Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / Ana Hikâye/ Kısım VII, Bölüm 73 – “Weitz Rogen”

Kısım VII, Bölüm 73 – “Weitz Rogen”

9 Ağustos 2024 2.319 Okunma 27 dk okuma


Bölümün ortalama okuma süresi 22 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: Bertiel

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Weitz Rogen, dürüst bir şekilde yaşayabileceğine ya da ölebileceğine hiç mi hiç inanmamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her iki şekilde de toplum denilen şey, “normal” kelimesinin değerini küçümseme eğilimindeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

“Normal” kelimesi “vasat” ya da “sıradan”, göze çarpmayan anlamında kullanılıyordu ancak özellikle insandan bile aşağı olanlar için bu, ulaşılamaz bir standarttı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Demir ve Kan Şehri Glarasia, Weitz’in doğup büyüdüğü memleketin adıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tüm İmparatorlukta kullanılan silah ve zırhların yanı sıra, savaş için gerekli sayısız aletin üretildiği akılalmaz bir şehirdi. Zanaatkârların başkalarını yaralamak uğruna özenle silah ürettikleri, gece gündüz demeden çelik dövdükleri bir yerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bölge sakinlerinin yaklaşık yarısı silah üretimiyle uğraşıyordu ve Weitz de bunlardan biriydi. Etrafındakleri kavramaya başladığı zamanlarda, etrafında ne annesi vardı ne babası vardı ve zanaatkârın atölyesinde ev işleri yapmaya zorlanmıştı, bu yüzden böyle bir işe ne ilgisi ne de gururu vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yemek yemek için işini yapar, doğduğu yerin Demir ve Kan Şehri olmasından başka bir nedeni olmadığı için de atölyelerdeki işleri yerine getirirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yapılacak şeyler at takımlarıysa yardım ederdi, tarımsa çapa gibi aletler taşırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz, çelik döven zanaatkârların yan gözle bakan bakışlarında, herhangi bir saplantı ya da ilgi duymadan sessizce çalışıyordu. Aklından ne geçtiğini bilemedikleri antisosyal Weitz’i, çalışkan bir işçi olarak nitelendirenler olmuştu ama çoğu muhtemelen onu gizemli ve ürpertici bir adam olarak görüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz bu konuda da hiç endişelenmiyordu. Kimseyle iyi geçinmek gibi planı yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Doğduğundan beri yalnız olduğu için öldüğünde de yalnız olmasının “olağan bir şey” olduğunu düşünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böylesine vurdumduymaz bir şekilde yaşaması, muhtemelen başkalarının nefretini üzerine çekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sık sık gittiği atölyede stoklanan malzemelerin yasadışı bir şekilde satıldığına dair şüpheler ortaya çıktığında da Weitz, şüpheli adı altında yargılanan ilk kişi olmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çoğu zaman tek başına çalışan ve kendisini koruyacak hiçbir ortağı olmayan Weitz, üzerine atılan suçlamaları da savuşturacak imkâna sahip değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nihayetinde de yanlış suçlamaları açıklığa kavuşturamayan Weitz, bilmediği bir suçtan yargılanıp suçlu bir hâle geldi. ――Üzerine yaptırdığı ilk dövme, bir bakışta suçlu olarak tanınabilmesi için yaptırılmış olan cezanın kanıtıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şehir, çelik dövülmesinden dolayı sıcak havayla sürekli sarmalandığı için uzun kollu giysiler giyen kimsecikler yoktu; bu yüzden her iki kolunda da olan dövmeleri sürekli olarak çıplak kalırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zaten uzun kollu giysiler giymiş olsaydı bile, suçlu olduğu da bir şekilde hemen anlaşılırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İşlediği suçun kanıtı üzerine kazındıktan sonra, artık eskisi gibi yaşaması mümkün değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O zamana kadar mükemmel bir yaşam sürmemişti ancak o zaman “normal” bir insan olmaktan vazgeçmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Artık yasal olarak işletilen bir atölyede çalışamayan Weitz, günlük ekmeğini kazanmak için hırsızlığa yöneldi, malzeme çalmaya ve yasadışı yollarla satış yapmaya başladı. Sonunda, gerçek bir suçlu hâline gelmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Kısacası, sözde günahı artık gerçeğe dönüşmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yasadışı yollardan satış yaptığından şüphelenildiğinde ve kimse Weitz’in anlattıklarını dinlemeye yanaşmadığında, Weitz suçlu falan değildi. Ancak daha sonra, Weitz nihayetinde bir suçlu hâline geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belki de bu kaçınılmazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Zaten iğrenç bir piçin tekiysem sorun değil…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dövmelerle kaplanmış ve bir suçluya dönüşmüştü, herhangi birinin gözünde “normal” kavramından çoktan kopmuştu. Para kazanmak amacıyla suç işlerken bile, eskisi gibiydi; başkalarıyla bir türlü geçinemiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu durumda, en başından itibaren tüm sorunlu ilişkilerini koparması gerekirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Daha önce sadece ön kollarında olan dövmeleri; şimdi omuzlarına, göğsüne yayılmıştı ve hepsi kendi çabalarının eseriydi. Çok geçmeden dövmeler vücudunun üst kısmına, bacaklarına, hatta yüzüne ve başına kadar ulaşmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birinin kollarında dövmeler varsa o kişinin bir suçlu olduğunu söylerdi. Ancak birinin tüm vücudu dövmelerle kaplıysa “o kişinin yakınından dahi geçme” gibi bir anlamı vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yol açın, herkes korkup merhamet dilesin. Bir zamanlar herkes tarafından terk edilmiş ve kötü yola düşmüş olan o merhametli adam artık yoktu. Geriye sadece kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış, “insandan daha aşağı olan,” biraz sorunlu birisi kalmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [――Dur orada, suçlu piç! Cezasız kurtulabileceğini sanma lan!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz, silahlarını doğrultmuş olan şehir muhafızları tarafından kuşatılınca hızla teslim oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ayaklarının dibinde, kanlar içinde kalarak çökmüş olan eski atölyesinden biri vardı――… Weitz’in ilk kez suçlandığı yerde, zanaatkâr çırağı olarak çalışıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adamın kulağını ısırarak koparmış; gözlerinden gözyaşları akarken, bir yandan da kan akarken, ağlayıp bağırmıştı. O gün, Weitz’i suçlu olmadığı hâlde suçlu olmakla suçlamıştı ve bu dedikoduyu içki içip yayılırken söylemişti; bunları duyan Weitz “kısasa kısas” demişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ağzında tuttuğu kulağı tüküren Weitz, gardiyanlar tarafından yakalanarak hapse tıkıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz, Demir ve Kan Şehri’nde kötü şöhretiyle tanınıyordu. Kendisine verilen kurtuluş yolu gibi bir şey olmadığı için de, kısa sürede, suçlu bir köle olarak kötü şöhretli Gladyatör Adası’na gönderilmesine karar verildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Karşı çıkmak gibi bir amacı da yoktu, kabul etti. Direnme gayesi olmadan da gölü geçti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gönderildiği yerde, benzer durumda olan keyifsiz görünümlü insanlarla bir araya getirilmesinin ardından, son derece korkunç bir Cadı Canavarı’yla savaşmak için bir törene katılmaya zorlanmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

N’olacağı umurumda bile değil. Ölmek gibi bir planım da yok.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kimi feda edersem edeyim kimi alt etmek zorunda kalırsam kalayım, yaşayacağım ve bir gün…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir gün bana――...

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――Weitz! Kılıcını kap! Sana güveniyorum!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

―― Bana “Normal” bir insanmışım gibi davranılmasını istiyorum, tek dileğim bu…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Siper alın!..]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz; tekmelendiği için havada uçarak, kan püskürterek dönen muhafızın kafasını görür görmez, hemen yanı başındaki Schwartz’ı Tanza’ya doğru itiverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kimono giymiş olan bu kız, genç görünümünün aksine fazlasıyla büyük bir güce sahipti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak bu güçte daha ustalaşamamıştı. Vücuduyla zihninin gücü uyumsuzdu, ona öylece güvenmek çok riskliydi. ――Schwartz’la iyi bir ikili oluyorlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vücudu zayıf olsa da zihni katbekat güçlü olan Schwartz’dı. O da işin içinde olunca, muhtemelen Tanza işe yarar hâle gelebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dolayısıyla şu anda Schwartz’ı; vücudu güçlü olup, zihni zayıf olan Tanza’ya doğru itmek, varsayımsal olarak doğru bir tercih olmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından Weitz, böyle bir eylemi gerçekleştiren kişi――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [A-AHHHHHHH!!!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İleri doğru koşarak kollarını havaya kaldırdı ve kendisine doğru uçarak gelen muhafızın kafasını koridorun zeminine çaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Müttefiğinin kafasını bir anda kesip, sonra da onun kafasını uçurup, yumruklamak; insanı son derece şok edecek bir eylemdi. Weitz ve diğerlerinin düşüncelerini durduracak bir plandı――. Ancak planın özünde sanki başka bir şey yatıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aslında Weitz dışındaki dört kişi de karar vermede gecikmişlerdi ama onlardan önce Weitz bir hamle yapmıştı bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Schwartz’ın bu kadar ihtiyatlı davrandığı adamın, tek amacının bu olduğuna inanmak zor.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve Weitz bir sonraki anda böyle düşünüverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [――Hık!?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Eline balta almış olan adama ters ters bakan Weitz’in hemen yanı başında, korkunç siyah bir kuş―― Gladyatör Canavarı, koridorun duvarını parçalayarak içeri daldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in yarım adım gerisindeki duvarı parçalayarak, hemen adanın üst katını yerle bir etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz ve diğerlerini hedef alan Gladyatör Canavarı, onları öldürmek için yaklaştı―― Yo, bu yanlış anlaşılma olurdu. Onun Gladyatör Canavarı olmasıyla alakalı falan değildi. Sadece o kuş, Weitz ve diğerlerini hedeflemiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gladyatör Canavarı: [――――GYAOO!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Duvarı parçalayarak ortaya çıkan canavar kuşun gagasıyla deldiği şey, kafası zaten kesilmiş olan muhafızın kafasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kafası kopmuş olan muhafızı hedef alan canavar kuş koridora çarpmıştı. Ne bunun ne anlama geldiğini anlamıştı ne de bunu düşünecek zamanı vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Ben!..]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sırtında, yarım adım gerisinde, meydana gelen muazzam çarpışmanın etkisiyle yarılarak oluşan duvarın parçaları ve Gladyatör Canavarı’nın keskin kanatlarının açtığı yaralar varken dişlerini sıkan Weitz gözlerini adamdan hiç mi hiç ayırmadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Schwartz’ın kim olduğunu sorduğunda bile saygıyla eğilmemiş, aksine öldürme isteğini artırmıştı―― o herif tehlikeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in tehlikeli hissettiren dövmelerinden farklı olarak, o gerçek bir tehditti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne olursa olsun, onu durduracaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in ilerlediğini gören adam acımasızca gözlerini kıstı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz, tek kelime etmeden sadece gözlerindeki bakıştan bile rakibinin onu öldürmeye istekli olduğunu anlayabiliyordu. Adamın baltayı sol koluyla havaya kaldırdığını gören Weitz, hiç duraksamadan kendi sol kolunu da kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kolundaki şey ilk dövmesiydi, suçlu olduğunun kanıtıydı, bu topraklara sürüklenmesinin sebebiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tüm gücünü kararlılıkla yönlendirerek o adamın saldığı darbeyi karşılamaya çalışacaktı――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Guğh, geğh… Hık.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Savrulan balta merhametsizce, Weitz’in kafasının solunu hedefledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kaldırdığı kolunu yörüngesinde kalmasına zorlayan Weitz’in kolu, baltanın bıçağıyla yukarıdan değil, yandan buluştu. Çarpma anında dirseğinin kemikleri paramparça oldu, üst kolunun ve omzunun kemikleri etiyle un ufak oluverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Darbe ve acının etkisiyle görüşü koyu kırmızıya döndü ve sol kolu dövmenin renginden tamamen farklı bir tona bulandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Az daha nalları dikiyordum!..]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu beklemiyordu, bundan ziyade öne çıkarak baltanın arkasındaki gücü birazcık da olsa zayıflatmayı başarmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in kafasının parçalanmamasının, hayatına son verilmemesinin ana nedeni de buydu. Başından beri, anormal olarak adlandırılmanın getirdiği bir cesarete sahipti ancak bununla tam olarak uyacak bir muhakemeye sahip değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Cesaret ve muhakemenin birleşmesi, aslında kendisinden çok daha pervasız bir çocukla karşılaşmasının sonucu gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dolayısıyla, bu karşılaşma Weitz’in kolunun adama ulaşmasını sağladı――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Yapamadın.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sol kolu yok olmuşken, kalan sağ koluyla da adamı yakalamaya çalıştı; o anda adamın silüeti bi’ anda kaybolmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Yo, adamın silüeti falan kaybolmamıştı, Weitz sadece onu göremez hâle gelmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Görüş alanından çıkarken, karanlık ve bulanık alanda rakibinin silüetini göremez hâle geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Buna benzer bir şey daha olmuştu. Yine de bu tuhaftı. Garipti. Birdenbire Weitz’ın görüş alanının sağ tarafında, göremediği kısım bir nefeste genişleyiverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sanki bir şey Weitz’in görüşünün sağ tarafını âniden ezip geçmiş gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Weitz――!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adamın kaybolmuş silüetini de bulamayan Weitz, biri ona seslendiğinde fiziksel bi’ tedirginlik yaşadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yavaşça dönüp arkasına baktığında, çoktan koridorun yıkılıp dumanlara bulandığını gördü. Ardından, koridoru yok eden korkunç kuşun başının, ortadan kaybolan adamın baltasının aşağı doğru savurmasıyla uçurulduğunu gördü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kuş canavarının başını kesen adamın ötesinde, yıkılmakta olan koridorda durmakta olan dört kişiyi görebiliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Geri çekilirken kıç üstü düşenler de vardı ama hepsi canavar kuşun saldırısından kurtulmuş gibiydi. Weitz, bu konuda kendisinin de rahatlamış olmasına biraz şaşırmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şaşırmış olsa da kendisini hayretle izleyen onlara söylemek istediği bi’ şey vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kırılmış olan sol kolu fazlasıyla ağrıyordu. Nedense yüzünün sağ tarafı da çokça ağrımaya başlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir yandan da bu acıyı, giderek uzaklaşan bilincine bir şekilde tutunmak için kullanıyordu,

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Bu, ilk kez böyle oldu…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Weitz!..]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Herkes bana “inandığını” söyledi…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Mırıldanan Weitz, kalbine saplanan şeyin bu olduğunu anlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu anlayınca bacaklarındaki gücü kaybedip o anda yere yığılıverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Weitz――!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Adının bir kez daha böyle bir duyguyla haykırıldığını duyarken gözlerini kapattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nedense bu, insanı son derece hoş eden bir duyguydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yere yığılmış Weitz’a doğru koşmaya çalışırken, kendisine uzanan ince parmaklarla durduruldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru dönüp ona baktığında gözleri yaşaran ve başını sallayan kimono giymiş bir kız, Subaru’nun fevri davranışlarda bulunmasına izin vermedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından, o parmakları silkeleyemeden hemen önce――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [ーーーーGVOĞGOĞBÖ!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Korkunç, kulakları resmen yırtan bir çığlık duyuldu ve koridorun tavanı yukarıdan ezildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çöken tavan, Weitz’ın tam tepesindeydi. Tavan ağırlığa dayanamayarak şiddetli bir gıcırtıyla çöktü, düşen tavanın hemen altında olan Weitz yutuldu ve altındaki zemin de dayanmadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yıkılan koridorun alt katlarına doğru bir delik açmıştı ve Subaru, Weitz’in tavanı parçalayan devasa gri kurbağayla birlikte kafa üstü bir şekilde düştüğüne tanık oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sol koluna bir balta, sağ gözüne de bir bıçak darbesi yiyen Weitz’e karşı bunu yapmak zorundaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [WEİTZ――!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru elini düşen koridora, parçalanan zemine ve tavana doğru uzatırken çığlık attı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz düşmüştü. Weitz, Subaru ve diğerlerini korumak için ileri atılmıştı. Hemen, şimdi aşağı atlayıp Weitz’i kurtarmaları gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [İkincisinin düşmesi büyük şans. Cadı Canavarları’nı öldürmek çok zordur.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Düşünceleri dağılmış olan Subaru’nun önünde Todd, çökmüş koridorara yan gözle bakarak böyle mırıldandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ayaklarının dibinde başı kesilmiş olan dev kara kuşun cesedi yatıyordu. Cadı Canavarı, koridora çarptıktan sonra Todd tarafından baltayla öldürülmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Meydana gelen olaylar Subaru’nun bile sindiremeyeceği kadar hızlı gelişmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un yaptıkları, gözlerinin önünde yaşananlar ve her şey ama her şey. Bu işi bitirmeden, başka hiçbir şeyi düşünemezdi. ――Weitz’i bile düşünemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’e n’olduğunu ve başına neler geldiğini düşünemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yapama――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [――Cadı canavarlarına gelince, boynuzlarını kıran adamın cesedini yiyeceklerdir.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd âniden baltayı omzuna dayayarak böyle söyledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru da diğer herkes gibi önlerindeki durumu henüz tam olarak kabullenememişti. Todd’un sözleriyle nefesleri düğümlendi ve yüzlerini onunla yüzleşmek amacıyla döndüler.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dört kişinin de bakışlarıyla karşılaşan Todd, ayaklarının dibindeki cesedi işaret etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Birisi Cadı Canavarı’nın boynuzunu kırdığında, ona itaat etmesini sağlayabilir. Ancak ona emirler yağdırdıkça, bazı kızgınlıkları kesinlikle bir yerlerde birikecektir. O kişi öldüğünde de Cadı Canavarı intikam amacıyla cesedini bi’ güzel yiyecektir. İğrenç bir şey, değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd omuzlarını silkerek Cadı Canavarları’nın az bilinen doğası hakkında konuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, ne Todd’un bunu nasıl öğrendiğini bilmek istiyordu ne de bu bilginin ne işe yarayağını bilmek istiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bununla birlikte, orada n’olduğuna dair de yeterli bir açıklama sağlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dev kuşun koridora çarpmasının nedeni, boynuzunu kıran kişinin kafası kesilen muhafız olmasıydı ve Todd, kuşun muhafızın cesedine doğru dalacağını da biliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O kafayı uçurarak Subaru ve diğerlerinin büyük kuş tarafından yutulmasını sağlamaya çalışmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama bu gerçekleşmemişti. Çünkü, çünkü, çünkü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çünkü――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Weitz.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Kesinlikle arkadaşlarını önemseyen bir adama benziyordu. ――İşte bu yüzden öldü.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――Ah.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un genelde yapmayacağı bir şekilde, yaşanan olayların kapsamlı bir açıklıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kimseyi dinlemeden, kimseye haber vermeden, kimseye açıklama yapmadan, hiçbir bilgi vermeden öldürmek Todd’un işlerini yürütme şekliydi. Buna rağmen bu sefer, neden durmaksızın konuşup tüm bunları bilmelerine izin vermişti ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Duymalarına, anlamalarına izin vermek… Subaru’nun zihninin bir sonraki soruya geçmesine izin vermek.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Öldürülen iki muhafızla içeri dalan Cadı Canavarı’nın arasındaki ilişkiden bahsetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu konu hâlledildikten sonra Subaru’nun düşünceleri bir sonrakine geçebilirdi. Sıradaki, Weitz hakkındaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in nasıl öldüğünü ve bu konuda yapabileceği hiçbir şey olmadığı hakkındaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [A-AHHHH――!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ölmemeliydi. Weitz, ölmemeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd denen dehşetle yüzleşirken Subaru’yu ve diğerlerini korumaya çalışmamalıydı. Kendisine sırf karşı çıktığı için onu öldüren bu canavara, o karşı çıkmamalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonuçta, burada ölürse――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Sonunda yüzün artık aynı bir veletinki gibi.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in öldüğünü anladığı anda Subaru’nun kafası pişmanlık ve sabırsızlıkla doldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu tepkiyi gören Todd, işler planlandığı gibi gitmişçesine gülümsedi ve baltasını havaya kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un dikkatli açıklamasının amacı, Subaru’nun düşüncelerini istediği bir düzene sokmaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’yu bilinçsizce düşünmemeye çalıştığı Weitz’in ölümüyle yüzleşmeye zorlamak, esrarengiz bir düşmanı basit bir ölümlüye dönüştürüp kalbini ezmek anlamına geliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tanza: [Schwartz-sama――!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun bacakları şok içerisinde durmuştu ve Hiain’le Idra’nın zihinleri de hâlâ toparlanamamıştı. Üçünden önce harekete geçen ilk kişi Tanza olmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tanza gözlerini kendilerine yaklaşan Todd’a doğru dikti, kollarını iki yana doğru açarak Subaru’nun hemen önünde durdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Todd, Tanza’nın davranışına karşı kaşlarını çattı ve…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Hey sen, her şeyi yanlış yapıyorsun.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tanza: [Ha.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yolda duran Tanza’nın hemen önünde bunları söyleyen Todd, olduğu yerde dizlerinin üzerine çöktü. Tanza’nın gözleri bu hareketle büyülenmişken, çömelmiş olan Todd kollarını Tanza’nın kalçalarına kadar uzattı ve onu yukarı kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tam bu sırada Tanza’nın küçük bedeni yukarı doğru süzüldü ve yana doğru fırlatıldı. ――Dev kuşun yıktığı duvardaki büyük delikten dışarıya.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tanza: [Ah.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir çocuk için düşünülemeyecek derecede fiziksel yeteneklere sahip olsa da yerçekimine ya da fizik kurallarına karşı koyamazdı. Doğal olarak, Tanza’nın ağırlığı küçük bir kızınki kadar olduğundan dolayı, vücudu bir yetişkinin kadar ağır değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tanza, ânında kollarını bir yere uzatmaya çalıştı ancak ince parmak uçlarının ulaşabileceği hiçbir yer yoktu, bu yüzden bedeni adanın diğer tarafına savruldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [İyi eğlenceler.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Havaya fırlatılan Tanza’nın çığlıkları, alçaldıkça hızla söndü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böylece, önlerinde duran Tanza’nın da gitmesiyle, Subaru ve diğerlerini Todd’un baltasından koruyacak kimsecikler kalmamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [O İmparator Ekselansları’nın…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Hı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [O, İmparator Ekselansları’nın oğlu! Kafayı mı yedin lan!?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Arkasını dönmüş olan Todd’a ters ters bakan Idra bunu böylece haykırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gözleri kan çanağına dönmüş, dostane yüz hatları öfkeyle yanan Todd’a, Subaru’nun Vollachia İmparatoru’nun gayrimeşru oğlu olduğu “yalanına” kanmadığı için sitem ediverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Todd’un bu şikâyete cevabı gayet basitti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Hiç düşünmeden Idra’nın kafasına ezmek adına baltasını savurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Vooağh!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kafası ezilmeden hemen önce, kıyafetleri çekilen Idra kıç üstü düştü. Böylelikle balta ıskalandı ve Idra’nın arkasına düştü; Idra’nın gözleri açılırken, onu aşağı doğru çeken Subaru aceleyle başını salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmkânsızdı, kelimeler ona ulaşamazdı. Başından beri bu tehdidin kendisinde bir hata vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, işin kolayına kaçmaya çalışmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun cezası olarak da onu bu duruma sokmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Bunu atlattın demek ha, hata bende, hatalı olan benim. Ancak――…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Baltanın tutuşunu yeniden ayarlayan Todd, tiksinmiş bir ifadeyle yana döndü. Bakışlarını yönelttiği noktada, Subaru ve Idra’nın hemen yanında, sırt üstü düşmüş olan Hiain kendini çevreyle kamufle etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yıkılmış zemin ve duvarlarla kamufle olan Hiain’in orada olduğunu anlayamayacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak hızlı hareket edebilecek gibi de değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Tam gözümün önümde kayboluyorsun, amacı ne?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [Schwa――…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’la göz göze gelen Hiain, irkildi anda kamuflajı âniden bozuluverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O zamana kadarki kamuflajı mükemmeldi ancak sanki bir tablonun bir parçası mahvolmuş gibi, son derece çirkin, bakmaya dayanılmaz bir şey hâline geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu kez, resme sürülen kırmızı boya Hiain’den fışkırıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiain: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Omzuna inen balta darbesi göğsünün alt kısmına saplandı ve Hiain yere yığıldı. Kanı bolca akarken, vücudunun kamuflajı çözüldü ve gri kertenkele adamdan geriye kalanlar gümbürtüyle yere düştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz ölmüş, Tanza fırlatılmış ve Hiain de öldürülmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birbiri ardına, Subaru’nun gözleri önünde.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [B-bu bir düello… Hık.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sesi titreyen Idra, gözlerini öldürülen Hiain’in cesedinden ayırarak ayağa kalktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dişlerini gıcırdatarak; parmağıyla az önce gözlerinin önünde yoldaşını öldüren adamı işaret eden Idra’nın yüzü öfkeden kıpkırmızı, korkudan maviydi ve ne yapacağını bilemezmiş bir hâlde, Todd’a bakarken yüzü bembeyaz kesildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sparka’nın gerçekleştiği yerde, Subaru ve diğerlerine ilham vermek ve kendisini cesaretlendirmek için bir yalan söylemişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun ucuz yalanlarından farklı olarak unvanıyla ilgili yalan idealler taşıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Sen de bir savaşçıysan――…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra’nın bu idealleri, belki de fazlaca idealist olan idealleri ihanete uğradı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Vayy!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [――Hık.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun minicik bir umut olduğuna şüphe yoktu ama Idra’nın teklifi ciddi ve çılgıncaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Önünü kesmek için yüksek sesle bağıran Todd, sadece kabadayılıktan ibaret olsa da güçlü olmaya durmaya çalışan Idra’ya hazırlıksız olduğu bir anda saldırmıştı. Böylece, onun hazırlıksızlık yakalandığı sırada kılıcını sapladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [Gağh!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Savaşçı değilim, askerim.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dizlerinin üzerine çökmüş olan Idra titreyen ellerini boynuna götürdü. Todd’un bıçağı boğazının ortasına saplanmıştı ve keskin ucu ensesinin arkasından çıkmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de Idra ellerini bıçağı çıkarmak için sapından tuttu. Ve daha bıçağı çekip çıkaramadan, bir balta; tam yukarıdan gelerek Idra’nın kafasına saplanıverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra: [――Ah.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Idra öne doğru düştü ve Todd bıçağını vücudundan çıkardı. Beceriksizce yere düşen Idra’nın cesediyle Hiain’in cesedi bir kâbustan fırlamışçasına sıralanmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Uzak bir yerde de Weitz’in cesedi molozların altına gömülmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüksekten düşüp geri dönemeyen Tanza’ya bi’ şey mi olmuştu? Bu ona, Weitz’le birlikte düşen kurbağanın da aşağıda olduğunu hatırlattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Öyleyse Tanza ve bu adanın gladyatörleri de――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Burada ciddi ciddi neler dönüyor?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Ha…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Siz, gerçekten de İmparator Ekselansları’nın çocuğu musunuz?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Baltayı omzunda taşıyan Todd, bomboş gözleriyle yere yığılmış olan Subaru’ya baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yoldaşlarını kaybeden ve kaçacak iradeden yoksun olan adam kendi kendine düşünüyordu, o ânda Subaru neden en son hayatta kalan kişi olduğunu anladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun gelişigüzel söylediği, İmparator’un gayrimeşru oğlu olduğu yalanı, Todd’un içine şüphe tohumu ekmiş olmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O da Subaru’nun gerçekten İmparator’un gayrimeşru oğlu olma ihtimalini düşünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [O hâlde…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Hımm?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Neden, sadece teslim falan olmuyorsun? Ben İmparator’un…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun onun oğlu olma ihtimalini göz önünde bulundurdukları için diğerlerinin ona böyle davranması gayet normaldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, Tanza ve diğerlerinin bu stratejiyi kullanarak yanlış anlamalarına izin vermişti çünkü en iyi yolun bu olduğu düşünmüştü. Bu, Biriminin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak ve onlar için bir umut ışığı olacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birbirlerini öldürmeleri yerine, Todd; hayatta kalmak için beyaz bayrak çekmeyi tercih etmesi olasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak bunun tam tersi gerçekleşmişti, Subaru tüm yoldaşlarını kaybetmiş, Todd’sa hayata tutunmayı başarmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Neden, niye? Sen…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Teslim olmak gibi bir şey yapsaydım yarım yamalak bir gerekçeyle öldürülürdüm ve yapabileceğim hiçbir şey de olmazdı.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Durumun lehime olduğu zamanlarda işin özüne kadar sorgulamanın, her zaman çok daha iyi olduğuna karar verdim. Hem kafamı çalıştırıp karar verebiliyorum hem de hata yapmak çok daha zor oluyor. ――Bu da içimi rahatlatıyor.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un ifade ettiği gibi, en önemli görünen son neden üzerine, Subaru derin bir nefes aldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sanki bunca zamandır Todd, boynunu boğuyormuş gibi hissediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [İmparatorun gayrimeşru oğlu olup olmadığınızdan bağımsız, merak ettiğim şey adınız.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Adım mı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Natsuki Schwartz, tanıdığım korkunç bir adamın ismine benziyor. Ve üstüne üstlük, kokun da o korkunç adama fazlasıyla benziyor.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd burnunu çekerken soğuk gözleryle de Subaru’ya baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kokusunu――… İlk katliam sırasında, Todd’un Gladyatör Adası’na geldiğini ilk öğrendiğinde de aynı şeyi söylenmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Konunun kokusuyla ilgili olduğunu öğrendikten sonra Subaru’nun zihninde nahoş bir önsezi belirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Miasma hakkında bi’ bilgin var mı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Miasma mı? Ah, yo, yo, o değil, yanlış anlama. Gerçekten kokuyor, vücudun yani. Biraz iyi bir burnum var. Bu yüzden de bu biraz garip.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [――Hey, senin bir ağabeyin falan var mı? Varsa seni pazarlık kozu olarak hayatta tutmaktan mutluluk duyarım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun sorusunu reddetmesinin hemen ardından şaşırtıcı bir teklif çıkageldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Seni hayatta tutmaktan mutluluk duyarım, böyle bir şeyin Todd’un ağzından çıkacağını düşünmek… Dahası Todd’un bahsettiği ağabey, büyük olasılıkla Subaru’nun kendisinden başkası değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Uzun bacakları olan Subaru’nun, küçülmüş Subaru’nun ağabeyi olduğunu düşünmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dahası, Subaru kadın kılığındayken Todd’a kendini tanıttığını hatırlıyor gibiydi. Bu nedenle Subaru’nun “Natsumi Schwartz” ile akraba olduğundan şüpheleniyor gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her hâlükârda, “öldürmemek” Todd’un zihninde bir seçenek hâline geldiyse.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in, Hiain’in ve Idra’nın ölümleri hemen yanı başında gerçekleşmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gözlerini kapattığında, Gustav ve İhtiyar Null’un ölümleri de aklına geliyordu. Ayrıca, yol boyunca tanık olduğu birçok gladyatörün ölümünü ve ondan geriye kalanları da görebiliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kesinlikle herkes, sonunda ölmüştü. Böylece ölmüşlerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Dolayısıyla, onlara göre Subaru kesinlikle ölmemeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: […Nii-chan hakkında bir şeyler mi biliyorsun?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd’un yanlış anlamasından yararlanarak, konuşmayı ilerletmek amacıyla vites değiştirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd bir şekilde büyük Subaru’ya karşı tedbirli davranıyorsa o zaman bu tedbiri kullanarak küçük Subaru’yu da yaşatabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Burada, böyle bir yerde, bu şekilde hayatta kalabilirse――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [――Bekle.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Ha?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ağzını açıp, onu bu durumdan kurtaracak kelimeleri söylemeye çalıştı. Ancak Todd, avucunu uzatarak Subaru’nun yüzünü kavradı ve Subaru parmaklarının arasındaki boşluklardan gözlerini görebiliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun yüzünü tutarak çömelen Todd, ona son derece soğuk bir bakış attı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve ardından――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [――Hey, beni manipüle etmeye çalıştın, değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Donuk bir gümbürtüyle göğsünde keskin bir his belirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bıçağın ucundaki soğuğu, vücudunun içinde hisseden Subaru’nun gözleri genişledi. Heman ardından, uzuvlarını uyuşturacak kadar büyük bir sancı başının arkasından şiddetle çınladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve bu güçlü çınlama nedeniyle Subaru’nun kendisi de çığlık attı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [GYAAHĞ, GEEĞHH!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Hata bende, hatalı olan benim, dikkatsizliğe ya da zayıflığa yer yok.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Büyük boy bir bıçak Subaru’nun göğsünün derinliklerine saplanmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Olay çıkarmak ya da çıkarmamak değildi, sadece çok büyüktü. Onu tam anlamıyla delip geçmişti. Bıçak, muhtemelen göğsünün içindeki önemli şeyleri yok ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ağzının kenarlarında kan köpürdü, kırmızı tükürük dökülürken Subaru’nun vücudu titredi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şiddetli bir şekilde öksürürken ağzından kırmızı lekeli bir paket düştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Önemi yoktu. Artık önemli değildi. Onu kullanamazdı. Kullanabilecek durumda değildi. Ölemezdi, ölmemeliydi. Ölürse korkunç olurdu. Ölürse ölmüş olacaktı, ölmemeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Kıpırdama.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yere uzanmış, sürünerek oradan uzaklaşmaya çalışan Subaru’nun karnına, konuşurken Todd tarafından basılmıştı. Hareket edemesin, kaçamasın diye durdurulmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun önünde onu durduran Todd, baltasını başının üzerine kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Acıtıyor, korkutucu, berbat, tehlikeli, en azından, hiç değilse, kırmızıyı, soğuk acıyı, bunu, hiç olmazsa bunu, bunu durdurmalıyım.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [Ölemem, ölmemeliyim…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Todd: [Bir, iki veee üç!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zayıf bir şekilde, başını korumak için ellerini kaldırdı. Nafile.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun ellerinin altındaki başını ve hayatını, düşen baltanın keskin bıçağı hepsini yerle yeksan etti――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――Hık.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kafası parçalandığında, içindeki her şey dışarıya doğru dökülmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sanki o korkunç sahneyi izliyormuşçasına hisseden Subaru, boğazının en derinlerinden bir çığlık sızdı. Titreyen iki elini de uzatarak kendi başına dokunuverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Parçalanmamıştı. Parçalanmamış bir kafa, sancısız bir göğüs, söndürülmemiş bir hayat, hepsi buradaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunları öğrenmesiyle rahat bir nefes alan Subaru, başını gökyüzüne kaldırdı ve――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [――Ah.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dövmelerle kaplı bir adam yavaşça dönüp Subaru’ya baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sol kolu balta tarafından parçalanmıştı, sağ gözü bıçakla oyulmuştu ve muazzam miktarda kanıyordu. Weitz.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Bu, ilk kez böyle oldu…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dudakları titriyorken, kanlar içindeki Weitz bu kelimeleri döktü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu gören Subaru; gerçekten ama gerçekten acıklı bir nefesle birlikte “Ah” sesi çıkardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz: [Herkes bana “inandığını” söyledi…]
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [AAAĞĞHHH――!!!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Weitz’in bedeni bu cılız sözcükleri söyleyerken bedeni yan tarafa doğru yığıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elini uzatsa bile, ne yaparsa yapsın, Weitz’in bedeni artık kesinlikle kurtarılamazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ölmemeliydi. Subaru, ölmemeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun kesin hâle gelmesine izin vermemeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun başlangıç noktası, tekrar ve tekrar yeniden başlayarak Ölüm noktasına doğru ilerlemeye devam etti――…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru: [AAAĞĞHHH――!!!!]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Çünkü birinin kurtarılamayacağı “bir kez” ortaya çıktığında, Natsuki Subaru’nun “kalbi” paramparça olacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

#İnanılmaz bir bölüm. Diğer bölümlere göre baya kısa olmasına rağmen, içeriği çok güzeldi. Subaru, artık Weitz’in kurtaramayacağını fark etti. Bu yüzden kalbi paramparça çünkü bunu daha önce de yaşadı. Gittikçe de Ölüm noktasına yaklaşıyor. Bu sefer Subaru, ciddi anlamda başı dertte. Bakalım sonraki bölümlerde Subaru bu engeli aşabilecek mi? Sonraki bölümler görüşmek üzere!
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
#Ayrıca, bir duyurumuz var. Sonunda Discord’umuz açıldı! Bölümlerden anından haberdar olmak isterseniz, Re:Zero hakkında konuşmak isterseniz buyurun gelin. Katılmak isterseniz ana sayfadaki linke veya BURAYA tıklayarak katılabilirsiniz. İyi eğlenceler!



5 5 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
8 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle
Çılgın Oyuncu
Çılgın Oyuncu
9 Ağustos 2024 08:09

imparatorlukta 3 tane subaru gözüktü anne natsumi abi natsuki subarı küçük natsuki schwartz

furkan
furkan
27 Şubat 2025 14:06

Sıçtık

Kansula
Kansula
18 Mart 2025 07:46

Todd bu serideki en muhteşem kötü karakterlerden biri bence. Günah başpiskoposları yanında çocuk gibi kalıyor adeta. Todd düşünmeden zekasını kullanmadan hareket etmezken, gunah başpiskoposları biraz daha ilkel hareket ediyor, toddu korkunç ve etkileyici yapan aradaki bu ayrım. Ve bence bu şekilde olması Todd'u çok etkileyici yapıyor.

yato zero
27 Haziran 2025 01:34

Nefret ediyorum şu todd daaaan

Aizen Poyraz
13 Ağustos 2025 09:58

Todd siktir git allah belası

burhan mümtaz yazıcı
25 Ağustos 2025 11:50

Todd harbi serideki en kaliteli antigonist

baryonnarutotr
14 Kasım 2025 10:14

Todd oç olsada çok zeki onu kandırmak neredeyse imkansız manyağın teki

Heisenberg
25 Kasım 2025 20:01

Noluyo olm Weitz in olmeyecegine cok inanmıştım