşaltmak lazımdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yapması gereken buydu. Doktor olmasa bile, yapmak zorundaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [Bir keresinde şunu duymuştum… “Hayat bi’… çiçek gibidir, önce güzellerini toplarsın”…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [K-konuşma… Hemen geliyorum yanına, şimdi…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [Durum buysa benim gibi ödlek bir bok parçasının ilk ölecek olması trajikomik… Ah.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Süründü. Sürünmeye devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böylece yerde kendi kanıyla boğulmakta olan Hiain’i yukarı çekebildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de vücudunu biraz bile ileri hareket ettiremiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [Ama…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Devam edemediği için oraya ulaşması da mümkün olmayacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: […İlk ölecek olursam bu, benim için daha iyi olmaz mıydı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir kaplumbağadan daha yavaş sürünüyordu. Bir karıncanınkinden daha küçük adımlarla çok yavaş sürünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Süründü, süründü ve sonunda oraya vardığında artık her şey için çok geçti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain’in rengi eski grisine dönmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sırtındaki bıçakla, kırık koluyla ve vücudundan akan kanlarla koşan Hiain’in; koşarken bi’ anda yere yığılması garip olmazdı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belki de sadece ölüme doğru koşuyordu. Öyle olmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun yardım edemediği herkes çoktan ölmüştü bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Daha doğrusu, Subaru onları kendi öldürmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Herkesi kurtaramadığı için sanki onları elleriyle öldürmüş gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Gah!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüzünü kirleten şey kan, gözyaşı ya da sümük müydü ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Artık hangisinin hangisi olduğunu, neyin ne olduğunu, kimin kim olduğunu, cevabın ne olduğunu bile bilmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O sadece, sadece, sadece, sadece, artık hiçbir şeyi anlayamıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [——Oh, bir ihtimal orada inleyen sen misin, Basu?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [————]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Ah, biliyordum, sensin Basu! Seninle, böylesine bir manzarayla karşılaşmak ne garip bir tesadüf. İşler amma da hareketlendi, bu senin de içini kıpır kıpır yapmıyor mu?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Orada sersemlemiş bir hâlde yatan ve pes etmiş gibi hisseden Subaru’ya neşeli bir ses seslendi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sesin geldiği yere doğru dönemezdi. Vücudundaki tüm gücü kullanarak, bir şekilde kendini toparlayacak ve o aptal mı aptal sözleri söyleyen kişinin gözlerinin içine bakarak bir şeyler söyleyecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Arkanı dönerek hayatını daha da riske atmaya zahmet etme.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [——Ah.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Ne de olsa burası artık mantıksız hareket edebileceğin bir yer değil, değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve böylece kendisi Subaru’nun önüne doğru geldi—— Cecilus konuşurken Subaru’nun yüzüne baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vücudunun sol yarısı simsiyah bir şekilde yanıp kömürleşmişken Mavi Şimşek, ona kaygısızca gülümsüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

#Gene upuzun bir bölümün sonuna geldik. Çeviri inanılmaz bir şekilde saçmaydı, bu yüzden bölüm birazcık gecikti, bazı yerlerde Japonca hâli bile daha iyiydi. Bölüme gelecek olursak Idra’nın hikâyesini öğrendik. Hiain’in ölecek olsa bile Subaru’yu kurtarmak istediğine tanık olduk. Ve Mavi Şimşek’in kaygısızca konuşmasına tanık olduk. Tahminimce, Cecilus’la Arakiya bir savaşa girmiş gibi görünüyor, onu fena hâlde mangal yapmış. Ama bakalım belki bambaşka bir sebepten dolayı bu hâle gelmiştir, kim bilir? O hâlde, sonraki bölümde görüşmek üzere! Discord’a da gelmeyi unutmayın: Katılmak için BURAYA tıkla.



4.7 7 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
5 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle
Anonim
Anonim
21 Ağustos 2024 00:56

çeviri için teşekkürler

furkan
furkan
27 Şubat 2025 14:28

TOOODDDDDD

yato zero
27 Haziran 2025 01:56

Elinize sağlık. Allah belanı versin todd

Aizen Poyraz
13 Ağustos 2025 10:20

Ceci umarim gebertmişsindir arakiyayi

baryonnarutotr
15 Kasım 2025 07:43

Vay oç todd
Bu üçlü çok iyi hepsi de kral