Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / Ana Hikâye/ Kısım VII, Bölüm 82 – “İsyancıların Maksadı”

Kısım VII, Bölüm 82 – “İsyancıların Maksadı”

25 Aralık 2024 1.954 Okunma 23 dk okuma


Bölümün ortalama okuma süresi 18 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: Bertiel

Destekçilerimiz: Donatus, Echi_dna, Nurullqhx (TikTok’ta Re:Zero editi yapıyor, bakmak isterseniz BURAYA tıklayın.)

ㅤㅤㅤㅤ

Destek vermek isterseniz TIKLAYIN!

Discord’a gelmek isterseniz TIKLAYIN!

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “――Neticede, şahsıma boyun eğdirmek Dracroy bölgesinin hamle yapmasını da engelleyecektir. Tam da düşündüğüm gibi, kendine harika bir eş almışsın, haksız mıyım Roswaal?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “…Seni sayısız kez düzeltmek zorunda kalmam can sıkıcı hâle gelmesiyle birlikte Ram, benim hizmetkârımmm~.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İçinde bulundukları koşullara rağmen alışılmadık derecede cesur olan Serena’nın bu yorumuyla karşılaşan Roswaal, ne söyleyeceğini bilemez bir hâlde, rahatsız olmuş bir şekilde cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena’nın bölgesi olan Dracroy Bölgesi’ni ziyaret ederek Vollachia İmparatorluğundaki birisini arıyordu―― Subaru ve Rem’in ortadan kaybolmasını engellemek için iki gün önce yardım talep etmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüksek Kontes pozisyonunda olan Serena, İmparatorluk içinde geniş bir tanınırlığa sahipti. “İstese de istemese de göze çarpabilecek siyah saçlı, siyah gözlü bir çocuk”la ilgili olması koşuluyla son derece isabetli bilgiler elde edebileceği umuluyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her nereye sürüklenirse sürüklensin, Subaru’nun sessiz kalabileceğine inanmak zordu, yani bu anlamda da umutları bi’ hayli yüksekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden de böyle bir şeyin olması kaçınılmazdı ve aynı zamanda beklenmeyen bir şeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Ram, her ihtimale karşı sorayım ama bu pervasız hareketinin nedeni…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “――Natsumi Schwartz’dır.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Bu doğru deeeğil mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram’ın dudaklarından dökülen bu söz Roswaal için göz ardı edilmesi zor bir ismin anlamını taşıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluğa gönderilen Natsuki Subaru, yalnız başına ve destekçisi olmaksızın, bu ismin anlamını bilenlere bir tehlike mesajı göndermişti―― Roswaal ve Ram da bu mesajın maksadını hemen anlamışlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Orada olduğunu belirten Subaru’nun böyle bir şey yapması alışılmadık derecede takdire şayandı. Gerçekten de Subaru’nun eylemlerinde herhangi bir kusur yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ortada bir kusur varsa o da tehlike sinyalinin gönderildiği “taraf”tı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu nedenle de Ram sürpriz bir saldırı ya da pervasızca bir eylem olarak adlandırabileceğimiz bir yola başvurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun sonucunda Ram, elindeki asayı öne doğru sallayarak Serena’yı koltuğunda oturmaya mecbur bırakan bir tablo ortaya çıktı. Ancak bu durum yalnızca Ram’ın pervasız davranışlarına yüklenemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nedeniyse――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “――İsyana liderlik eden siyah saçlı bakire, Natsumi Schwartz, arayıp durduğunuz kişi mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Daha doğrusu, o kişi Ram için fazladan bir ödüldür.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Gerçi Roswaal için durum hiç de öyle değil. O hâlde Roswaal için önemli olmayan bir şey sizin için olağanüstü önemli olmalı.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendisine doğrultulan asayla hareket kabiliyeti kısıtlanan Serena’nın sözleriyle Ram suskunluğunu korudu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram onun hareket etmesini engellerken bile Serena’nın düşünceleri hep keskin kalmıştı. Bu koşullar altındayken bile soğukkanlılığını bozmamış, Roswaal ve Ram’ın durumunu genel hatlarıyla anlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――“Natsumi Schwartz”, Natsuki Subaru’nun kullandığı takma ad gibi bir şeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her ne kadar ismin tam anlamı bundan daha karmaşık olsa da Subaru’nun İmparatorluk’ta bu ismi kasıtlı olarak kullanmasının ardındaki mantık göz önüne alındığında, takma isim kullanmaktaki maksadı açıktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal da mümkünse bu maksada saygı göstermek isterdi ama――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “O kadar taraf varken isyancıların tarafında olmak da…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Takma ad kullanma maksadını anlayabilmiş olsa da sinyalin geldiği taraf şaşırtıcı olmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluğa kaçak yollardan girdikleri sırada patlak veren isyan şimdiden endişelendirmeye başlamıştı. Sadece filizlenmekle kalmamış, aynı zamanda zehirli bir çiçeğe de dönüşmüştü desek abartmış olmayız.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İyi ya da kötü, işler bekledikleri gibi gitmezse gerçekten de Subaru’ya yakışır bir durum olacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Ram, sen de Subaru-kun’un kötüüü~ etkisinden nasibini almış olabilir misin?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Böyle bir şey düşünülemez bile. Ram’ın davranışlarında, Barusu’nun zerre kadar etkisi yoktur.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Her ne kadar ilk etapta onun eylemlerinin sonucu olarak bu duruma düşmüş olsanız bile mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Roswaal-sama, Serena-sama’yla yaptığımız tartışma.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Durum kötüleşir kötüleşmez kadın konuyu bir anda değiştirerek ilk adımı attı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram’ın konuşmasındaki cesareti karşısında tek gözünü kapatan Roswaal bir kez daha Serena’ya döndü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şu anda Roswaal ve Ram ofisine çağrılmışlardı ve “siyah saçlı bakire” hakkındaki bilgileri Serena’nın ağzından duymuşlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aradıkları kişiler arasında yer alan Subaru ve Rem’in özelliklerinden bahsedilince, muhtemelen bunun sadece “siyah saç” detayına odaklanan bir konu başlığı olduğunu zannetmişlerdi. Ancak bu, Roswaal ve Ram’ın gözden kaçıramayacağı bir anlam da taşıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Kale Şehrinde meydana gelen sorunlarla bağlantılıyım, bu yüzden de Yüksek Kontes olarak niyetlerimi bir nevi beyan etmeliyim.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena bunu açıkladıktan hemen sonra bir şeyler vuku buldu. ――Ram onu bastırmak için harekete geçiverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena’nın gözü pek mizacı ve ofisinde korumalarının olmayışı onu mahvedecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kişisel korumaları, odadaki yüksek tansiyondan bihaber, ofisin dışındaki koridorda bekliyorlardı. Elbette ki Serena sesini yükseltir yükseltmez ofise dalacaklardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Bu durumda, Serena-sama’yı lime lime edeceğim.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Amma korkutucusun. Ciddi olup sadece gözdağı vermediğini görmek hoşuma gidiyor. Roswaal, sen…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “O benim eşim değil, hizmetkârım… bu mesele çoktan kapanmıştır. Aramızdaki ilişkinin yapısını değiştirmeden, üçümüz arasındaki barışçıl ilişkiye geri dönebilmek için çaba göstermeyi tercih edeeerim~.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “ ‘Üçümüzün’ ha, ne kadar da övgüye layık bir ifade ediş biçimi. Her zaman her şeyi başkalarının derdi olarak gören senin, sorunu kendi derdin olarak görmen çok ferahlatıcı.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena’nın bıyık altından gülmesiyle Roswaal tek gözünü kapatarak iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tam da söylediği gibiydi, Ram’ın yaptığı şey yüzünden bu diğer insanların derdi olamazdı. Bu efendi-hizmetkâr ilişkisi ya da birbirlerine yükledikleri sorumlulukla da ilgili değildi, aynı zamanda duyguları da ilgilendiren bir konuydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Üstelik Ram’ın aceleci davrandığı aşikâr olsa da aynı zamanda bu aceleciliğin pervasız bir eyleme sebep olduğu da söylenebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonuçta, Ram Serena’yı bastırmasaydı――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Gurur duyduğunuz, Uçan Ejder Filonuz, isyancıları göz açıp kapayıncaya kadar yakıp kül edip yok edecekti.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal’ın sözleriyle Serena Dracroy gözlerini hafifçe kıstı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kontes Dracroy’un mülkiyetindeki Uçan Ejder Filosu―― Vollachia İmparatorluğu’nda yaşayan sayısız uçan ejdere komuta eden, İmparatorluğun en yüksek zirvelerinde özgürce uçarak saldıran bir birlikti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aslında, insanları hiç kâle almayan uçan ejderleri evcilleştirip komuta eden uçan ejder binicileri, muharebe alanında ezici bir savaş gücü sergilerdi. Roswaal da uçabildiği için rakiplerinin çoğunu tamamen mağlup etme kabiliyetine sahipti. ――Havada ustalaşmanın savaş alanına hâkim olmak için yapılacak en önemli hamle olduğunu anlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu bağlamda, Vollachia İmparatorluğu’nda, mükemmel uçan ejder binicilerine sahip hanelerin askerî menfaatlerini artırmaları hiç de zor değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir önceki neslin Kont Dracroy’undan beri süregelen geleneği gölgede bırakan Serena Dracroy’un zamanı, en güçlü Uçan Ejder Filosuna ev sahipliği yapan dönem olarak kabul edilmekteydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Uçan Ejder Filosunu hakikaten de harekete geçirseydi sıradan bir isyanı direkt bitirebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Beklenmedik bir anda, aradığınız kişi şu anda isyancı orduda ve siz de birliklerimi konuşlandıracağımdan ötürü endişelisiniz. Ama burada öylece dikilip sonsuza kadar bana bakamazsınız, değil mi? N’apacaksınız?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Serena-sama, ya aileniz?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Akrabamı falan arıyorsanız anlamsız. Roswaal beni yüzüstü bıraktığından beri iyi bir hayat arkadaşı bulamadım.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Roswaal-sama?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Şakalarına inanıp aldanma. Hem Krallık hem de İmparatorluk soylularının bir araya gelmesi gibi bir şey, iki ülke arasındaki ilişkiler nedeniyle imkânsızdırrr~. Serena, şaka yapmanın hiç sırası değil.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal ve Serena’nın ilişkilerini göz ardı etsek bile Ram’ın şu anda pek de sabırlı olduğu düşünülemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kısa ve hızlı bir bakıştan anlaşılması zor olsa da Ram, Pleiades Gözetleme Kulesi’nde yaşanan olaylardan ötürü büyük pişmanlık duyuyordu. Hem Subaru’yu hem de Rem’i kaybedip onlardan ayrı kaldığı için kendini suçluyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu seferki aşırılıklarının ardında da sabırsızlığının yattığı aşikârdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Ram’ı lüzumsuz yere kışkırtmayalım, hep beraber iyi bir noktaya varmak için uğraşmayalım mı?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Beraber iyi bir noktaya varacağız, ha? Madem öyle, peki sizler bu noktada tam olarak ne istiyorsunuz?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Bir noktaya varmadan uçan bir ejdere binecek kadar aptal kimse yoktur. Böyle bir senaryoda gidilecek mesafe hem yanlış olur hem de binicilerim çok kıymetlidir. Şayet bir şeye lüzumsuz diyorsanız bu sadece o tür bir şey olur. Endişelerimi anlayışla karşılamalısınız. Değil mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çenesini tek bir elinin üzerine yaslayan Serena, Roswaal’a onu sınarcasına baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun isyancı ordunun saflarına katılmasıyla Rem’in de yanında, o saflarda yer alma ihtimalinin fazla olmasını göz önüne alırsak Ram’ın böylesine hızlı bir karar vermiş olmasının hiç de mantıksız olmadığını anlarız. Zamanı geri döndüremedikleri sürece bunun için onu suçlamak da anlamsızdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İsteselerdi Serena’ya zarar verip sonra da kaostan yararlanarak bölgeden kaçabilirlerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak bu, asıl amaçlarını yüzüstü bırakıp gereksiz düşmanlar yaratan aptalca bir hareketten öteye gitmezdi. Her şeyin güç demek olduğu bir İmparatorlukta bile askerler, efendilerinin kirli bir oyunla mağlup edilmesini minnetle kabul edecek kadar aptal değillerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kontes Dracroy’un elindeki Uçan Ejder Filosunun gücünü kırmak isteyen isyancı ordunun böyle bir şey yapması makul karşılanabilirdi ancak Roswaal bu hamlenin eski dostunun kellesine bedel olup olmadığı konusunda şüpheleri vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette, en büyük arzusu için gerekli bir fedakârlıksa Roswaal, Serena’nın kellesini almakta hiç tereddüt göstermezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de fedakârlık gerekmiyorsa bile, bunu yapmak için kendi yönteminden sapacağını da düşünmüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu bağlamda, Roswaal’ın burada Serena’ya sunduğu sözcükler――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “――Durum buysa siz de bizim gibi bu isyana katılmak ister misiniz?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Ha?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Bunu kabul ederseniz sizinle bizim aramızdaki anlaşmazlık da ortadan kalkacaktır. Hedeflerimiz örtüşürse Ram’ın asasını size doğrultma nedeni de ortadan kalkacaktır. Yani, aramızdaki meseleleri tatlıya bağlayabileceğiz.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena’nın gözleri, ellerini göğüslerinin önünde kavuşturarak bunu dobraca söyleyen Roswaal’a dikildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gözlerinde beliren şok ve şaşkınlığın yanı sıra biraz da meraklı bir bakış vardı. Kadının ilgisini çekmiş olmanın da verdiği rahatlıkla tamamen yersiz bir laf etmedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Buna güvenen Roswaal kadınla olan ilişkisinin üzerinde durmaya koyuldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: İşleri tatlıya bağlayalım diyorsun ama anlaşılan o ki bu iş bununla sınırlı kalacak. Davetinizin sonunda bizleri bekleyen tek şey isyandır. Bölgeme İmparator Ekselansları da yardım etmişken, durumu lüzumsuzca daha da kötüleştirmenin ne faydası――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “――İmparator Ekselanslarına karşı bir memnuniyetsizliğiniz yok demek. Sahiden de öyle mi ki?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena mantıklı bir şekilde dayanak noktasının sağlamlığından bahsetti. Ancak Roswaal onun sözünü yarıda keserek doğrudan gözlerinin içine baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparatorluğun Yüksek Kontesi olarak, ileri görüşlü ve planlarını hayata geçirme noktasında başarılı gözüken yetenekli biriydi. Bu nedenle ona bunu söylerken gözlerinin içine bakması gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: “Biri seninle konuşuyorken onun yüzüne bakmalısın!”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birdenbire bu sözler Roswaal’ın zihninde parıldadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Umulmadık bir şekilde, sanki bu sözlerden bir güç alıyormuş gibi hissetti ve――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Son iki günümü boş boş vakit öldürerek geçirmiyooordum~. Siz meşgulken elimden geldiğince çok kulaklarımı kabarttım.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Yani sabahlara kadar alkolüme eşlik etmektense gizlice beni dinlemekle mi uğraştın?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Sahip olduğunuz yoğun iş temponuz nedeniyle her gün sabahlara dek içki içme alışkanlığınızı da değiştirmenizi tavsiye ediyorum.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Doğal olarak, misafirlerin barış döneminde ağırlandığı bir ortamda durum farklı olabilirdi ancak o zaman bile, eski dostu olarak en içten temennisi içkinin dozunu azaltmasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her hâlükârda, Serena’nın karaciğeriyle ilgili endişelerini bir kenara bırakan Roswaal, kulak kesilip dikkatlice dinlemesinin meyvelerini toplayacaktı. Dracroy Bölgesi’nin sakladığı sırlar da――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “――Geçtiğimiz yıl, İlahi General’in kendisine yapılan bir suikast girişiminde ciddi şekilde etkilendiğine dair bir söylenti duydum.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “O olayın mağdurunun, yani hayatını kaybeden İlahi General’in, uçan ejder binicisi olduğunu da işittim… ve ayrıca o kişi sizin astlarınızdan da biriydi. Adı da…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “――Balleroy Temeglyph.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu kısık ve cılız bir sesle söyleyen Serena, Roswaal’ın sözünü kesti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çenesini hâlâ eline dayamış olsa da gözlerindeki ışıltı eskisine nazaran değişmişti. Bir nevi bu durum karşısında keyif çatmanın verdiği his, rüzgârsız bir gölün yüzeyini çağrıştıracak bir suskunluğa gömülmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O suskun gözlerle Roswaal’ın arkasındaki Ram’a baktı ve…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Asanı indir, Ram. Konuşmak için asanı doğrultmana ihtiyacım yok.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Ama…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Ram dediğini yap.” Serena sözünden dönmez.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal bu sözlerle Ram’ı dizginlerken o da isteksizce asasını indirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette ki hemen emre kulak vermemesini Serena anlayabiliyordu, sonuçta ihtiyatlıydı, garipsemedi. Yalnızca yüzünü pencereye, dışarıya doğru uzanan manzaraya―― Yo, gökyüzüne çevirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Uçan ejderlerin kanatlarını özgürce çırparak dolaştığı o semaya çevirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Sence özgürlük müdür ki? Bu gökyüzü?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “…Konuşma şeklinize bakacak olursak pek de öyle görünmüyoooor~”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “İmparatorluktaki her su, her toprak, her hava, hatta insanların etleri ve kanları bile İmparator Ekselanslarına aittir. Buna gökyüzü de dahil tabii ki. ――Sence bunları kimin söylediğini sanıyorsun?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Merak ediyooorum~ sadece o kişiye ‘kim’ diyerek özetlemek işi bir hayli zorlaştırıyor, değil mi? Ne de olsa herkesin aklına takılan bir düşünce bu.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Omuzlarını silkmiş olan Roswaal’a Serena, “Öyle mi?” şeklinde kısa bir yanıt verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kadının bahsettiği kişi―― Balleroy Temeglyph, Dokuz İlahi General’in bir zamanlar mensubuydu, geçen yıl İmparatorluk Başkentindeki İmparator’a karşı düzenlenen suikast girişiminin de sorumlusuydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Aslında, Serena tarafından Dracroy Bölgesi’nde önemli bir mevkiye yerleştirilmiş yetenekli bir kişiydi, uçan ejder binicisi kimliğiyle gösterdiği olağanüstü güç ve mükemmellik nedeniyle basamakları tırmanarak Birinci Sınıf General rütbesine kadar yükselme potansiyeli vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hâliyle Balleroy da kılıcını İmparator’a doğrultunca, gönderdiği tavsiye mektubu Serena’yı kötü bir duruma düşürmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yüksek Konteslik pozisyonu elinden alınmamış olsa da İmparatorluk Başkentinin duyguları zayıflamış, Uçan Ejder Filosuna olan güvenleri sarsılmış ve üstelik ona kendini toparlama fırsatı da verilmemişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve tüm bunlar yetmezmiş gibi, Balleroy’un yerine Dokuz İlahi General olarak atanan kişi de――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “――Uçan Ejder Generali, Madelyn Eschart, baya küçük düşürücü bir seçim olmuş gibiii~, ne dersin.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Askerî geçmişi olmaksızın, Başbakan’ın tavsiyesiyle aniden Birinci Sınıf Generalliğe terfi eden Madelyn’in soyu da beklenmedik şekilde ejderlere dayanıyordu. Uçan ejderleri evcilleştirmenin gizli sanatı olmadan, onları kumanda edebilen ejder soyu olunca da binicileri yetiştirmek için zaman ve çaba harcamak boşuna olurdu, haksız mıyım?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Ama Uçan Ejder Filosunun sahibi olan Serena-sama’nın istediği şey bu değildi.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Oo, Uçan Ejder Filomu hafife alma. Biniciye ihtiyaç duymamanın hem avantajları hem de dezavantajları vardır. Eğitim için gereken zamanın ortadan kalktığı doğrudur ancak binicisi olmayan uçan bir ejder, yalnızca saldırmak için içgüdülerine güvenebilirdi. Bu bağlamda, Uçan Ejder Binicisi taktikleri anlayıp uygulayabilirdi.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “――――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “En önemlisiyse söz konusu ejder soyunun onları sayıca üstün bir güçle eziyor oluşuydu.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Vollachia’nın gizli uçan ejderleri evcilleştirme sanatını―― Roswaal bile, insanları takmayıp onları kontrol etme sanatının detaylarını bilmiyordu. Bununla beraber, yetenekli uçan ejder binicilerinin onları evcilleştirse bile, her zaman yanlarında kalmaları gerektiğini duymuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başka bir deyişle uçan ejder biniciliğinin oluşması için bir uçan ejdere ve bir kişiye ihtiyaç vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Buna karşın, onca zaman harcamaksızın sayısız uçan ejdere komuta edebilen bir General’in varlığı, gücünü Uçan Ejder Filosu’ndan alan Serena’nın hem doğal düşmanı hem de başının belasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Balleroy, uzun zamandır yanımda olan güvenilir bir dosttu. Ekselanslarına karşı gelseydi ve hatta ona bir mızrak bile doğrultsaydı kabahatin bana yöneleceğinin de kaçınılmaz olduğu söylenebilirdi. Ama――”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Kendini böylesine bir kepazeliğe teslim edip etmeyeceğin de farklı bir hikâye, değil mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “――Her söylediğin şey kalbimin en derinlerine dokunuyor.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Ram onore oldu.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram’ın yumuşacık minnet ifadesini yanıtlayan Serena derin bir iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena, Roswaal ve Ram’ın sözleriyle sıkıştırıldığında söyledikleri şeyleri inkâr etmedi. Ram’ın asasını indirmesini talep ettiğinde çoktan kararını vermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu, tehdit altındayken durumu ifşa etmek yerine eşit şartlarda konuşmaya razı olduğunun bir işaretiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başka bir deyişle――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “――Tüm bunlara rağmen, sen buradayken başını belaya sokmak istememiştim, tamam mı?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sözlerle beraber Serena Dracroy yüzündeki beyaz yara izine dokunarak şiddetle gülümsedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Göze çarpan haşin gülümsemesi Roswaal’ın onunla tanıştığı ilk gençlik günlerinde gördüğü gülümsemenin aynısıydı; babasından aile reisliğini çalmadan önce gösterdiği hırslı gülümsemenin aynısıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne var ki şimdiki gülümseyişi, kızının hizmetkârlarının güvenini elinden almaya başlamasıyla gözleri kararan babasına yönelik değildi, bu uçsuz bucaksız İmparatorluğu yöneten korkunç varlığa yönelikti――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “――Anlıyorum, Serena, sen…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu gülümsemeyi gören Roswaal yanlış anladığını geç de olsa fark etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram’ın ani kararının yol açtığı durumun daha da kötüleşmesini önlemek amacıyla, Dracroy bölgesinin içinde bulunduğu durumu açıklığa kavuşturarak Serena’nın aklını çelmeye çalışmıştı ama bu bir hataydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Onu isyana katılması için yönlendirmeye ihtiyacı yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İsyancı ordunun “Siyah Saçlı Bakire”yle yükselişe geçmesi bile Serena için bir şanstan başka bir şey değildi. Serena zaten nerede duracağına çoktan karar vermiş, kendine has bir şekilde Roswaal ve diğerlerini de düşündüğünü göstermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kayıp bir kişiyi bulmak için bölgeye gelip de hiçbir şey bilmeyen eski bir dostunu bu işe karıştırmayarak kendine yakışanı yapmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Roswaal ve diğerleri düşüncesizce karşı tarafın saflarına geçmişlerdi bile. Büyülü Taşların çoktan tutuştuğunu fark etmeden, içine ilave mana dökmüşlerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başka bir deyişle――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Elimden geldiğince temkinli davrandım. Sadece bu seferliğine, zekâ küpü bir eşle tanıştığım için pişmanlık duymam uygun olurdu. Ya da yolundan sapıp evlilik teklifimi geri çevirdiğin için de olabilir.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Serena.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Endişelenme. Kimliğini ifşa edersem Krallıkla iş birliği yaptığımdan şüphelenilir. Bu bağlamda, iki cephede birden savaşmak düpedüz delilik olur. Madem savaşa gireceğim, o zaman kazanma şansımın olduğu safta gireyim.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Konuşmanın hâkimiyeti el değiştirince Serena’nın durumu da tersine dönmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Safları aynı olduğu için Roswaal ve diğerlerinin Serena’ya zarar vermeleri için hiçbir neden yoktu. Öte yandan, Serena’nın Roswaal ve diğerlerinin içinde bulundukları durumdan sonuna kadar yararlanma imkânı vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Roswaal-sama, acaba…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Aah, doğruca bir canavarın avlanma bölgesine girmişizzz~.  ――Serena, ya konuyu hiç açmasaydık?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “O durumda, size birkaç günlüğüne gereken misafirperverliği gösterip iç savaş tüm hızıyla devam etmeden önce kaçmanıza göz yumardım. Ama madem eski bir dost beni savaşmaya davet etti, o zaman yapacak bir şeyim yok, değil mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Amma açık sözlü…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu isyanla beraber mi hareket edeceği yoksa bağımsız olarak mı harekete geçeceği belirsizdi. Yine de Serena çoktan isyan etmeye karar vermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun İmparator’un zalimce tutumuna karşı bir öfke miydi yoksa güvendiği adamın hayatını kaybetmesiyle mi ilgili olduğunu bilmiyorlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kesin olan tek şey――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “İmparator Ekselansları Vincent Vollachia’nın barışçıl hükümdarlığından rahatsızlık duyan çok fazla sayıda insan var. Büyük bir savaş fitili bir kez ateşlendi mi bu alevler bir anda yayılacaktır.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “…Sözünü ettiğiniz savaş fitilleri hakkında herhangi bir düşünceeeniz~ var mı?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Ne olabileceklerini merak ediyorum. Bir fikri olan tek kişi sensin, değil mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kıkırdayan Serena’nın elinde Roswaal’ın bilmediği bir koz varmış gibi görünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Öte yandan Roswaal’ın aklında, bu yabancı toprakları nasıl etkileyeceğinden emin olmasa da kontrol edilmediği takdirde hafife alınamaz bir tekilliğin varlığına dair bir fikir vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başına ne tür bir bela gelirse gelsin, bunu öyle ya da böyle atlatacaktı. Tüm mesele bu çıkmazda kiminle karşılaşacağı, onları kurtarmayı ne kadar çok isteyeceği ve nüfuzunun nasıl yayılacağıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ya da belki de――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “――Yoksa sen de kalkıp tüm İmparatorluğun fitilini mi ateşlendin, Subaru-kun?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böyle bir durumda Roswaal nasıl hareket etmeliydi?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette, uzun zamandır arzuladığı dileğinin gerçekleşmesi için Krallığa itibarını yitirmeden dönmesi gerekiyordu. Durum böyle olmasa bile, Subaru’yla karşılıklı vermiş olduğu sözler de vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu ona tek taraflı olarak dayatılmıştı, yine de Subaru’nun aksine bunu iptal edemezdi. Başka birinin mahrum bırakıldığı bir gelecek onun için kabul edilmesi zor bir şeydi, zira parçaları toplamaya da karar vermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal’a vaat ettiği söz olmasa bile, muhtemelen elinden geldiğince çok mücadele edecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

En azından Roswaal sadece deneme sayısını azaltmak için harekete geçecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O zaman da Subaru’nun işin arzu edilmeyen bir şekilde neticelendiğini fark etmesini engelleme işi ortaya çıkıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Pekâlâ, Ram’ın canımı tehdit etmesiyle içimdeki hastalıklı duygular da yok oldu. Bugünlük görevlerimi unutup kutlama şarabı açacağım.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Asayı doğrultmuşken bunu söylemek Ram’ın haddine olmayabilir ama yine de bundan emin misin?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “İkimizin de aynı hedef uğruna daha güçlü bir birlikteliğe ihtiyacımız var. Bu yüzden içip birbirimizi daha yakından tanımalıyız. Kiminle boy ölçüşeceğimizi düşünürsek bunu yapmamız son derece doğal bir aktivite.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena, önceki patlamalarını unutmuş bir yüz ifadesiyle, soğukkanlılıkla Ram’ı kendisiyle bir şeyler içmeye davet etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram, Serena’nın bu yüce gönüllülüğü karşısında alışılmadık bir şaşkınlık içindeydi çünkü artık Roswaal ve Ram’dan bir şeyler saklamak mecburiyetinde olmadığı için rahatlamış görünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bununla beraber, Serena’nın Roswaal ve diğerlerini böylesine sığ bir hareketle gafil avlaması da düşünülemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu yaparken de Serena, Roswaal’ın İmparatorluktaki özgürlüğüne karşı, kendi gücünü ve hatta hayatını riske atıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Yani, savaş fitilinin ateşlenmesini mi bekleyeceksin? Yoksa bizzat fitilin ta kendisi mi olacaksın?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “En azından yerimi biliyorum. Aceleci olmama gerek yok, çok da kalmadı. ――Yoksa sessizce beklemek daha iyi bir fikir mi?”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “…Kastettiğim o değildi.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Serena: “Değil mi? Benim için de öyle.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her iki taraf da bu “Savaşın Fitilini Ateşlemek”le ilgili farklı fikirlere sahip olsa da akıllarındaki şeyin ne olduğuna dair benzer bir algıya sahip görünüyorlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal bu gerçeği not ederken düşünceli bir şekilde kollarını kavuşturdu. Bu arada Serena da umursamaz bir tavırla vitrinine yönelmiş, dillerini gevşetmek için bir içki aramaya başlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “Roswaal-sama, Guaral Kale Şehri’nde.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Konum bakımından Emilia-sama ve diğerleri bize daha yakınlar ve Doğu’dan saldırıyorlar. Aynı söylentiler orada da duyulacaktır, dolayısıyla bize katılabilirlerse katılacaklardır. Tabii ki bu sizin için sinir bozucu olur.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “…Hayır.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram başını iki yana sallayarak hayal kırıklığı içinde cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Mümkün olan en kısa sürede Rem’le yeniden bir araya gelmek istiyordu. Guaral Kale Şehri’nin her yerinde Subaru’ya dair söylentiler dolaştığına göre Rem’in orada olması muhtemeldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Öte yandan Roswaal’ın uçma büyüsüyle bile, boşuna bir girişim ciddi bir başarısızlık olurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Geniş bir İmparatorlukta insanları bulmak için belli bir zekâ ve rasyonellik gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal: “Bu yüzden de bekleyip görelim. Kadının dediği gibi, savaşın fitilleri alevlenecek…”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram: “――Evet.”

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram biraz tereddütle ve titreyen sesiyle başını olumlu anlamda salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Birkaç gün sonra da Serena Dracroy’un sözünü ettiği “Savaşın Fitilleri Alevlenerek” yükseldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmparator Vincent Vollachia’nın oğlu tarafından yönetilen isyanın fitili tüm İmparatorluğa ve çeşitli bölgelerdeki isyancı gruplara yayıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunlar arasında isyancı orduya katılma niyetini ilk beyan eden kişi de Yüksek Kontes Dracroy’du, bu yiğit hanımefendinin yanında da yakışıklı bir yabancıyla sevimli bir hizmetkârın yer aldığı söyleniyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

#Ram ve Roswaal tarafı da bitmiş gibi duruyor. Dracroy’u da saflarımıza kattık. Bakalım şimdi hangi tarafa gideceğiz, umarım artık Todd taraflarına gideriz. Hadi millet okumaya devam edelim!

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ



4 4 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
13 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle
Anonim
Anonim
27 Aralık 2024 22:32

Keşke daha hızlı gelse bölümler

Anonim
Anonim
29 Aralık 2024 22:46

çeviri için teşekkürler bir sonraki bölüm ne zaman gelir ve ismi ne?

Anonim
Anonim
29 Aralık 2024 22:47

yorum yapmayı unutmayın yoksa buralar hep sessiz kalır

Anonim
Anonim
31 Aralık 2024 10:56

Çeviri için teşekkürlerrrÇe

Arkey
Arkey
2 Ocak 2025 00:14

eline sağlık kral güncele gelmişte olduk

furkan
furkan
2 Mart 2025 07:32

Subarumu isterim

Tamay
Tamay
1 Mayıs 2025 23:26

Umarım roswaal'ın psikopatlıkları "Sığınak" bölümleriyle kalmaz sadece

yato zero
27 Haziran 2025 14:12

elinize sağlık

Aizen Poyraz
15 Ağustos 2025 08:44

Subaru nerde aga

baryonnarutotr
17 Kasım 2025 15:34

İyi bölümdü

Heisenberg
27 Kasım 2025 18:36

Bir an roswal ın istemeden subaruyu zorluk cikartacagindan korkmuştum iyiki isyancilarin arasında Subaru oldugunu anladılar