Bölümün ortalama okuma süresi 22 dakikadır. İyi okumalar dileriz.

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※
ㅤㅤㅤㅤ
Çevirmen: Bertiel
Destekçilerimiz: Donatus, Echi_dna, Kyooko, Nurullqhx, Atakan Soner
ㅤㅤㅤㅤ
Destek vermek isterseniz TIKLAYIN!
Discord’a gelmek isterseniz TIKLAYIN!
ㅤㅤㅤㅤ
※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
――İsyanın alevleri Vollachia İmparatorluğu’nun dört bir yanına yayıldıkça, huzursuzluk belirtileri de her geçen gün artıyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent Vollachia’nın İmparator unvanıyla tahta çıkmasının üzerinden dokuz yıldan fazla bir süre geçmişti ama ilk defa içişleri bu denli alev alev yanıyordu, insanların kalpleri de çalkantı içindeydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vollachia İmparatorluğu’nun mazisi hep savaşlarla dolu olmuştur.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Her ne kadar tarihte eşi benzeri görülmemiş bir barış dönemine girilmiş olsa da İmparatorluk Başkentinin erişemeyeceği yerlerde meydana gelen çatışmalar tamamen önlenemiyordu. Sonuç olarak da halk hiçbir zaman tam anlamıyla huzura kavuşamadı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak yine de İmparatorluk Başkenti Lupugana’da yaşayan insanlar bir nebze de olsa huzura kavuşmuştu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İmparatorluk Başkenti İmparator’un hâkimiyeti altında olduğu için de sadece bu muhteşem şehirde çatışmalar meydana gelmiyordu. Bir nevi bu huzur İmparator Vincent Vollachia’nın otoritesine dayanıyordu―― Ancak bu da geçmişte kaldı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Geçen yıl İmparatora yönelik bir suikast teşebbüsünün gerçekleştiği yer de İmparatorluk Başkentinden başka bir yer değildi. İmparator o kadar ağır yaralanmıştı ki neredeyse ölümden kıl payı kurtulmuştu, olayın sorumlusuysa İlahi bir Generaldi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu olaydan sonra da halk, İmparatorluk içinde olsalar bile, tam anlamıyla güvende olmadıklarını öğrendiler. Bunu öğrendikten sonra da böyle olacağını öngörmüşlerdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu nedenle İmparator’un statüsü, İmparatorluğun en güçlü askerî gücü olan Dokuz İlahi General’in isyanı karşısında bile sarsılmadı, Vollachia İmparatorluğu ne kadar sarsılırsa sarsılsın yıkılmayacaktı――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
???: “――Halkın can güvenliği ve umutları son zamanlarda ciddi şekilde zarar gördü.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İmparatorlukta benimsenen ana ilkelerdeki çatlakların teyit edildiği bir rapor.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu rapor haşmetli taht odasında yankılandığında, bu tatsız sözlere kulaklarını kapatmaya çalışan herkesin acımasızca kellesi uçurulabilirdi, bu yüzden herkesin bu kadar tereddütlü olması şaşırtıcı değildi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İmparatorluk Başkentinin Kristal Sarayında sıralanmış memurlar ve askerî subaylar―― savaş alanları farklı olsa da Vollachia İmparatorluğu’nun merkezinde toplanan bu insanların hepsi şüphesiz birer savaşçıydı. Bu insanlar bile tereddüt etmekten kendilerini alamıyorlardı çünkü burada ödlek bir savaşçı olarak görülmenin ölümden başka bir şeyle uzaktan yakından ilgisi yoktu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Hiçbirinin asıl korktuğu şey ölümün ta kendisi değildi. Asıl korktukları şey yok yere ölmekti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vollachia’nın yiğit bir savaşçısına yaraşmayacak bir ölümle tanışacaklarından korkuyorlardı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu doğrultuda generaller, bunu öneren ak saçlı bilge yaşlı adama, yani Başbakan Berstetz Fondalfon’a hürmetlerini sundular. Ve ardından, Başbakan’ın hazırlayıp sunduğu rapora Vincent’ın ne yanıt vereceğini beklediler.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Narin vücudunun tamamını çevreleyen geniş taht, Vollachia’nın ilk İmparatorundan bu yana otoritenin sembolü olarak süregelmiştir.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Tahtın iki yanına çekilmiş milli bayrakla, kılıçlarla delik deşik edilmiş bir kurttan oluşan milli simge askerlere tepeden aşağıya bakıyordu. Arkasında Kılıç Kurdu’yla Vincent sakin ve soğukkanlı bir şekilde oturuyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Tahtına usulca yaslanan Vincent, hiçbir askerî gövde gösterisi de yapmıyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Hatta hiç kimse, akıl almaz bir bilgeliğe sahip olan bu İmparatorun askeri alanda da yetenekli olduğuna dair bir dedikodu duymamıştı. Onu kılıç sallarken ya da ava çıkmaya hevesli biri olarak görmek de pek olası değildi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bir İmparator, İmparatorluk tahtında oturduğu müddetçe, İmparatorluğun tamamını ayrım gözetmeksizin yönetmesi beklenirdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Her ne kadar İmparatorluk güce her şeyden çok değer verse de en tepedeki İmparator için savaş becerisi bir gereklilik değildi. Çünkü İmparator’un kılıcı, onun emsalsiz derecede güçlü müritlerinden başka kimseyle kıyaslanamazdı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
???: “――Hık.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Beklemekten başka bir şey yapmayan İmparator’un baskısı altındaydı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Onu devirmeye kalkışarak hiçbir şey kaybetmeyecek olmalarının yanı sıra, taht sadece birkaç saniyelik mesafedeydi. Şayet güçlünün zayıfı ezip geçmesi doğal bir şeyse İmparatorluk birliklerinin bu İmparatordan korkmaları için en ufak bir neden bile yoktu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Yine de aradaki mesafe ve İmparator’un karşı konulamaz varlığı göz ardı edilemezdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Halkın can güvenliği demek, hmm?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
O âna dek süren suskunluğu bozan bu sözler âniden İmparator’un dudaklarından dökülüverdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Tam da taht odasını sarmalayan gergin hava yatışacakmış gibi görünmüşken, aksine daha da ağırlaşarak askerlerin yüreklerine saplandı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent badem karası gözlerini kısarak, göğsünün önünde yumruklarını ve avuçlarını birleştirerek bağlılık yemini etmekten vazgeçmeyen Berstetz’e baktı,
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Ne zamandan beri ülkemin imparatorları halkının ızdıraplarını göz önünde tutmaya başladı?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstez: “…Ne kastettiğinizi anlıyorum, Ekselansları. Ancak gerçek şu ki halkın kulaktan kulağa yaydığı dedikodular Ekselanslarının hükümdarlığına gölge düşürmektedir. Bu durum ihmal edilmesi neticesinde bu hastalıklı zehirli kan tüm İmparatorluğa sirayet edecektir.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Tüm o zehirli kanın oluk oluk etrafa yayılacağını mı ima ediyorsun?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Affınıza sığınarak, İmparator Ekselanslarının bile kellesi uçurulursa hayatını kaybedecektir. Sırf bir uzvumuzu kurtaralım diye başımızdan olmak ihtiyatsızlık değil midir?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Bu meselenin üstesinden sadece parmaklar, kulaklar ve tırnaklarımızı yitirerek gelinebilseydi şüphesiz harika olurdu.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz son cümlesini başını eğerek tamamlayarak kendi fikrini de beyan etmiş oldu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu açık sözlülük ya da başka bir deyişle düşüncesizce yapılan teklif diğer askerleri dehşete düşürdü. Ama aynı zamanda, onlar adına konuşup söylenmesi gerekeni dile getirdiği için de ona minnettarlık duyuyorlardı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ne de olsa Berstetz, İmparatorluğa yayılan isyana ilişkin tüm askerlerin fikirlerini dile getirmişti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İmparatorluk Askerleri; Vincent’ın hükümdarlığına razı olan, ara sıra sesini yükseltenlerle aynı safta yer alan, her yerde isyan çığlıkları atan insanlara karşı öfkeliydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Şayet birinci grubun bir parçası olunursa cesur bir düşman olarak sahneye çıkmaya da hak kazanılırdı. Peki ya ondan sonra gelenlerin utanç verici hâlleri?
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Savaşmak, kazanmak ve koruma altına almak İmparatorluk halkının başlıca ilkeleriydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
“İmparatorluk halkı güçlü olmalıdır”, çok fazla insan bu sözün amacını çarpıtarak kendi çıkarları için kullandı. Bu insanları yok etmek, “İmparatorluk halkı güçlü olmalıdır” amacının ete kemiğe bürünmesinin tek yolu değil miydi?
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak Vincent bu isyanlara karşı herhangi bir önlem almayıp, onları savuşturmak için dört bir yana yayılmış garnizonlara bel bağlamıştı. Buna rağmen――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Tüm Birinci Sınıf Generalleri sırf isyanları yatıştırmak için göndermek durumu kökünden çözmeyecektir.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Baya belagatli* konuştun, Berstetz. Tüm askerî birlikler arkandayken benim karşıma dikilip böyle konuşman, sanki isyanın başındaymışsın gibi bir izlenim yaratıyor.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
(Ç.N: Belagat, konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.)
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Şakacısınız. Bir isyana liderlik edip Ekselanslarını tahttan indirmeye hiç de hevesli değilim.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Hmph.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent hafif bir homurdanmayla Berstetz’in yalanlamasına aldırmadı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Yine de Vincent’ın neden böyle bir şey söylediği anlaşılabilirdi. Ne de olsa Berstetz’in tüm konuşmaları uzunca bir süredir İmparatorluk askerlerinin yürekleri içindi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Birinci Sınıf Generallerin planlanan konuşlandırmalarından bahsederek bunun yetersiz olduğunu dile getirdiği nokta da buna dahildi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bunu müteakiben yaşanan kan revan içindeki sivri dilli ağız dalaşını bir kenara bırakırsak――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Ekselansları, bu isyan…”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Tavsiyene kulak kabarttım. Ancak――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Benim de kendi planlarım var.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent’ın bakışları hem Berstetz’in hem de bir araya gelen generallerin ve askerlerin üzerinde gezindi, İmparator’a duyabilecekleri tüm kuşkuları bertaraf etti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Taht odasına toplanmaları için haber verildiğinde, birliklerin her biri Vincent’ın bu isyana karşı tavrındaki çekimserliğini hissediyorlardı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Gerçi, askerler adına konuşan Berstetz’di ama askerlerin ortak duyguları Berstetz’in ağzından çıkanları duyduklarında daha da güçlendi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bir bakıma isyanın alevleri dalga dalga yükselirken bu hisler de söndü.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Büyük bir yangının rüzgâr ve su yardımıyla kontrol altına alınması gibi, onlar da yavaşladılar, zayıfladılar ve boğuldular.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ve sonra da――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Veya sözlerimden şüphe mi duyuyorsun?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz’in kaşları, böylesine yüce bir bilgeliğin sahibi olan İmparator tarafından kendisine sorulduğunda titredi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Diğerlerinin algılayamadığı o incecik gözlerin arkasında ne tür duyguların titreştiği, orada bulunan hiç kimse tarafından bilinmiyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Kesin olan tek bir şey vardı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Askerler: “――Hayır, katiyen duymayız!”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Askerlerin sesleri bir ağızdan çınlayarak İmparator’un sorusuna yiğitçe cevap verdiler.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Askerler ayaklarını yere vurarak bellerindeki kılıçları çekip kaldırdılar. Sivil memurlar da avuçlarını ve yumruklarını göğüslerinin önünde birbirine kenetleyerek her biri konumuna yakışır şekilde saygıyla eğildi ve İmparator’un sorusuna bu minvalde cevap verdiler.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Hiç kimse İmparator Vincent Vollachia’nın ne düşündüğünü deşifre edemezdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak şayet kendilerine yöneltilen soru, kavrayamadıkları düşüncelere itimat edip etmemekse o zaman buna yanıt hayır olmalıydı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Güvenmek için gerekenler, sözler ve başarılarsa Vincent da bu konuda kendisini çoktan kanıtlamıştı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Başarıları takdire şayandı, başta imparator olmak için düzenlediği “İmparator Seçiliş Merasimi” ve ardından büyük kargaşaların eksik olmadığı bir saltanat dönemi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Performansıyla göz dolduran İmparator, aynı zamanda itimat için gerekli sözleri de söylemişti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
――Sözlerimden şüphe mi duyuyorsun, diye sormuştu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Bu isyanı enine boyuna değerlendirdim. Yani, sizlere bu işi baştan sonuna kadar, her detayını anlatmazsam tatmin olacağım bir şekilde boyun eğmeniz söz konusu olmaz değil mi?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Askerler: “――Hayır, katiyen olmayız!”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Madem öyle, kulaklarınızı dört açın, gözleriniz kaymadan önce gerekenleri yapın. Gerekeni yapamayanlara makamınızın kibarlığını göstermek gibi bir niyetim yok.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İmparator’un sözleri hem soğuk hem de keskindi, bu yüzden askerlere çok tanıdık geliyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent’ın bakışları ve ses tonu diğerlerinin ruhlarındaki şevki manipüle etme gücüne de sahipti. Şeytani yapısı, hem samimi hem de duygusuz oluşu, o anda askerlerin yüreklerini yakıp kavuruyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ne düşündüğünü merak eden askerlerin gözleri kaygı ve şüpheyle kamaştı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Somut bir cevap da verilmedi. Ama askerlerin buğulanmış gözleri aydınlandı. ――Çünkü İmparatorları, onlara açıkça en derin entrikalarıyla oynadığını göstermişti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak o zaman birçok İmparatorluk Askeri zafere güvenip savaşmaya devam edebilirdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Bana ve askerlere az da olsa bilgi vermek ister misin?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Niyeymiş? Açığa çıkarırsam stratejime gölge düşecektir. Aksine karşılığında ne kazanacaksınız ki? Hem senin hem de ileride başına geleceklerden ürken askerlerin gönlü rahata ersin diye mi?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent sert bir tonla Berstetz’i başından savdı, sanki bunları tartışmanın bir anlamı olmadığını söylemek ister gibiydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak askerler Vincent’ın cevabını desteklediler. Artık kalplerinde daha önce Berstetz’in sözlerinin kendileri adına konuştuğu hissi yoktu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Hatta Berstetz’in önerisine kızıp hayal kırıklığına uğramışlardı. Vincent kendi düşüncelerini net bir şekilde ortaya koymuştu. Bu yeterliydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Aynı görüşte olmayabilirsiniz. Ancak ben sırf İmparatorluğun itibarı için bir açıklama yapma arzusunda değilim.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent suskun Berstetz’e bakarak bunları ilave etti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İmparator’un sesinin ikna olmamış muhaliflerini ikna etmesiyle askerlerin çoğu içten içe başlarını salladı. Başka söze de gerek yoktu. Yine de İmparator devam etti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Ancak ifade ettiğim gibi. Niyetimi açığa vurmak gibi bir arzum yok. Aksine, size tek bir şey söyleyeceğim.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Ekselansları…”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “İmparatorluk halkı güçlü olmalıdır.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Kılıç Kurt’unun şanına yakışır bir harp meydanı hazırlayacağım.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent ağır ağır başını sallayarak toplanan askerlere Berstetz’in önünde söz verdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bir çırpıda askerlerin bedenlerinde kavurucu bir tutku alevlendi. Onları saran cehennemin alevleri, İmparatorluğun dört bir köşesinde yayılan isyanın alevlerinden aşağı kalır değildi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İsyan İmparator’a duyulan güvensizliğin aleviyse askerlerin içindeki yangın da İmparator’a duyulan güvenin aleviydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent ve Berstetz: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent ve Berstetz sessizce birbirlerine bakarken, askerler arasında sessizce bir sıcaklık oluşmuştu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Her ikisi de marifetleri sayesinde İmparatorluğun en yüksek mevkilerini işgal eden İmparator ve Başbakanın bakışlarındaki maksadı etraflarındaki askerler tahmin edemezdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak Berstetz, İmparator’un niyetini baltalayacak başka bir açıklama yapmadı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ama bunun yerine――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――Ekselansları, affınıza sığınarak, bir soru daha sormak istiyorum.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Daha fazla sorun ve kuşkun mu var? İlk seferkinden farklı olarak, arkanızdakiler sizin tarafınızdaymış gibi görünmüyorlar.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Başbakan makamındaki birinin müttefiklerinin varlığına ya da yokluğuna dayanarak bir tavsiyede bulunup bulunmayacağına dair karar vermesi çok zordur.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Ağzındaki baklayı çıkar. Konuş.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent ince çenesini sallayarak onu konuşmaya teşvik etti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Buna karşılık Berstetz sözlerine “O hâlde” diye başladı ve devam etti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu da――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――Siyah saçlı Veliaht Prens.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Ülkenin her köşesinde isyan edenler onu kendilerine lider olarak seçtiler. Kendisi siyah saçlı, siyah gözlü bir çocuktur ve soyu da… Ekselanslarının ifşa edilmemiş bir oğlu olmasına dayanmaktadır.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ateş Büyüsü Taşlarının manayla doldurulması gibi, Berstetz’in bu büyü taşlarını iyi ya da kötü bir şekilde fırlatışı, bir kez daha etrafını net bir şekilde algılayamayan askerlerin nutkunun tutulmasına neden oldu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Askerler bu konudaki dedikoduları duymuştu. Hatta dedikoduların gerçek olup olmadığını umursamadıklarını söylemek onlar için bile yalan olurdu. Ancak bunları teyit edecek cesarete sahip değillerdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz bu konuyu dolaysız bir şekilde dile getirdiğinde yine bir bekleyiş oldu, zira düşmanlıkla dolup taşması gereken askerler bir anda geri adım atar gibi oldular.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Veliaht Prens’in varlığı artık tüm İmparatorluk halkının başlıca ilgi odağıydı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent’ın bakışları ona nasıl da bakıyordu, kulakları nasıl da işitiyordu ve ağzı nasıl da laf yapıyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Kısa bir duraksamadan sonra Vincent Başbakan’a “Berstetz” diye seslendi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ve sonra da――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Böyle yersiz dedikodulara kanıp etkilenmeyin. Hiç çocuğum yok. Hatta gerekirse bu söylentilerin nereden çıktığını da bulup tahtın varisini huzuruma çıkartabilirsiniz. Onu eğlencem için bir palyaço olarak kullanacağım.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Siyah saçlı İmparator yüzünde kötücül bir gülümsemeyle onlara bu konuda teminat verdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
△▼△▼△▼△
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――Veliaht Prens gerçekten de Ekselanslarının oğlu değil miymiş?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu, birkaç dakika önce geniş bir kalabalığın huzurunda sorulan sorunun bire bir aynısıydı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak sesindeki duygu tonlaması bir parça farklıydı, sanki daha fazla ağırlık taşıyordu. Bu ciddi bir sorgulayıştı, sadece işitenlerin anlayabileceği bir ses tonuydu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ne de olsa soruyu soran yaşlı adam için bu bir hayat memat meselesiydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Sorunun geçtiği yer ne taht odası ne de Kristal Saray’dı, İmparatorluk Başkentindeki Başbakanlık rezidansıydı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Her ikisi de İmparatorluğun yönetiminden sorumlu olmalarına rağmen, Vincent ve Berstetz arasındaki tansiyon her zaman uç noktadaydı, kibarca söylemek gerekirse çevrelerindeki izlenim anlaşamadıkları yönündeydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu bakımdan aralarındaki iletişime şahit olanların büyük bir şok yaşayacağı kesindi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent Vollachia gizlice Berstetz Fondalfon’un malikânesini ziyaret edince bir odada bu şekilde karşı karşıya geldiler.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Kuşkusuz, “şok” kelimesinin anlamına göre hareket edildiğinde, yaşananlar gerçeğin çok daha ötesinde olurdu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent bu soru karşısında siyah gözlerini kıstı, gözlerini ortağına dikip sessiz kaldı. İmparator basitçe düşünmekten ziyade, rakiplerini köşeye sıkıştırmak için duraksardı, bu bakımdan Berstetz’in acelesi yoktu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Hem sessizliğin hem de duraksamanın yaratacağı etkileri bilecek kadar yaşlı bir adamdı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Her ne kadar bu bir “hayat memat meselesi” olarak adlandırılsa da soruyu ortaya atarken, cevap beklerken Berstetz’in görünümünde en ufak bir endişe, telaş ya da kendi çıkarını gözetme emaresi bile yoktu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Hakikaten de kendini koruduğuna dair en ufak bir ipucu yoktu. Bu yaşlı adamla ilgili en endişe verici şey de buydu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Besbelli şekilde.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Cevap değişmeyecek. Varisim yok. Tüm bunlar safsata.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Daha önce de söylediğim gibi, bu görüşme dışarı sızmayacaktır. Hatta Birinci Sınıf General Olbart bile gelse onun keskin kulakları bile hiçbir şey duyamaz. Siz de bunu çok iyi biliyorsunuz.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Uzun bir aradan sonra Berstetz, Vincent’ın cevabına karşılık verdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz’in malikânesindeki “çay odası”, sırf gizli görüşmelerin yürütülmesi amacıyla tüm ihtiyaçların temin edildiği küçük bir kaleydi. Vollachia’da az bulunur büyü kullanan gizemli bariyerlerin, gizli lanet teknikleri ya da Meteorlar gibi şeyler kullandıkları söylenirdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu “çay odasının” tek başına koca bir şehri satın almaya yetecek kadar pahalı olduğu söyleniyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Gerekli ödeneği temin ettim. Öldükten sonra bile, bunu kullanabilmeniz için size tahsis edeceğim.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Kristal Saray’a ‘çay odası’ diye bir oda yakışır mı sizce?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Odanın ismi ve iç mekânı mühim değil, istediğiniz gibi dekore edebilirsiniz. Mühim olan işlevi… Burada yüzünüze sahte bir maske takmanıza gerek yok.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz üstü kapalı anlamlar kullanmak yerine, Vincent’ın maskesini düşürmek için açık bir dille konuştu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bunun üzerine Vincent bir gözünü kapattı. Düşünmek için değildi. Cevap çok açıktı. Bu sadece başka bir duraksama, başka bir suskunluk devresiydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Her ne kadar karşısındaki yaşlı adam üzerinde hiçbir etkisi olmayacağını bilse de işin kolayına kaçmayacaktı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vermiş olduğu karardan şaşmayacaktı. Eski tanıdıkları ona bunun bir oyun olmadığını açıkça söylemişti ama bu onun tabiatında vardı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Seni takip etmek için bir nedenim yok. Sen ve ben, çıkarlarımız ortak olduğu için böyle bir ilişki içindeyiz. Yanlış anlama.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Anlıyorum. Madem öyle, kuşkularımı bertaraf etmenizi rica ediyorum.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Tekrar soracağım. Oğlunuz yok, değil mi İmparator Ekselansları?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Cevabım değişmedi.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent aynı cevabı defalarca tekrarladı. Berstetz yüzünde en ufak bir hayal kırıklığı ya da rahatlama belirtisi olmadan kısa bir “Anlıyorum” dedi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu yaşlı adamın maksadını anladığında ne cevap vermesi gerektiğini de anlamıştı ama Vincent elindeki meseleyle alakalı olduğu için karşılığında bir soru sordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Tartışmanın hatırı için soruyorum, şayet bir çocuğum olsaydı ne yapardın?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Ekselanslarının bir oğlu olsaydı bu, Ekselanslarının İmparator’un görevlerini üstlenmeye istekli olduğu anlamına gelirdi. Oğlun bir an önce güvence altına alınarak gerçek Ekselanslarının tahta dönmesini sağlardık.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Hımm. Peki ya ben?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Hainlerin sonlarının nasıl olacağını ikimiz de biliyoruz, değil mi?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz, gerçekçi ve sakin bir yanıt verdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bunca yolu İmparatorluğun varlığına hizmet etmek için fedakârlığın doruklarına tırmanmış bir adamın varlığı, insanı ferahlatıyordu. Tipinde en ufak bir belirsizlik olmaması da anormalliği daha da ön plana çıkarıyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bunun üzerine, Berstetz’in tüm düşüncelerine rağmen――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Veliaht Prens hakkındaki dedikodular, durmadan kaçan o adam tarafından çıkartılmış olmalı.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Sizce bu çeşitli bölgelerde isyana yol açacak mı? Sizin ve Birinci Sınıf General Cecilus’un bile bilmediği bir çocuk olması mümkün mü?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Mümkün değil.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Siz bile Ekselansları hakkında her şeyi bilmiyorsunuz.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Mümkün değil.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent, en ince ayrıntılara takılıp kalmayı seven Berstetz’e başını salladı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu bir temenni, bir arzu ya da anlıyormuş gibi davranmak değildi. Böyle bir şeyin olması mümkün değildi. Bundan zerre kadar kuşkusu olmadığından emindi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Gerçek olup olmadığına bakılmaksızın, Vincent Vollachia’nın bir çocuğu yoktu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Adam böyle bir kuşkuya, hatta bir olasılık kırıntısına bile yer bırakmayacak kadar titiz davranmış olmalıydı. Herhangi bir şüphe kalmasın diye, bir kadınla aynı yatak odasını bile paylaşmamıştı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Başkalarının önünde gözlerini asla kapatmamak için çelik gibi bir irade, onu varoluş tarzına bağlayan şeydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu bakımdan――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Vincent Vollachia’nın hiç çocuğu yoktu. Eylemlerin adildi.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Adil mi? Şayet buna adil bir davranış denilseydi o takdirde, tahtı bizzat kendi ellerimle gasbetmem gerekirdi. Aksi takdirde, bu adil değildir. Her şeyden önce…”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Yaşlı bir ağacın solmuş dalları gibi hissettiren bu kollarımla İmparatorluğun yüce kudretini koruyamıyorum.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Yaşlı adamın düz ses tonu, her şeyden ziyade çılgınca bir takıntıyı dışa vuruyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Pek çok insan doğru işi yaptıklarına inanarak buna göre hareket ediyordu. Aksi takdirde, yeteneklerini tümüyle ortaya koymaları ve tabii ki kendilerini temize çıkarmaları mümkün olmazdı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu dünyada acaba kaç kişi hata yaptığının farkındayken sarsılmadan kalabilmiştir ki? Bıkmadan usanmadan, yalnızca bu neticelerle geri döndüler.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Öyleyse――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
――Öyleyse bir yandan hatalar yaparken bir yandan da ilerledikleri yolda onları acaba neler bekliyordu ki.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Bütün kuşkular ortadan kalktığına göre, yapmam gereken şey de değişmeyecektir.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent düşüncelere dalmış giderken, Berstetz umursamaz bir ses tonuyla konuşuyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Muhtemelen ilk etapta bir Veliaht Prens’in varlığını öngörmemişti. Kendisine en yakın sırdaşından böyle bir ihtimalin söz konusu olmadığı söylendiğinde, kuşkularını şimdilik bir kenara bırakabilirdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Neticede Berstetz’in dikkati ve ilgilendiği konu da hızla bir sonraki başlığa kaydı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Peki, kılıçlarını size doğrultan isyancılarla nasıl başa çıkacağız?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Taht odasındaki konuşmalardan tatmin olmadınız mı?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Askerleri temsilen konuşmaya cüret etsem de sizin bilgeliğinize ve otoritenize tam bir güven duydukları için nihayetinde onlardan farklı bir konumdayım. ――Birinci Sınıf General Arakiya ve Birinci Sınıf General Madelyn’i isyan filizlerini ezmeleri için ülkenin çeşitli bölgelerine göndermiş bulunuyoruz ancak bu tek başına durumu telafi etmek için yeterli değil.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Çenesini sandalyesine dayayan Vincent, Berstetz’in raporunu sessizce dinledi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Gerçi, Berstetz’in taht odasındaki tavrı hiç de nizami değildi. Ancak İmparatorluk içerisindeki durum ve Vincent’ın konumu göz önüne alındığında, mümkün olan en iyi strateji buydu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Böylece askerlerin hayal kırıklıkları ve kuşkuları başka yöne çekilmiş oldu. Ancak Vincent’ın sadece boş bir tahtta oturduğu gerçeğini bilen Berstetz’in yetkilerinden kuşku duyuluyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Normalde bu noktada ya Birinci Sınıf General Chisha’nın ya da Birinci Sınıf General Goz’un komuta kabiliyetine ihtiyaç duyarız. Her ikisini de harekete geçirmek zor olacağından, alternatif bir plandan bahsedelim… Birinci Sınıf General Groovy’yi geri getirmeye ne dersiniz?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Kuzeybatılıların hareketleri son derece şüphelendirici. İster Kararagi ister başka bir taraf olsun, şu anda onları o sınırdan uzaklaştırmak gibi imkânımız yok.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Birinci Sınıf Generallerin asıl görevi iç asayişi sağlayıp dış unsurları kontrol altında tutmaktır.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu durum Vincent ve Berstetz’in iş birliğinden kaynaklanıyor olsa da İmparatorluğun ayaklarının yere basmasını tehlikeye atacaksa bu Fırtına Atı’nı―― arabanın önüne koymak* gibi bir şey olur, benmerkezci liderlik uğruna onu ezerek öldürür.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
(Ç.N: “Arabayı atın önüne koymak” deyimi, genellikle birinin bir şeyi yanlış sırayla yapmaya çalıştığı bir durumu tanımlamak için kullanılır. Bizde de buna yakın olarak “ata et ite ot vermek” gibi deyimler kullanılır.)
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Groovy Gumlet’in konuşlandırılması da İmparatorluğun savunmasında vazgeçilmez bir mihenk taşıdır.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Peki ya Birinci Sınıf General Olbart?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Onu pervasızca İmparatorluk Başkentinden başka bir yere gönderip gereksiz yere isyancı güçlerinin kucağına atmak istemeyiz. Onu Başkentte tutmamız ve stratejik açıdan önemli noktalara konuşlandırmamız elzemdir. Hiç değilse şimdilik, bizi takip etmeye istekli olduğu sürece.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “İblis Şehri’ndeki hadisede kopan kolun iyileşme süreci de var. Bu şartlar altında onu İmparatorluk Başkentinde muhafaza etmek çok zor olmayacaktır. Madem durum bu, o zaman Birinci Sınıf General Moguro.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Onun da sadece kendisinin üstlenebileceği bir görev var.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ayakkabısının burnuyla yere vuran Vincent, Berstetz’in önerilerini birbiri ardına reddetti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Dokuz İlahi General’in hepsine de kritik görevler verilmişti. Dokuz İlahi General arasında bu kategoriye girmeyen sadece birkaç kişi vardı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Birinci Sınıf General Cecilus hâlâ kayıp mı?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “O düşmanla dostun ayrımını bile yapamaz. Prensipleri ya da yüce gayesi ne olursa olsun değişmiyor. Bu nedenle tahtadan kendisini çıkardım.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Birbirlerini uzun zamandır tanıyorlardı, bunu belirtmek yeterliydi. Ama bir kez olsun bile birbirlerini anladıklarını hissedememişlerdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Belki de Cecilus’u Cecilus’tan başka kimse anlayamazdı. Kılıç ustalığı su götürmezdi ama onun bakış açısındaki belirsizlik için ayırabilecekleri bir yer yoktu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Yine de görkemli bir tiyatro oyununa çıkmak isteyen Cecilus için bu oldukça üzücü bir hikâye gibi görünüyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Her hâlükârda onun geri dönme şansı yok. Kullanılamayanlardan ziyade, kullanıldığında sorun çıkaran piyonlar yalnızca yapılan hesapları bozacaktır. Genel olarak isyancılara da aynı gözle bakılmalıdır.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――Yeniden tahtaya sürülmeyecekse bir itirazım yok. O hâlde kendisini küstahça Ekselanslarının oğluymuş gibi gösteren Veliaht Prens’i, gittikçe ivme kazanan isyancıları ve Birinci Sınıf General Yorna’yı meşgul etmek için aklınızda nasıl bir savaş senaryosu var?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Arakiya, Olbart Dunkelkenn ve Madelyn Eschart.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Yetersiz olduğunu düşünüyorsan Chisha Gold ve Moguro Hagane’yi de ekle.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
“Yetersiz” kelimesi üzerine Berstetz başını iki yana sallayarak “Hiç de değil” demekle yetindi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu konuda ne denli açık fikirli olunabileceği şüpheli olsa da Dokuz İlahi Generalden beşinin bir düşmanla karşı karşıya gelmesi olağanüstü bir durumdu. Buna karşın, başta Kafma Irulux olmak üzere İkinci Sınıf Generaller de vardı ki bunlar güç bakımından neredeyse Birinci Sınıf General olarak adlandırılabilirdi ve sayıları hiç de az değildi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu bakımdan――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――İmparatorluk Başkenti Lupugana’da isyancılarla çarpışacağız.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Belki de isyancılar tüm ordularını topladıktan sonra savaş stratejilerini değiştireceklerdir.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Ordularını toplamak için siyah saçlı bir Veliaht Prens’e ve onu bir düzenbazlık abidesi olarak kullanmaya çalışan bir grup iş birlikçiye ne demeliyiz ki? Nasıl oluyor da böyle bir grup insan var olmayan bir Veliaht Prens’in gerçekliği konusunda bu kadar ısrarcı olabiliyor? Kısa vadede bu, isyan fitilini ateşlemek için akıllıca bir hamle olsa da zaman içinde tutarsızlıkların baş göstermesi kaçınılmaz olacaktır.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İsyancılar bu fırsattan yararlanarak seslerini yükselttiler ve birçoğu da sahte bir veliaht prensin bayrağı altında toplandı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ülkenin dört bir yanından gelen tüm isyancı güçler Başkent’te toplansa bile birbirleriyle koordineli hareket edemezlerdi. Ancak Vincent Vollachia böyle bir olasılığı kesinlikle göz ardı etmemişti.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bunu dikkate alınca, bir miktar tedirginlik yaratmıştı. Hazır tedirginlikten bahsetmişken――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “――İmparatorluk Başkentinde nihai bir çarpışma, hım? Kutsal Vollachia İmparatorluğu’nun kuruluşundan bu yana, bir grup isyancının İmparatorluk Başkentine yürümesi, tıpkı ‘Magrizza’nın Giyotini’ filminde olduğu gibi.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Berstetz.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Evet?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Kesinlikle eğleniyor gibisin.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent’ın bu sözleri üzerine Berstetz beklenmedik bir şaşkınlıkla “Ha?” dedi. Ancak parmaklarıyla yanağını çimdiklediğinde ilk kez bu duyguların farkına vardı.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Hafifçe yayılan neşeyi ve bunun asıl sebebini iyice irdeledi…
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Gerçekten de çok üzgünüm. O kadar insan arasından beni seçtin farkındayım, bu yüzden en içten özürlerimi sunarım.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Özür dilemen gereksiz. Niye gülümsüyorsun?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Gülümseyişim… Sadece, beklendiği gibi olacağını düşündüğüm içindi.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Beklendiği gibi derken?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Beklendiği gibi, bir savaş girdabının tasviriydi, bu tam da Vollachia İmparatorluğu’nu tanımlıyor.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
İmparatorluğun sınırları dışındaki herhangi bir kişi için yaşlı bir adamın söylediği aptalca bir şey gibi gelebilirdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Ancak bu muhtemelen Vollachia İmparatorluğu’ndaki genç, yaşlı hemen herkesin sahip olduğu bir düşünceydi ve Berstetz bu konuda benzersiz değildi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
――Yoo, tabii ki de bu konumdayken bile birinin böyle bir şey söylemesi ender görülen bir şeydi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “Vollachia İmparatorluğu’nun varlığı tümüyle böyle mi şekilleniyor?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Berstetz: “Her birimizin kafamızda kurduğumuz kendi gelecek hayalimiz var. Ekselansları… Hayır, eminim sizin de vardır.”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――――”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Çay odasında, kulak misafiri olmak için hiçbir boşluk bırakılmamıştı, yine de biraz fazla konuşmuştu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Bu tür bir konuşkanlık Berstetz için alışılmadık bir şeydi ve belki de damarlarında insan kanı dolaştığının bir kanıtıydı. Madem durum buydu, o zaman belki de Vincent’ın içinde insan kanı da olmayabilirdi.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Nedeniyse――
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Vincent: “――Çok uzun konuştun, Berstetz. Beni kim yerine koyuyorsun?”
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
Gerçekten de verdiği yanıtın sessiz sözcüklerinde olması gereken sevinç ve yas hiçbir surette yer almıyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
#Bol konuşmalı bir bölümün sonuna daha geldik. Bu bölümde Vincent’la Başbakan Berstetz’in arasında geçen konuşmalara şahit olduk. Savaş stratejisinden tut Cecilius’a kadar birkaç ipucu öğrendik. Bakalım sonraki bölümde hangi cepheye gideceğiz? Sonraki bölümlerde görüşmek üzere!

Bölüm için teşekkürler
Çeviri için teşekkürler Elinize sağlık
Aga daha arc 6’dayım Bi bakim dedim arc 9 falan çıkmış burası niye bu kadar geride
Biz seriyi Mart 2024’ten itibaren devam ettiriyoruz. Seri 2023 Nisan’dan beri yarım bırakılmış hâldeydi, yani 1 sene gerideyiz. Bir de o zamanlar arc 7 60. bölümdeydiler ama ingilizce arc 8’e geçmişti, yani o zamanlar zaten 50 bölüm zaten gerideydik. Hem 1 sene boşlukla hem birikmiş bölümlerle hem de tappei abimizin seriyi taramalı gibi yazmasıyla şu anda 120 bölüm civarı gerideyiz. Biz az buçuk ilerletmeseydik 150 bölüm geride falan olurduk, yani yapacak bir şey yok.
Çeviri için teşekkürler elinize sağlık ri
Güzel bölümdü
Güzel bölüm dü de azıcık kafa karıştırıcı
Bu imparator taklidi yapan elemanın bence bu kadar iyi Abel taklidi yapması zor güçlerinden birinin böyle bişeyi sağladığını düşünüyorum