Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / Kısım 4/ Frederica ve Petra’nın Hizmetçilik Günleri IV

Frederica ve Petra’nın Hizmetçilik Günleri IV

28 Mart 2026 168 Okunma 11 dk okuma
Önceki Sonraki

Bölümün ortalama okuma süresi 8 dakikadır. İyi okumalar dileriz.



※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

Çevirmen: Mazrain

Redaktör: akari

Destekçiler: Donatus, Echi_dna, Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz, LReiN, Ebubekir, Hexa, Arda, Fatih, Drusus Carter, EcBur, ADSA, Rikka Fedaisi, Voi Van Astrea, Lavain, Ahmet B, Selim K, Spacepire, universe, Yağız D, Metin K, equ

Destek vermek isterseniz TIKLAYIN!

Discord’a gelmek isterseniz TIKLAYIN!

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

1

Her şey Petra kendi düşüncelerine daldığı bir sırada gerçekleşen o olayla başlamıştı.

???: “Merhaba küçük hanım, bir dakikanızı ayırabilir misiniz?”

Petra: “Kim? Ben mi?”

Kasabanın ortasında arkasından seslenen bir sesle Petra hiç tereddüt etmeden arkasını döndü. Sesi tanımamıştı ama kelimeler ona tanıdık gelmişti. Köyde “sevimli” sayılabilecek biri varsa, o da kendisiydi. Bu Petra’nın kibri değil, gururuydu.

On yaşındaki Petra Leyte, hâlâ sevimliliğini kullanarak her şeyi başarabileceğine inanıyordu.

Petra: “Ah…”

Ve o sevimli Petra, sesin sahibini görünce biraz şaşırmıştı.

Karşısında Arlam Köyü yakınlarındaki malikâneden gelen, siyah önlüklü bir hizmetçi duruyordu. Elbise hem kullanışlı hem de zarifti; kıyafetlerle ilgilenen Petra’nın hemen ilgisini çekmişti. Ayrıca bu elbiseyi giyen uzun boylu, altın saçlı kadın da göz dolduruyordu. Uzun, ince kolları ve bacakları dişiliğini vurguluyor, endamı ise cazibesini artırıyordu. Genç Petra için bu kadın, ideal vücut yapısına sahipti. Petra’da eksik olan her şeye sahipti. Ancak…

Kıskanç düşüncelerini kendine sakladı ve hanımefendiyi bir gülümsemeyle karşıladı.

Petra: “Malikâneden mi geliyorsunuz? Bir şey mi istemiştiniz?”

Güzel olmak, sevimli bir kız olmakla aynı şey değildi. Sevimlilik hâlâ güzelliğe karşı savaşabilirdi. Bu yüzden Petra, elindeki bu potansiyeli kuşanarak yerini korumaya hazırlandı.

Doğrusu, Petra ne zaman geçmişteki o kibir dolu hâlini hatırlasa utançtan yüzü yanardı.

Fakat birkaç yıl önceki Petra, gelecekteki Petra’nın düşüncelerinden bihaberdi. O an bile sevimliliğin her şeyin üstesinden geleceğine inanıyor ve bunu çekinmeden kullanıyordu.

Hanımefendi: “Doğru, sormak istediğim bir şey var.”

Petra’nın kazanan gülümsemesine karşılık, kadın sakince kendi gülümsemesini gösterdi.

Çoğu insan bu gülüşü gördüğünde kendinden geçerdi ama burada işe yaramamıştı. Birkaç saniyeliğine de olsa onları sersemletmesi, Petra’nın sevimliliğinin kanıtıydı.

İstediği tepkiyi alamayınca Petra, bu zorlu rakibe karşı hamlesini ikiye katladı. “Sormak istediğiniz bir şey mi? Umarım aradığınız cevabı size verebilirim.”

Hanımefendi: “Teşekkür ederim. Muhtarın evinin nerede olduğunu soracaktım. Doğrusu, efendinin malikânesinden buraya pek sık gelmiyorum…”

Petra: “Bu malikânede yeni olduğunuz anlamına mı geliyor?” Petra durumu fark edince ellerini birbirine vurdu. “Ah, demek bu yüzden. O kadar güzel birisiniz ki sizi daha önce hiç görmemiş olmamı garipsemiştim.”

Hanımefendi: “…Oh. İltifat etmekte çok iyisin.”

Petra’nın gözleri ışıldarken hanımefendi nazikçe elini dudaklarına götürüp kıkırdadı. Zarif tavırlar, olgun bir duruş… Bunlar Petra’nın geleceği için öğrenmek istediği şeylerdi.

Petra: “Bundan sonra malikânede mi kalacaksınız?” diye sordu Petra.

Hanımefendi: “Hayır, bugünlük çağrıldım. Yardım için buraya geldiğimde bile malikâne ve efendinin ihtiyaçlarıyla çoğunlukla bir başkası ilgileniyor.”

Petra: “Anlıyorum. Ne yazık.”

Hanımefendinin gözleri Petra’nın sözleriyle hafifçe büyüdü. “Neden öyle dedin?” diye sordu.

Petra hiçbir art niyet beslemeden, sadece utangaçça dilini çıkardı ve gülümsedi. “Sadece, çok harika görünüyordunuz; sizinle arkadaş olmak istemiştim.”

Hanımefendi: “…”

Petra: “Hanımefendi?”

Hanımefendinin bir anlığına sessizleştiğini gören Petra, başını o mükemmel sevimli açıyla yana eğdi. Bu dikkatle çalışılmış bir hareketti ve hanımefendi bunu görünce hafifçe boğazını temizledi. “H-hayır. Bir şey yok. Bunu duymaktan çok mutlu oldum. Eğer bir fırsat doğarsa, ben de seninle arkadaş olmak isterim.”

Petra: “Evet, anlıyorum. Ah, doğru ya, muhtarın evi. Bu taraftan.”

Hanımefendinin kibar ve resmî cevabından dolayı biraz hayal kırıklığına uğrayan Petra, asıl isteği hatırlamış gibi yaptı ve ona yolu tarif etmeye başladı.

Ona eşlik ederken Petra, hanımefendinin üniformasına gizlice göz atıyordu. Bir gün başkentte terzi olarak çalıştığımda bu iyi bir referans olabilir, diye geçirdi içinden. Bir yandan da bu kadar sevimli bir üniformayı en azından bir kez giymeyi çok istediğini düşünüyordu.

2

Petra: “O zamanlar size karşı gerçekten kaba davranmışım…” diye mırıldandı Petra.

Frederica: “Sorun değil Petra. Sonuçta henüz küçük bir kızdın ve burada çalışacağını bilmiyordun.”

Petra: “O-On yaşındaki bir çocuk bile neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayabilmeli. O zamanlar tam bir aptalmışım…” Yanakları utançtan kızarsa da Petra derin bir saygıyla eğildi ve defalarca özür diledi. Durum karşısında şaşıran Frederica, o anıyı hatırlarken buruk bir tebessüm etti.

Frederica kahvaltı hazırlarken uysal görünümlü bir Petra yanına gelip “Size söylemem gereken bir şey var,” demişti.

Petra çok mahzun göründüğü için Frederica, genç hizmetçinin işinde bir hata yaptığından endişelenmiş ve onu dinlemek için kahvaltı hazırlığını bırakmıştı.

Kıdemli hizmetçi olarak Frederica kendini her şeye hazırlamıştı. Ancak Petra’nın konuşmak istediği konu, iki yıl önce ilk tanıştıkları zamana dairdi.

Petra: “Sorumluluk hissettiğini ve özür dilemek istediğini anlıyorum ama…”

Açıkçası Frederica’nın neredeyse tamamen unuttuğu bir şeydi bu.

İki yıl önce Frederica, Mathers Hanesi’nin bir kolu olan Miload ailesi için çalışıyordu ve bazı işler için Roswaal Malikânesi’ne çağrılmıştı. Oradaki köyün muhtarına bir mesaj iletmesi istenmiş ve o da Petra’dan yol tarifi almıştı.

O zamanlar Petra sadece on yaşında, sade bir köy kızıydı. İstense bile daha olgun davranması zordu ve Frederica da zaten bunu isteyecek kadar katı biri değildi. Ancak üzerinde durmadığı bir olay olsa da Petra’nın bunu bizzat dile getirmesi, Frederica’nın o anıda sandığından daha fazlası olduğunu fark etmesini sağladı. Petra’nın sevimliliğine kapıldığını fark etti.

Beklenmedik bir yerde çiçek açan bir tomurcuğun ani saldırısına uğramak, özellikle Frederica gibi sevimli şeyleri seven biri için paha biçilemezdi. Hele ki malikânede cazibesiz bir alt hizmetçi tarafından soğuk davranıldığı bir dönemde böyle bir nezaketle karşılaşınca etkilenmemek mümkün değildi.

Petra: “Frederica-neesama?”

Frederica: “H-Her neyse, endişelenecek bir şey yok. Hiç gereği yokken özür dilemen… Ben bile unutmuştum.”

Petra: “Başkaları unutsa bile insanın kaba davranışlarını örtbas etmeye çalışmasının iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum.”

Frederica: “H-Haklısın. Bana her zaman bir şeyler öğretiyorsun…” Böylesine düzgün ve dürüst bir cevap alan Frederica, kendini biraz yetersiz hissetmeye başladı. Elini yanağına dayayıp iç çekerken Petra yavaşça başını kaldırdı. Onun suçlu bir mahkûm gibi davrandığını gören Frederica nazikçe gülümsedi. “Önemli değil. Hem Petra, hatırladığın her şey o kadar kötü müydü?”

Petra: “Kötü derken neyi kastediyorsunuz?..”

Frederica: “Ben de hatırlıyorum. O zaman benimle arkadaş olmak istediğini söylemiştin.”

Petra: “Ah.”

Petra sözlerini hatırlayınca gözleri fal taşı gibi açıldı.

Frederica: “Ben de ‘Eğer bir fırsat doğarsa, ben de seninle arkadaş olmak isterim,’ diye cevap vermiştim. Bu sözün yerine geldiğini düşünürsek, sence de bu kader değil mi?”

Petra: “O zaman, her zaman kız kardeş olmaya yazgılıydık, değil mi?”

Petra’nın böyle ışıldadığını gören Frederica, ona kocaman sarılma isteğine güçlükle engel oldu.

Çok sevimli. Frederica her geçen gün Petra’nın sevimli tavırları karşısında direncinin kırıldığını hissediyordu ancak kıdemli hizmetçi vakarıyla bunu yeniden toplaması gerekiyordu.

Frederica: “D-Doğru… Ben… senin Neesaman olmaya yazgılıydım.”

Petra: “Bunu duyduğuma çok sevindim. Eğer böyle düşünüyorsanız, o zaman o gün istediğim her şeye kavuşmuşum demektir.”

Petra, Frederica’nın sesindeki titremeyi fark etmeden parmaklarıyla saymaya başladı.

Petra: “Üniformanızı yakından gördüm, hatta giyme şansım bile oldu. Sizinle arkadaş oldum, bu işi yapmayı öğrendim… ve eskisinden daha sevimli oldum! Değil mi?”

Frederica: “Evet, çok sevimlisin.”

Frederica normalde konumu gereği söyleyemeyeceği bir şeyi, şimdi tüm kalbiyle söylüyordu.

Petra: “Ç-Çok teşekkür ederim.”

Petra’nın yanaklarının utançla renklendiğini gören Frederica tatmin olmuştu. Ama sonra ani bir düşünceye kapıldı.

Frederica: “Bu çok ani oldu. O zamanı hatırlamana sebep olan bir şey mi vardı?”

Petra: “Hmm, özel bir şey yok.” Petra, Frederica’nın sorusu üzerine mahcup bir tavırla kıpırdandı. Cevap verip vermeme konusunda kararsız görünüyordu, sonra kararını verdi.

Petra: “Aslında sizinle olduğumdan beri beni rahatsız eden bir şey vardı. Ve sonunda jeton düştü.”

Frederica: “Jeton mu düştü?” diye bilinçsizce Petra’nın sevimli tonunu taklit ederek yanıtladı Frederica.

Petra: “Düştü.”

Her halükârda Frederica, kıvılcımın ne olduğunu merak ediyordu. Eğer bir şeyi hatırlamasına sebep olduysa, onunla ilgili olmalıydı.

Petra: “Ah, belki de…”

Frederica: “B-Belki ne?! Büyük bir hata mı yaptım?!”

Petra: “N-Neesama? Neden panikliyorsun?”

Frederica az önceki konudan yeni kurtulup rahatlamıştı, bu yüzden yeni konu onu hazırlıksız yakalamıştı. Panikliğini bir gülümsemeyle gizleyip başını hafifçe salladı.

Frederica: “Hayır, paniklemiyorum. Bir hizmetçi her daim sakin ve vakur olmalıdır. Bu bana… o adam tarafından iyice öğretildi!”

Petra: “Neesama? Neesama?”

Frederica: “D-Doğru. Kim öğretmiş olursa olsun, ders yanlı değildi. Sakin ve vakurum.”

O adamın zihnindeki kalıntılarını silkeleyen Frederica derin bir nefes aldı.

Frederica: “Eee, neyi fark ettin Petra? Bana anlatır mısın?”

Petra: “Şey, pek büyük bir şey değil…”

Diyerek Frederica’nın sorusu karşısında mahcup bir tavırla saçlarıyla oynadı Petra.

Petra: “Dün gece uyumadan öncesini hatırlıyor musunuz?”

Frederica: “Yalnız hissettiğin için yatağıma sokulduğunu hatırlıyorum.”

Petra: “D-Doğru ama o değil. Hatırlıyor musunuz? Uyumadan önce söylediğiniz şeyi.”

Frederica hafızasını zorladı ama hatırlayamadı. Özel bir şey söylediğini anımsamıyordu. Sadece Petra’ya ne kadar sevimli olduğunu söylediğini hatırlıyordu.

Petra: “Merhaba küçük hanım, bir dakikanızı ayırabilir misiniz?” diye hatırlattı Petra.

Frederica: “…Pardon?”

Petra: “Dün gece uyumadan önce bana bunu dediniz. Ve bu, iki yıl önce ilk tanıştığımızda bana söylediğiniz şeyin aynısıydı.”

Frederica: “…”

Petra: “Hatırlamamı sağlayan şeyin bu olduğuna eminim. Yine de çok utanç verici.”

Petra muhtemelen durumu geçiştirmek için bu son sözleri eklemişti. Ancak aynı kelimeleri kullanıyor olması Frederica’ya kendisinin hiç gelişmediğini hissettirmişti. Ya da belki de Petra’ya sarılma isteği, ilk tanıştıkları günden beri hiç değişmemişti.

Frederica: “…Pekâlâ, gerçekten de çok sevimlisin.”

Petra: “Ehe-he-he.”

Frederica tüm direncini bıraktı ve Petra’nın başını nazikçe okşadı; Petra da bu ilgiyi sevimli bir gülümsemeyle kabul etti. Sonra aniden gözleri fal taşı gibi açıldı.

Petra: “Ah. Özür dilerim. Kahvaltı hazırlığınızı böldüm.”

Frederica: “Önemli değil. Birlikte güzel bir anıyı paylaştık.” dedi, Petra’ya gülümseyerek.

Frederica: “Ayrıca, son hazırlıklarda bana yardım eder misin? Eğer edersen iki yıl önceki davranışlarını affederim.”

Petra bir an şaşkın baktıktan sonra yüzünde kocaman bir gülümseme açtı.

Petra: “Evet, Frederica-neesama!”

Frederica: “İşte benim bildiğim o sevimli kız.”

Petra’nın gülümsemesini görünce bu sözler ağzından dökülüvermişti; Frederica, iki yıl önceki hâline hayranlık duydu.

O zamanki Frederica, Petra’nın anısını koruyacak kadar vakur kalmayı başarabilmişti.

SON

Görsel Sahibi

Önceki Sonraki
0 0 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
0 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle