Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / Ana Hikâye/ Kısım VII, Bölüm 83 – “Harp ve Çatışma Bölgeleri”

Kısım VII, Bölüm 83 – “Harp ve Çatışma Bölgeleri”

4 Ocak 2025 2.254 Okunma 23 dk okuma


Bölümün ortalama okuma süresi 18 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: Bertiel

Destekçilerimiz: DonatusEchi_dnaKyooko, Nurullqhx, Atakan Soner

ㅤㅤㅤㅤ

Destek vermek isterseniz TIKLAYIN!

Discord’a gelmek isterseniz TIKLAYIN!

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――İsyanın fitilleri alevlenerek Vollachia İmparatorluğu’nun dört bir yanına yayıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Son birkaç gündür İmparatorluk, sanki son birkaç yılın sükûneti bir uydurmacadan başka bir şey değilmişçesine çalkalanıyordu, bünyesinde biriken kana susamışlığı adeta bir bulamaç hâline gelene kadar körüklüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vollachia İmparatorluk Ailesi’nin tarihi boyunca nesiller boyu bir kan deryasına dönüşen bu korkunç geleneğe, şimdiki İmparator’un bir son vermesi bekleniyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçi İmparator’un hükümdarlığı sırasında bazı çatışmalar yaşanmış olsa da büyük bir kargaşa olarak değerlendirilen durumdan kaçınılmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Halkın, ülkenin kuruluşundan bu yana ilk kez “barış”ın tadını çıkarıyor olması gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: “Dışarıdan bakıldığında, İmparatorluk halkı huzurlu ve güvenli bir yaşam istemiyordu.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Koltuğa bağdaş kurarak oturmuş, savaşın durumunu gösteren haritaya bakarken acı bir ruh hâliyle mırıldandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent Vollachia, yani İmparator; ülkeyi hangi prensiplerle yönetiyordu bilinmez ama barışı da tesadüfen sağlamış değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her yıl fiziksel ve zihinsel olarak tükenmesine rağmen İmparatorlukta eşi benzeri görülmemiş bir barış dönemi inşa etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İnsan, istenmediklerini bu kadar erken fark ettiklerinde kalplerinde oluşan hayal kırıklığını ancak hayal edebilirdi. ――Halk aptaldı, İmparatorsa acınacak hâldeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: “Benim bakış açıma göre, ne için ölebilecekleri ihtimalini arttırmak için can atıyorlar bilmiyorum… Bu deli insanların aklından ne geçiyor bilmiyorum. O adam… ıh, evet, Jamal ve diğerleri.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Boş zamanlarında imparatorluk halkının gururunu nasıl da savunduğunu anımsıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd Fang, artık yüzü silik olmayan o adamı hatırlamaya çabalarken kendini toparladı. Dikkatsizce bir söz söylerse, Jamal’ı unuttuğu anlaşılırsa bu çok can sıkıcı olurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

En azından Jamal, kendisine ilgi ve saygıyla yaklaşılmasını bekleyen bir kadına karşı kalbinde ve zihninde bir şeyler yaşamak zorundaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: “――Todd, yoruldun mu?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birdenbire, haritayı açarken Todd’un görüş alanının ucunda, eğilmiş bir kadının yüzü belirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Doğrusu, bu yürek burkucuydu. Kadın az önce arabanın üstünde olmalıydı. Todd’un sezgileri kadının onun yanına ne zaman geldiğini kavrayamadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak dünyada böyle çok fazla usta vardı. Adil bir dövüşte yenemeyeceğimiz rakiplerin varlığından korksaydık dünya yaşamak için çok zor bir yer olurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çoğu insan kazanmak için öldürmemiz gerektiğini düşündüğü için, karıştırdığı için bocalıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asla kazanamayacak olsalar bile, bazı insanlar var ki onları kolayca öldürebilirlerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd böyle bir rakibi tehdit olarak görmüyordu. Hâliyle yanındaki kadını―― Arakiya’yı da tehdit olarak görmüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Todd?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Açık pencereden içeri süzülen Arakiya, vagonun koltuğuna oturdu―― daha doğrusu dizlerini kırarak koltuğa kabaca çömeldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Uzun süredir İmparatorluk Başkenti’nde yaşıyor olmasına rağmen, şehrin görgü kurallarına hiç hâkim değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun nedeni ya o kişinin bu tür bir eğitim almamış olması ya da çevresindeki insanların onu doğru dürüst yetiştirmemiş olmasından kaynaklanıyordu. Onun gibi güçlü insanlar güçlü oldukları için kendi başlarına bırakılmaları alışıldık bir durumdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vollachia’da güçlü olan herkes birinci sınıftı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böylece, yakışıksız ya da saygısız davranışları olsa da güçlü olduğu için Arakiya’yı kimsenin suçlayamayacağı bir kısır döngü oluşmuştu. Elbette ki ondan daha güçlü biri olsaydı onun davranışlarından şikâyet edebilirdi――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: “ ‘Mavi Şimşek’ Arakiya’dan da fazla ucube birine layık bir isim.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kim olursa olsun Vollachia İmparatorluğunda, İmparatorluğun en güçlüsü olan Birinci hakkındaki dedikoduları duymak için bolca fırsatı olurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İyisiyle kötüsüyle, Birinci hakkındaki her bir dedikodu İmparatorluğun ezoterik* değerlerince bile kötü kabul edilirdi. Her şeyden öte, Arakiya’nın yetiştiriliş tarzına sahip biri için de uygun değillerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
(Ç.N: Ezoterik, “içrek” ya da “gizli” anlamına gelir. Sadece belirli bir grup ya da kişi tarafından anlaşılan ve genellikle sıradan insanlardan gizlenen bilgi, öğreti ya da inançları ifade eder. Ezoterik bilgiler, genellikle derin bir anlayış ve özel bir eğitim gerektirir. Terim, felsefe, din, mistisizm ve okültizm gibi alanlarda sıkça kullanılır.)

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonuç olarak, Arakiya’nın bu hareketi muhtemelen yaptırıma tâbi tutulmamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette Todd’un bu hususu düzeltmek için bir nedeni yoktu ama yine de yaptı――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Arakiya, düzgün otur. Bu çirkince.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Oturayım mı? Ben? Koltuğa?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Başka ne olabilirdi? Koltuğun ne için kullanıldığını zannediyorsun ki?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüzündeki tuhaf ifadeyle soruyu duyan Todd yüzünü buruşturarak cevap verdi. Bunun üzerine Arakiya merak etse de itaatkâr bir şekilde koltuğa oturmanın doğru bir yol olduğunu kabullendi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak bacakları iki yana açık olduğu için Todd, dizlerine vurup onları toplamasını sağladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Oradaki insanlar da güçlülerin nasıl davrandığını görmeli. İmparatorlukta, güçlü olduğun sürece her şey mübahtır ancak askerlerin de kalpleri vardır. Sen bile, bir üstünle iyi veya kötü niyetle savaşmanın sana daha kolay gelip gelmeyeceğini de düşünmüyorsun, değil mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “…Neye varmaya çalışıyorsun? Neyse, tek başıma savaşacağım.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Muharebe alanını yerle bir ettikten sonra, hayatta kalanları kim avlayacak? Cesetleri kim toplayacak? Teslim olanlarla kim pazarlık edecek?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Hatta madem tek başına kalıp savaşmak istiyorsun, ben ne güne duruyorum? Sözlerin çelişkilerle dolu.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hafif bir tartışmanın ardından sert bir yüz ifadesi takınan Arakiya suskunluğa gömüldü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Neyse ki artık bu yüzün, İmparatorluğun en güçlü İkinci kişisinin içinde bastırılmış bir öfkeyle değil, haklı olduğunu itiraf eden bir yüz olduğunu biliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başlangıçta, bir şeylerin farkına varıp varmadığı konusunda titiz davranıyordu ama artık geri adım atmıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir kez alıştı mı, Arakiya bir çoban köpeğini eğitmek gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Onu bir çoban köpeğinden ayıransa köpeğin kendisinin de muazzam güce sahip bir kurt olmasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de bu şekilde düşündüğü için kendi kendine gülüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Todd, yoruldun mu? Biliyordum.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Yorulduysam uzun süren yolculuk yüzündendir. Sen epey çalışkansın. İmparator Ekselansları, Başbakan ve diğerlerinin seni neden bu denli kullanışlı bulduğunu şimdi anlıyorum.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “…Gerekliymiş demek ki.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya, suskunluğa gömülen Todd için duyduğu endişeyi bir kez daha dile getirdi. Todd, Arakiya’nın endişelerini bertaraf etmek için tepki gösterince Arakiya’nın bakışları yere düştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya da muhtemelen bir araç olarak kullanıldığının farkındaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hayat hikâyelerine pek düşkün biri olmadığından ve Todd da onunla pek ilgilenmediğinden bu konuya girmemişti ama gelecekteki davranışlarını düşünerek sormaya değebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’u tanıyan insanlar kendi rızalarıyla ona daha yakın hissedebileceklerse kayda değer bir anlaşma olabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Sen――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Haritada tam olarak neye bakıyordun?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak konuşma hamlesi, konuyu değiştiren Arakiya tarafından tamamen bastırıldı. “Mmm,” Todd kelimelerinde tıkanıp kalırken Arakiya’nın görebilmesi için haritayı eğdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Harita tüm Vollachia’yı gösteriyordu ama Todd’un kendi sezgilerine göre şurasını burasını çizdiği, sadece belli başlı şehirleri ve topografyayı gösteren sadeleştirilmiş bir versiyondu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya haritaya bakarken biçimli kaşları bir karış havaya kalktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “…Anlayamıyorum.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Kuşkusuz.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya anlamadığını söylese de Todd onu cahil olmakla suçlamıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aslında bu Arakiya’nın bilgi eksikliğinden değil, haritanın Todd’dan başka kimsenin deşifre edemeyeceği bir şekilde yazılmasından kaynaklanıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Herhangi bir özel kelime ya da sembol kullanılmamasına rağmen, başkalarının bilgiyi anlayamaması için ya anlamları yeniden düzenlenmiş ya da kasıtlı olarak yanlış semboller kullanılmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Harita, kazara düşürülse bile Todd’un hareketlerini ifşa edemezdi. Üstelik olası bir yakalanma durumunda, haritanın deşifre edilmesi amacıyla hayatta tutulabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Üçüncü el dediğimiz bu hamle, aksiliklerin önüne geçeceği için buna değerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Önemli notlar çatışmanın yerini ve ölçeğini belirtir. Anlamsız notlar sadece dikkat dağıtır. Hangisinin ne olduğunu sana söylemeyeceğim.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Bilmiyorum, yani söylesen bile… Elinde çok fazla var mı?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Evet, Ekselansları tahta çıktığından beri hiç bu kadar çığırından çıkmış bir durum görmemiştim.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her ne kadar konudan bağımsız bir soru olsa da Arakiya’nın sorusu İmparatorluk genelinde meydana gelen isyanlara atıfta bulunuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sadece İmparatora karşı bir isyanın ifadesi değildi, aynı zamanda gerçek İmparatorluk Askerleri ile isyancılar arasında sık sık çatışmalar yaşanmakta ve isyan çağrısı tüm bölgeye yayılmaktaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak bu olay sadece bir başlangıçtı, İmparatorluk tahtını gasp etmeyi planlayan isyancı ordunun haklı davasının sembolü haline gelen şey――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “İmparator Ekselanslarının gayrimeşru çocuğu, siyah saçlı Veliaht Prens.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Ekselanslarının çocuğu… sahiden var mı?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Yani. Doğru ya da yanlış olması önemli değil, asıl mesele böyle bir dedikodunun kulaktan kulağa yayılarak, alevlerin giderek daha da güçlenmeye devam etmesi.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Bu yüzden dört bir yandan çalışkan insanları çağırıyorlar. Ne yazık ki ben de işe alındım.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparator tarafından kişisel olarak seçilen Dokuz İlahi General’den biri olan Arakiya’nın, güya ulaşılamaz bir varoluş düzleminde ikamet eden İmparator Vincent Vollachia’yla konuşabilecek bir konumda olması doğaldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya’nın ahlaki değerlerine ne derece güvenilebileceği meçhuldü, ancak onun bakış açısından bile İmparator’un gayrimeşru çocuğunun isyancı ordusunun eline geçmiş olması şüpheli görünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Todd’un da söylediği gibi, bunun doğru olup olmaması önemli değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “İnsanların bu dedikodunun önemli olduğunu hissettirmek istemiyorlarsa yılanın başını küçükken ezmeleri gerekiyordu. Çünkü bu karmakarışık yaygara oradaki olayların gerisinden kalmalarının bir sonucuydu.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “――Bağlantılı mı? Gladyatör Adasıyla.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Bu…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir gözünü kapatan Todd’un sözleri yanında mırıldanan Arakiya tarafından kesildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya, Todd’un oluşturduğu grubun ilk görevi ve İmparatorluk Başbakanı Berstetz’in aldığı gizli bir emir olan Gladyatör Adası Ginunhive meselesinden bahsetmişti, gerçi bu görevde feci şekilde başarısız olmuşlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu olay sadece birkaç gün önce gerçekleşmişti ancak Gladyatör Adasındaki tüm Gladyatörleri öldürme emri alan Todd ve Arakiya gurur ve coşkuyla oraya doğru yola çıkıp tam karşıya geçecekleri sırada geri çekilip hiçbir şey olmadan olayı sonlandırmışlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Doğal olarak Berstetz görevini yerine getirmediği için onu azarlamıştı ama Todd’un tehlikenin kokusunu alma sezgileri o adaya inmeyi kesinlikle reddetmesine yol açmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Orada kesinlikle yüzleşmemesi gereken bir tehdit olduğunu sezmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sezgilerine yürekten inanan Todd, adaya girmediği için pişmanlık duymuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bundan sonra Gladyatör Adasının Gladyatörler tarafından ele geçirilip, her yerde yaşanan isyanın bir uzantısı hâline gelerek, savaşın yayılmasına katkıda bulunması, hayatını tehlikeye atmasının yanında hiç kalırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd bu kararından pişmanlık duyacak olsa bile, bu――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Saçmalık. Bu hiç de benlik değil.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Todd?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Yok bi’ şey. Fazla endişeleniyorsun. Her tarafta isyanlar patlak verse de hiçbiri uzun soluklu olmayacak. ――Yalnızca rüya görüyorlar.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, Arakiya’nın daha önce sorduğu soruyu reddetmek için zaman tanıdı ve sonra da omuz silkti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Onu yanıltmak ya da aptal yerine koymak gibi bir niyeti yoktu. Gerçekten de isyancı ordu rüya âlemindeydi. Bu öylesine bir kabustu ki rüya gibi bir ruh hâlindeyken bile, kendilerini iyi hissediyorlardı ama uyandıklarında kendilerine duyacakları nefret ölmek istemelerine neden olacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ya da belki de onlar uyanamadan sona erecek bir kâbustu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: “――Birinci Sınıf General Arakiya! Birinci Sınıf Er Fang! Vardık neredeyse!”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd bunu sarf ettikten hemen sonra, at arabasının sürücü koltuğundan gelen keskin ses onlara ulaşmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Oturdukları koltuğun altından yükselen sarsıntı yavaş yavaş azalırken, varacakları yere doğru ilerleyen at arabasının hızı da düşmüştü. Ardından araba usulca durdu ve Todd’la Arakiya arabadan dışarı çıktılar.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her ikisi de küçük bir tepenin üzerinde yan yana durmuştu ve hava, Todd’a âdeta gökyüzünün bitmek bilmeyen bir iç savaşa sürüklenmekte olan İmparatorluğun geleceğinden endişe duyuyormuşçasına görünen yoğun bulutlarla ve karanlıkla örtülüydü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu şiirsel etkiyi yakalamak için başını kaldırdığında, geniş bir düzlükte bir grup tanıdık üniformalının alışılmadık başka bir üniformalılarla kıyasıya çarpıştığı bir harp meydanı görülebiliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Batı Ovalarında başlayan muharebe meydanında, imparatorluğun ve isyancıların orduları arasındaki çatışma çoktan başlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Düşman da kim?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluk askerleri çoktan bir karargâh kurmuşken içlerinden biri tepenin üstündeki bu ikiliye doğru yürüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un sorusunu duyar duymaz ağzını açan bu kişi korkmuş görünüyordu. Pelerininden anlaşıldığı kadarıyla muhtemelen bir General’di. General şaşkınlık içindeyken, Birinci Sınıf Er’den başka bir şey olamamış olan Todd, onun karşısında son derece küstah bir şekilde konuşmaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Neyse ki Todd’un yanındaki Arakiya’yı fark edince doğruldular.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

General: “Kunohelemente sakinleri konsoloslarını öldürdükten sonra büyük bir sevinç içindeler. Anlaşılan o ki konsolos daha yeni atanmıştı.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Hamle zamanlaması kötüymüş. Konsolos da epey şanssızmış… Öyleyse coşkuyla yanıp tutuşan o gruptaki haşereler mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

General: “Daha doğrulayamadık. Kendisinin orada olmadığına inanıyoruz.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Burada olsaydı en başından itibaren yüzünü gösterirdi. ――Birinci Sınıf General Arakiya.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Mm…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

General’den istediği raporu aldıktan sonra başını sallayan Todd, Arakiya’yı çağırdı. İç çeker gibi bir cevapla arkasını dönerek, İmparatorluk içerisinde ikinci sırada yer alan biri olarak yeteneklerini tam anlamıyla sergilemek için bu fırsata hazır olduğunu söyledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu da hâllettikten sonra geriye kalan tek şey Todd’un gereksiz engellerle karşılaşılmadığından emin olmasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Sinyali iletip birliklerinizin geri çekilmesine başlayın. Tümüyle geri çekilmeye odaklanmanızı öneririm. Aksi takdirde――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

General: Aksi takdirde?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Birinci Sınıf General Arakiya, alevlerinin kimi yakacağını seçemez.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu özellikle tehdit amaçlı bir söylem değildi ama duyan General üzerinde benzer bir etki yaratmış gibi görünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hafifçe nefes alıp Arakiya’ya baktılar. Arakiya her zamanki soğukkanlı tavrıyla bu bakışı fark edince General’e baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Göz bandının örtmediği kıpkırmızı gözle karşı karşıya kalan General’in yanakları sertleşti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

General: “Davulları çalın! Askerler geri çekilin!”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

General derhâl vites değiştirerek karargâhtaki astlarına keskin bir ses tonuyla talimatlar verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Mantıksız sıradan askerlerin aksine, düzgün bir General’in olduğu bir savaş alanı neyse ki sonuca daha hızlı ulaşılabileceği anlamına geliyordu. Ancak bu, harp meydanını sevimli kılmıyordu, bu yüzden nahoş görevlerini çabucak bitirmeleri gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Arakiya, davulları duyup geri çekilen askerlere vurma.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “Ya diğerleri?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “İstediğini yap.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya’nın gözleri, kendisine istediğini yapmasının söylenmesinden dolayı hafif bir şaşkınlıkla parladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd hemen bunu söyleyiş tarzının kötü olduğunu düşündü. Akla hayale sığmayacak şeyler yapabilecek güce sahip bir kadındı ama Arakiya savaşmayı pek seviyor gibi görünmüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden ona savaş meydanında istediğini yapmasını söylemek uygun değildi――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――Sana karşı çıkan herkesi öldür.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu, en iyi emir veriş şekliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Davul sesleri havada yankılanır yankılanmaz, tepeden baktıklarında savaş meydanı bir anda değişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kılıç dövüşü sırasında birbirlerine vurulan çelik ve çeliğin duyulabilir sesleri kaybolup gitti; onun yerine öfkeli kükremeler, savaş çığlıkları; hücum edenlerin, geri çekilenlerin büyük sesleri savaş alanını kasıp kavurmaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak bu da uzun sürmedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Sağanak halinde yağan patlayıcı alevler, geri çekilerek kaçmaya çalışan avcı özentilerini küle çevirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Önlerindeki müttefikleri, yanlarındaki yoldaşları, hatta kendi uzuvlarından biri alevler içinde kalırken çılgınca kovalamacadan sıyrıldılar, avcı olmadıklarını fark ettiler.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Artık avcı değil de sadece birer av olmuşlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir elinde çocuk gibi oyun oynarcasına bir dal tutarak, bacaklarının alt kısımlarını alevler içinde bırakan Arakiya, tepenin üzerinden yükseldikçe yükseldi, gökyüzüne ulaşmasının ardından da gökten durmaksızın alevler yağdırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu gösteri için uygun bir betimleme yapmak gerekirse dünyanın kaderini değiştirebilecek kadar korkunç bir taktiksel savaş silahıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un verdiği emirler doğrultusunda alevler tüm hızıyla yeryüzüne inip düşmanları cayır cayır yakmaya başladı. Düşmanlarının cayır cayır yandığını görüp de duranlar, bu zampara seyirciler durup bakmak için iki kez düşündüler.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Durmaları hâlinde de Arakiya, alevlerinin kimi cayır cayır yakacağını seçemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

General: “Çalın çalın çalın! Davulları çalın! Herkes geri çekilsin―― hk!”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Savaş senaryosunun adeta sil baştan yazıldığına şahit olan General tüm gücüyle sesini yükseltti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her ne kadar tüm İmparatorluk Askerleri savaş alanında ölmeye hazır olsalar da bu bir hiç uğruna ölmekle aynı şey değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her ne kadar tüm İmparatorluk Askerleri savaş alanında ölmeye hazır olsalar da bu, bir hiç uğruna ölecekleri anlamına gelmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: “――Birinci Sınıf Er Fang! Birinci Sınıf General Arakiya’yı durdurun!”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Alev şeytanının tüm savaş alanını sararak isyancıların savaş formasyonunu çökertişini izlerken, kızgın bir kükreme Todd’un kulak zarlarına çarparak görevini çoktan tamamladığını hissetmesine neden oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arkasını dönüp baktığında, askerlere geri çekilmelerini emreden General’den farklı bir İmparatorluk Askeri, kapkara isli yüzünde çaresiz bir ifadeyle bağırıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd bunun ne anlama geldiğini merak ederek kaşlarını çatarken, askerin yüzü alevler yüzünden kıpkırmızı oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker: “Karşı taraf teslim olduğunu beyan etti! Savaş bitti!”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Böylesine kolay bir teklif karşısında sessiz kalabilir miyiz? Bunu söylemek hiç hoşuma gitmese de geri çekilmediğimiz takdirde, bizim zarar göreceğimiz durumdan farklı olarak, hepsini toptan yok edebiliriz. En iyisi gereksiz tüm sorunların kökünü kazımak ve ibretiâlem olsun diye de cezalandırmak.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya’nın yeteneği iyi kullanılırsa kendi tarafları tek bir asker bile kaybetmeden zafer kazanabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, teslim olup kontrolü ele geçirmelerine izin vermektense onları ibretiâlem olsun diye cezalandırmanın ve isyana katılma kararlarından pişman olmalarını sağlamanın daha uygun olacağını düşünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Todd’un bu düşüncesi, askerin daha sonra yaptığı itirazla tersine döndü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker: “Yapamayız! Teslim olanların yanında Veliaht Prens de var!”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――Ne dedin sen?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluk Askerinin raporu üzerine Todd refleks olarak onu yakasından yakaladı. Asker “Guh” diye bir ses çıkarsa da Todd umursamadan yüzünü ona yaklaştırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Veliaht Prens neden buraya gelip ortaya şimdi çıktı? Bana burada olmadığını söylediniz.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker: “O-Onu sakladılar… ve birdenbire de ortaya çıkardılar…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Tch, maksatları ellerinde bir kart bulundurmak mıydı? Bu herifler ellerindekinin bile kıymetini bilmiyorlar.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yakasından tuttuğu askeri serbest bırakan Todd derin bir nefes verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonra başının üzerinde daireler çizen Arakiya’ya bakıp ona seslenip seslenmeme konusunda tereddüt etti. Ve ardından, dikkatlice düşündükten sonra…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Elçiyi getirin.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker: “Ha? Ama…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Getirin. Yok olmak istemiyorlarsa onun çılgınca koşarak gelmesi gerektiğini söyleyin.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker, Todd’un soğukkanlı emirlerine karşı çıkmaya başladı ama sonra bunun anlamsız olduğunu fark edip arkasını döndü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd da Arakiya’nın sert gücünü kullanmak istemiyordu ama tartışmaların hızla ilerlemesine yardımcı olduğu sürece bunu yapmaktan başka çaresi yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Özellikle de en kötü senaryoda, karşı taraf Veliaht Prens’e sahipken.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker: “Birinci Sınıf Er Fang.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çok geçmeden, az önceki asker Todd’un yanına döndü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yanında yırtık pırtık görünümlü genç bir adam vardı ve giydiği zırhın verdiği cesaretin aksine, mağlubiyetini anlamış olan yüzü kasvetli ve kederli görünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elden bir şey de gelmezdi. Todd bile Arakiya’nın karşı tarafa uyguladığı şiddeti gördüğünde aynı şekilde hissetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ona acımasına rağmen, doğrulaması gereken bir şey vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Veliaht Prens’in elinizde olduğunu duydum. İsyanınızın dayanağı bu mu?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elçi: “E-Evet. Veliaht Prens İmparatorluk Tahtını arzuluyor. Bu arzuya biz de sempatiyle yaklaşıyoruz, bu ittifakın zeminini oluşturmak adına da…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――Bu bir yalan.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elçi: “Aa?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, önemli bir şey söyleyen kişinin yüzüne dikkatle bakarak sözünü kesti. Bunu duyan adamın yüzünde bir şaşkınlık ifadesi belirirken içini bir ürperti kapladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu tepki Todd’u ikna etti. ――Anca konuşurlar, icraatları olmaksızın.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elçi: “Ah.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir sonraki anda, Todd belindeki baltayı savurup dimdik duran adamın kafasını yardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başının tepesine balta saplanmış olan adam hafifçe homurdanarak yere yığıldı ve gözleri yuvalarından fırladı. Todd’un elçiyi öldürmek için yaptığı ani harekete karşılık olarak asker gözlerini hafifçe araladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker: “Birinci Sınıf Er! Bu tür gelişigüzel hareketler…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Bu herif yalan söyledi. Rakibin yanında Veliaht Prens diye bir şey yok. Bu insanlar konu teslim olmaya gelince en alçak yolu seçmişler. ――Birinci Sınıf General Arakiya şimdiye dek yaptıklarına devam edecek.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Asker: “Guh… ama… Veliaht Prens gerçekten de buradaysa o zaman…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Burada değil.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un bu açıklaması üzerine asker başka bir şey söylemeyerek sessiz kaldı. Todd başıyla onayladıktan sonra yere düşen düşmanın cesedini ayaklarının dibine sürükledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd baltadaki et ve kanı parmaklarıyla sıyırdı ve uzun bir iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya’yla beraber ülkenin dört bir yanını dolaşarak isyanın köklerini kazımaya çalışıyordu ama bunu her yaptığında Veliaht Prens’in varoluşu önüne engel olarak çıkıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vincent Vollachia’nın gayrimeşru oğlu, İmparatorluğun dört bir yanında patlak veren isyanlara meşruluk kazandıracak tek olasılıktı―― Kaç kişi bu gayrimeşru çocuğun görünümü altında isyan etmeye kalkışacaktı ki.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Daha da kötüsü, Başbakan Berstetz’in Veliaht Prens’in mümkünse zarar görmeden yakalanıp İmparatorluk Başkentine geri getirilme emriydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “Ahh, aman ne güzel, söylemeden edemiyorum. ――İmparatorluk Başkentine geri dönmemiz gerçekten de ne kadar sürecek ki?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluk Başkentine dönmek için yapılan her girişim başarısız oldu, bir şekilde bu onları İmparatorluğun dört bir yanına götüren bir gezi hâlini aldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, şu anda bile hâlâ İmparatorluk Başkenti’ne dönüşünü bekleyen nişanlısını düşünürken dudağını ısırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Alevler savaş alanındaki her şeyi sarıp sarmaladı ve direnmeyi seçenler ne yazık ki kül olup gitti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu geleceği göremeyip yanlış tarafta durmayı seçenlere hem acıyor hem de onları küçümsüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İsyan bastırıldı. Morallerini ne kadar yükseltirlerse yükseltsinler, İmparatorluğun ağırlığı karşısında asla zafer kazanamayacaklardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu konuda kesinlikle hiçbir şüphe olmadığını düşünürken, Todd’un aklına aniden bir fikir geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Büyük bir isyanın başlamasıyla savaşın alevleri her yere yayılıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sanki birileri bunu tasarlıyormuş gibiydi, her tarafa yayılan savaş alevlerinin ötesinde birileri olmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Durmaksızın, durmaksızın, Todd’un hayatta kalma içgüdüleri birileri yüzünden tetikleniyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Savaş giderek yoğunlaşıp alevleri kızışırken, gerçek anlamda yanıp kül olan savaş alanı gözlerinin önünde son bulurken Todd, bir anda donup kaldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vollachia İmparatorluğu’nu saran bu savaş, dünya üzerinde kimin isteğiydi? Durum ne olursa olsun, Todd bunu okuyarak ne olursa olsun muradına erecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu uğurda hiçbir çabadan, hiçbir özenden ve hiçbir şeyden feragat etmeyecekti. Onu endişelendiren tek şey de…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arakiya: “――Bağlantılı mı? Gladyatör Adasıyla.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aklına Arakiya’nın savaş alanına varmadan hemen önce sorduğu soru geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aslında Todd geçmişe bakmazdı. Ne yaparsa yapsın, geleceği mutlaka yoluna koyacaktı. Yine de bu mesele onu huzursuz etmeye devam eden tek şeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd, Gladyatör Adasına ayak basmadan adayı terk edip geri çekilmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Verdiği kararın doğru olduğundan emindi. Hiçbir pişmanlık duymaması gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak, yine de, bir ihtimal, pişmanlık duyması için bir neden varsa o da şuydu――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: “O günkü geri çekilişim, hayatımda şah mat olduğum tek andı.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

#Öncelikle herkese yeni yıllar! Umarım 2024 yılınız iyi geçmiştir. 2025 yılını da güzellikle, sağlıkla bitirmemiz dileğiyle. Bomba bir bölümün daha sonuna geldik. Tekrardan Todd’un tarafına, yani savaşın gerçekleştiği tarafa gelmiş bulunuyoruz. Todd’un bakış açısından görüp, düşündüklerini görmek her zaman beni heyecanlandırıyor. Gerçekten de Todd çok iyi yazılmış bir karakter. Bakalım sonraki bölümlerde savaşın alevleri nereye gidecek? Sonraki bölümlerde görüşmek üzere!

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ



4.8 4 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
10 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle
Anonim
Anonim
5 Ocak 2025 00:17

Ellerinize sağlık çok güzel çeviri olmuş

Anonim
Anonim
6 Ocak 2025 22:11

5 ay sonra görüşürüz

Anonim
Anonim
9 Ocak 2025 05:54

Çevirmenden tek bir ricam var oda ölümde kalımda hastalıkta depresyonda aşk acısında ve sınavda bile çeviriye devam etmesi. Lütfen hayatın buna bağlı gibi çevir ve asla bırakma geç bölüm atsan bile razıyım yeterki yaşadığın müddet çevirmeye devam et Teşekkürler

Anonim
Anonim
Yanıtla  Anonim
12 Ocak 2025 17:21

mal mısın amk sas

Anonim
Anonim
12 Ocak 2025 17:22

elime sağlık bacım

Anonim
Anonim
17 Ocak 2025 11:06

Bu harika eseri Türkçeye çevirerek bizlere ulaştırdığınız için yürekten teşekkür ederim. Emeklerinizle hikayenin büyüsünü yaşama fırsatı buluyoruz, iyi ki varsınız!

furkan
furkan
2 Mart 2025 07:52

Todd senin için çok fazla beklentim var

yato zero
27 Haziran 2025 14:27

Elinize sağlık

Aizen Poyraz
15 Ağustos 2025 09:09

Todd sen kimdin?

baryonnarutotr
18 Kasım 2025 14:58

Todd tam oç her şeyi salisesinde anlıyor manyak