Bildirimler Tümünü Okundu Say
Bildirimleri görmek için giriş yapın.
Ana Sayfa / Ana Hikâye/ Kısım VII, Bölüm 71 – “Su”

Kısım VII, Bölüm 71 – “Su”

21 Temmuz 2024 2.434Okunma 31 dk okuma


Bölümün ortalama okuma süresi 25 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: Bertiel

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Sözde var olmayan “lanet kuralı”, Gladyatör Adası’ndaki herkesi öldürmek için etkinleştirilmişti.

Subaru’nun son anlarında hayatını alan şey, soğuk bir bıçağın keskinliğiydi.

Ancak bundan hemen önce, vücudunun köşelerinden gelen yavaşça ölme hissi, Subaru’yu şüpheye yer bırakmaksızın yiyip bitirmiş ve zalim bir ölüm yaşamasını sağlamıştı.

Nihayetinde, Subaru dışındaki herkes―― gladyatörler, Tanza, diğerleri, muhafızlar ve Ada’nın yönetim tarafında olduğu varsayılan Gladyatör Canavarları ve hatta Cecilus da dahil olmak üzere herkes, bilinmeyen nedenlerden dolayı âniden ölmüşlerdi.

Tek bir istisna vardı, Subaru ondan daha uzun yaşayan tek kişi olmuş olsa da bunun nedeni neydi ki?

Belki de bu soru, üzerinde düşünülse dahi bir cevap üretilemeyecek bir soruydu.

Cevabı sorabileceği kimsecikler yoktu ve bunun ne zamana ne de beyin hücrelerinin yorulmasına değmeyeceğini düşünmüştü.

Bunun yerine, güvenilir bir şekilde toplayabileceği bilgilere odaklanması gerekiyordu.

Subaru: “Todd’un tepkisine bakacak olursak… Cevap lanet kuralı.”

Ölümün eşiğindeyken, beynine kan gitmediği için iki seçenek arasında seçim yapmak zorunda kalmış olsa da doğru cevaba ulaşabilmişti.

Subaru orada her şeyi tekrar düşünmemiş, bunun Arakiya’nın büyüsünden kaynaklandığını düşünseydi bu kararlılıkla geri dönemezdi.

Tam on ikiden vurduğu için Todd, Subaru’yu öldürme kararını âniden vermişti.

Todd, Subaru’nun ölümün eşiğinde bir çocuk değil; derhâl öldürülmesi gereken bir tehdit olduğu sonucuna varmıştı.

Todd’un bu kadar hızlı karar değiştirmesi, Subaru’nun bu işin sorumlusunun lanet kuralı olduğu sonucuna varmasının temelini oluşturdu.

Subaru: “Ama… Neden lanet kuralı ki?”

Zehirli gaz olasılığı ortadan kalkmış ve lanet kuralı lehine kanıtlar ortaya çıkmışken, artık lanet kuralının sadece bir korkutma taktiği olduğu ve var olmadığı fikrine kapılmayı düşünmüyordu.

Ama cidden durum böyleyse Gustav’ın davranışları fazlasıyla anormaldi.

Subaru’nun lanet kuralının olmadığı sonucuna varmasının temelinde, Subaru’nun Gladyatör Adası’nın kurallarına karşı gelerek tehlikeli bir şekilde düzeni bozmaya çalışmış olmasına rağmen, Gustav’ın onu lanet kuralını kullanarak cezalandırmamış olmasıydı.

Elbette ki Gustav gladyatörlerin ölmesine izin vermek istemiyor gibiydi ancak gene de Ada’nın düzeniyle Subaru arasında bir seçim yapıldığında, lanet kuralını tereddüt etmeden kullanması gerekirdi.

Bu yüzden, başka türlü düşünmek gerekirse――…

Subaru: “――Onu kışkırttığımda, Gustav-san lanet kuralını kullanmak istediği hâlde kullanmadı. Ama adadaki herkes öldürüldüğünde, onu kullanmak için gereken şartlar yerine mi gelmişti ki?”

Şu anda sahip olduğu bilgilerle meydana gelen olayları ancak bu şekilde değerlendirebiliyordu.

Subaru: “…Gustav-san düşman, ha?”

Lanet kuralı uygulandığına göre büyük olasılıkla Şef Gustav, Subaru ve diğerlerinin düşmanıydı.

Başka bir deyişle Gustav’ın Todd ve Arakiya’ya katılmasıyla birlikte üç düşmanın bunlar olduğu söylenebilirdi. Cecilus’un düşman olmadığını kesin olarak bilmek iyi bir şey olsa da aynı zamanda memnun kalınacak kadar da yeterli değildi.

Çünkü lanet kuralı, Cecilus’un canını dahi alacak kadar büyük bir tehditti.

Subaru: “――――”

Elde ettiği bilgiler karşılığında kazana giderek daha da fazla kötü malzeme atılıyordu.

Yavaşça kaynayan karanlık bir kazanın içindekileri süzerek dibine kadar görmek mümkün müydü ki?

Önce, içindeki kötü malzemlerden kurtulması gerekiyordu.

Nedeni de――…

???: “Schwartz!..”

Subaru: “――Hık.”

???: “Bu sarsıntı…”

Subaru yere çömelmişti, bıçaklanmanın getirdiği şoktan dolayı yaranın bile olmadığı yeri tutuyordu.

Subaru için endişelenen Weitz, ayaklarının altından gelen bir sarsıntı hissedince şaşırmıştı. Elbette ki Subaru bunun olacağını ve bu sarsıntının sebebini de biliyordu.

Biliyor olsa da büyük bir sorun vardı.

――Asma köprünün hareket etmeye başlamasına kalan süre, az önceki Ölümünden daha kısaydı.

△▼△▼△▼△

Düşünmek istemediği şeylere sırtını dönüp kulaklarını kapatırsa kendini kötü hissetmeden meseleyi çözebilirdi.

Ancak bunu yaparsa ve zihniyetini bir “kaybedene” dönüştürürse yaklaşan yenilginin üstesinden gelmenin bir yolunu bulamayacaktı.

Bu yüzden gerçeklik ne kadar tatsız olursa olsun; gözlerini kapatamaz, kulaklarını tıkayamazdı.

――Bu gerçeklik, örneğin yeniden başlama noktasının on saniye ileriye alınması olsa bile.

Subaru: “――――”

Subaru’nun sahip olduğu Ölümden Dönüş Otoritesi, özellikle son zamanlarda anormal şekilde çalışıyordu.

Alışılmadık yeniden başlama noktalarının belirlenmesinin yanı sıra, bu kez de zamanda küçük bir tutarsızlık vardı―― zamanı on saniye kısaltılmıştı.

Bu, zamanın son derece sınırlı olduğu önceki durumlardan farklı bir anomaliydi; bu da Subaru’nun endişesini ve umutsuzluğunu körüklemek için mükemmel bir durumdu. (Ç.N: Tappei, bu cümleyi yazarken zevk almadıysa ben bir şey bilmiyorum.)

Bu sefer zamanı yaklaşık olarak on saniye kısalmıştı ama daha da kısalmayacağının garantisi yoktu.

Bu anormallik tekrar ve tekrar meydana gelmeye devam ederse, ölüme kadarki sürenin bir saniyeden de az kalırsa ve en sonunda da Ölümden Dönüş’ü kullanmak imkânsız hâle gelirse Subaru’nun yapabileceği ne kalırdı ki?

Ölümden Dönüş’e dayalı planlar yapmak istemese bile, yine de Ölümden Dönüş’ü kullanma olasılığını göz önünde bulundurmalıydı.

Artık ufacık olan Subaru, küçülmeden önceki hâlinden daha çaresizdi. Bu İmparatorluğun toprakları, sadece sevimli olduğu için rahatça dinlenmesine izin verecek kadar nazik değildi.

Bu yüzden――…

× × × (Ç.N: Bu işaret, Subaru’nun öldüğü yerleri gösterir.)

???: “O-oy, Schwartz… Cidden orada öylece oturacak mıyız?”

Subaru: “Cidden. Sana yalvarıyorum, bu büyük bir şey, bu sefer bağırıp çağırma, Hiain.”

???: “Paniğe kapılmayacağım! Kapılmayacağım ama…”

Böylece Subaru’nun hemen yanında bulunan Hiain, dişlerini sıkarken konuşmakta tereddüt etti; sesi o kadar titriyordu ki herkes onun sadece güçlü görünmeye çalıştığını anlayabiliyordu.

Subaru, Hiain’in neden korktuğunu ve onu yeniden düşünmeye, ikna etmeye etmeye çalıştığını anlayabiliyordu.

Bulunmaları durumunda affedilemezlerdi, Hiain’in Subaru’nun neden böyle pervasızca bir şey yapmak istediğini bimiyordu.

Ancak Subaru bundan sonra yaşanacakları dürüstçe anlatırsa -ister inansın ister inanmasın-Hiain’in Subaru’yla iş birliği yapmayacağı kesindi.

Bu nedenle Subaru, Hiain’i sahte bahanelerle iş birliği yapması için kandırmıştı.

Göz ardı edemeyeceği bilgileri elde etmek için Hiain’e karşı biraz pervasız davranmaya hazırdı.

Hiain’in de görmezden gelemediği bu bilgi――…

Hiain: “Lanet olsun, İmparatorluk Başkentinden gelen elçiler, gösteri hakkında konuşmak için mi geliyormuş?.. Taşak geçiyor olmalısın!..”

Subaru: “――. Weitz’den bize biraz zaman kazandırmasını istedim. Gidip detayları alacağız.”

Hiain: “Anladım, anladım, harbiden anladım…”

Sabırsız ve hüsrana uğramış olan Hiain, adanın olayları hakkında endişeliydi―― gladyatörler arasında ölüm maçlarının sergilendiği gösteri, Ginunhive’ın yürütülmesinin ana nedeni buydu.

Sparka’dan kurtulmuş ve eğitim amacıyla gladyatörler arasında yapılan ölüm maçında ölmenin zor olduğu bir ortam sağlanmışken, kişinin hayatına yönelik en büyük tehdit etkinlik düzenlemekti.

Yaklaşan gösteri hakkında bilgi sahibi olduğunu iddia eden Subaru, Hiain’den yardım istemişti.

Sonuç olarak――…

???: “――Gelin. Söyleyeceklerinizi duymama izin verin.”

Sert bir sesle açılan kapının sesi odada yankılandı.

Kütüğe benzeyen iki kol girişi açtı ve odanın gerçek sahibinin dönmesiyle hava ağırlaştı.

Subaru: “――――”

Subaru, onlar girerken çenesini kapadı ve yanındaki Hiain’in omzuna vurdu. Hiain de sanki “artık geri dönüşü yok” dermişçesine kendini hazırladı ve sessizce karşılık verdi.

Bu fazlasıyla doğaldı. Subaru ve Hiain artık hata yapma lüksüne sahip değildi.

Sebebiyse――…

???: “Birinci Sınıf General Arakiya ve…”

???: “Todd.”

Kapıyı açan iri yapılı kişi olan Gustav’ın sözlerine açık sözlü bir kadın cevap verdi. Bu kısa ve kaba cevap karşısında yüzünde gergin bir gülümseme belirdi.

Todd: “Birinci Sınıf Er Todd Fang. Şimdilik, sadece bu görev bitene kadar.”

Sanki Subaru’nun ruhunu eziyormuş gibi gelen bir adamın sesi takip etti.

Subaru’nun duygularını umursamadan, rehberlik eden iki kişi―― Todd ve tek gözü bantlı olan, kahverengi tenli kadın Arakiya, odaya girdi.

Oda Gustav’ın ofisiydi. Subaru’nun da geçen gün sert bir uyarı için çağrıldığı odaydı. Todd ve Arakiya, İmparatorluk Başkentinden gelen temsilciler olarak içeri girdiler.

Todd: “Vali gibi bir pozisyona sahip biri için son derece sade bir oda.”

Odanın ortasında, misafir kanepesinin yanında duran Todd çevresini inceledi.

Kuşkusuz, Gustav’ın odasında bulunan eşyalar fazlasıyla azdı. Çalışma masası ve kitaplığın olmasıyla ofis etiketine uygun bir oda olduğu söylenebilirdi, işini yürütmek için gerekenlerin dışında hiçbir şey içermiyordu.

Bu noktaya neden dikkat ettiği anlaşılabilirdi. Ancak Subaru onun etrafa bakmamasını dilerdi.

Özellikle de odanın köşesinde bulunan kitaplığa bakmamasını.

× × ×

Gustav: “――. Burası bir ofis. Kendi kapasiteme göre ihtiyacım olan her şeyi bir araya getirdim. Denetlemek amacıyla mı buradasınız?”

Todd: “Kesinlikle hayır, ben sadece Birinci Sınıf General Arakiya’nın asistanıyım. General çok titizdir ve benden başka astı da yoktur.”

Arakiya: “Sayımız az ama seçkiniz.”

Todd: “Beni seçkin olarak adlandırmak, üstlerime karşı biraz kaba bir değerlendirme olur.”

Todd, odanın kapısını kapatıp çalışma masasına yönelen Gustav’a omuz silkti. Todd yavaşça kanepeye oturdu, yüz ifadesi Arakiya’nın sonraki sözleriyle değişmemişti.

Bakışları kitaplıktan çekilince Subaru içten içe çok ama çok rahat bir nefes aldı.

Akılalmaz derecede gergin bir andı.

Ne kadar düşünürse düşünsün, en kötü durumu korkuyla yeniden resmeden kişi Todd’du.

Bu yüzden kalbinin derinliklerinde, tekrar fark edilebileceğinden korkuyordu.

――Kitaplığın yanında, Hiain tarafından etrafındaki manzarayla kamufle edilmişken Subaru dikkatle bu durumu dinliyordu.

Subaru: “――――”

Subaru, Weitz’den gelen arabayı oyalamasını istemişti ve bu süre zarfında o ve Hiain, kamuflaj kullanarak; kendilerini gizleyerek Gustav’ın ofisine izinsiz girmişlerdi.

Oyalamanın başarılı olduğuna dair bir örnek olsa da kamuflajın tespit edilip edilemeyeceğini denemeden bilemeyeceklerdi. İlk Sparka ve sonrasındaki konuşmaları sayesinde Hiain’in kamuflaj mekanizmasını anladığını düşünüyordu ama bu konudaki inancı farklıydı.

Hiain’in kamuflajının hassasiyeti, zihninin ve bedeninin durumundan ziyade hareketsiz kalırken gösterdiği sinirden etkileniyordu. Hareketsiz kalmaya cesaret edebilseydi neredeyse görünmez olacak, manzaranın içinde asimile olacaktı. Subaru’nun küçük bedenine sarılabilirdi, böylece aynı etki onun için de geçerli olacaktı.

Ancak o hareket eder etmez, kamufle edilmiş pulları düzensizleşecek ve saklambaç oynayan bir çocuğa döneceklerdi, herkesin gözü önünde olacaklardı.

Aslana benzeyen Gladyatör Canavarı’na karşı verdikleri mücadelede, doğasının korkak bir kedi olmasından dolayı birçok kez ölmüştü. Hiain’in güçlü yanlarını engelleyen şey zayıf kalbiydi.

――Ancak şu anda gerçekleştirdiği kamuflaj, bu zayıf noktaların üstesinden gelebilmeli ve onları iyileştirebilmeliydi.

Subaru: “Bizi bulamazlarsa bize bir şey yapacaklarından korkmamıza gerek de kalmaz. Gelen elçiler, İlahi General ve onun keskin gözlü ikinci komutanı ancak kamuflajın bozulmadığı sürece sorun yaşamazsın. Ayrıca――…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: “A-ayrıca?…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: “――Seninleyim.”

Ofise girmeden önce Subaru, onun gözlerinin içine bakarak bunları söylemişti.

Kısa kolları, bacakları olan ve sesi henüz kalınlaşmamış cüretkâr bir çocuğun sözleri olsa da arkadaşlarının hayatını kurtarmış olan Hiain’e ulaşmıştı. Gerçekten de bu sözler onun içinde yankılanıyor gibiydi.

――İşte bu yüzden Hiain’in kamuflajı “ilk defa” fark edilmemişti.

Arakiya ve ikinci komutanı Todd’un, bu noktadan sonra Gustav’la ne konuşmak için Ada’ya gelmişlerdi? Bu konuşma ilk kez başlayabilmişti.

Gustav: “Birinci Sınıf General Arakiya, oturmak istemez miydiniz?”

Arakiya: “…Ayakta duracağım. Rahat hissemiyorum.”

Gustav: “Rahat hissetmiyor musunuz?”

Arakiya: “Adaya geldiğimden beri çeşitli şeyler olmuş gibi. Sanırım, bunun nedeni yakınlarda bir Ejderha yuvasının olmasından dolayı.”

Oturması için teşvik edildiğinde bile, Arakiya başını iki yana sallayıp ayakta durmaya devam etti. İkinci komutanı Todd, kanepeye oturmuş; Arakiya da onun arkasında ayakta dikiliyordu.

Yine de Todd’un arkasında patronuyla birlikte çekilmiş fotoğrafı Subaru’ya hiç de garip gelmedi, belki de Todd’u çok güçlü ve korkunç biri olarak gördüğü içindi.

Hiain’in kamuflajı hafifçe bozulduğu anda doğrudan öldürmeye yönelmişti, bu yüzden böyle birine karşı temkinli olmamak imkânsızdı. Ama――…

Gustav: “Bu, sizin için uygunsa resmî yetkili olan benim için de sorun yok demektir. Bu ziyaretin amacına gelecek olursak…”

Todd: “Doğrudan konuyu girdiğiniz için teşekkür ediyorum. Biz de çok uzun sürmesini istemiyorduk. Birinci Sınıf General, mektubu teslim etme iznini verebilir misiniz?”

Arakiya: “İstediğini yap.”

Todd: “Müteşekkirim. Vali, bu İmparatorluk Başkentinden; Başbakandan gelen bir mektuptur.”

Arakiya orada tam anlamıyla süs köpeği gibi dururken, Todd cebinden mektubu çıkarıp Gustav’a uzattı. Artık Gustav’ın elinde olan mektup, göndereni belirtmek için uygun bir balmumu mührüyle mühürlenmişti.

Yine de Subaru damgayı doğrulayamamıştı.

Subaru: “İmparatorluk, Başbakan…”

Todd mektubu kendilerine kimin emanet ettiğini açıklarken söyledikleri, Subaru’nun dilinin kurumasına neden oldu.

Hatırladığı kadarıyla -sevmediği Abel’den duyduklarına göre- Başbakan konumundaki kişi, Abel’in İmparatorluk Başkentinden sürülmesinin başlıca sorumlularından biriydi.

Gustav, kötü karakterli İmparatoru kovan kötü Başbakan’dan bir mektup almıştı. Üstelik mektubu getiren kişi insan şeytanı Todd’du.

Gladyatör Adası’nda bundan sonra yaşanacak katliam düşünüldüğünde, bu mektup uğursuz bir önseziden başka bir şey değildi.

Todd: “Yüce Kont Gustav Morello, İmparator Ekselansları Vincent Vollachia’nın emriyle bu adaya Vali olarak atandığınızı duydum.”

Gustav: “Anlayışınızda bir tutarsızlık yok.”

Todd: “İmparator Ekselansları’nın emriyle olsa da Gladyatör Adası Ginunhive’in yönetimi gibi nefret edilen bir iş, Vollachia’nın Sekiz Kollu Kahramanı Kurgan’la kan bağı olan birisi için uygun değildir.”

Subaru’nun önsezisini desteklercesine, oda öldürme isteğiyle dolup taştı.

Bunun nedeni Todd’un kaba ve abuk sabuk konuşma tarzından dolayıydı. Ve Subaru, önceki karşılaşmalarına dayanarak Gustav’ı en çok neyin kızdırdığını biliyordu.

Gustav’ın öfkesinin ardındaki neden, kendisi hakkında söylenenlerden daha fazlasıydı――…

Gustav: “――Bu şekilde konuşarak İmparator Ekselansları’nın onurlu kararından şüphe duyduğunuzu mu söylüyorsunuz?”

Bu öfke, İmparator Ekselansları’na karşı sadakatsizlikten ya da başka bir deyişle Vincent olan Abel’e karşı sadakatsizlikten kaynaklanıyordu.

× × ×

Todd: “――――”

Gustav’ın yaydığı sert havayla Arakiya âniden Todd’un yanına dikildi.

Arakiya’nın yüzü ne düşündüğünü göstermiyordu ama sadece bu hareket bile Subaru’ya Gustav’ın aşırı sadakatinin zorla ezileceğini düşündürdü.

Ancak elini kaldırarak “Birinci Sınıf General” diyen Todd’dan başkası Arakiya’nın tehdidini durduramadı.

Todd: “Az önceki sözlerimle aşırıya kaçtım. Vali, öfkelenmekte haklı.”

Arakiya: “…Ama ölmene izin vermeyeceğim. Arkadaşının intikamını alman gerek. Değil mi?”

Todd: “――. Ah, elbette, doğru. Şu anda yaşama amacım bu.”

Arakiya’nın tavrını azarlamasına rağmen, Todd’un yüzü cevap verirken hüzünlü gözüküyordu.

Arkadaşının intikamı, Arakiya Todd’a böyle demişti; Subaru onların söylediği tek bir şeyi bile kaçırmamaya çalışırken dudaklarını bükmekten kendini alamadı.

Todd ve intikam, uyumluluk zerresi bile aranmayacak kelimelerdi.

Subaru, Todd’u bunu söyleyecek kadar iyi tanımıyordu ama bunun Todd’un kendisi için önemli insanlar olduğu anlamına geldiğini düşündü.

Nişanlısını görmeyi çok istemesine rağmen, onu ihmal ederek bu adaya insanları öldürmeye gelmişti.

Todd: “Düşüncesizce konuştuğum için özür dilerim, Sayın Vali. Birinci Sınıf General Arakiya ve benim bazı dış kaygılarımız var. Bu nedenle davranışım yersizdi. Özür dilerim.”

Gustav: “…Özrünüzü kabul ediyorum. Ancak söylediklerinizde çok ileri gitmek felakete davetiye çıkarabilir.”

Todd: “Bunu duymak acı verici olsa da doğru. Bunun çok ama çok farkındayım.”

Arakiya’yı geride tutan Todd, Gustav’ın tavsiyesi üzerine acı bir yüz ifadesi takındı. Todd’un tepkisini görmezden gelen Gustav, kalın parmaklarıyla balmumu mührü kırdı ve mektubu açtı.

İmparatorluk Başbakanı, İmparatorluk içindeki mevcut kargaşadan sorumlu olan kişi, mektubunun içeriğinde――…

Gustav: “――Bu…”

Todd: “Az önce, düşüncesizce konuşmamın sebebi buydu, sizi kırmak istememiştim. Sadece Vali’nin Gladyatör Adası’nı yönetmekten yorulduysa bunun tamamen normal olduğunu söylemek istemiştim.”

Gustav gözlerini mektubun üzerinde gezdirirken kaya gibi olan yüzünde küçük kırışıklıklar belirdi.

Todd bir gözünü kapattı, sanki gerçek bir kayanın üzerinde çatlaklar oluşmuştu ve bu çatlaklar yavaşça büyüyordu.

Arakiya sessiz kalırken Todd, sanki patron oymuş gibi görünerek sözlerine devam etti.

Todd: “Bu adadaki gladyatörler iç savaşa neden olabilirler. İmparator Ekselansları’nın istekleri doğrultusunda, hepsi tek seferde ortadan kaldırılacak.”

△▼△▼△▼△

× × ×

Todd -sanki çöp atma gününde çöpü dışarı çıkarmaktan söz ediyormuş gibi bir tavırla- Gustav’dan Gladyatör Adası’ndaki gladyatörlerin, yani yüzlerce insanın ortadan kaldırılmasını kesin bir şekilde talep etti.

Subaru: “――――”

Subaru’nun en kötü sonuca ilişkin tahmininin doğru çıkmasını hazmedebilmesinin tek nedeni, katliamın adadaki herkesi gerçekten de öldürdüğünü görmüş ve buna karşı da kalbini çelikleştirmiş olmasıydı.

Bu yüzden, âni bir şokla karşılaşan Hiain’in çığlık atmaması bir mucizeydi.

Gerçi, durumu kavrayamayacak kadar şaşkın olduğunu söylemek daha doğru olurdu.

Subaru: “――――”

O tekil ses her türlü gerçeklik duygusundan o kadar yoksundu ki Hiain hareket etmeyi dahi unutmuştu.

Ancak kamuflajın açığa çıkmaması şans eseri olsa da Subaru azı dişlerini sıkmaktan kendini alamadı.

Bu talep, Ada’daki herkesi öldürecek olan lanet kuralının devreye girmesine yol açmıştı.

Beklediği gibi tam da korktuğu gibi olmuştu, Todd, Arakiya ve son olarak da Gustav ona düşman olmuşlardı.

O üç kişinin bu iğrenç eylemi gerçekleştirmesini engelleyemediği sürece, bu katliamı da engelleyemeyecekti.

Gustav: “İç sorun korkusu diyorsunuz…”

Todd: “İç sorun iç sorundur, bu; İmparator Ekselansları’nın lütufkâr etkisini karartan bir küstahlıktır. Her ne olursa olsun, Başbakan bunun Gustav’ın sığındığı bir şey olduğuna inanmıyor. Vali’nin sadakati gerçektir.” (Ç.N: Lütufkâr, iyilik yapmayı seven, iyiliksever kişi.)

Gustav: “――――”

Todd: “Bu nedenle de kalbinizin acı çekmesine neden olmuş olmalı. Bana söylenene göre, Vali bu adaya atandığından beri gösterilerde sergilenen gladyatörlerin kalitesi eskisiyle kıyaslanamaz hâle gelmiş.”

Gladyatörlerin ortadan kaldırılma emrini verirken Todd’un tavrı, Gustav’ın çalışmasını takdir eder gibiydi.

Mektuba bakarken Gustav’ın yüz ifadesi değişmedi. Todd’un sözleri içinde nasıl yankılanıyordu ki? Durumu izlerken özgürlüğünden yoksun olan Subaru, bunu anlayamıyordu.

Gustav: “――. Gereksiz ölümleri azaltarak, nasıl dövüşüleceğinin temellerini edinmelerini sağlayarak ve diğerlerine üstünlük sağlamak yerine de yan yana durmalarını sağlayarak, hayatta kalan gladyatörlerin kalitesi artacaktır.”

Bunları söylerken Gladyatör Adası’nın yönetimini üstlenmiş olan Gustav’ın düşünceleri, sakince cevap verirken sesinin tonunda gurur gibi bir şey vardı sanki.

Gustav, gladyatörleri sadece bir gösteriye dönüştürmek yerine, onları eğitmiş; beslemiş ve hem İmparatorun hem de halkının beğenisini kazanmak için Ada’nın kurallarını reforme etmişti.

Muhtemelen, gladyatörlere karşı bağlılık ya da şefkate benzer bir nezaket yoktu.

Vali pozisyonuna getirilen kişi olan Gustav’ın kararıydı, yani sadece buydu.

Arakiya: “Bitti mi? Konuşma, yani.”

Arakiya, mektubu masanın üzerine koyduktan sonra gözlerini kapatmış olan Gustav’a sordu.

Bu, konuşmanın akışını tamamen göz ardı eden duyarsız bir soruydu; ayrıca Subaru, Gustav’ın yerinde olsaydı öfkeden kızarmış bir yüzle tepki gösterirdi.

Ancak Gustav buna itiraz etmedi ve Todd da bunu doğal olarak kabul etti.

Todd: “İmhaya fazlasıyla uygun olan lanet kuralınız varmış. Dokuz İlahi General’den olan Birinci Sınıf General Groovy Gumlet, size lanet aracı vermiş. Onu kullanarak hepsini tek hamlede yok edebilirsiniz, yani ona benzer.”

× × ×

Gustav: “Mümkün.”

Todd: “O zaman bu mesele hemencecik hallolacak. Hadi bu işi bitirip birlikte İmparatorluk Başkentine dönelim. Yeni gladyatörleri hazırlamak biraz zamana alacaktır, bu yüzden Ginunhive’i bir süreliğine kapalı tutmamız gerekecek――.”

Todd sanki dersin son dakikalarında, çıkmak için kitaplarını ve malzemelerini topluyormuş gibi konuşuyordu. Konuşma tarzındaki ciddiyetsizlik, Hiain’in kendine gelebilmesini engelliyordu, düşünceleri hâlâ donuktu.

Ancak Hiain henüz kendine gelememiş olsa da lanet kuralının etkinleşmesine kalan süre giderek daralıyordu.

Gustav, Todd ve Arakiya’nın getirdiği yazılı kararnameye göre davranırsa, lanet kuralını etkinleştirirse tam anlamıyla bir yok oluş yaşanacaktı.

Bunun sancılı ve durdurulamaz bir gelecek olduğunu bildiğinden dolayı, bunu durdurmanın tek yolu Subaru’nun burada harekete geçmesiydi. Ama nasıl hareket etmeliydi ki?

Plansız hareket etmesi hâlinde, oracıkta öldürüleceğinden emindi.

Öte yandan lanet kuralını kullanacak olan Gustav’ı alaşağı etmek isteseler de Gustav, hem Subaru’dan hem de Hiain’den çok daha güçlüydü.

Gustav: “―― Reddediyorum.”

Böylece Gustav, Todd ve Arakiya’nın taleplerini reddetti, böylece bundan faydalanacaktı. Kullanacaktı.

Faydanalancaktı, kullanacaktı ama nasıl yapacaktı ki?

Todd: “…Ne?”

Umutsuzca beynini zorlamaya çalışan Subaru’nun düşünceleri de en az Hiain’inki kadar karmakarışıktı.

Aklından geçenleri unutmuş olan Subaru’nun aksine, Todd’un sesi duygusuz ve keskin bir tondaydı.

Subaru odadaki havanın daha boğucu ve ağır hâle geldiğini hissetti.

Sıcaklıktaki bu değişim, Gustav’ın Todd’un konuşma tarzından rahatsız olduğu zamandan farklıydı. Değişen şey havadaki sıcaklık ya da nem değildi, aksine atmosferin rengiydi.

Böyle bir havayla kaplanmış olan Todd, ellerini masasına dayamış olan Gustav’a bakarak şöyle dedi…

Todd: “Yazılı kararnamenin içeriğinde herhangi bir tutarsızlık mı var?”

Gustav: “Hayır. Mektup az önce bana söylediğiniz bilgilerin aynısını içeriyor. Başbakan’ın adı ve mührü de yanlış basılmamıştı.”

Todd: “O hâlde, ne tür bir isteğiniz var?”

Kollarını iki yana açan Todd, taleplerini reddeden Gustav’a bunu sordu.

Subaru da olup bitenleri anlamıyordu. Gustav, Todd’un İmparatorluk Başkenti’nden getirdiği talebi; Gladyatör Adası’ndaki tüm gladyatörleri lanet kuralını kullanarak yok etme talebini reddetmişti.

Nedendi? Nedeni neydi――…

Gustav: “――Resmî yetkili olarak İmparator Ekselansları tarafından görevlendirildim. Acil duruma hazırlık yapmam, hem bedensel hem de zihinsel olarak eğitilmiş gladyatörleri geliştirmeye çalışmam söylendi.”

Todd: “Başbakan’ın mührü, İmparator Ekselansları’nın iradesini yansıtır. Önceden aldığınız emirlerle çeliştiği için mi karar veremiyorsunuz? Tek gerçek yazılı kararnamedir, biliyor olmalısınız.”

Gustav: “Sahtecilikten şüphelenmiyorum. Bunu Başbakan’dan gelen yazılı kararname olduğunu kabul ediyorum.”

Todd: “…Ama yine de dikkate almaya değmez midir?”

Kaşlarını çatan Todd, anlayışlı gözleriyle anlam veremediği şekilde Gustav’a çevirdi.

Subaru da bu kez Todd’la aynı düşünüyordu. Gustav’ın taleplerini geri çevirmesine minnettar olsa da bunun arkasındaki gerçeğin ve nedenin ne olduğuna dair hiçbir fikri yoktu.

Ardından, aynı şaşkınlığı yaşayan Subaru ve Todd’un önündeki kişi söze devam etti.

Gustav: “İmparator Ekselansları’ndan doğrudan emirler almıştım.”

Todd: “Az önce dedim ya, yazılı kararname daha önceki emrinizi iptal ediyor ve bir sonraki emirlere uymanızı söylüyor…”

Gustav: “İmparator Ekselansları’nın emri, bu Ada’ya Vali olarak atandığımda gelmişti.”

Todd’un sözlerini kesen Gustav, tercihinin gerekçesini açıklıyordu. Birkaç yıl önce, Gustav; Gladyatör Adası’na Vali olarak atanmıştı.

Bu――…

Gustav: “İmparator Ekselansları bana şunu söylemişti. ‘――Benden emir alsanız bile, verdiğim ilk emre karşı itaatsizlik etmeyin.’ ”

Todd: “――――”

Gustav’ı bu duruma getiren, yol gösteren sözler şüphesiz bunlardı.

Bu sözler Gustav’ın bu duruma düşeceğini öngörmüştü. “Uygun hazırlık” gibi bir şey en azından yeterli değildi, bu yüzden bu; öngörü olmadan oluşturulamayacak bir emirdi.

Vollachia İmparatoru Vincent yüzünden―― Hayır, Abel yüzünden, geleceğe yönelik hazırlıklar yapılmıştı.

Todd: “Yani demek istediğiniz, İmparator Ekselansları’ndan daha önce emir aldığınız için İmparator Ekselansları’nın şimdiki emirlerine itaat edemeyeceğinizi mi söylüyorsunuz?”

Gustav: “Ayrıca, bana sebebini bilmeme gerek olmadığını söyledi. Resmî yetkili olarak ben de aynı fikirdeyim. Bilsem de bilmesem de bütün gücümle yerine getirmem gereken görevler değişmez.”

Başını sallayan Gustav, Todd’un sorusuna sert bir şekilde yanıt verdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, kararlı tavrını sürdüren Gustav’la yüzleşirken gözlerini hafifçe kıstı. Bakışlarıyla Gustav’ı bir şekilde ikna etmeye çalışıyor gibi görünse de yüzünün şekli bunu yansıtmıyordu.

Ne de olsa dinlemeyi reddeden bu kararlı adamı ikna etmek için sözlerini tüketmesine artık gerek yoktu.

Başka bir deyişle――…

Todd: “Arakiya. ――Müzakereler bozuldu.”

Gustav: “――Hık!”

Böylece Todd, Arakiya’yla düz bir sesle konuştu.

Ardından, ölümcül bir durum ortaya çıkmadan önce, Gustav masanın dört bir yanını dört koluyla kavrayarak masayı iki ziyaretçiye doğru fırlatmak üzereydi.

Kalın ve güçlü kollarındaki kaslar şiştikçe, yüz kilograma yakın olduğu anlaşılan masayı kolayca kaldırdı――…

Arakiya: “Sıçra――…”

Bu duygusuz ilahiyle Arakiya elindeki tahta dalı Gustav’a doğru tuttu.

Hemen ardından asanın ucundan fışkıran son derece güçlü su, Gustav’ın taşa benzeyen yüzünü, boynundan yukarısındaki her şeyle birlikte tamamen uçurdu ve hayatı âniden ölüye dönüşüverdi.

△▼△▼△▼△

Ağır bir gümbürtü duyuldu ve ayakları bir anlığına havalanan masa yere düştü. Ardından, sanki tüm varlığını kullanarak masayı fırlatmaya çalışıyormuş gibi, boynundan yukarısını kaybetmiş olan Gustav’ın bedeni yere yığılıverdi.

Başını kaybettiği boynundaki yaradan büyük miktarda kan fışkırdı ve ofisin zeminini durmaksızın kirletti.

Yayılan taze kan, Gustav’ın gerçek olamayacak kadar hızlı ölümünde ısrar ediyor gibiydi.

Todd: “Çok Kollu Kabilenin insanları, kaç kolları olursa olsun hepsi kesinlikle aynı. Bir şeyi elde etmek istiyorsanız gidin de biraz kol değil de kafa ekleyin.”

Todd ölü Gustav’a bakarken boynundaki kemikleri kırdı. Sonra dalının ucuna dikkatle bakan Arakiya’ya baktı ve başını eğerek “Neyin var?” diye sordu.

Todd: “Kendi gücüne şaşırmış olamazsın, değil mi?”

Arakiya: “Yanlış. Ama şaşırdım… Sadece küçücük suyla bu kadar güç.”

Todd: “Oh, bu ha. Dağılmış insanlardan oluşan bir kalabalığa saldıracaksan su yerine ateş kullanmak daha iyidir ancak rakibin tek bir kişiyse o zaman su kesinlikle en iyi tercih olacaktır. Bir dahaki sefere, rakibinin kafasının içine bir bardak ya da daha fazla su koy, bu yeterli olur.”

Arakiya: “Anlaşıldı… Todd?”

Todd bir yandan korkutucu şeyler söylerken bir yandan da Gustav’ın cesedine doğru yürüdü. Kaşlarını indirirken Arakiya, yanından biraz büyükçe bir bıçak çekmiş olan Todd’a seslendi.

Kadının çağrısına cevap vermeyen Todd, masanın üstündeki cesedin arkasına geçti ve bıçağını cesedin kalın sırtına acımadan saplayarak cesedi dikey olarak ikiye ayırdı.

Sanki bir balığı doğrarmışçasına, hiç acımadan uyguladığı bir yöntemdi.

Boyundan çok miktarda kan akıyordu ama zaten ölmüş olan cesetten fışkıran kan çok azdı; buna rağmen Todd, hiç de az olmayan kanla banyo yaparak, tadını çıkarırken Gustav’ın cesedini inceledi.

Subaru: “――――”

Refleks olarak gözlerini o sahneden kaçıran Subaru, kendi titremesinin farkına vardı.

Subaru şimdiye kadar Todd’un korkunç bir düşman olduğunu her zaman düşünmüştü ama onu ilk kez böylesine grotesk* bir davranış içinde görüyordu. ――Bir insanı alıp sanki bir hayvanmış gibi parçalara ayırabileceğini düşünmek…

(Ç.N: Groteskin kelime anlamı; fantastik, ürpertici, çirkin gibi kavramlardır. “Grotesk şekilde davranmak” aşırı, garip, tuhaf veya abartılı bir şekilde davranmak anlamına gelir. Bu tür davranışlar genellikle sıradışı, komik veya absürt bir izlenim yaratır. Grotesk davranışlar, normal veya beklenenin dışında, bazen de korkutucu veya rahatsız edici olabilir.)

Todd’un şiddeti, doğrudan düşmanları ve tehlikeyi ortadan kaldırmaya odaklanıyordu.

Cesetleri bu şekilde kirletmekten hoşlanıyorsa Subaru, Todd’un her seferinde onu öldürdükten sonra kendi cesedinin de aynı şekilde kirletilip kirletilmediğini merak etti.

Bunu düşünürken dayanılmaz korku ve tiksinti hissi tüm vücuduna hâkim oldu.

Kulaklarını tıkamak istemesine neden olan nahoş seslerin arasındayken Subaru, kulaklarını tıkayamıyordu.

İçgüdüsel olarak duygularını öldürmek istemesine neden olan bir senaryoda bile, orada neyin gizlenebileceğini asla bilemezdi. Belki de Todd’dan kaçarken yakınlarında cesetler olduğunda, dikkatini onlar dağıtılabilirdi.

Ve neden böyle aptalca bir şey düşündüğünü――…

Todd: “――İşte buradasın.”

Arakiya: “――? O şey?”

Birden nahoş sıvı sesi sona erdi ve Todd’la Arakiya’nın konuşması değişti.

Arakiya da Todd’un kaba zevki karşısında sesini alçaltmış, Todd da yanağına sıçrayan kanı elinin tersiyle silerek fazlasıyla kayıtsız bir şekilde cevap vermişti.

Todd: “Bu, laneti etkinleştiren alet, gördüğün gibi, lanet aracı. Onun gibi birinin bunu bir şekilde vücudunda saklayacağını düşünmüştüm.”

Arakiya: “Lanet aracı…”

Todd: “Lanet kuralını etkinleştirmek için gerekli… Ah, bilmiyorsan sorun değil. Boş ver.”

Bunu söylerken Todd’un Gustav’ın vücudundan çıkardığı şey, büyük vücudunun tam ortasına gömülmüş olan siyah bir küreye benziyordu.

Todd’un lanet aracı olarak adlandırdığı küre en fazla bir golf topu büyüklüğündeydi.

Öyle olsa bile, bu şey; lanet kuralını etkinleştirmek için gerekli olan lanet aracıydı.

Başka bir deyişle――…

Todd: “Bu şey bende olduğu sürece, sahibinin yaşayıp yaşamaması önemli değil. ――Kesinlikle aptalca bir şey yaptın.”

Elindeki lanet aracıyla oynayan Todd, bir yandan Gustav’ın cesedine seslenirken bir yandan da başını kahramanca bir şekilde kaybetmiş olan cesedin sırtından uzaklaştı.

Sesinde ne acıma ne de sempati vardı. Bunun yerine, kayıtsızlık ve tiksinti vardı.

Todd: “Bir canavarla kapışabileceğini düşünmen çok garipti.”

Todd başını eğerek mırıldandı, muhtemelen Gustav’ı tek bir nefeste öldüren Arakiya’ya atıfta bulunuyordu.

Ancak ne hayatını kaybeden Gustav ne de olay yerinde bulunan Subaru, söz konusu “canavarın” hiç şüphesiz Todd olduğunu düşünmekten kendilerini alamadılar.

Subaru: “――――”

――Bu yüzden, ne pahasına olursa olsun, lanet aracını o “canavardan” çalmalıydı.

Todd: “Arakiya, elime su döküver. Kanı durulamam lazım, ayrıca adadakilere gelince――…”

Gustav’ın cesedini parçaladıktan sonra kanlı bıçağını ve ellerini yıkamak isteyen Todd’un dikkati Arakiya’ya yöneldi.

Elindeki lanet aracını bir anlığına çalışma masasının üzerine bırakan Todd, Arakiya’nın yanına döndü.

――İçgüdüsel olarak Subaru, yapacağı şeyin tam zamanı olduğuna karar verdi.

Arakiya: “Ah.”

Arakiya’nın sözleriyle ağzı bir karış açık kalan Todd arkasına döndü. Bir anda odanın ortasında beliren ve elini masanın üzerindeki lanet aracına uzatan bir çocuğu fark eden Todd’un gözleri fal taşı gibi açıldı.

Hiain’in kamuflajı, görevini tamamlayarak sona erdi.

O kadar iyiydi ki ne titiz Todd ne de canavar derecesindeki Arakiya, Subaru ve Hiain’in varlığını fark etmişti.

Subaru: “Hiain!”

Parmak uçlarıyla lanet aracını yakaladığı anda Subaru, uzandığı zemine asimile olarak kendini gizlemiş olan Hiain’e seslendi.

Ancak bakışları tamamen farklı bir yöne―― ofisin girişine çevrilmişti.

O yöne dönerek sesini yükseltti…

Subaru: “Bütün odayı havaya uçur!!”

Todd: “――Hık, Arakiya!”

Subaru’nun zoraki bağırışını duyan Todd hemen Arakiya’ya seslendi. Arakiya da kapıya doğru tetikte beklerken Todd’un yanından ayrılmadı.

Kapıya yakın bir yerden çirkin bir saldırının gelmesi durumunda, buna karşılık verebileceklerdi.

Ancak――…

Todd: “――Blöf müydü!?”

Bir saniye içinde, hiçbir şeyin olmadığı bir anda, Todd; Subaru’nun amacını anladı. Ancak sadece o bir saniyenin verilmesiyle Subaru amacını gerçekleştirebildi.

Lanet aracını kavradı ve hemen ardından da――…

Hiain: “Vooaaağğhhh!”

Hiain ulurken, lanet aracını eline geçirmiş olan Subaru’nun beline doğru uçarak geldi ve onu yakaladı. Hemen ardından Hiain, Subaru’yu kollarında tutarak odanın girişinin karşısındaki tarafına―― ofisin penceresine daldılar.

Vücutlarının tüm ağırlığı pencereye çarptı, Subaru’yla Hiain pencere çerçevesini parçalayıp dışarı uçtular.

Dışarı atladıkları an――…

Arakiya: “Sıçra――”

Ve böylesine duygusuz bir ilahiden hayal bile edilemeyecek bir güçle sel, ofisi harap etti.

Muazzam basınçlı su, Gladyatör Adası’nın üst tabakasını uçurdu ve odanın sahibi Gustav’ın titizlikle düzenlediği mobilyalar ve kitaplıklar acımasızca süpürüldü.

Ancak――…

Arakiya: “Gitmişler.”

Odadaki eşyaların kırık duvarlardan teker teker dışarı akmasını izleyen Arakiya, ıslak zemine basarak mırıldandı.

Yıkık ofisin dışından aşağıya doğru bakıldığında, duvar boyunca bağlanmış beyaz bir bez görülebiliyordu.

Birileri onu tutarak elinin aşağa kaymasına izin verirse aşağıdaki zemine kadar inebilirdi.

Arakiya: “Bu…”

Todd: “Demek bizi pusuya düşürmek için tamamen hazırlıklıydılar, ha? ――O çocuk, neyin nesiydi ki?”

Arakiya’nın yanında, duvardan dışarı bakan Todd elini ağzına götürerek mırıldandı.

Gözlerini kısan Todd, dikkatli bir şekilde düşünerek küçük bir iç çekti.

Todd: “Arakiya, git de lanet aracını kurtar. Öldürmekte sorun yok.”

Arakiya: “Anlaşıldı. Peki ya sen Todd?”

Todd: “Yapacağım şeyleri bilmene lüzum yok.”

Todd, başını sallayarak Arakiya’nın sorusunu bu şekilde geçiştirdi. Ancak Arakiya bundan rahatsız olmadı ve bunun yerine yıkık duvardan dışarıya doğru eğilerek doğruca aşağıya indi.

Ucuz numaralar olmadan, herhangi bir yardım almadan, onlarca metre yükseklikten.

Ardından, Arakiya’nın davetsiz misafirleri kovaladığını gören Todd bir iç daha çekti ve…

Todd: “…O velet kesinlikle berbat kokuyordu.”

Böylece gözlerinde hiçbir ifade yokken mırıldandı ve sıkıntıyla dilini şaklattı.

#Subaruuu! Subaru’dan hiç beklemeyecek bir hareketle, lanet aracını kaşla göz arasında çalıverdi. Hiç beklemediğim bir şeydi, valla helal olsun. Bakalım bundan sonra işler istediği gibi mi ilerleyecek, yoksa işler tekrar raydan mı çıkacak? Sonraki bölümde görüşmek üzere!



4.9 8 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
18 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Vatkalı
Vatkalı
22 Temmuz 2024 00:35

Çeviri için teşekkürler clumsy gibi seni de kaybedersek kalbim kaldırmaz.

Vatkalı
Vatkalı
Yanıtla  Vatkalı
22 Temmuz 2024 00:38

Bu aarada 9. Cildi yazmaya başlamız tappei yetişmek baya zor olacak gibi

Vatkalı
Vatkalı
Yanıtla  Bertiel
22 Temmuz 2024 12:01

Bence kendini fazla zorlamana gerek yok. Bir discord server açıp gönüllülerden ekstra çeviriler alsan iyi olabilir diye düşünüyorum

Anonim
Anonim
22 Temmuz 2024 11:39

Subaru nun ölümden dönüsünün daha ne gibi anomalikleri olacak merak ediyom

Anonim
Anonim
22 Temmuz 2024 22:52

İşte beklenen gelmişşşş.

Çeviri için teşekkürlerr

Anonim
Anonim
22 Temmuz 2024 22:56

Toplam 12 arc olacak diye biliyorum Re:zero. Daha 8. arc yeni bitti ve biz daha 7. arcı okumamıza rağmen bir sürü ama bir sürü şeye şahit olduk. Subaru bütün otoritelri kendinde toplayıp ilahi bir varlığa erişecek gibi duruyor ama daha yazılmamış 5 arc var. Cidden uzun ve kalileti/keyifli bir seri. Bakalım gelecekte neler göreceğiz

Anonim
Anonim
Yanıtla  Anonim
22 Temmuz 2024 22:59

Özellikle Aı hakkında öğrenemediğimiz çook fazla şey var. Acaba Aı bizi nasıl şaşırtacak. Gece gece yine bir merak sardı 😀

Malper
Malper
23 Temmuz 2024 10:14

gerçekten lanet aracı varmış ama bu beni daha da sevindirdi açıkcası benim teorimdeki gibi mana eksikliğinden olsaydı arakiya ile kapışmak zorunda kalacaklardı böylesi daha rahat oldu

furkan
furkan
27 Şubat 2025 12:57

Adammm

İzanagi
Üye
26 Haziran 2025 18:00

Bölüm için teşekkürler

Aizen Poyraz
Üye
12 Ağustos 2025 21:58

Tappeiyi taniyorsam ceci bi bok yapmicak

gariphasan
Üye
4 Eylül 2025 20:36

çeviri için teşekkürler

baryonnarutotr
Üye
13 Kasım 2025 15:36

Subaru baba işini biliyor bu döngü halloldu piç todd dan nefret ediyorum arakiya dan da

Heisenberg
Üye
25 Kasım 2025 14:14

Gustav in bu kurganla bi bağlantısı oldugunu düşünmustum ama onun 8 kolu vardı diyip gecirtirmistim ama gerçekten de onun soyundanmis

Clumsy_Fan
Üye
28 Haziran 2026 13:24

Çeviri için teşekkürler.

Lanet kuralı harbiden gerçek çıktı ve yeni bi ilahi general hakkında bilgi kazandık. Toddun Jamalıj göz bandının hangi gözünde olduğunu hatırlamayıp barusunun kokusunu hatırlamasıda garip. Bence bu seferde ölümle bitecek ama hadi hayırlısı.