Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / Ana Hikâye/ Kısım VII, Bölüm 80 – “İris ve Dikenler Kralı”

Kısım VII, Bölüm 80 – “İris ve Dikenler Kralı”

13 Kasım 2024 2.492 Okunma 28 dk okuma


Bölümün ortalama okuma süresi 22 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤ

         

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: Bertiel

Destekçilerimiz: Donatus, Echi_dna, Nurullqhx (TikTok’ta Re:Zero editi yapıyor, bakmak isterseniz BURAYA tıklayın.)

ㅤㅤㅤㅤ

Destek vermek isterseniz TIKLAYIN!

Discord’a gelmek isterseniz TIKLAYIN!

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Geniş salondaki karmaşık tartışma nihayet tatlıya bağlanmak üzereydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr: [Dürüst olmak gerekirse durum başlangıçtaki beklentilerimizden epey farklı oldu. Ancak Kale Şehri’nin düşmesini önlemenin yanı sıra, Birinci Sınıf General Yorna’nın iş birliğini elde etmenin de kuşkusuz ki memnuniyet verici sonuçlar olduğu söylenebilir.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr hemen etrafta dönüp duran konu başlıklarını toplayarak özetlemeye başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gür saçlarıyla dikkat çeken adam, geniş gözleriyle salonda yer alan herkesin yüzüne baktı. Zikr’in sözleri karşısında Emilia başını sallayarak “Evet, haklısın” dedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Bazı moral bozucu hadiseler yaşansa da herkesin bugün burada toplanmasının tek sebebi elimizden gelenin en iyisini yapmış olmamızdır. Şimdi de buna bel bağlayarak herkesin hedefine ulaşmasını sağlayalım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr: [Sizden beklendiği gibi, güzel yanıtınız için teşekkür ederim Emily Hanım. Aynen dediğiniz gibi, buradaki herkesin hedeflerini gerçekleştirmek için çabalayalım. Bu doğrultuda size söylemem gereken bir husus daha var.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto: [Son olarak söylemek istediğiniz bir şey daha mı var? …Az önceki tartışmamızın devamı niteliğinde olduğunu varsayıyorum ama nedense bu, hiç de içime sinmiyor.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr’in Emilia’nın sözlerine başıyla onay verirken parmağını kaldırdığını gören Otto, yanakları sertleşirken söyleniyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr, Otto’nun nahoş önsezisini desteklercesine “Gerçekten de öyle” diyerek devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr: [Bu az önceki tartışmanın devamı niteliğinde. Bu tartışma, siyah saçlı Veliaht Prens gibi davranılmakta olan Natsumi Hanım’ı da kapsıyor.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Natsumi… ha? Ama İmparator’un çocuğuymuş gibi muamele gören Subaru değil miydi…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Frederica: [Emily, Subaru-sama’nın İmparatorluk’ta kendini nasıl tanıttığını bilemeyiz.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ah, anlıyorum. Haklısın. Özür dilerim, kafamdaki her şeyi birbirine karıştırmış olmalıyım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Tartışmayı yarıda kesen Emilia elini ağzının üzerine koydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun İmparatorluk’ta kendisini tanıtırken kullandığı “Natsumi Schwartz” adı, Emilia ve onu aramakta olan diğerlerine nerede olduğunu söylerken, bir yandan da gerçek kimliğini gizlemek için kullandığı bir yöntemdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu nedenle Subaru kasıtlı olarak Emilia ve diğerlerinin bildiği birinin adını kullanıyordu―― Emilia’nın arkadaşı Natsumi Schwartz’ın adını kullanıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr, Subaru’yla tanıştığında Subaru bu takma ismi kullanmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dolayısıyla Zikr, Subaru’ya atıfta bulunmak için “Natsumi” ismini kullanıyordu. Emilia’nın kafasını karıştıran şey de buydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ha? Ama madem öyle, neden ona Natsumi Hanım diyorsunuz ki…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice: [Konuşmaya ve sormaya devam et, doğrusu, kafan allak bullak olmuş. Yakında Betty’nin tekrar uyuması gerekecek, sanırım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ah, anlıyorum. Haklısın. Özür dilerim, şu anda Beatrice’i düşünmek zorundayım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia’nın kafasında beliren sorular kollarındaki Beatrice’in sesiyle bastırılmıştı. Subaru’yla alakalı bir soruysa Beatrice’in bunu Emilia’dan da çok duymak istemesi doğaldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çok fazla uyanık kalamayan kızın iyiliği için kafasındaki soruları bir kenara bırakmak zorundaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice ve Emilia’nın bakışlarından hareketle Zikr, “İşin aslı şu ki” diyerek söze başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr: [Açık konuşmak gerekirse mesele Natsumi Hanım’ın şahsıyla ilgili değil. Nerede olduğu bilinmediğinden ötürü onun sağlığından endişe ediyorum ancak Abel-dono’nun da düşündüğü gibi, nerede bulunursa bulunsun şefkatle korunacağına inanıyorum. Ancak――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Subaru’nun başı derde girebilir diye mi kuşku duyuyorsunuz?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr: [Daha önce de belirttiğim gibi, bu Natsumi Hanım’ın kendisiyle ilgili değil. Bunun dışında gelişen ayrı bir durum daha var… İmparator Ekselansları’nın çocuğunun varlığı artık kamuoyunda biliniyor ve İmparatorluğun iç meselelerinde değişikliğe neden oluyor. Başka deyişle――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [――Başka topraklarda bile savaşın kıvılcımları parlamaya başladı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr’in sözlerini kesen, kısık bir sesle konuşan Abel oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr başını saygıyla eğerek “Evet” dedi ve Abel, Zikr’e bakmadan parmaklarını Oni maskesinin yanağında dolaştırarak yüzündeki ifadeyi gizledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak daha eli yüzündeki ifadeyi gizleyemeden Emilia’nın gözleri onu yakalayıverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Abel’in dudakları çok hafifçe sadist bir gülümsemenin şeklini almıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Gerçi, bunun hiç de eğlenilesi bir şey olduğunu sanmıyorum…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

???: [Yarı-şeytanın da dediği gibi, bu fazlasıyla nahoş bir mesele. Korkulukların üzerindekilerin bu uygun koşullardan çıkar sağlaması.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla, yüz ifadesini gizleyen Abel’e bakarken Emilia’nın mırıldandıklarını onayladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hava ne kadar soğuk olursa olsun palto giymeyeceğini beyan ederken beyaz omuzlarını silkti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Haklı bir davan varsa ve kendi arzularını gerçekleştirme şansını elde ettiysen geriye kalan tek şey harekete geçeceğin “zamanlamaya” karar vermektir. Çok erken davranırsan senin bile kanın akacaktır ama şayet çok geç kalırsan bu işe dahil olsan bile, elin boş eve döneceksin. Her ne kadar karar verme sürecinde olsan da bunu düşün.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto: [Çeşitli yerlerdeki ayaklanmalar… Yine de İmparator Vincent Vollachia’nın hükümdarlığının istikrarlı olduğunu ve İmparatorluk halkının barışın tadını çıkardığını duymuştum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [Nihayetinde barış ve benzerleri gelip geçici hayallerden öteye gidemez.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla ve Otto’nun sözleri üzerine Abel yüzüne götürdüğü elini indirdi. Emilia’nın gördüğü gülümsemenin izlerinin çoktan kaybolduğunu fark edince Abel soğukkanlılıkla konuşmaya devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [İmparatorluk halkının gerçek tabiatında―― hayır, insanoğlunun gerçek tabiatında savaş yatar ve hayat var olduğu sürece de savaş denilen alev sönmeyecek. Üstünü kapatmaya çalışsanız da içerisindeki yangın, alevlenmeye devam edecek.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto: [Ve eninde sonunda, kaçacak bir yer kalmadığında, kocaman bir patlama mı yaşanacak?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Petra: [Bu gerçekten de çok talihsiz bir durum…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto ve Petra, Abel’in konuşma tarzından edindikleri fikirleri dile getirdiler.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia da Abel’in karmaşık ifadesindeki maksadı anlamış olduğunu düşünüyordu. Ortaya çıkacak sonuca bakıldığında, bu fikri inkâr etmek imkânsızdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak savaşın insanların doğasında var olduğunu düşünmek hiç de hoşuna gitmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Geeerçekten anlayamıyorum ama bu kulağa epey yalnızlıkmış gibi geliyor.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [Yalnızlık mı? Neye dayanarak böyle düşünüyorsun, yarı-şeytan?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ne de olsa İmparatorluğun İmparatoru olabildiğince çok çalışmış olmalı. Bütün bunların yok olup gitmesi, o yoğun çalışmanın karşılığını alamamak yalnızlıktan başka bir şey değil midir ki? İster kazansın ister kaybetsin, bence bu çok acı verici olurdu.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiç doğrudan tanışmamış olan Vollachia İmparatoru, Emilia’ya son derece acınası geliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel, Zikr ve diğerlerinin bu şekilde bir isyan başlattıkları ve İmparatorluk halkının da buna katılmasıyla birlikte seslerini yükseltmeye başladıkları da doğruydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia çalışmaları sırasında Vollachia İmparatorluğu’nun son birkaç yıldır büyük çaplı bir savaş yaşamamış olmasının İmparator Vincent Vollachia’nın marifeti olduğunu da öğrenmişti. Vincent’ın ne düşündüğünü bir kenara bırakırsak en azından savaşsız bir topluluk yaratmayı sürdürüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun yıkılmasıyla birlikte, kaybederse ülke ellerinden alınacaktı ve kazanırsa da kendisi bir savaş başlatmış olacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Böyle zamanlarda, birileri sinirlendiğinde, bunun acı verici olmasına çoktan karar vermiş gibiler.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu nedenle Emilia, Vincent’ı acınacak hâlde bulmaktan kendini alamıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şayet mümkün olabilseydi onun ne düşündüğünü ve herkes için iyi bir sona ulaşmak için ne yapabileceklerini doğru dürüst tartışmalarının iyi olacağını düşünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [――Anlıyorum, hangisi önce gelmiş olursa olsun, o şeyin varoluş biçimini anlayabiliyorum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Eh?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [Şüphesiz ki sizler Natsuki Subaru’yla aynı tür insanlarsınız.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia, Abel’in kollarını kavuşturarak yaptığı bu kısa yorum karşısında sessizce nefesini tuttu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel’in Oni maskesinin arkasından görülebilen siyah gözlerindeki parıltıyla karşılaşan Emilia bunu fark etmişti. ――Az önce söylenenlerden yola çıkarak edindiği izlenim pek de yanlış sayılmazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ve Abel dava arkadaşı olsalar da Emilia ve diğerleri Vollachia İmparatorluğu’na girinceye kadar sürekli birlikte çalışmış olsalar da――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [――Sana göre, Subaru gerçekten nefret edebileceğin bir insan mı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Yanılıyorsam özür dilerim. Yine de yanıldığımı pek sanmıyorum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Siyah gözleri kısılan Abel, Emilia’nın sorusu karşısında sessizliğe büründü. Onun tepkisini tam önünde gören Emilia fikrini geri almadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel, Subaru’dan nefret ediyordu. ――Emilia bunu hissediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun nedeni ne Abel’in sessiz oluşuydu ne de Priscilla’yı çağrıştıran bir tavırla kibirli laflar etmesiydi. Otto ya da Zikr ve diğerleriyle konuşurken kesin bir ayrım vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia bunun Abel’in Subaru’ya karşı içten içe beslediği nefretten kaynaklandığını düşünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [――Zikr, isyan ederek seslerini yükseltmeye başlayanlarla beraber harekete geç. Daha da güçlü rüzgârlar yaratarak alevlerin şiddetini körükle. Ta ki simsiyah dumanlar İmparatorluk Başkentine ulaşıncaya dek.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Zikr: [Her şey yolunda olacak mı ki? Asıl hedefimiz Dokuz İlahi Generaldi…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [En nihayetinde, ikincil hedefimiz bu. Mühim olan şey savaş ortamını harekete geçirmek. Her ne kadar Groovy ve Moguro’nun tutumları endişe verici olsa da mevcut şartlar artık değişti.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birdenbire gözlerini Emilia’dan ayıran Abel, yanı başındaki Zikr’e emirler yağdırmaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia görmezden gelindiğini düşündü ama bu, Abel’in aralarındaki konuşmayı daha fazla sürdürmeye hiç de niyetli olmadığının bir beyanıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Cevap vermeyişinin nedeni kızın hedeften sapmış olmasından mıydı, yoksa başka bir sebepten miydi?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her hâlükârda――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [――İmparatorluk Başkentine beklediğimizden daha erken ilerleyebiliriz. Dikkatinizi en ufak bir şekilde bile yitirmeyin.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

――Subaru ve Rem’le kavuşmak için yollarını değiştirip, Abel ve grubundan ayrılmayı Emilia ve arkadaşları tercih etmemişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice: [Emilia dikkatli olmalısın, doğrusu. Betty ve diğerleri bu ülkede gerçekten sadece Subaru’yu düşünen tek insanlar, sanırım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice salondaki tartışmanın ardından tekrar uykuya dalmadan kısa bir süre önce tekrar konuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Konuşma oradan oraya savrulup dursa da sadece Subaru’ya odaklanıldığında bunun onun için en iyi durum olduğunu söylemek zordu. Her ne kadar hayatına yönelik tehditler biraz da olsa azalmış olsa da.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Subaru, herkesin yanında tartışarak bunu kabul edebilecek biri değil.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice: [Doğrusu.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto ve Abel, İmparatorluğun hangi tarafında ele geçirilirse geçirilsin hayatının garanti altında olduğunu tahmin ediyorlardı. Zeki çocuklar böyle düşünüyorlardı ve haklı da olabilirlerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama Subaru şimdiye kadar ne zaman Emilia ve diğerlerinin sandığı gibi davranmıştı ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Etrafındaki insanlar tehlikedeyse Subaru, kendini düşünmeden hemen harekete geçerdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Böyle bir ortamda güvende kalabileceğinden emin olan tek kişinin kendisi olabileceğine inanmıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İşte bu yüzden de――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [――Hâlâ her birimizin Subaru ve Rem’i önemsediğimizi hatırlamanızı rica ediyoruz, bu yüzden de onları birinci önceliğimiz hâline getireceğiz.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Peki neden böyle bir şeyi bana açıklama zahmetine giriştin ki?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Çünkü hiç kimseye söylemeden kendi başıma karar verseydim herkesin başı belaya girebilirdi, değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir kişinin hedeflerinin ve prensiplerinin düzgün bir şekilde dile getirilmesi önemlidir.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Frederica ve Petra’ya akşam yemeğinde dönüp dönmeyeceğini söylemezsen senin için hazırladıkları yemeği ziyan etmiş olursun.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Subaru ayrıca ıspanağın* önemli olduğunu söylerdi. Gerçi, ıspanağın tam olarak ne olduğundan emin değilim de…]
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
(Ç.N: Ispanak Japoncada “horensou” şeklinde yazılır ve bunun gibi okunan; “bilgi ver (ho), iletişim kur (ren) ve danış (sou)” denilen Japon iş prensibi vardır. İkisinin yazılışı çok farklı olsa da okunuşu kulağa aynı geldiği için Subaru’nun ne demek istediğini anlayamıyor.)

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Bana böylesine üstü kapalı bir bilgiyle yaklaşma cüretini, hangi gelişigüzel gerekçeye dayandırdın? Bu cesareti yarı-şeytan olmanın getirdiği zulümlerden mi aldın?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Hayır, öyle olduğunu sanmıyorum. Evim yani ormandayken ve herkes benden nefret ediyorken buna alışıyormuşum ya da güçleniyormuşum gibi hissetmemiştim.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Büyük Elior Ormanı’nda yaşarken, kim ne söylerse söylesin inciniyordu. En ufak bir şey beklerken ihanete uğrayıp, her şeyi defalarca yaşamasına rağmen hiçbir şey öğrenememişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia’nın şimdi biraz daha güçlü göründüğü gerçeği göz önüne alındığında.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Subaru ve diğer herkes sayesinde… Ormandan ayrıldım, Kraliyet Seçimi’ne katıldım, çok zorlu zamanlar geçirdim ve sonunda bugün olduğum kişi hâline geldim. Priscilla, senin için de durum aynı böyle değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Kendini benimle kıyaslama. Ben doğuştan kusursuzum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Evet… ama yine de sana karşı kaybetmeyeceğim.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Dudaklarından dökülen kelimelere layık olup olmadığını bizzat sen kanıtlayabilirsin. Gözüme batıp batmaması buna bağlı.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla, Emilia’nın sıkıca sıkılmış yumruğuna omuzlarını silkerek karşılık verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Salondaki tartışma bitip Beatrice hana dönüp uykuya daldıktan sonra, Emilia daha önce bahsettiği planları anlatması için Priscilla’yı arıyordu. Belki de meşguldür, diye düşünse de neyse ki Priscilla onu dinliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Priscilla geriye dönüp baktığımda her şeyi doğru biliyor, değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Ho, anlaşılan benim için bazı tatsız olaylar patlak vermek üzere.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Durmalı mıyım?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [İyi affedildin. Devam edebilirsin.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia, başını sallayarak cevap verirken Priscilla da bir gözünü kapattı ve devam etmesi için onu teşvik etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Belediye Binası’ndan ayrıldıktan sonra caddede yan yana yürüdüler. Onun yoldaşları Schult ve Al’ı göremeyen Emilia etrafına bakınarak ikiliyi aradı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Kraliyet Seçimi’nin başlamasından beri, Priscilla çirkin şeyler söyleyerek rakiplerinin lafını yarıda keser ama yine de onların söyleyeceklerini dinleyip kulak kabartarak iyi iş çıkarır.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Ben bile dünya üzerindeki her şeyi öngörme becerisine sahip değilim. Kendimden başka birinin ağzından ne gibi saçmalıklar çıkacağını merak etmeyeyim mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Eh? Ama Anastasia-san’ın bana, “Seninle konuşmayacağım” dediğini hatırlıyorum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [O dişi tilki mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Evet. Oh, kin tutuyorum anlamında söylemiyorum, tamam mı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla yanında yavaşça yürürken Emilia, Anastasia’yla yaptığı konuşmayı gözden geçiriyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Başlangıçta, Kraliyet Seçimi’nde Anastasia Emilia’yı görüşmelerden dışlamaya çalışmıştı. Bu kendi içinde anormal bir durum değildi ve bunu Anastasia’ya karşı kullanmazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak anlatmak istediği şey de tam olarak şuydu――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [――Anastasia-san’la arkadaşım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Daha doğrusu, arkadaş olacağımıza söz vermiştim. Kraliyet Seçimi’nden sonra arkadaş olacağımızı söyledim… Yola nereden başlarsak başlayalım bunu gerçekleştirebileceğimizi hissettim. İşte bu yüzden.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Umarım ki benimle de arkadaşlık kurmak istemiyorsundur?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Eeh. Ama arkadaşlık iyi bir şey değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Anastasia’yla yaşadığı olumlu deneyim sonucunda Emilia bunu denemek için cesaretini toplamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çoğu insan, Anastasia ve Priscilla arasında bir seçim yapacak olsaydı Priscilla’yla başa çıkmanın çok daha zor olduğu kanaatine varırdı. Ancak Emilia farklıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çok az insanla ilişkisi olan Emilia için Anastasia ve Priscilla hemen hemen eşit değerdeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden, bu tarz bir teklife yol açan şeyin bu olabileceği sonucuna ulaşılabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ardından, Emilia’nın teklifine karşılık olarak Priscilla göğüs dekoltesinden yelpazesini çıkarıverdi ve…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Şuna bak, benim bile öngöremeyeceğim bir saçmalık pat diye karşıma çıkıyor.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yelpazesini sesli bir şekilde açarak Emilia’nın sözlerini yarıda kesti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla’nın yanıtı üzerine Emilia’nın gözleri büyüdü ve küçük bir şekilde kıkırdadı. Onun gülüşünü gören Priscilla’nın gözleri kısıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Ve bunu takiben sarf edilen saçma sapan sözler de tam anlamıyla birer şakadan mı ibaret? Her iki durumda da tepemin tasını attıracak şeyler yapıyorsun.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Oh, yo, yo, özür dilerim. Zaten hayır diyebileceğini tahmin etmiştim Priscilla, o yüzden öylesine sordum. Yarın gene sorarım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Yarın olsun ya da olmasın, cevabım değişmeyecek.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ama yarının ne getireceğini de asla bilemezsin ki.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şimdilik Emilia, meydan okumaya gözü kara bir şekilde girişmenin yanlış olmadığına inanıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elbette, bunun rahatsız edici bir şey olduğunu düşünüp ondan daha da fazla nefret edeceği endişesi de vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama Emilia madem böyle düşünüyordu, o zaman Priscilla da――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [İstediğini yap.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Haklısın, öyle yapacağım.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu nafile bir çaba olarak görse bile, kızın bunu yapmasını önlemek için güç de kullanmayacaktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçi Emilia da bu durumdan faydalanıyormuş gibi hissediyordu çünkü bunu yapmak için pek uygun bir pozisyonda değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her hâlükârda…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Eee? Bana kurduğun tuzağın neticesi bu muydu?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Hayır, bu sadece ilkiydi… ikincisi değildi, çünkü Subaru’yla yaşananlar yüzünden. Hâlâ konuşmak istediğim başka şeyler de var.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Peki, ilk konuyu benimle konuşmanın ne anlamı var ki şimdi? Önerdiğin plan benim hareketlerime müdahale etmediği sürece, benim bu planla hiçbir ilgim olmayacak.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ama Priscilla, sen Abel ve Zikr’le iyi arkadaş, değil misin? Pek çok şeyi konuşup tartışıyorsunuz ve ben de bunu herkese anlatıp anlatamayacağını merak ettiğim için soruyorum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Önceki yorumumu geri çekiyorum. Saçmalıkların hayal gücümün de ötesinde dans ediyor. Söylediklerimi değiştirmem pek de sık rastlanan bir şey değil.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [?―― Bu sevineceğim bir şey mi? Yoksa kötü bir şey mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kıpkırmızı gözlerini ona, cevabı duyamayıp dudaklarını büken Emilia’ya dikti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Muhtemelen bu pek de hoş karşılanmayacak bir şeydi ama insan tam olarak nerede hata yaptığını bilemezse düzeltmeyi düşünse bile bunu düzeltemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla, Abel ve Zikr’le iyi arkadaş olmalıydı, bu yüzden Emilia ve grubunun haricindeki kişilerle neler olduğunu paylaşmak istemesi çok mu yanlış bir davranış olurdu?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Emilia ve grubunun gidip onlarla yüz yüze konuşması çok daha iyi olurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Her neyse――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Abel’le çok iyi anlaşabilir miyim bilmiyorum…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Ku.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Priscilla?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elindeki açık yelpazeyi ağzına götüren Priscilla küçük bir kahkaha patlattı. Emilia yüzüne baktığında Priscilla gözlerinin kenarlarını hafifçe gevşeterek şöyle dedi…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Benimle konuşmaya kalkan senin nefretini kazanmış olması, gerçekten de onun patavatsızlığının özeti olurdu.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Gıh, ondan nefret etmiyorum. Sadece benim başa çıkabileceğim türden biri olmadığını düşündüm.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Biriyle başa çıkmanın zor olduğunun bilincinde olmasından dolayı ondan nefret ediyor, bunun arkasında yatan başlıca neden de ondan hoşlanıp hoşlanmamasından kaynaklanıyor. Yine de Abel’i bu gözle değerlendirmen herhâlde senin için gayet doğal. ――Ben de senin yargının doğru olup olmadığını merak ediyorum.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: […Priscilla, sen de mi aynı şekilde düşünüyorsun?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia’nın sorusuna karşılık Priscilla sessiz kalarak yanıt vermedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de Emilia’ya göre bu sessizlik Emilia’nın, Abel’in Subaru’dan ne kadar çok nefret ettiğine dair düşüncelerini paylaşıyormuş gibi geliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Priscilla, nedenini biliyor musun acaba? Az öncesine kadar Abel ve diğerleriyle konuşuyordun, değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Ne yazık ki kendimi meşgul ettiğim o tartışmada, sizin aptal avamınız konumuz dışındaydı. Onun gibilerin konuşmaya bir gram bile katkısı olmaz… Hayır, İblis Şehri’ni yerle yeksan eden Büyük Felaket’in hikâyesini dinledikten sonra, şahsen bunun o aptal avamla uzaktan yakından ilgisi olmadığını söyleyemem.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [İblis Şehri… Ah, o hâlde Yorna’yla mı konuşuyordun? Priscilla’nın annesiyle.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Büyük salondaki tartışmanın bir bölümünde, Priscilla’yla Yorna’nın ebeveyn-çocuk ilişkileri de gündeme geldi. Nihayetinde Louis’in bundan sonra nasıl ele alınması gerektiği meselesi, diğer konuyu unutturmuştu ama muhtemelen işin içinde olan insanlar için durum böyle değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Doğal olarak, yeniden bir araya gelen anne ve çocuğun bunu tartışması gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Hâlâ şaşkınım ayrıca. Priscilla’nın da kısmen yarı-insan kanına sahip…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Saçmalık. Sakın kendini benimle bir tutayım deme. Bence kesinlikle böyle bir şey söz konusu olmamalı ama bana yakınlaşmanın nedeni bundan dolayı mıydı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Hiç de bile ama yine de bu doğru değil mi? Yani, o zaman Yorna-san Priscilla’nın koruyucu annesi mi? Öyleyse bu da fazlasıyla şaşırtıcı olurdu. Sonuçta, benim de…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Saçmalamayı kes, kendimi tekrar ettirme bana, seni aptal. Düşünmeden sonuca atlıyorsun.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ehh? O hâlde, tam olarak ne demek istiyorsun ki?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Şayet Yorna’yla biyolojik açıdan ebeveyn-çocuk olsalardı tilki kanı Priscilla’nın da içinde dolaşmalıydı ama bu inkâr edilmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu durumda koruyucu annesi olduğunu düşünebiliriz ama bu da net bir şekilde inkâr edilmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia, annesinin ve Fortune halasının kan akrabalığıyla büyüttüğü bir yarı-elf olarak Priscilla’nın da bazı açılardan aynı durumda olduğunu düşünmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Kan bağınız yok, koruyucu annen de değil… Bu durumda o nasıl senin annen olabiliyor ki?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Sana her şeyi açıklamam için bir nedenim var mı?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Mhm, haklısın. Ama bana söylemezsen geeerçekten de çok merak edeceğim.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunun bencilce olduğunu bilse de Emilia, Priscilla’dan gerçeği öğrenmek istemişti. Elbette ki tıpkı arkadaşlık yapmayı reddettiği gibi, ona cevap vermeyi de reddetme olasılığı yüksekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Priscilla bir anlığına sessiz kalsa da ardından…

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [――İris ve Dikenler Kralı.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Eh?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Eski bir hikâyedir. Biliyor musun?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Mhm, biliyorum. Petra Hanım bu tür şeyleri fazlasıyla sever.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla’nın dudaklarından birdenbire dökülen bu sözler üzerine Emilia başını sallarken gözleri büyüdü.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ona “İris ve Dikenler Kralı”nın çok ama çok uzun zaman önce anlatılmış eski bir hikâye olduğunu ve Vollachia İmparatorluğu’ndan çıkmış tarihî bir hikâye olduğunu duymuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia da kısa bir özetten fazlasını duymamış olsa da Petra’dan dinlediği hikâyeye dayanarak, bunun uzun zaman önce yaşamış “Dikenler Kralı” adındaki Vollachia imparatoruyla “İris” adındaki bir kız arasında yaşanan bir aşk hikâyesi olduğu söylenebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne yazık ki Emilia bu hikâyenin nesinin bu kadar ilginç olduğunu hâlâ tam olarak çözemediğini söylemişti ama――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Peki ya bu hikâye? Priscilla’nın sevdiği bir hikâye mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Anlaşılan sen iki artı ikiyi bir araya getirmekten aciz bir yarı-şeytansın. Doğal olarak şu ana kadarki konuşmamızın gidişatıyla bağlantılı olması kaçınılmaz.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Şu ana kadarki… Priscilla ve Yorna’nın ebeveyn-çocuk ilişkisi ve bu eski hikâyeyle mi ilgili?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [――İris ve Dikenler Kralı, İmparatorluktaki pek çok ırkı yutmuş olan iç savaşa son vermek için el ele vermişlerdi. Ancak birbirlerine kalpten bağlı olan bu çift evlenemeden hemen önce ihanete uğruyorlar ve hikâye de böylece sona eriyor.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: […Üzücü bir hikâye, değil mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla’nın anlattığı hikâyenin özeti karşısında Emilia kaşlarının kenarları düşerken bunu mırıldandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Elinden gelenin en iyisini yapan insanların emeklerinin karşılığını alamaması çok üzücüydü. Şimdi nasıl Vollachia İmparatoru’nun içine düştüğü durum karşısında umutsuzluğa kapıldıysa uzun zaman önce bir hikâyeye dönüşmüş olan çiftin sonu için de aynı duyguları besliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia’nın tepkisi üzerine Priscilla “Ha” diyerek nefes verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Ancak hikâyeyle tarihî olgular birbirinden farklı. Tarihî açıdan, İris’i ihanete kurban veren “Dikenler Kralı” deliliğe sürüklenerek, kılıçlarını kuşanmış olan kurt-adamların ve köstebek-adamların kökünü kazımaya karar vermiştir. Kaçmayı başaran az sayıdaki kişilerse -şimdilerde bile- İmparatorlukta görülür görülmez kazığa bağlanıp yakılmaktadır.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Bu konuda neden kızgın olduğu anlaşılabiliyor ama… yine de bu çağdaki insanların―…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Sen de ona benzemiyor musun? Yarı-şeytan olduğun için zulüm gördüğünden dolayı, buna hiç yabancı olmamalısın.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla’nın sözlerindeki sivrilik canını yaksa da Emilia’nın bedeni bu tür hakaretlere karşı demir gibi sertti. Yine de kanamasa da aldığı darbenin yarattığı acı devam ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu konuda daha sonra şikâyet edebileceğine karar veren Emilia, Priscilla’nın hikâyesinin devamında olayların nereye varacağını daha çok merak ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Dikenler Kralı, İris’i kaybettikten ve hainden intikam aldıktan sonra ne yapmıştı ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Böylece Dikenler Kralı’nın hikâyesi bitti mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [――Sadece öfkesine teslim olarak deliliğe sürüklendiği de söylenemezdi. Zaten ondan sonra da Dikenler Kralı deliliğini, yitirdiği kişi olan İris’e yönlendirmişti.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [İris’e mi?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hikâyenin beklenmedik bir biçimde gelişmesi karşısında kaşlarını kaldıran Emilia, duyduğu sözleri tekrar etti. Priscilla bu sözler karşısında başını salladı ve kıpkırmızı gözlerini gökyüzüne çevirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Hayal kırıklığına uğrayan Emilia, Priscilla’nın bir sonraki sözlerini beklerken dudakları titredi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Dikenler Kralı, İris’e ne yaptı ki?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Onu lanetledi.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Lanetledi mi? Bu…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kaybının size yaşattığı acı bir yana, sizin için değerli olan birine böyle bir şeyi reva görür müydünüz?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia’nın bu şüphelerine aldırış etmeyen Priscilla, lanetin ayrıntılarından bahsetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve bu da――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [――Od Lagna’ya vermeksizin kayıp bir ruhu geri getirmenin gizli tekniğiyle.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ölü bir insanın ruhunu mu?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Ölümsüz Kralın Ayini denilen ve ölüleri bile diriltebilen gizli bir teknik olduğu rivayet edilir ancak bu tekniğin varlığı şüphelidir. Bununla beraber, Dikenler Emri denilen şey doymak bilmez bir özlemden doğmuş bir lanettir.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ölülerin yeniden hayata dönmesi hayret vericiydi ama şimdi bundan daha önemlisi lanet denilen şeydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ölülerin ruhları ve kaderleri Pleiades Gözcü Kulesinde, ölenlerin hatıraları da Ölüler Kitaplarında yazılıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ölüler Kitaplarının bulunmasıyla insanlar, içlerinde ruhun var olduğuna ikna olmuşlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [Ama bir ruhu geri getirmek tam olarak ne anlama geliyor ki? Hayata geri döndükleri anlamına mı geliyor?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Dediğin şekilde çalışmıyor. İris’in vücudu ölümünden sonra parçalara ayrıldı, ruhu geri dönse de bu tek başına yeterli değil. Zaten Dikenler Emri’nin böyle bir gücü de yok.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [O zaman ne olacak ki? Bedeni olmazsa――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Geri dönen ruhun gidebileceği bir yer yoksa ruh nereye gider ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia’nın sorusuna karşılık olarak Priscilla sessizce bakışlarını indirdi. Kıpkırmızı gözleri gökyüzüne bakmaktansa Emilia’nın ametist gözlerine baktı ve――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Normal olarak. Ruh, Od Lagna’ya geri dönemezse yeryüzüne geri döner ve gerekli iyileştirme işlemlerini görmeksizin bir sonraki kabına yani bedenine girecektir. ――Buna yeniden doğuş, hatta reenkarnasyon da diyebilirsin.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla: [Lanet sona ermediği sürece, onları dolaştıran Dikenler Emri sona ermediği sürece, ölen ruh yeniden doğmaya devam edecek. Tekrar ve tekrar kendini tekrar edecek, hayatları ve ölümleri tekrar ve tekrar üst üste yığılacak. ――O hayatlarından bir tanesi de Yorna Mishigure’den bir önceki hayatında, biricik annem olarak hayat bulmuştu.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

△▼△▼△▼△

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [――“Sandra Benedict”, diyerek beni hazırlıksız yakaladı.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yorna: [Prisca meselesini sakladığın için asıl kötü huylu olan sensin.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Sert ve soğuk sesler çarpışırken, taş odada sessiz bir sıcaklık birbirine karıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Birbirlerinin kalplerinde yatanları keşfetmek için kelimelerini özenle seçen, bakışlarıyla yüzünü örten Oni maskesini çıkararak gerçek yüzünü sergileyen Abel ve piposundan mor dumanlar üfleyen Yorna.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Az öncesine kadar bu mekânda üçüncü bir kişi daha vardı: Priscilla.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak gerekli tartışmaların sona erdiğini düşünür düşünmez hemen ayrıldı. Abel bu tavrı kabul etse de Yorna’nın içindeki çalkantının kaybolmasına neden olmadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu doğaldı. ――Çünkü İblis Şehri’nin hanımı bile kendi çocuğundaki değişimle kolay kolay başa çıkamazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yorna: [İkimiz de sırrımızın zararlı sonuçlar doğurduğunu dürüstçe kabul etmeye ne dersin?]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [Bunu sır olarak saklamak için nedenlerim vardı. Sen bile tahmin edebiliyor olmalısın.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yorna: [――Gerçekten de… öyle…]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel’in cevabı karşısında gözlerini yere indiren Yorna, uzun kirpikleri titrerken düşüncelere daldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla’yla beklenmedik karşılaşması Yorna’nın kalbinde muazzam bir dalgalanma yarattı. Bu hiç beklemediği, hatta en ufak umut kırıntısı bile taşımadığı bir gerçekti çünkü bu tamamen imkânsızdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Buna karşın, sağlıklı Priscilla’nın böyle bir şekilde karşısına çıkması Yorna’yı sevince boğsa da bunun Abel için muazzam bir kumar olduğuna şüphe yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Priscilla=Prisca’nın hâlâ hayatta olmasının mümkün olmaması gereken bir durumdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

İmkânsız olayın perde arkasında Abel’in yer aldığına hiç şüphe yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yorna: [Sen sadece neyin?――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [――Sana söz verdiğim şey, Dikenler Emri’ni ortadan kaldırmak için bir yöntemdi. Belki de bu sorunun cevabını öğrenmek istiyorsan sana başka bir ödül vermem için bir neden de yok.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yorna: [――――]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel, Yorna’nın sorusunu doğrudan yüzüne karşı reddetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel bu cevaptan bahsetmeyi reddederek Yorna’yı en büyük arzusuyla karşılaştırmaya zorladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Çok ama çok uzun zamandır, defalarca kez hayatları ve ölümleri biriktiren bu ruh, dünyayı görmeye devam ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

O adamın yüzünü artık zar zor hatırlıyor olsa da işte bu yüzden――

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [Yorna Mishigure―― Hayır, sen Dikenler Kralı’nın ilk görüşte âşık olduğu kişisin, İris.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçekten de uzun, çok uzun zaman önce Yorna’nın âşık olduğu adamın ona seslenmek için defalarca kullandığı ismi kullandı, içinde âşık olduğu adamın bi’ nevi kanı akıyordu, kim bilir o adamın kaçıncı nesliydi, böylece o adam Yorna’ya sesleniverdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Abel: [Cesaretini daha da fazla topla. En büyük dileğin için… her şeyden önemlisi―― yitirmiş olman gereken kızın Prisca Benedict’i gelecekte hayatta tutmak uğruna yap.]

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Kadının çok sevdiği adamın sesiyle kıyaslanamayacak kadar soğuk bir ses tonuyla böyle buyurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

#Bölüm inanılmaz uzun olmasa da sizlere iyi aktarabilmek için fazlasıyla çalıştım, biraz uzun sürdü bunun için üzgünüm. Bölüme gelecek olursak gerçekten de bolca şey öğrenmiş olduk. Yorna aslında Dikenler Kralı’nın sevdiği kız İris’miş. Lanetlendiği için de sürekli başka bir bedende yeniden doğuyor ve bu doğuşlarının birinde de Priscilla’nın annesi olarak hayat buluyor. Tabii bilmediğimiz ve sonradan öğreneceğimiz nokta, “yitirmiş olman gereken kızını hayatta tutmak uğruna yap” bu gerçekten ne anlama geliyor bilmiyoruz. Bakalım sonraki bölümlerde öğrenebilecek miyiz? Sonraki bölümlerde görüşmek üzere!

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ



ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

5 3 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
24 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle
Anonim
Anonim
14 Kasım 2024 09:38

bölümü daha okumadım ama çok çok çok teşekkür ederim

Anonim
Anonim
14 Kasım 2024 15:56

Çeviri için teşekkürler

Anonim
Anonim
14 Kasım 2024 17:43

re zero inanılmaz bir şey hayatımda (okuduğum en iyi seri)

Anonim
Anonim
Yanıtla  Bertiel
15 Kasım 2024 10:31

teşekkürler

Anonim
Anonim
15 Kasım 2024 10:33

what if leri anladımda revenge if tam olarak ne?? What if mi değilmi

1numaralısubarufanı
1numaralısubarufanı
Yanıtla  Anonim
15 Kasım 2024 18:37

revenge if oyundan olması gerekiyor Subaru temin intikamını almaya çalışıyor diye biliyorum çok bilgi yok revenge if hakkında maalesef

1numaralısubarufanı
1numaralısubarufanı
Yanıtla  1numaralısubarufanı
15 Kasım 2024 18:37

remin*

1numaralısubarufanı
1numaralısubarufanı
15 Kasım 2024 18:35

çeviri için teşekkürler

Anonim
Anonim
17 Kasım 2024 23:27

aralara görsel yerleştiriliyordu niye şimdi ham yazı var??

Anonim
Anonim
30 Kasım 2024 17:44

sonraki bölüm ne zamana gelir

Anonim
Anonim
3 Aralık 2024 14:56

Patreon aaçılması çok güzel olmuş. Özellikle 3$ üyeliği bizi kalpten havladı. Hemen üyelik oluşturmaya gidiyorum. Teşekkürler çeviri içün

Anonim
Anonim
Yanıtla  Anonim
3 Aralık 2024 14:56

Avladı

Anonim
Anonim
7 Aralık 2024 16:18

sanırım novel da 2 şubata kadar ertelendi

Anonim
Anonim
9 Aralık 2024 20:30

sonunda güncele geldim çeviri için teşekkürler bertiel

furkan
furkan
1 Mart 2025 05:02

Noluyor aq

Emre Özgör
Emre Özgör
Yanıtla  furkan
4 Nisan 2025 15:09

Harbi noluyo aq

yato zero
27 Haziran 2025 12:34

Elinize sağlık

Aizen Poyraz
13 Ağustos 2025 18:42

Subaru cephesini istiyorum

baryonnarutotr
16 Kasım 2025 15:28

Biraz kafa karıstırsa da çok iyi bölümdü

yosukou61
30 Aralık 2025 22:20

Subaru’nun da bunları duymasını isterdim .d