Sezon 4'ü izleme etkinlikleri ve çeviri yayınlamamızı takip etmek için discord.gg/rezeroturkce davetiyle Discord Sunucumuza katılabilirsiniz.
Ana Sayfa / IF Hikâyeleri/ Oburluk Rotası – Re: Sıfırdan Başka Bir Dünyada Hayat Yamalamak

Oburluk Rotası – Re: Sıfırdan Başka Bir Dünyada Hayat Yamalamak

12 Nisan 2024 1.338 Okunma 98 dk okuma
Önceki Sonraki

IF’in ortalama okuma süresi 78 dakikadır. İyi okumalar dileriz.


ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ
※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤ

Çevirmen: StarWalley

Redaktör: Bertiel

ㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve şimdi bile, kendisini yamalıyor olsa bile o hâlâ tamamlanmadı――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「―― Hey, ismimi biliyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Küçük kız, Amue Sears, bu soru karşısında nefesini tuttu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gayet sıradan bir soruydu. Cevap verebilmek için fazla zaman veya hazırlık gerektirmeyen net bir soru. Cevabı biliyorsan biliyorsun. Bilmiyorsan bilmiyorsun. Bu kadar.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama bu soru karşısında Amue’nin ağzından tek bir şey çıkmadı, cevap yüzünden okunsa bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hayat seçimlerden oluşur. Bu Amue’nin, daha yeni 14 yaşına girmiş kızın, şu ana kadarki kısa hayatında yaşadığı olaylara dayanarak vardığı gerçekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Konu hayat olduğunda her şey hakkında seçim yapılmalıydı. Önce küçük, sıradan şeyler hakkında seçim yapmaya başlarsınız. Daha sonra çeşitliliği bol olan ve yaşamınıza etki eden seçimler gelir. Ama seçimler büyük ya da küçük olsun fark etmez. Hayat seçimlerden oluşur.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve şimdi; 14 yaşındaki Amue Sears’a, yaşamının en büyük sorusu soruldu. Belki de hayatının en büyük seçimi demek daha mantıklı olur. O sıkıcı, önemsiz ve bir özelliği olmayan soru az önce soruldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Hey, ismimi biliyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Tekrarlanan soru Amue’yi bir kez daha sessizliğe gömdü. Gerçi soruyu soran kişinin amacının bu olduğu söylenemezdi. Soruyu tekrarlamak nezaket sayılır. Ya da Amue böyle düşünmek istiyordu. Her ne kadar içinde bulunduğu duruma uymasa da.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Soru Amue’ye eziyet ediyordu. Soruyu soran kişinin net bir cevap istediğinin farkındaydı. Zaten bu yüzden elinde hiçbir ipucu olmadan doğru cevabı bulabilmek için kendisini bu kadar zorluyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Doğru cevap neydi?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Cevabı bil ya da bilme, önemli olan soruyu soranın almak istediği cevabın hangisi olduğuydu. Dürüstçe bilmediğimi söylesem… Ya da onu tanıdığımı söylesem belki… Yalanımı anlayabilir mi ki? Kim bu adam? ――Amue’nin kalbi, canını acıtan iki seçenek arasında gidip geliyordu. Kız acı çekiyordu.
ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Hey. Benim. İsmimi. Biliyor. Musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Soru sabırsızlıkla tekrarlandı. Acaba böyle beklemek soruyu soranı da endişelendiriyor olabilir miydi? Kızın kalbi deli gibi atıyordu. Amue soruya evet ya da hayır şeklinde cevap vermesi gerektiğini fark etti. Aksi hâlde soruyu soran kişi tatmin olacak gibi durmuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hiçbir şey söylemeden bekleyemezdi; karşılık vermeden, bir seçim yapmadan bu konuşmayı bitiremezdi. Karşısındaki kişi kendisini serbest bırakmayacaktı. ――Bu kadarı kesindi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sesi çıkmıyordu. Hâlâ önünde duran o siyah gözlere bakarak iyice düşündü. O boş, siyah gözlerde; yıpranmış ve bitkin Amue’nin çehresi görülebiliyordu. Dile getirmek istemese de eski hâlinden eser kalmadığının farkındaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Soruyu soran kişinin ısrarı karşısında dehşete düşmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue’nin yüzü iyice ortaya çıktı; yorgunluktan bitmiş, bir anda onlarca yıl yaşlanmış gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Böyle devam ederse sırf üzerindeki baskıdan dolayı ölebilirdi, alıngan bir şekilde bunları düşünürken――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Hey, ismimi biliyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ona öleceğini düşündüren baskı ve stres kendisine umut oldu. Kalbi acıyan kız soruya cevap verdikten sonra serbest bırakılacağına dair güçlü bir izlenime kapıldı. Vücudunun her tarafına yayılan stres, yavaş yavaş yok oluyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne var ki cevabı hakkındaki tereddüdü hâlâ kendisini boğuyordu. Bu sebeple dudakları titrerken bir kez daha o siyah gözlere baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Hey, ismimi biliyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue tüm cesaretiyle dilini oynatmayı başardı ve cevabını verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「H… Hayır…..」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue bilmediğini söyledi. Bu zamana kadar kafasında dönüp duran düşüncelerini serbest bıraktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Soruyu gayet net bir şekilde yanıtlamıştı. Zaten önünde dikilen kişi hakkında hiçbir fikri yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Onun için, ülkenin kalanından uzak kırsal sınır topraklarında yaşayan biri için krallıktan gelen çoğu bilgi uzak diyarlardan gelen söylentiler gibiydi. Önemli olanlar bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İşte bu yüzden, ne kadar önemli veya tanınmış olursa olsun; karşısındaki adam, Amue için bir yabancıdan ibaretti――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Demek öyle?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Adamın sesi sakindi. Adam, Amue’ye cevabının yanlış olduğunu düşündürecek bir tepki vermemişti. Zaten Amue kendi payına düşeni tamamlamıştı. Bundan sonrası soruyu soranın problemiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hayat seçimlerden ibaretse bu herkes için geçerliydi. Soruyu soran kişi bir istisna değildi. O da seçim yapmak zorundaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

14 yaşındaki küçük kız adamın ne yapacağını sessizce bekledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Bekledi. Kendisinden başka kimsenin kalmadığı köyün ortasında.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Hey Subaru! Öğle yemeği vakti neredeyse gelmedi mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru kendisine seslenildiğini duyunca durup karnını ovuşturdu. Vakit öğleni çoktan geçmişti. Acıktığını yeni fark etti. Şimdiye kadar fark etmemesinin sebebi kendisine seslenilene kadar yürümeye odaklanmış olmasıydı. Ana yolun sonu gelmeyince kendisi de yürümeye devam etmişi. Nereye gittiğine gelirsek eh, epey uzak bir yere gidiyordu. Öyle ki aklına geldikçe morali bozuluyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Biraz mola versek iyi olur sanırım. Pardon Emilia-tan yoruldun mu?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Yorulmadım. Gayet iyiyim. Sadece… Tüm bu zaman boyunca yürüyen Subaru hakkında endişelenmiştim. İyiysen sorun değil tabii ama…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Yo, yo haklısın benim de karnım kazınıyor. Resmen açlıktan ölüyorum, biraz daha beklersek midem kendi kendisini sindirmeye başlayacak. Heh, ne kadar da tehlikeli.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Gerçekten mi? Bunların olması için geeeeerçekten tehlikeli bir yerdeyiz değil mi…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun cevabını alan, şu an elini karnının üzerine koymuş olan gümüş saçlı kız――
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia, dudaklarını elleriyle örterek kıkırdadı. Yüzü destanlara konu olacak kadar güzeldi, sesiyse gümüş bir çanın çınlamasını andırıyordu. Subaru, bu manzara kendisine yaklaşırken dudaklarının keyifle ayrılarak kocaman bir gülümseme oluşturmasına engel olamadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

 Ve o ikisi dışında――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Emilia’yı çok sinir etme, sanırım. Ayrıca karnın ne kadar titrek olsa da midenin kendi kendisini sindirmesi mümkün değil, doğrusu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「 Uupsiy…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sesin kaynağını bulmak için o tarafa döndüğünde; kollarını birbirine bağlamış şekilde ve yüzünde duran sakin bir ifadeyle Beatrice, kendisine bakıyordu. Subaru, güzel bir kıyafet giyen küçük kızın bulunduğu noktaya doğru bakarken gözlerini kıstı. Bunu gören Beatrice şekilli kaşlarını kaldırarak 「Ne, sanırım?」 dedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Subaru’nun yüzü biraz rahatsız edici, doğrusu. Sorun ne, sanırım?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Titrek dediğin an çok tatlıydı. Tekrar söyle!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Grrrrr şöyle şeylere takılma, sanırım!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice yüzü kızarmış şekilde Subaru’nun sözlerine karşılık verdi. Beatrice’in tepkisi diğer ikisinin birbirine bakışıp gülüşmesine neden oldu. Beatrice yanaklarını daha da şişirdi. O kadar tatlıydı ki ――Bu an kusursuzdu. Gerçi bunu ona doğrudan söyleseydi muhtemelen kızın moralini bozacaktı. Bunu onayladıktan sonra kollarından birini sıvayarak 「Peki!」 dedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「O zaman hadi öğle yemeğini hazırlamaya başlayalım. Size mutfak becerilerimi göstermeme izin verin. Herhangi bir isteğiniz var mı?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Ah, o zaman mayonez kullanmanı istiyorum. Hey bak! Ram yine biraz mayonez yapmış, değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Tabii tabii Emilia-tan’ın emri buysa benim için zevktir! Şanslıyız, Ram’ın stokladıkları sağ olsun elimizde hâlâ az da olsa var. Sonunda mayonezin cazibesinin farkına vardı…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「――Şöyle aptalca şeyler söylemeyi bırak.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Uvaaa!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru taşıdığı yükleri bıraktıktan sonra anayolunun yanına bir kamp alanı kurmaya başladı. Solgun pembe gözler, hemen önünde dikilen ince bacakları yeni fark eden Subaru’ya dik dik bakıyordu. Kollarını bağlamış hâlde ayakta dikilen figürün çevresinde kuvvetli bir aura vardı. Kızın bakışları, giydiği hizmetçi kıyafetiyle tam bir tezatlık oluşturuyordu. Bakışları misafirperverlikten yoksundu――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bu biraz kaba bir selamlamaydı, ah, hey Ram. En azından cümlemi bitirmeme izin ver be!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「Hah! Beni güldürme. Mayonez yapmana yardım ediyorum çünkü bu bir emir. Sence Ram sadece ekşi ve beyaz olan bir tatlandırıcıya güvenebilir mi? Mide bulandırıcı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Mi-mi-mide bulandırıcı mı!? Ama buğulanmış patatesin üzerindeki mayonezin ne kadar iyi gittiğini inkâr edemezsin! Bunu söylemene izin vermem!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Fırından yeni çıkmış, içi tuzla dolu buğulanmış patatesin bol mayonezle kaplanmış lezzeti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yasak tatların karışımının insanın dilini dolduran tatlılığı, her mayonezseverin hayatında en az bir kere tatması gereken bir cennetti âdeta―― Patates ve mayonez birbiriyle kusursuz bir uyuma ve asla bitmeyecek bir ihtişama sahipti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O mükemmel tadı hatırlamak karnını guruldattı. Acaba yanındakiler de kendisiyle aynı tadı mı hayal ediyordu? Emilia ve Beatrice’ in gözlerinin parıldadığını görebiliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bak, şu iki gurmenin verdiği tepkilere bir bak! Bunları gördükten sonra bile hâlâ mayonezi kötülemeye devam mı edeceksin!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「……Ah peki. Barusu’nun dediği gibi. Konu buğulanmış patates olduğunda mayonez gibi garip ve değersiz soslar bile patatesin hâlihazırda yüksek olan değerini arttırabiliyor.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hayır hayır, bunun tam tersi! Gerçi hayır ben bile tam tersinin de doğru olmadığının farkındayım. Sence de inatçılık yapmıyor musun nee-sama?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram mayonezin katkısının buğulanmış patatesin katkısından büyük olduğunu kabul etmeyecekti. Subaru bu inatçı tavır karşısında yumruğunu sallayarak pes etmeyeceğini belirtti. Emilia gergin bir şekilde gülümseyerek ikisinin arasına girip 「Tamam tamam sakin olun」 dedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Subaru sakin ol. Ben ikisini de seviyorum. Tabii ki mayonezli patatesi de seviyorum. Sadece Ram kendisine karşı dürüst olamıyor o kadar.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「……Emilia-sama, lütfen Ram’ın düşünceleri hakkında kendi istediğiniz şekilde konuşmayın. Böyle konuşmanız Ram’ın hedef yaş kitlesini düşürecek.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Ü-üzgünüm. Ama hedef yaş kitlesi derken neyi kastettin?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram’ın anlaşılmaz tepkisi karşısında Emilia’nın kafası karışmıştı. İkilinin kurduğu diyalog karamsarlıktan uzaktı, daha çok ikisi arasında gizlenemez samimiyeti ve inancı yansıtıyordu. Emilia ve Ram zamanla aralarında ideal bir ilişki kurmuşlardı. Buna efendi-hizmetçi ilişkisi diyemezdiniz çünkü Ram kendisini ast olarak görmüyordu ama bu ikisi arasında görünenden daha fazla bağ olduğu gerçeğini değiştirmiyordu. Bunu, sadece Subaru çok iyi anlayabiliyordu. Her halükârda――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Yapacak bir şey yok Nee-sama, Emilia-tan’ın sözleri önceliğimiz. Bu grubun tarzı bu. Öğle yemeğinde bir sürü mayonez olacak!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Yaaay!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia keyifle alkışladı ve Ram bıkkınlıkla iç çekti. Bu Ram’ın daha fazla üstelememesi için yeterliydi. Emilia bu lezzeti anlamıştı. Tabii ki kendisi gerçek bir mayonez aşığı olan Subaru, hazırlayacakları menünün uzmanıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Tabii ki Beako da benim gibi mayoneze bayılıyor. Değil mi Beako?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Bunu reddedemem, doğrusu. Ama bunun hakkında her şeyi biliyormuş gibi konuşman rahatsız edici, sanırım. Betty’nin gönlünü almak o kadar kolay değil, doğrusu. Bunun için lezzetli bir yemek istiyorum, sanırım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hehe, nasıl istersen.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice, göğsünü şişirerek bu tatlı ve özel istekte bulundu. Subaru bu isteğe boyun eğdi. Subaru bu dramatik jestten Emilia ve diğerlerinin tatmin olduğuna emin olduktan sonra beraber yemeği hazırlamaya başladılar. Ancak açık havada dikkatle hazırlanmış bir yemek yapamazlardı. Büyü kullanırlarsa tabii ki ateş ve su gibi şeyleri kullanabilirlerdi fakat…

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Üzgünüm Subaru. Size pek yardımcı olamıyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Özür dilemene gerek yok Emilia-tan. Şu an benim parlama zamanım. Sonuçta benim yaratıcı yeteneklerimi gördükten sonra bana tekrar âşık olursan buna hayır demem.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Tanrım, sen tam bir aptalsın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, yüzündeki gülümsemeyle kendisini bekleyen Emilia’ya dönüp gülümsedikten sonra elinde olan malzemelerle hazırlayacak bir şeyler bulmaya çalıştı. Yemeğin kalitesiz olmasını istemiyordu. Subaru yanındaki eşyaları kontrol ettikten sonra yanındaki herkesin ihtiyacını giderecek bir ziyafet için elinden geleni yaptı. Kendisine eşlik eden herkese lezzetli yemekler vermeliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Şimdiye kadar hiç düşünmemişti gerçi ama yaptığı lezzetli tariflerden herkes memnun olmalıydı. Bu kendisini yemek yapma konusunda motive ediyordu. Yemek yapmada bu kadar iyiyse onu bu hâlde görmesi durumunda annesinin ne kadar sevineceğini düşünemiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Mhmhmhmhm……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru bu düşünceyi aklının bir köşesine hapsederken şu anda yemeği hazırlamakla meşgul olanlara göz attı. Emilia ve diğerlerinin keyifli yüzlerini görmek yanaklarını gevşetti. Belli belirsiz bir melodi bile duyar gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Oo bugün yemek işiyle ilgilenen Onii-sa~n demek. Biraz endişe~len~dim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Meili, onlar yemeği hazırlamakla meşgulken ortaya çıktı. Subaru’ya döndü ve yaşına kesinlikle uygun olmayan bir bakışla parmaklarını koyu mavi saçlarından geçirdi. Subaru onun tatlı bir şekilde gülümseyen yüzündeki dik bakışlarına şüpheli bakışlarla karşılık verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Endişe verici, ha? Ne endişesi. Böyle saygısız şeyler söyleyen bir kızın yemesine izin vermeyeceğim!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Meili:「Voaa, bu is~tis~mar. Ayrıca her şeyi mayo~neze bulamaya çalışan Onii-san, değil mi? Zaten mayonezi sevmiyorum.」

Subaru:「N-ne!? Sende mi mayonezin cazibesini anlayamıyorsun!?.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Meili:「Dünyanın so~nu gelmiş gibi bir yüz ifadesi yapma lütfen.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Meili, Subaru’nun şaşkınlığı karşısında iç çekti. Subaru’nun bunu duyduktan sonra hissettiği şok kelimelerle tarif edilemezdi. Şok dünyanın sonuna denk olmasa bile bu yılın sonuna denk olabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Bunu fazla ciddiye aldığını düşünüyorum. Meili Hanım, senin gibi gördüğü her malzemeyi mayoneze bulamaya çalışan biriyle aynı kafada olmadığını söylüyordu sadece.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Uğh……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Meili’nin sözlerini takip eden Julius’tu. Yürüyüşünde bile zarafet barındıran yakışıklı bir adamdı. Julius, Subaru’ya doğru yürürken âniden gülümsedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius:「Bende bir şey söyleyecek olsaydım Meili Hanımla aynı fikirde olurdum. Mayonez o kadar da kötü değil ama her şeyin üstüne konunca hakkındaki fikrim kötüleşiyor. Anlarsın ya, biraz daha dikkatli olmalısın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Huysuz ve rahatsız edici bir adamsın. Bu ben ve Meili arasında. Burnunu sokmazsan iyi olur.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius:「Benim bu grubun bir üyesi olarak görevim sağlıklı bir çevre oluşturmak. Anlaşmazlık tohumunu görmezden gelmek onun ilerde tomurcuklanmasına ve çiçek açmasına sebep olur daha sonra da pişman oluruz. Durum bu raddeye gelmeden önce sana tavsiye vermek benim görevim. Buna rağmen böyle mi tepki veriyorsun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Söylediğim her şeye bir lafın var değil mi!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius, Subaru’nun tüm düşüncesizliklerine değinmişti. Onun sözleriyle köşeye sıkıştığını hisseden Subaru’nun sesi sertleşti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Konuşmalarını duyan Emilia bir “hehe” ile kahkaha atmaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Emilia-tan?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Subaru’yla Julius geeeerçekten iyi anlaşıyorlar. Her zamanki gibi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, Emilia’nın hoş bir sahneye bakıyormuş gibi görünen bakışları karşısında kederle aşağı baktı. Julius’sa elini saçlarının arasından geçirirken bir gözünü kapadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ve Julius’un fikirleri tamamen zıttı. Buna rağmen Emilia bunu oldukça farklı algılıyordu. Mücevheri andıran ametist gözleri, Julius ve Subaru arasındaki tartışmayı; yakın arkadaşlar arasındaki bir atışma olarak görüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Imm, Emilia-tan. Her zaman söylüyorum ama bu…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Bu?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu büyük bir yanlış anlaşılmaydı, sürekli tekrar eden bir yanlış anlaşılma. Subaru, başını şüpheyle eğmiş olan Emilia’ya bunu anlatmaya çalışıyordu――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bu…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sözlerine devam etmeye çalışırken susup kaldı. Dudakları sertleşti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Çünkü Emilia’nın hareketleri bir anda durmuştu. ――Hayır, duran sadece Emilia değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun çevresinde bulunan, yemekle ilgilenen herkes konuşmayı kesti. Herkes tamamen ifadesizleşti. ――Sanki tüm dünya durmuştu da Subaru’nun ne yapacağını bekliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama rüzgârın sesi ve pişen yemeğin kokusu bunun gerçek olmadığını gösterdi. Dünya durmamıştı. ――Sadece Emilia ve diğerleri durmuştu. Subaru onların konuşmasını, hareket etmelerini, yeniden gülümsemelerini bekliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama Emilia ve diğerleri çoktan durmuştu――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Ustam~! “Boyink, ileriyi kontrol etmeye gitmiştim~!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Âniden, yabancı bir varlık kendisini durmakta olan dünyaya attı. Figür, bir kayanın üstünde otururken ateşle uğraşan Subaru’nun gözleri önünde hareket etti. Figür çevik bir şekilde, coşkuyla Subaru’nun kucağına atladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「İşte Shaula’nın muhteşem dönüşü! Lütfen beni öv, kucakla ve sev!!!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Uzun, güzel kadın gülümseyerek böyle söyledi. Temiz beyaz tenini ve uzun at kuyruğu saçlarını ortaya çıkarmıştı. Seksi vücudunu en ufak bir utanç duymadan gösteriyordu―― Kadın yani Shaula, kaygısız bir şekilde gülümsüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru doğal olarak buna pek tepki vermemişti. Sonuçta Shaula tam Emilia gülümserken dalmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Onun canlılık dolu atlayışı Emilia’yı da hareketsiz duran diğerlerini de havaya karıştırmıştı. Subaru bu gerçek karşısında kaşlarını çattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「N-ne? So-sorun ne ustam? Yoksa yine işleri batırdım mı?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Hayır, hayır, sorun yok. Endişelenme. Yanlış bir şey yapmadın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Öyle mi? O zaman endişelenmem! Ah bu arada yemek için çok teşekkürler Ustam! Açlıktan ölüyoruuuummmm~」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’nın yüzü bir anlığına Subaru’nun ifadesi sebebiyle düşmüştü . Ama Subaru’nun geri adım attığını duyar duymaz az önceki endişesinden eser kalmadı. Subaru’ya sarılmak için yanına gitti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, Shaula’nın yumuşak bedeni kendi bedenine sarmalıyor olsa da sert bir tavırla onu silkeledi:「Hey, çekil üstümden.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ah! Ustam çok sert… Ama cesaretimi kaybetmeyeceğim. Bam Bam Bam, sana işte böyle saldırarak tam kalbinden, ruhundan ve erkeklik içgüdülerinden vuracağım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Demek tam on ikiden vurmayı hedefliyorsun… Bu arada yemek yapan insanların kollarını âniden tutma. Elimi yaksaydım ne yapacaktın?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Böyle bir şey yaşansaydı yanan kısmı nazikçe yalardım! Gece gündüz yalardım. Bir saniye bile bırakmadan!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bu şişmesine engel olmazdı…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula iki kolunu da kaldırarak ısrar ediyordu. Subaru, Shaula’nın tavrı karşısında omzunu silkti ve hafifçe güldü. Shaula bunu görünce 「Öyle, öyle!」 diyerek kaşlarını kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ustam az önce güldü mü? Eğlenceli bir şey mi oldu?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Eğlenceli olan sensin, sadece sen.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ehhhh bu… Bu… Yoksa bir evlilik teklifi mi……?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bunu nasıl çıkartabildin!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru konu buraya nasıl geldi bilmiyordu. Shaula’nın (yanakları kıpkırmızıydı ve hafifçe saçlarıyla oynuyordu) başını, inkâr eden duygularını ve itirazlarını ortaya koyarak dürttü. Shaula inledi, 「Ovv~」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「‘Sen eğlenceli bir kadınsın’ demek kadın ve erkeğin birbirine âşık olması için bir sebep değil mi!? Bunu söyledikten sonra cümlene ‘Benim kadınım ol’ ile devam etmen gerekmiyor muydu!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Gerçekten bu bilgileri nereden öğrendin? Benim geldiğim yerde bile bu tip şeyler eskidi, artık çok nadir böyle şeyler görmek…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Belki de erkek başkahramanın kadınları elde etmeye çalıştığı oyunlarda veya Shoujo mangalarının ilk buluşma bölümlerinde bu tip olaylar nadir değildir. Ama Subaru bunların hâlâ kullanılıp kullanılmadığından emin değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Her halükârda kendisine eğlenceli denmesi Shaula’yı ayartmamalıydı. Shaula için endişelenmediğini söyleyemezdi ancak Subaru için Shaula’nın tepkisi――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Yeniydi. Söylediklerin beklenmedikti. Bu yüzden――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Seninle konuşmak… O kadar da kötü değil.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula dışında başka insanlarla konuşmak o kadar da canını acıtmıyordu. Asıl canını acıtan onlarla konuşurken kendi eksikliklerinin farkına varmasıydı. Bunu ne zaman biriyle konuşsa yaşaması durumu beter hale getiriyordu. Gerçi bunları yaşamasının sebebi konuştuğu kişiler değildi ――Kendisiydi. Suçlu olan kendisiydi. Hatalı olan kendisiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Suçlu olan benim… Her zaman benim. Bu yüzden…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Yani, bu sefer, bu gerçekten bir evlilik teklifi!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hayır ne oluyor be!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Samimi konuşma atmosferi birkaç saniye sürebildi. Shaula, bağıran Subaru’ya durumdan memnuniyetsizliğini belirtti. Ellerini ve ayaklarını sallayarak 「Eeh~」 dedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ama-ama, tüm zamanımı kasvetli bir şekilde geçirirken içimde yeni bir rüzgâr estiren sendin. Bu durum evlenmemiz gerektiğini göstermiyor mu~? Bu hakkım değil mi!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Tabii ki hayır. Bu peşin hükümler veren bilgileri sana kim öğretmiş olabilir ki…?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ciddi bir konuşma yapmaya yeltenmişti ama Shaula bunu bozmuştu. Subaru konuşmaktan vazgeçti. Yanaklarını gevşetti ve yemeği hazırlamaya döndü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kapta sadece ikisi için yemek pişiyordu. O ikisi de Subaru ve Shaula’ydı―― şu anda birbirleriyle sohbetin tadını çıkarması gereken; Emilia, Beatrice, Ram, Meili ve Julius için pişmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Bunu bir kez daha fark etmek, Subaru’nun göğsünü sızlattı. Çaresiz bir ıstırapla.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kusurluydu. Kusurlu olduğunu her fark ettiğinde gerçekten geriliyordu. Bu farkındalık onu mahvediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece düşünün, nefes aldığınız her saniye eksikliklerinizin yüzünüze vurulduğunu. Gerçi düşünmek onun hâlinden anlamanız için pek yeterli değil. Onun yerinde olsaydınız ancak o zaman gencin yıpranmış ruhunun neler hissettiğini anlayabilirdiniz.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Şu anki Natsuki Subaru’nun akıl sağlığı işte bu kadar kötü durumdaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「――Ustam-ustam! Şimdi nereye gidiyoruz?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ah, doğru……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula keyifle mırıldanarak Subaru’nun yanında yürüyordu. Kadının sorusunu duyan Subaru ana yola bakarak uzun uzun düşündü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「Şimdilik batıya gitmeliyiz. Uygarlığı arıyorsun sanırım. Öyle değilse hemen sağa dönüp Büyük Çağlayan’dan atlayabilirsin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Lütfen bu kadar korkunç önerilerde bulunma Nee-sama……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Söylediğinde ciddi değildi. Ram tarzıyla söylenmişti. Subaru bunu aklında tutup tavsiyesine uyarak batıya gitmeye karar verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Batıya gideceğim… Ama sen ne yapacaksın?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Eee? Şey, Ustamı takip edeceğim. Birbirimizden uzak kaldığımız o kadar zamandan sonra Ustamdan bir saniye bile ayrı kalmak istemiyorum. Bu yüzden lütfen Shaula’ya, seni sabahtan sabaha kadar izleyen kadına iyi bak.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sabahtan sabaha kadar, diyorsun…… Ne kadar da korkutucu! Bu tüm gün demek değil mi!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Her gün ve her gece.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru Shaula’nın takıntısı karşısında korkudan titreyip başını eğdi. Yüzünde endişeli bir ifade vardı. Subaru Shaula’yla birlikte yürüyor oluşunu garipsedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir tarafta suçluluk ve sefaletle, rezil bir şekilde yürüyen Subaru vardı. Diğer taraftaysa hiç utanç duymadan dürüst duygularla hareket eden Shaula. Sanki artı ve eksiydiler. Birbirlerini nötrlüyorlardı. Subaru Shaula’nın ve onun neşeli tavrının kendisine çok yardım ettiğinin farkındaydı ancak kendisiyle seyahat etmenin Shaula’ya nasıl bir fayda sağladığını anlayamıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ustam Ustamdır, bu benim umurumda olan tek şey.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Doğrusu… Seni pek anlayamıyorum. Gerçekten beni takip edecek misin?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Tabii kiiii! ‘Ölüm bizi ayırana kadar’ diye bir şey duymadın mı? Kavuşamadığımız yüzyıllarla harmanlanıp oluşan aşkımın solmasına izin veremem biliyorsun~. Bundan sonra ne olursa olsun Ustamın yanından ayrılmayacağım. Hatta bir beyzbol takımı kurmaya yetecek kadar çok çocuk doğuracağım!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ne kadar da hızlısın, etrafa bu kadar korkutucu iddialar savurma…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Dolgun göğüslerini şişiren Shaula ışıldayan gözlerle Subaru’ya baktı. Subaru elleriyle yüzünü kapatıp iç çekti. Zihni karman çormandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’nın oldukça açık davranışlarına flört denilebilir miydi bilinmez ama bir erkek olarak Subaru bu durumdan pek rahatsız değildi. Tuhaflığını bir kenara koyarsak Shaula gerçekten güzel bir kadındı. Oldukça çekiciydi de.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de Shaula’nın baştan çıkarma girişimleri Natsuki Subaru’nun kalbini titretmek için yeterli değildi. Çünkü bu tip insani duyguları sadece normal insanlar yaşardı. Natsuki Subaru için bu imkânsızdı. Zaten bu tip duyguları yaşamayı hak etmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Bence Subaru Shaula’ya karşı biraz daha nazik olmalı. Shaula sana yardım etmek için elinden geleni yapıyor buna rağmen ona böyle davranman zalimce değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Âniden gelen gümüş bir çanın çınlamasını andıran ses, Subaru’nun düşüncelerini böldü. Sesin geldiği tarafa döndüğünde Emilia’nın kendisine baktığını gördü. Subaru Emilia’nın tapılacak seviyedeki güzelliği ve şirinliğiyle somurttuğunu görünce bir gözünü kapattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Emilia-tan bunu senin söylemen zalimce değil mi? Senin hakkında nasıl düşündüğümü bilmene rağmen.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Ihm… Sanırım. Belki. Üzgünüm. Tabii ki bende bazen yalnız hissediyorum ama sürekli bunu düşünmenin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Sonuçta…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sonuçta?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Sonuçta, ben çoktan――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia gözlerini kısarak sözlerine devam etmeye çalıştı. Kız Subaru’ya Subaru’nun duymak istemeyeceği bir şey söylemek üzereydi. Subaru onu durdurmak istedi ancak Emilia’yı durduramazdı. Bunu yapamazdı. Çünkü Emilia’nın sözlerine her şeyden çok değer veriyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Uupss…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Dış etkenler kızın sözünü kesebilirdi. Subaru arkasından gelen bir şeyin sesini duydu. Dikkatini Emilia’dan ayırdı ve ana yolun ortasından çekildi. Gittikçe yaklaşan tekerlerin sesi arkasından gelen şeyin bir ejder vagonu olduğunu doğruladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’yı kolundan çekerek ikisini yoldan çıkardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Yhaağğ, Ustam çok agresif…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Çekil.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula bunu fırsat bilip Subaru’ya sarıldı. Subaru’ysa onu görmezden geldi. Kızın kendisini bırakması için silkelendiğinde, Shaula ana yolun kenarındaki ağaçlara çarptı, 「GYAAAA」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ağaçlara çarpan ve bu yüzden burnu kırmızıya dönmüş Shaula’ya küçük bir bakış attıktan sonra ejder vagonunun geçip gitmesini bekledi. Vagon gider gitmez yola devam edecekti ama――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Hmm?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İkiliyi geçen ejder vagonundan kısık bir ses çıktı. Vagon hemen ardından durdu. Araçta bir sorun varmış gibi görünmüyordu. Bu yüzden Subaru’nun aklına vagonun durması için kendisi ve Shaula dışında başka fikir gelmedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yolculuk yapmak için günün en güzel zamanlarıydı. Buna rağmen yol bomboştu. Subaru haydutlarla veya benzerleriyle karşılaşmış olabileceğini düşünerek dikkatini vagona verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Acaba… Sen Natsuki Subaru-san olamazsın değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gel gör ki Subaru’nun bir anlık dikkati, ejder vagonunun sürücü koltuğundaki kişinin seslenmesiyle dağıldı. Sürücü koltuğunda oturan uzun boylu genç adam, Subaru’ya seslendikten sonra araçtan inip ikiliye doğru yürümeye başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendisine yaklaşan genç Subaru’yla aynı yaşta sayılırdı ve gri saçlarını at kuyruğu yapmıştı. Nazik yüzü çarpıcı bir izlenim bırakmasa bile beklenmedik şekilde yapılı duruyordu. Vücudunu özellikle geliştirmeye çalışmış gibi değildi. Belki de çalıştığı iş yüzündendir.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru için asıl önemli mesele gencin neye benzediği değildi, kendisine adıyla seslenmiş olmasıydı. Kendisini tanımış olmasıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Natsuki-san değil mi? Uzun zaman oldu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Aaah, şey……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Genç kendisini bir tanıdığın yakınlığıyla selamlamıştı. Ona nasıl cevap vereceği konusunda tereddüt eden Subaru, etrafındakilere baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia, Beatrice ve diğerleri başlarını salladı. Gencin kim olduğu ya da Subaru için ne ifade ettiğini kimse bilmiyordu. Subaru da genci selamladı ancak genci tanıyormuş gibi bir konuşma başlatmak konusunda tereddüt etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Rastgele insanlarla onları tanıyormuş gibi konuşma başlatmak Subaru’nun uzmanlık alanıydı. Ama çeşitli sebeplerden yapmak istemiyordu. Subaru’nun kafasının karıştığını fark eden genç, şekilli kaşlarını kaldırarak

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Ah, beni unuttun mu? Benim, Regin Suwen…… Abim, Otto Suwen’leydin. Bir keresinde köyde karşılaşmıştık.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Regin diyorsun…… Ah şu Otto’nun!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Söyleyiş tarzın… sanki hiç yardıma gelmemişsin gibi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu doğal olmayan yüz ifadesine zoraki şekilde gülümseyen Subaru, hatırlamış gibi ellerini çırptı. Ne yazık ki Regin’i hatırlayamamıştı ama Otto’yu tanıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin ve Otto bir sürü benzerliğe sahipti. Kardeş oldukları belliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Benim hatam, benim hatam. Tam da aklımda bir sürü şey varken yakaladın. Bu yüzden ismini hatırlayamadım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Hayır hayır, çok meşgul olduğun için hatırlayamaman normal. Kraliyet seçimi benim gibi bir köylünün bile kulağına geldi… Abim sana sıkıntı çıkarmıyor değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Düşünsene Otto-kun sana sıkıntı çıkarıyor… Ne kadar da saçma değil mi? Otto-kun hepimize çeşitli şekillerde çok yardım etti. Ona minnettarız.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Evet. Hepimiz Otto’ya borçluyuz…… Öyle bir şey. O adam olmasaydı her şey çok daha zor olurdu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Öyle mi? O zaman iyi sanırım……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin abisinin durumundan haberdar olduğu için oldukça rahatlamış görünüyordu. Bundan sonra bakışlarını Subaru’ya ve onun az gerisinde olan Shaula’ya çevirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Natsuki-san böyle bir yerde ne yapıyorsun? Burada ejder vagonuna binmeden yaya gitmek delilik…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ah… Haklısın. Bu konuyu nasıl açıklayabilirim… Şey, mümkün olsaydı bende bir ejder vagonu veya benzerleriyle yolculuk etmek isterdim. Ama birkaç nedenden ötürü bunu yapmam zor. Burada ne yaptığıma gelirsek…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sözlerini bir anlığına kesip düşündü. Ve doğru kelimeleri buldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Şu anda kendi benliğimi araştırıyorum… Buna 「Kendini Keşfetme Yolculuğu」 da diyebilirsin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Kendini Keşfetme Yolculuğu… Mu?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hıhı, doğru. Kendini Keşfetme Yolculuğu…… Gıha-hahahaha!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru istemsizce güldü çünkü sözleri gerçekten tuhaftı. “Kendini Keşfetme” bu günlerde gençler arasında yaygın olan bir şeydi. Acaba şu anki Subaru’ya bundan daha fazla uyacak başka bir söz var mıydı? Gerçi bunun hakkında biraz daha düşünmüş olsaydı o kadar da komik gelmezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin Subaru’da ters giden bir şeyler olduğunu belli belirsiz hissetmişti ve Subaru için endişelenir bir ses tonuyla 「İyi misin?」 diye sordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Vücudunda bir sıkıntı mı var? İlk başta beni geç hatırlamanın sebebinin herhangi bir hastalık yüzünden olabileceğini düşünmüştüm ama daha önce de insanları yanlış anladığım olmuştu o yüzden dile getirmekte tereddüt ettim…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Vücudum gayet iyi durumda, gerçekten. Ama ruh hâlimi soruyorsan olabileceğim en kötü noktaya bir adım uzaktayım. Ama senin sayende Regin en kötü hâlimde değilim. Seninle tanışmak beni gerçekten rahatlattı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gencin sözlerini bölen Subaru başını iyice eğerek minnettarlığını gösterdi. Subaru’nun davranışları Regin’i daha çok afallattı. Regin’in, Subaru’nun oldukça anormal olduğuna dair fikri güçlenmişe benziyordu. Regin yüzünde kararlı bir ifadeyle Subaru’ya seslendi. 「Natsuki-san」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Durumu pek anlayamadım ama lütfen bir süreliğine benimle köye gel. Kliniğimde bu konu hakkında daha detaylı konuşuruz. Dinlenmen lazım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Doktormuş gibi konuşuyorsun.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Genelde hastalarım yer ejderleri ve hayvanlar ama evet, ben bir doktorum. Bunu da mı unuttun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Unuttum. Evet. Ben… Unuttum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Natsuki-san?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yalnızca unutmuş olsaydı her şey sürekli hissettiği izolasyonu hissetmeden, o yalnızlığı hissetmeden bitmiş olabilirdi. Ama öyle olmadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Natsuki Subaru kendisine işkence eden suçluluk duygusundan kolay kolay kurtulamazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Köyün buranın hemen ilerisinde değil mi? Daha önce oraya gitmiş miydim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「E-evet, tabii ki. Köyde küçük bir sorun çıkmıştı. Sen, abim ve o diğer adam beraber gelmiştiniz…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Anladım. Teşekkür ederim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Duymak istediği şeyi sonunda duyabilmişti. Subaru, Regin’e döndü ve sözlerine devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Tıpkı kardeşine benziyorsun.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「?..」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sen iyi birisin. Abin de iyi biri olmalı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto’yla 『İlk Yeniden Buluşmaları』 berbat olacaktı. Subaru bunu dört gözle beklediğini söyleyemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Shaula.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Evet! Ne oldu Ustam?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Canını yakma.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun niyetini kolayca tahmin eden Shaula 「Arahorassassâ」 diyerek başını salladı. (Ç.N: Bu Yatterman adında bir animeye göndermeymiş.)

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve――
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Üzgünüm.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru Regin’den özür diledi. Ne yazık ki Regin özrün sebebini anlayamadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Çünkü Regin daha özrün sebebini anlayamadan kafası bir ışık huzmesi tarafından yutuldu ve buharlaştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin’in başsız cesedi ana yola devrildi. Yüksek sıcaklık boynunu yakmıştı dolayısıyla kan akmıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Cinayetin nasıl bu kadar ustalıkla işlendiğini övmek etik açıdan büyük bir muamma olsa da o kadar incelikli bir darbeydi ki, insan ister istemez övmek istiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Kaç defa görmüş olmama rağmen bu gerçekten inanılmaz.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Bu kuleye gelen cadı yaratıklarını vurarak mükemmelleştirdiğim tekniğim. Bu 400 yıl boyunca yapacak daha iyi bir işi olmayan birisi için normal sayılır, galiba. Aslında düşününce böyle şeyler genç bir kıza hiç mi hiç uygun değil.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「400 yıldır yaşamana rağmen hâlâ kendine genç mi diyorsun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru gözlerinin önünde yaşanan trajediden etkilenmeden Shaula’nın sözleri karşısında başını yana eğdi. Sonra da Regin’in başsız vücudunu arkasından sürükleyerek sahibini kaybetmiş yer ejderine yaklaştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun kendisine yaklaştığını fark eden yer ejderi koşmaya başladı. Subaru da arkasından.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beyaz bir ışık huzmesi aniden Subaru’nun yakınından Subaru’yu az da olsa yakarak geçti ve ejder vagonunu deldi. Işık ejder vagonunu hâlâ çeken ejdere nüfuz etti. Ejderin organlarını yaktı ve en sonunda da kafasını delip çıktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Harika bir atıştı. Ama yersizdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「……HEEEY」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「B-ben seni incitmek istemedim! Kendimi savundum sadece! Arkasından gittiğin için böyle oldu! Hem ölüm makinesi alışkanlıklarımdan bir anda kurtulamam ki! Lütfen bana kızma…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Kızgın değilim. Sadece tekrar bir ejder vagonu bulamayabiliriz. Yolculuklarımızı ne zaman yürümeden yapmaya başlayacağız acaba…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’yı yanında getirdiğinden beri yer ejderleriyle pek şansları olmamıştı. Shaula kendisine eşlik ettiğinden Subaru’nun yayan olarak devam etmesi kaçınılmazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「E~ee şey her zaman demiyor muyum? Bir acil durum olmasına gerek yok. Ustam isterse onu her zaman sırtımda taşıyabilirim~. Ve ben seni taşırken dikkatsizce bir şeylere dokunursan görmezden gelirim! Buna ne dersin!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sonrasında para veya onun gibi bir şey isteyecekmişsin gibi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’nın cezbetme girişimlerini duygusuz sözleriyle başından savan Subaru, Regin’in cesedini vagonun içine koydu. Yer ejderi de sahibiyle aynı kaderi paylaşmıştı. İkisinin de kafası yoktu. Yer ejderi tabii ki Subaru tarafından kaldırılamazdı. Ama.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Şimdilik yer ejderini vagonla birlikte ormana taşı. Ben Regin’in bahsettiği köye gitmeye çalışacağım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Okey! Onların bulunmayacağından emin olmalıyım değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Kısa bir süreliğine bulunmasalar yeter. İki bilemedim üç gün.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru ejder vagonundan inip Shaula’ya trajediyi örtbas etmesini söyledi. Shaula yer ejderinin devasa bedenini narin kollarıyla kolayca kaldırdı. Arkasından da ejdere bağlı olan vagon gelmeye başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O vagonu saklamaya giderken Subaru gözlerini köyün bulunduğu yöne çevirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Şimdi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru bu sefer amaçsızca değil belli bir hedefe doğru yürümeye başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Acaba o köyde 『Natsuki Subaru』’yu tanıyan kaç kişi vardı?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kaç kişi olursa olsun bu durum Natsuki Subaru’nun yüreğinde bir ağırlık hissetmesine neden oluyordu. Ne kadar kötü hissetse de bundan kaçınamazdı. Kaçınırsa doğru yolu seçemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Zalimceydi. Ama bunu yapmaktan başka seçeneği yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤ

En azından. ――En azından Natsuki Subaru』’yu geri alabilirsem her şey düzelecek.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Onu gerçekten geri alabilirim değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu nedenle Subaru 『Natsuki Subaru』’nun alamayacağı kararlar aldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――hk, hhaa」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bilinci gerçekliğe döndüğü anda sıkıca tuttuğu kitabın ellerinden kayıp gitmesine izin verdi.

Dizlerim titriyor, nefes alamıyorum. Yerde oturmama rağmen başım dönüyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Buna asla alışamayacakmış gibi hissediyorum.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hhaa, hhaa……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru alnından akan terleri koluyla sildi ve kalp atışlarını sakinleştirmek için derin bir nefes aldı. Kalbinin bu kadar düzensiz atmasının sebebi ruhu ve bedeni arasındaki uyumsuzluk olabilir miydi?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu yaptığı her seferde sanki kitabın içinde bulunun 「benliği」 biraz daha belirsizleşiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Normal biri bu durum devamlı tekrar ederse muhtemelen başkalarıyla arasındaki sınırları çizemez ve bir nevi kişiliği diğerlerinin kişiliğiyle kaynaşırdı. Basitçe kişi benliğini kaybederdi.

Shaula:「Ustam, iyi misin?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「……E-evet, iyiyim, ben iyiyim. Sıradaki kitabı buldun mu?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Hayır hâlâ arıyorum. Resimleri eşleştirmek gibi, bulması çok zor~. Böyle bayağı işler gerçekten bana göre değil.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Zar zor nefes alan Subaru’ya endişelerini dile getiren Shaula, kendi başarısızlığını parmaklarını çaprazlayarak gösterdi. Tabii ki Subaru’nun bu kadar alıngan bir kızı suçlamaya niyeti yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Zaten kız kendisine hiç uymayan bir konuda Subaru’ya yardım ediyordu. Üstelik insanlık denen bir şey var sizden hiçbir karşılık beklemeden yardım eden birine nasıl kızabilirsiniz ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kızın yaptıkları fazlasıyla yeterliydi. Subaru için bile çizilmesi gereken sınırlar vardı. Yaptıklarıyla insanlıktan çıkmış Subaru için bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bu iş için biçilmiş kaftan olmadığının farkındayım Shaula… Ama lütfen.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Sadece… Benim olduğumu söyleyebilseydin çok güzel olurdu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Güvenebileceğim tek kişi sensin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Hehe, şimdilik bununla yetineceğim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula tatmin olmuş bir ifadeyle bir kez daha kitap okyanusuna daldı. Çok uzun süre motive kalamayacak olsa da gözleri doğru kitapları bulmak için gerekliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’nın varlığı ve yokluğu Subaru için ölüm kalım meselesiydi. Basitçe o Subaru’nun tek iş gücüydü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru elinden düşürdüğü kitabı yerden kaldırdı ve parmağını başlığın üzerinde gezdirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kitabın başlığı gayet basitti 『Regin Suwen』.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Genç geçmişte 『Natsuki Subaru』 ile tanışmış ve ne yazık ki şu an ki Natsuki Subaru’yla karşılaştığı için hayatını kaybetmişti ――Subaru Regin’in yaşamını deneyimlemişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

『Natsuki Subaru』 ile tesadüfen tanışması da bu deneyimin içindeydi. Fakat.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Birbirlerini o kadar iyi tanımıyorlarmış. Regin’e göre『Natsuki Subaru』abisiyle gelen bir yabancıdan ibaretti.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru zamanını boşa harcamış gibi hissederek iç çekti. Gerçi şu an en çok iç çekmek isteyenin kendisi değil bu işin kurbanı olan Regin olduğunu düşünüyordu. Yine de boşuna çaba sarf etmenin verdiği hayal kırıklığını yok sayamazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Nasıl bakarsan bak aslında öyle olmadığını biliyorsun Natsuki-san.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Üzgünüm. Tüm hatıralarını özümsemiş olmama rağmen hâlâ yeteri kadar yakın değiliz. Ve ben bunu yeniden üretmekte zorlanıyorum. Ne yazık ki sana pek dikkat edemeyeceğim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin üzerinde kendi adının yazılı olduğu kitaba kederle bakıyordu. Derken Subaru’ya derin bir bakış attı. Suçlayıcıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonuçta kim öldürüldükten sonra ölümünün aslında gereksiz olduğunu öğrenip de berbat hissetmezdi ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bundan sonra Subaru içten bir şekilde özür dilese de――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「Zaten bunu kabul etmekten başka seçeneğim yok. Hem amacını yerine getirirsen her şey eski hâline dönecek değil mi? Bunun olmasını umalım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bir azizin hoşgörüsüne sahipsiniz. Sizden faydalandığım için gerçekten üzgünüm ama bunu yapmak zorundayım. Her şey eski haline döndüğünde borcumu ödeyeceğim.」
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin:「O ânı bekleyelim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin omuz silkti, el salladı ve solmaya, sis gibi dağılmaya başladı. Subaru onun yok oluşunu izledikten sonra Regin’in 『Ölü Kitabını』 rafına geri koydu. Daha sonra yakınındaki bir kâğıdı aldı ve tüy kalemiyle üstünü çizdi. ――Kâğıt, üstünde bir sürü ismin yazılı olduğu bir listeydi. Az önce Regin’in isminin bulunduğu yerin üstü çizilmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Ve yirmi üç oldu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru daha gidecek çok yolu olduğunu düşünerek boynunu kütletti. 『Ölü Kitaplarının』sergilendiği kütüphanenin ――『Taygeta’nın』 çıkardığı zorluklar aynıydı. Burayı kaç defa ziyaret edersem edeyim yine de bana kütüphane tarama veya istediği kitabı anında bulma tarzı özellikler vermeyecek gibi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Devamlı müşteri olduğum için servis biraz iyileşse bari. Bu kütüphane gerçekten can sıkıcı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Betty’nin yasak kütüphanesi de büyüktü ama burayla karşılaştırılamaz bile, sanırım. Subaru kitapları ararken günler geçse bile şikâyet edemeyiz, doğrusu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius:「Katılıyorum. Bu muazzam kütüphanede spesifik bir kitabı bulmak imkânsız sayılır. Sakinleşmeli ve sistematik şekilde aramalısın. Körü körüne aramaya devam edersen sadece yorgunluktan bitap düşeceksin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice kütüphanenin muazzamlığını irdelerken Julius faydalı bir öneride bulunmuştu. Gayet düşünceli sözlerdi. Ama Subaru inatla başını salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru bu işe gerçekten zaman ayırsaydı belki o zaman endişesi ve hayal kırıklığı biraz azalabilirdi fakat――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bunları azaltmaya çalışmak lükse girer. Yeteri kadar vaktim yok. Çözüme mümkün olduğunca kısa sürede ulaşmam lazım…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「Ulaşamazsan ne olacak? Barusu’nun acele etmesi bir şeyleri değiştirecek mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Değiştirecek! ――Her şeyi değiştirecek!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram; soğuk, solgun, kıpkırmızı gözleriyle, yumruklarını sıkan Subaru’ya baktı. Bakışlarından kaçmak isteyen Subaru elinde tuttuğu listeye baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Regin’in köyünden olan herkesin ismi listede yazılıydı. Regin’in hatıralarına göre kayda değer bir bilgi verme ihtimalleri oldukça düşüktü. Ama sıfır değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Subaru, o insanların ölü kitaplarını okursan amacına ulaşabilecek misin?」
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Emilia-tan……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru Emilia’nın endişeli bakışları karşısında bir anlığına tereddüt etti. Ardından herkesten önce kendisini ikna etmek istercesine başını salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Tabii ki gerçekleşecek. Şeyden beri… Her şeyi unuttuğumdan beri herkesin başına çok dert açtım. Bu her şeyi geri getirebilmemin tek yolu. İyileşebilmemin tek yolu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「İyileşmen gerektiğini düşünmemiştim bile……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Bu iyi değil!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia’nın ifadesi, öfkeli Subaru’ya bakmaya dayanamıyormuş gibi görünen hüzünlü bir hâl aldı. Subaru ona istemeden sesini yükseltmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru şoka uğramış Emilia’nın gözlerine bakarak konuşmaya devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Lütfen böyle söyleme. Ne olursa olsun…『Natsuki Subaru』’yu geri alacağım. Sonra da…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「…Sonra da?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sonra da hepinizle bir kez daha karşılaşacağım…… Herkesle tekrar tanışacağım ve yeniden başlayacağım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İnsanlar neden ellerindekilerin yerinin doldurulamaz olduğunu onları kaybedene kadar anlayamazlar?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Her şeyi kaybetmek ve yeniden getirmek. İkisi beraber yürümüyorsa o zaman neden――
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia Subaru’ya bakarken Subaru bunları mırıldanıyordu. O ametist gözler Subaru’nun bile anlayamayacağı duygularla doluydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Normalde Emilia hakkında her şeyi anlayabilmeliydi. Onun kalbinde neler olduğunu söyleyemediğinde gerçekten geriliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia ne düşünüyordu? Emilia nasıl hissediyordu? Ve şimdiki Subaru’yu nasıl görüyordu?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bütün bunların cevabı――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「――Ustam! Sıradaki kitabı buldum! Öv beni! Öv beni!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru nefes nefese kalmış bir şekilde:

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「A-aferin. İyi iş çıkardın Shaula.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Huhehehehehe~」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula içeri dalarak Subaru’nun Emilia’yla olan konuşmasını sonlandırdı. Subaru Shaula’nın başını okşadı, kız rahatladı ve gözleri sevinçle ışıldadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Getirdiği kitap, listesinden biriyle uyuşuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…… 『Natsuki Subaru』 ne kadardır içinde?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kitabı Shaula’dan alan Subaru kitaba bu soruyu yöneltti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Tabii ki kitap Subaru’ya doğrudan cevap vermedi. Cevap içindeydi. Canilikleri meyvesini vermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Nesnel bilgi yeterli. Hepsini kazıyacağım ve tamamlanmış forma yaklaştıracağım.」
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Nasıl biri olduğunuz kişiden kişiye değişir.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O yüzden herkesin birisi hakkındaki değerlendirmelerini kontrol edebilirse o kişiyi yeniden yapılandırabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――『Natsuki Subaru』’yu iyileştirebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu Natsuki Subaru’nun bir numaralı önceliğiydi. Her şey bunun içindi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yapılan tüm fedakarlıklar ve gelecekte yapılacak fedakarlıklar Natsuki Subaru’nun 『Natsuki Subaru』’yu geri alabilmesi içindi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Eğer en azından 『Natsuki Subaru』’yu geri alabilirse. O geri gelirse.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Her şeyi düzeltebileceğini biliyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia, Beatrice, Ram, Meili, Julius ve genel olarak kendisiyle ilişkisi olan herkesle hatıraları olsun istiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O güç 『Natsuki Subaru』’da olmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve o güçle――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Kurtar beni」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sana güveniyorumNatsuki Subaru bir kahramansan, o zaman, kurtar beni.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu ünlü dedektif Hercule Poirot’un dünyaya bıraktığı sözlerden biriydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sözler; ilk defa birini öldürdükten sonra ertesi sabah kalktığında âniden aklına “daha fazla insan öldürmeliyim” fikri gelip bundan sonra sadece ve sadece kendi tatmini için cinayetlerine devam edenlere söylenmemişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sözler daha önce bir sorunu öldürerek çözenlere ithafen söylenmişti. Bu kişiler başka bir problemle karşılaştıklarında akıllarına ister istemez problemi yine öldürerek çözmek gelecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Peki öldürmek sorunun çözümüyle bağlantılıysa? Yani kişinin aklına “öldürme” eyleminin gelmesi illaki alışkanlık olduğu için değilse?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece bazı kaçınılmaz koşulların öldürmeye sebep olduğu söylenemez mi?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Öldürmekten başka seçeneğim yoktu. Böyle bir durumda nasıl “öldürmek alışkanlığa dönüşür” diyebilirim ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――『Öldürmek dönüşür.』

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hercule Poirut’un canı cehenneme.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Her şey birbirine girmişti. Olayların arkasındaki nedenler kördüğüm olmuştu. Buna rağmen her şeyin böyle olacağını önceden tahmin etmiş gibi nasıl konuşabilir ki!?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Lanet sözleri her olaya uyarlamaya çalışmayın. Koşulları, durumları, nedenleri ve aralarındaki bu karmaşıklığı sadece “öldürmek alışkanlığa dönüşür” diyerek hafife almayın.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――『Öldürmek.』

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Başka yolu yoktu. Çözüme ulaşmak için mantıklı başka bir seçenek yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden öldürmek alışkanlığa dönüşmemişti. Daha çok…

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――『Tek cevap öldürmek.』

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Evet bu doğru. Tabii ki öyle. Cevap bu. Tek doğru cevap bu. Bu umutsuzluktan kurtulmanın tek yolu. Son çare.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Subaru her zaman bana yadım ediyor, mutlaka bir yolunu buluyorsun. Sorun ne olursa olsun… Benim kıymetli şövalyem.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Subaru olmasaydı Betty hâlâ yasak kütüphanesinde bir başına olurdu, sanırım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「Ah yani… Barusu zamanlaması iyi olan bir adam. Ram bile bunu kabul edebilir.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Meili:「Onii-san bu kadar si~nir bozucu olmasaydı eminim ki he~r şeyi mahvetmezdi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius:「Subaru, eminim farkında değilsindir ama ben de senin tarafından kurtarıldım. Senin varlığın benim için umut ışığıydı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Biliyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Natsuki Subaru ‘yu çok sevdiğinizi biliyorum.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Natsuki Subaru’yu gerçekten önemsediğinizi biliyorum.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hepinizi kurtaran Natsuki Subaru’nun bir çeşit Süpermen olduğunu biliyorum.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sizi kurtaran Natsuki Subaru’nun yaptığı her şeyin mahvolduğunun farkındayım.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden onu geri almak zorundayım.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Onu alabilirsem, en azından Natsuki Subaru’yu geri alabilirsem.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

En azından bunu yapabilirsem, her şey düzelecek. Her şey düzelecek.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Devam etmeliyim.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「―― Natsuki Subaru delirdi ve kendisine eşlik eden herkesi öldürdü. Zar zor kaçmayı başarıp buralara gelebildim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Anastasia’yı dinleyen herkes kaşlarını çattı. Ne düşündükleri yüzlerinden belliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

‘‘Anastasia’’:「Bunun mümkün olmadığını düşündüğünüzün farkındayım. Bende böyle bir haberle döndüğüm için pişmanım. Ancak taşıdığı tehlikeyi hesaba katarsak bunun gerçekliğini tartışacak zamanımız yok.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Anastasia-sama bunu sen söylüyor olsan bile…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「――Ben Echidna. Ana, şu an bile bu bedenin derinliklerinde uyuyor. Aslında… Bu hâlde kalması çok daha iyi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「……İnanamıyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Başını eğdikten sonra Anastasia’ya―― Hayır, Echidna’ya cevap veren, kızıl saçlı şövalye Reinhard van Astrea’ydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Su Kapısı Şehri Pristella―― Kraliyet seçimine dahil olanların toplandığı yerdi. Savaş kısa süre önce bitmişti. Herkes doğuya giden Subaru ve grubundan haber bekliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia ve diğerleri cadı tarikatının yaptıklarını düzeltmenin bir yolunu bulmak için doğuya, Pleiades gözcü kulesine bir yolculuğa çıkmışlardı.『Bilge’nin』bilgeliğinden faydalanmak için.

Evet, kaygılıydılar ama hepsi iyi haberler bekliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İyi haberler geleceğine kendilerini bu kadar inandıran sebep grubun bir üyesiydi. O üye de Natsuki Subaru’dan başkası değildi. ――Bu diğer şeylerin yanında nasıl delirdiğini gösterecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Buna öylece inanamam.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「İnanamasan bile gerçek bu. O herkesin tanıdığı kişi değil. Natsuki Subaru hatıralarını kaybetti ve kafasını onları geri almakla bozdu. Sonra da hatıralarını geri almak için seçebileceği en kötü yolu seçti.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Seçebileceği en kötü yol ne olabilir ki…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Pleiades Gözcü Kulesindeki 『Ölü Kitapları』 …İçlerinde ölenlerin izlenimleri (değerlendirmeleri) ve hâtıraları var. Ne yazık ki daha önce birini okumadım o yüzden gerçekte nasıl bir potansiyelleri var anlayamıyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kitapların içinde yatan gücü anlatan Echidna çevresindekileri daha da afallattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hatıraların kaybolması berbattı, berbat olduğu kadar da tehlikeli. Zaten bu, grubun yola çıkmasının ana sebeplerindendi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçi kim hakkında çözüm bulmak için yola çıktıkları şeyin gazabına uğrayacaklarını tahmin edebilirdi ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Natsuki-san’ın bunu tek başına yapabileceğini sanmıyorum. Hem『Ölü Kitaplarını』okumayı amaçlıyorsa bunu nasıl yapabilir ki? Demek istediğim kendi başına beni bile yenemiyor.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Otto buna gerçekten inanıyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard bu soruyu soğukkanlılıkla soran Otto’ya döndü. 『Kılıç Azizinin』gökyüzünü andıran gözlerine bakan Otto 「Doğrusunu söylemek gerekirse」 diyerek başını salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Anastasia-sama… Ya da artık Echidna-san mıydı? Onun bize yalan söylemek için nasıl bir sebebi olabilir ki? Hem söyledikleri bir yalan için fazlasıyla inanılmaz. Zaten böyle yalnız dönmesi için beklenmedik bir şeyler olmuş olmalı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Ama…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Ben de inanmak istemiyorum. Ben de bu saçmalığa inanmak istemiyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto, Reinhard’a titreyen bir sesle yumruğunu sıkarak cevap verdi. Sesi ne kadar zorlandığını anlatıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel abisi olarak gördüğü kişinin çaresizliği karşısında endişeyle:「Brotto……」(Ç.N: Brother [Kardeş] + Otto = Brotto oluyor.)

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「…Otto-kun haklı. Hatıralarını kaybedince Natsuki Subaru değişti… Yalnız olsaydı onu kolaylıkla durdurabilirdik zaten. Asıl problem Shaula’ydı…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「Shaula?.. Bu『Bilge’nin』 adı di’il mi? O herif kaptana bir şe’ mi yaptı… Hayır bu olamaz. Aynı『Osmund’un Tereddütlerindeki』 gibi…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Üzgünüm ama kafa karışıklığınız bitene kadar bekleyemem. Evet, Shaula gözcü kulesindeki gözcü. Onunla karşılaştığımızdan beri 『Bilge’nin』 kendisi değil ustası olduğunu söyleyip durdu. Zaten pek『Bilgece』davranmadı…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Sormak istediğim daha birçok şey var. Ama… Sadece emin olmak için soruyorum. Shaula Subaru’yla mı çalışıyor?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna kafasını aşağı yukarı salladı. Bundan sonra bir kargaşa yaşandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Su Kapısı Şehrini Günah Başpiskoposlarından kurtaran kahramanın ihaneti ve ona eşlik eden krallığın üç büyük kahramanından biri olan 『Bilge』.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kâbus içinde kâbus gibiydi. Kim böyle bir durum karşısında kederlenmezdi ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「…Size bunları intikam istediğim için anlatmadım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna raporunun yaşattığı kaosun ortasında bu sözleri mırıldandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Mırıltısını duyan Reinhard kaşlarını kaldırarak 「Echidna?」 dedi. Echidna bakışlar üzerinde toplanırken iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Ana’nın hislerini ve Julius’la geçirdiğim zamanı hesaba katınca doğal olan Natsuki Subaru’dan intikam almak istemem olurdu…… Ama ben çok yoruldum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Çok mu yoruldun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Ondan nefret ediyorum. Muhtemelen o da benden nefret ediyordur. Ama yakamdan düşmeyen ve yumruklarını sallayarak bana yaklaşan çaresiz bir çocuk olsa bile,  artık çok yoruldum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna başını hafifçe sallayarak ayağa kalktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Anastasia’nın yüzüne sahipti ve Anastasia’nın sesiyle konuşuyordu. Ama gerçekten o olsaydı yüzünde asla bu kadar kırılgan bir ifade olmazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Kraliyet seçiminden ayrılıyorum. Anastasia’yı böyle bir ortama getiremem. O kadar pişmanım ki. Hepimiz dönüşü olmayan hatalar yaptık.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Yine de……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Kötü bir amacın olmadığını biliyorum. Ama bazen, pes etmek en iyisidir. Mücadeleye devam etmek sadece daha çok acıya yol açacak. Ben… Pes ediyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kimse bu kederli kızı durdurmak için bir şey söyleyemezdi. Zaten Echidna da buradaki kimsenin kendisini durduramayacağının farkındaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu bildiği için başını oradakilerden terse çevirip yürümeye başladı. ――Bu şekilde Kraliyet Seçiminden kendi isteğiyle ayrıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Hepinize dua edeceğim. ――Lütfen dikkatli olun.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「…Bundan sonra ne yapacaksın?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna’nın yanında yürüyen kişi, Ricardo, ona bu soruyu yöneltti. Echidna gözlerini kapadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ricardo ciddi bir şekilde yaralanmıştı. Kaslı ve iri kolunun olması gereken yerde artık bir kanca vardı. Bu hâliyle bile mücadeleye devam ediyordu. Tam onluk hareketti. Ancak――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Aynen söylediğim gibi. Pes ettim. Bundan sonra Ana gibi davranmaya çalışmayacağım…… Ama merak etme, en azından Hoshin Şirket’ine karşı sahip olduğum asgari sorumlulukları yerine getireceğim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ricardo:「Asgari sorumluluklardan kastın ne arrrrr?..」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Şirket feshedildikten sonra çalışanlara yeni işlerinde finansal olarak yardımcı olmalıyım. Sanırım Ticaret Odasını da başkan yardımcısı Chuden’e bırakmalıyım, iyi iş çıkaracağına eminim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ricardo:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Hayal kırıklığına uğradığının farkındayım. Ama yapacak bir şey yok.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna, Ricardo’yu uzun zamandır tanıyordu. Bu tek taraflı bir tanışıklık olsa da Echidna, Ricardo’nun Anastasia’ya karşı hissettiklerini çok iyi anlıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Çünkü bu duygular kendisinin Anastasia’ya karşı hissettikleriyle aynıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna kendisini Anastasia’nın annesi olarak görüyorsa Ricardo da kendisini Anastasia’nın babası olarak görüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İşte bu yüzden――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Sanırım Demir Dişle de yollarımı ayıracağım. Şu andan itibaren istediğini yapmakta özgürsün Ricardo.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ricardo:「İstediğimi yapmakta özgürsem o zaman hanımımı uyandırmanın bir yolunu bulacağım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「…Amacın Ana’yı uyandırmaksa buna karşı çıkamam. Zaten Demir Diş’in gençleri de arkandan gelecektir.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna Ricardo’yu yok sayamazdı. Sonuçta Ricardo’nun da korumak istediği şeyler vardı. Vazgeçemeyeceği şeyler vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ricardo Echidna pes etti diye her şeyden vazgeçmeyecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「Ana, bu tavrından memnun olur mu ben bile bilmiyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ricardo:「…Beni azarlarsa, şey, eeee… Ama emin olmadan nasıl vazgeçebilirim ki!? Sonuçta ben Ana-bo’nun babası sayılırım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ricardo:「Bir baba kızını nasıl terk edebilir? Kim ne derse desin ASLA vazgeçmeyeceğim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna, Ricardo’nun cesareti karşısında kendisinin ne kadar zayıf olduğunun farkına varınca içi sızladı. Echidna, Ricardo’nun cesaretine hayran kalarak yüzüne kuru bir gülümseme yerleştirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Daha sonra――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「――Ricardo sen gerçekten」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

‘‘güçlüsün, değil mi?’’ diye devam edecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ya da zamanı olsaydı nasıl onun kadar güçlü olabileceğini de sorabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Ama bunun için çok geçti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ayaklarının altında bir titreme hissetti. Hemen ardından Ricardo kendisine uzandı. Kancalı kolu Echidna’yı yakaladığı gibi kızı havaya fırlattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Havada süzülürken neler olduğunu görebildi. Zaten bu yapabildiği son şey olmuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Muazzam su kütlesi tüm şehri yuttu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

ㅤㅤㅤㅤㅤ
Subaru sular tarafından yutulan şehre bakarken iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Şehir havan şeklinde inşa edilmişti. Yani içine su girerse suyun sızabileceği hiçbir yer yoktu. Subaru’nun yaptığı karınca yuvasına su dökmeye benziyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Cadı yaratıklarına karşı yapılan savaşlarda kullanılan şehirden daha azını bekleyemezdim… Tuzak son derece etkili.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Şehir bir Cadıyı ve cadı yaratıklarını alt etmek için kurulmuştu dolayısıyla su kapaklarını açmanın etkisi muazzamdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Su o kadar şiddetliydi ki şehir saniyeler içinde sular altında kalmıştı. Sakinleri kaçmayı düşünememişti bile.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Bu muhteşem bir şey, sence de öyle değiiiiiiiiiiil mi? Bu sayede seni tanıyan bir sürü insanı tek seferde halletmiş oldun…… Kendini bulma işinde gelişiyooooorsun.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Kes sesini.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun arkasından yıkımı izleyen uzun palyaçovari figürün yüz ifadesi, karşısındakilere kayıtsız kalsa da gözleri sonuçtan memnun kaldığını gösteriyordu. Plan onun bilgi ve tavsiyelerine göre kurulmuştu. Subaru onun düşüncelerini anlayamıyor değildi, ama.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Ustam gerçekten zevksiz…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Genç hizmetçi, palyaçovari figüre küçümsemeyle bakıyordu. Sevimli ve zeki genç kız Subaru’ya sokulup elini tuttu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru da kızın elini tutup onu selamladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Nasıl görünüyor Petra?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Petra:「Ummmm, şey, Shaula-san her şeyi doğru yapmış gibi. Tüm su kapıları açıldığı için kimsenin kurtulduğunu sanmıyorum… Belki o sırada sığınaklarda olanlar kurtulmuştur.」ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Anlıyorum. Senden böyle acı verici bir rapor istediğim için özür dilerim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Petra bunları söylerken bile cesurca gülümsüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun tanıdığı kız cesurdu ancak bunun dışında özel bir yeteneği olmayan sıradan küçük bir kızdı. Kızı bu işe sürüklediği için suçluluk duymuyor değildi ancak――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Bu kadar duygulanacaksanız en başından bütün bunlara başlamamalıydınız. Böyle hissetmenize rağmen yaptıklarınız… Gerçekten kalpsizsiniz Subaru-sama.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sana nasıl karşılık vereceğimi bilmiyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendisini kınayan sarı saçlı hizmetçinin öfkesi kolay kolay dinmeyecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O kendi yaşadıklarından çok çevresindekilerin yaşadıklarını daha çok umursuyordu. Dolayısıyla Subaru’nun yaptıklarını asla affetmeyecekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sadece mantığıyla hareket etmiyor. Kendi duygularına karşı şaşırtıcı derecede dürüst. Bana Garfiel’le gerçekten akraba olduklarını hissettiriyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Gerçi Garfiel’i diğerlerinden duyduğum kadarıyla biliyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunları mırıldanan Subaru parmaklarını saçlarının arasına daldırdı. Sertçe başını kaşıdı ve hızlıca nefes alıp verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Savaşa odaklanmam lazım.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Palyaçovari Figür:「Eeeeeee o zaman sırada ne var, Subaru-kun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Öne eğildi ve kendisine kenardan bakan Roswaal’a dilini şaklattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Plana uyacağız. ――En belalı adamla başlayacağız.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Öhöğ öhöğ, Bööğğ!..」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「Brotto iyi misin!? Suyu çıkart! Kus hepsini!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto gözlerinden yaşlar akarken ciğerlerine dolan suyu çıkarmaya çalışıyordu. Ne kadar kötü durumda olduğunu gören Garfiel ona yardım etti. Ama baş aşağı şekilde yukarı aşağı sallanmak Otto’yu mahvetmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçi bunun sayesinde ciğerlerine dolan suyu atmayı başardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「Hassiktir! N’oldu!?.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「…Sanırım su kapıları açıldı. Bunu engellemek için o kadar uğraşmamıza, savaşmamıza rağmen… Her şey boşunaymış.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto bunları, sular altında kalan şehre bakarken titreyen Garfiel’e kısık bir sesle söyledi. Sonra da kardeşi olarak gördüğü dostunun yeşil gözlerine baktı. Kederle doluydular. Otto bakışlarını indirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Şehrin umutsuz durumu her tarafından görülebiliyordu. Neyse ki Otto, Garfiel tarafından kurtarılmıştı. Ve suyun zar zor ulaşabildiği bir yüksekliğe kaçabilmişlerdi. Ancak kaç kişi aynısını yapabilmişti ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「Her şey suyun dibinde…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel selin korkunçluğu karşısında sarsılmıştı. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Hemen ardından ayakları üzerinde duramaz hâle geldi ve yere çakıldı. Otto detayları bilmiyor olsa da Garfiel’in Pristella’da oldukça büyük bir karşılaşma yaşadığını duymuştu. Bu dövüş kendisi için önemli olabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

——Ama asıl önemli olan selin Garfiel’in değer verdiği kişileri de alıp gitmesiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「…Sadece bu kadar da değil.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel için endişeleniyor olsa da onun asıl önemsediği sele yakalanan diğerleriydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kraliyet seçimi adayları da dahil olmak üzere herkes bu facianın kurbanı olmuş olmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Echidna önceliğinde olanlar hakkında herkesi bilgilendirmek ve uyarmak için toplanmışlardı ancak görünüşe göre toplanmaları ters tepmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Garfiel lütfen ayağa kalk. Bu durumla başa çıkmak zorundayız, aynı geçen sefer Cadı Tarikatının saldırısında olduğu gibi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「A-Ama……Brotto, sen……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「HİÇBİR ŞEY YAPMADAN ÖYLECE OTURMAYA DEVAM MI EDELİM YANİ? NATSUKİ-SAN DA EMİLİA-SAMA DA BURADA DEĞİL! LÜTFEN KALK AYAĞA GARFİEL! SADECE BİZ KALDIK!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto, Garfiel’i yakasından tutup yüzüne umutsuzluk kazınmış kardeşine bağırdı. Fazla sert davrandığının farkındaydı ama Garfiel’in içinde bulundukları durumu anlaması gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

“Garfiel daha sonra benden nefret etse de sorun değil”

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Hayatta kalanları aramalıyız. Daha sonra Kraliyet Seçimi adaylarıyla, Şövalyelerle ya da artık kim kaldıysa bir araya geliriz. Bu şehre yapılan bir saldırıysa bir araya gelip karşılık vermeliyiz…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「――Tch! BROTTO!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel göğsünü şişirerek kükredi ve Otto’ya atıldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hemen ardından Otto’nun önünden insan gözünün görebileceğinin ötesinde bir hızla bir ışık huzmesi geçti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「GAAAHHĞĞĞĞĞ!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto göğsünü hafifçe sıyıran ışığın yakıcı acısı karşısında haykırdı. Kanama yoktu. Ama ışığın sıyırdığı yer yanmıştı. Daha açık olmak gerekirse kıyafetinin bir kısmı artık yoktu. O kısmın altındaki derisiyse kömürleşmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beyaz ışığın gerçek formu saf sıcaklıktı. Ve bu beyaz ışık ――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「RRRRRRRRRAAAAAAAAAAA――!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Öfkeyle kükreyen Garfiel kendisine süper bir hızla gelen beyaz ölüm ışınlarını savuşturdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel kollarında bulunan kalkanlarla ışınların ezici gücüne meydan okudu. Otto’nun ayak uyduramayacağı hiper hızlı savaş başlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de neler olduğunu az çok hayal edebiliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Nereden…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Acıya dayanmaya çalışırken ışınların nereden ateşlendiğini bulmak için çevresine odaklandı. Su kapılarını açan Tarikat üyesi muhtemelen kendilerine saldıranla aynıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Doğal olarak aklına ilk gelen saldıranın bir Tarikat üyesi olmasıydı――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――hk, taaa oradan mı!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Uzakta, çok ama çok uzakta su kapılarından birinin kontrol kulesinde―― Işınlar şehrin neredeyse öteki ucunda bulunan kontrol kulesinden geliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Küçük bir titreşimin ardından ışınlar anında bulundukları yere geliyordu. Her nasılsa Garfiel onları savuşturuyordu ama――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「İŞLER DAHA DA KÖTÜLEŞCEK! BROTTO SAKLANACAK BİR YER BUL! BENİM MÜKEMMEL BENLİĞİM BU PİÇİ İNDİRECEK」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「GARFİEL! MESAFEYİ KAPATMA KONUSUNDA EMİN MİSİN?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel kükreyerek bunları söylemiş olsa da pek iyi bir fikir olduğu söylenemezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beyaz ışıkların hareketi anormaldi. Aralarındaki mesafeye rağmen Garfiel bile onları zar zor savuşturuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yaklaşırsa savuşturmak için elinde olan azıcık zaman daha da azalacaktı. Bu savaşta göz kırpmaya ayırdığınız zaman bile ölümcüldü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「YİNE DE YAPMAKTAN BAŞKA ŞANSIM YOK! SADECE İKİMİZ KALDIK! HAKSIZ MIYIM!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「―――. Haklısın GARFİEL!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「HYYYAAAAH!!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto’nun sözlerini tekrarlayan Garfiel ileri atılıp sıçradı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel sular altında kalan şehirde zar zor dayanan binalardan yararlanarak beyaz ışık parlamalarının geldiği kontrol kulesine doğru azimle ilerledi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「GRRRRRRRRRRRRRRAAAAAAAAAAAA――!!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel ışınların kendisine çarpmasıyla oluşan şokla kemikleri titremesine rağmen bir şekilde devam ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Rakip güçlüydü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Saldırılarını bu kadar uzaktan yapmasına rağmen on ikiden vurmasına ek olarak bu güçlü atışlara harcanan mana miktarı inanılmazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Rakibi başlangıçtan beri mesafesini koruduğuna göre ezici bir üstünlüğe sahip olmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Yine de……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bizden üstün olsalar da umurumda di’il. Yaptıklarını yanlarına bırakamam.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Su Kapısı Şehri Pristella’nın batmasıyla hayal edilemeyecek kadar çok insan sele kurban gitmişti. ――Tabii Garfiel’in ailesi de buna bir istisna değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「――Tch!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel bu düşünceye takılıp kalmamak için dişlerini sıktı ve çaresizce başını salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama bir şeyi düşünmemeye çalışmak sadece o şeyi daha fazla düşünmesine neden oluyordu. Garfiel’in kalbinde keder ve öfke birbirine karışmıştı. Kalbinin derinliklerinde giderek büyüyen bir karanlık vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O karanlığı pençe ve dişlerine yönlendirebilirse――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Garfiel」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Karanlık duyguları kendisini ele geçirirken bir ses duydu. Ses adını kullanmıştı. Sadece kendisine seslenilmiş olsaydı savaş sırasında buna pek dikkat etmezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「――Kaptan?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O ses dönmesini uzun süredir beklediği kişiye aitse o zaman farklı bir hikâye. Yeşil gözleri sesin sahibini aradı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Garfiel başından beri Echidna’nın sözlerine inanmamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Zaten Garfiel’in açgözlülük cadısının adını taşıyan birine güvenmesi mümkün değildi. Subaru’yu bu ismi kullanan varlıkların tehlikeleri hakkında uyarmıştı. Ancak kız çoktan Subaru’yu Gözcü Kulesine gitmeye ikna etmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel, Echidna’nın Anastasia kılığında geri döndüğünü gördüğünde sığ, saf ve olgunlaşmamış düşüncelerinden pişmanlık duymuştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gruptakileri mümkün olduğu kadar çabuk bulabilmek için kızı takip etmeyi bile düşünmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto’ya bu konudan bahsetmek üzereyken sel şehri yutmuştu. Otto her zamanki gibi Echidna’nın söyledikleri üzerine düşünüyordu. Garfiel ise bu aptalca fikre inanmayı reddetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel için Subaru işleri batıramazdı. Subaru başarısız olamazdı. Subaru öyle birisi değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İşte bu yüzden Natsuki Subaru’nun sesini duyduktan sonra kalbi umutla doldu. O işler çıkmaza girdiğinde, yapacak hiçbir şey kalmadığında bile her şeyi değiştiren adamdı. Onunlayken yenilmez olduğunuz illüzyonuna kapılmamak elde değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İşte böylesi bir illüzyona kapılma umuduyla çevresine bakındı――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Kalbin seninle ilgili en önemli şeyi kavrayamaz Garfiel. ――Yine de ailenizin gözleri keskin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Aşağı bakan Garfiel sesin sahibiyle göz göze geldiği anda kaşlarını kaldırdı. Garfiel’i şaşırtan şey duydukları değildi, gözlerinin önündekiydi. Zaten hiçbir şey duyamaz hâle gelmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beyaz ışığa doğru uçan Garfiel’e bakan birisi vardı. Görünüşü kendi tanıdığıyla aynıydı ama—

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「――Sen de kimsin la’?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Dikkatini burnuna verdiğinde tanıdık koku burun deliklerine doldu. Ama içgüdüsü karşısındaki adamın tanıdığı kişi olduğunu reddediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O anda düşüncelerinde bir boşluk oluştu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ölümcül bir boşluk.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Oraya doğru ilerlerken――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Yakaladım! Ta-da!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Garfiel:「Ngh」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Tam karşısından siyah saçlı bir kadın öne atıldı ve coşkulu bir çığlıkla kendisine tekme attı. Saldırıyı iki kalkanıyla anında karşılayan Garfiel, kendisine bir ejder vagonu çarpmış gibi hissetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Şu anda bu kadınla başa çıkamazdı. Dikkatini hem altına hem karşısına veremezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Siyah Saçlı Kadın:「O kadar da kötü değildi amaaaa benim Ustama olan aşkım yüz kat daha güçlü.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kadın yüzünü memnuniyetle süsleyen bir gülümsemeyle avcunu Garfiel’in yüzüne doğru kaldırdı. Bir anda tüm tüyleri diken diken olan Garfiel kaslarını gererek hızla yüzünü geriye çe――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Fıışş

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Darbe Garfiel’in karnını deldi ve iç organlarını sırtından dışarı fırlattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Havada çiçek açan kan tomurcuklarını izlerken düşünceleri hızla kafasında dönüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――Hık…

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto dişlerini gıcırdatarak içindeki soğukkanlı tarafa lanet etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Böyle anlarda bile sakin kalıp düşünebildiğim için kendimden nefret ediyorum.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto dikkatini bir kaçış yolu bulabilme umuduyla çevresine vermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Ruhlara Fısıldama İlahi Korumasını」 kullanırsa durum ne olursa olsun bir umut ışığı belirirdi. Bu sayede şu ana kadar karşılaştığı tüm zorlukları atlatmayı başarmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İşte bu yüzden――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Yazık… Sıçanlar bile bu kadar suyun karşısında kaçacak yer bulamayıp boğuluyorlar.」
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ayak sesleriyle birlikte bir ses Otto’nun kulaklarına geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Dünya korkunç bir şekilde durmuş gibi görünürken ayak sesleri yavaşça kendisine yaklaşıyordu. Ayak seslerinin nereden geldiğine bakmak için başını çeviren Otto bir anlığına nefesini tuttu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

…Ve verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「…Gerçekten tanınmaz hâldesin, Natsuki-san.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Öyle mi? Benim hakkımda konuşuyorsan eh kendimi gerçekten anlayamıyorum. O yüzden değişip değişmediğimden emin değilim, ama……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Eminim bir aynaya baksan ne dediğimi çok iyi anlarsın. Ah, doğru. Echidna-san’ın hikâyesi hatıralarını kaybetmenle ilgili değil miydi? Bu yüzden mi kendini anlayamıyorsun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hahah, belki de. Doğrusu eğer her yönümle ondan farklı olsaydım çoktan bunları yapmaktan vazgeçmiştim fakat…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Rakip yanağını kaşırken Otto’nun iğnelemelerine güldü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Karşısındaki adama ne demeliydi, hangi isimle seslenmeliydi? Ona ne isim vereceği konusunda tereddüt ederek ona başka nasıl hitap edeceğini bilemeden konuşmaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Sen…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Zaten biliyorsun. Benim ismim… Natsuki Subaru. Meteliğe kurşun atıyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Senin hakkında da çok şey duydum. Oldukça ünlüsün. Sonunda tanışabildik Otto.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bunu söylerken o kişi ――Natsuki Subaru’nun görünüşüne sahip ama kendi tanıdığı Natsuki Subaru’dan tamamen farklı olan o kişi, güldü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Işıksız sol gözü buğulanmıştı. Saçları tanrı bilir ne sebeple bembeyaz olmuştu. Natsuki Subaru, yüzünde yersiz duran bir gülümsemeyle Otto’nun karşısında duruyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru tetikte bekleyen Otto’ya bakarken iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendisine çok değiştiğinin söylenmesi, kendisinde neyin iğrenç olduğunu hatırlatıyordu. Tabii ki birisi kendisine hiç değişmediğini söyleseydi Subaru bunu sadece bir ironi olarak algılardı. Ancak birisi kendisine doğrudan 「Sen tamamen farklı birisin.」 deseydi eh, işte o zaman bunu kabul etmekte gerçekten zorlanırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Zaten şu ana kadar kimseden böyle bir şey duymamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bununla uğraşırken gerçekten zorlanıyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「…Ne demek istiyorsun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ne yaptığımı Echidna’dan duymadın mı? Hatıralarım rüzgarla beraber toz olup gitti. Kafam allak bullak hâlde, çılgınca etrafta koşturuyorum… Zaten her şey bundan ibaret.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Tabii ki duydum. Kafanı hatıralarını geri almakla bozduğunu da duydum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「O kadarını söylediğimi hatırlamıyorum ama… Yani, sanırım bu tahmin gayet mâkul. Sonuçta her biriniz yeteneklisiniz. Buradaki tek beceriksiz insan müsveddesi benim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Elini yavaşça sol gözünden indiren Subaru, kendisiyle alay ediyormuşçasına bunları mırıldandı. Otto bunu izlerken yutkundu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「O göze ne olduğunu sorabilir miyim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Göz… Ah sol gözüm mü? Biraz puslu ama abartılacak bir şey değil. Bir bakalım… Sanırım tüm bu berbat şeyler başladığında kafamı biraz fazla sert vurmuşum. Saçıma gelirsek eh, onun için özellikle bir şey yapmadım… Kendi kendine böyle oldu. Ne kadar komik.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Hahahaha, ne kadar da komik. Artık tatmin oldun mu peki?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Çok uzağım. Daha çok yolum var. O kadar ki düşündükçe moralim bozuluyor.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto’nun kendisine kuru kuru gülümsediğini gören Subaru da ona kuru bir gülümsemeyle karşılık verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Aslında Otto ve Subaru iyi arkadaşlardı. Bunu anlayabiliyorum. Bunu sadece Emilia, Beatrice ve Kamptakilerin bakışlarından anlamıyorum. Gerçek olduğunu hissediyorum.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Subaru ve Otto-kun hep böyle iyi anlaşıyorlardı, geeeeerçekten iç ısıtıcıydı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Şey Subaru hep Otto’yla uğraşırdı, doğrusu. Hiçbir şeyin o kadar da değişmediğini hissettim, sanırım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia ve Beatrice, Otto’nun sağından ve solundan açıklamalarını yaptılar. Bu açıklamalar karşısında Subaru kafasını salladı ardından dudaklarını ıslatıp 「Pekâlâ」 dedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Uzun zamandır seninle 『İlk Yeniden Buluşmamızı』 bekliyordum. Ama senin zamanla daha da tehlikeli hâle gelen piçlerden olduğunu biliyorum. O yüzden üzgünüm ama artık bunu sonlandıralım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「『İlk Yeniden Buluşma』 bunu söylemenin oldukça tuhaf bir yolu ama bunu bir kenara bırakırsak… Başarısız olmadın mı?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ha?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Öne doğru eğilen Subaru kaşlarını çattı. Otto sözlerine devam etti:「Nasıl izah edebilirim,」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Gerçekten etkileyici bir hamleydi. Herkesin tek bir yere toplandığı ânı bekledin ve hepsini kaçamayacakları bir saldırıyla öldürdün… Bu plana şapka çıkarırım. Karşındakiler bir doğal afete yakalanırlarsa kılıç azizi veya paralı asker olmaları fark etmez, sana karşılık veremezler.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Bu açıdan bakınca Echidna-san’ın gözcü kulesinden kaçmasına izin vermenin sebebi buydu değil mi? Kaçmasına izin verdin, böylece vereceği raporla seni tanıyanları etrafına toplayabilecekti. Pristella’nın herkesin toplanacağı yer olma ihtimali yüksekti. Zaten burada su kapıları da var.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Senin tarafından övülmekten onur duyuyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru övgüleri kabul ettikten sonra tekrardan sessizleşti. Aslında bu durumda övülmesi gereken kişi Otto’ydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hedefi neredeyse on ikiden vuran Otto, Subaru’nun Echidna’nın kaçmasına izin vermesi de dahil olmak üzere, gerçeği oldukça iyi tahmin etmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bununla beraber…

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Şey, aslında Echidna’nın kaçması şans eseriydi. Sonradan işime yarayabileceğini o kaçtıktan sonra fark ettim. Bu yüzden onun peşinden gitmedim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Anladım. O kadar ilerisini görmüş olsaydın gerçekten etkilenirdim. Hafızasını kaybedenlerin oldukça uyanık hâle geldiklerini söyleyebiliriz sanırım. ――Fakat」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sözlerini kesen Otto, Subaru’ya dik dik baktı. Gözlerindeki kararlılığı fark eden Subaru da dikkatini Otto’ya yoğunlaştırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto gardını alarak sözlerine devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Finali tamamen batırdın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Batırdım mı? Ben mi? O ne demek?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「…Bu bir tabir, hâlâ pek iyi anlayamıyorum ama önemli değil. Bu kadar üstün olduğun karşılaşmaları pek sık elde etmezsin. Yapmak için yola çıktığın şeyi yapmalıydın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Yapmak için yola çıktığım şey…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Açgözlü davranmadan doğruca Reinhard-san’ı hedef almalıydın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Parmağını Subaru’ya doğru uzatan Otto bunu resmen ilan etti. Bunu duyduğu anda Subaru’nun gözleri fal taşı gibi açıldı. Otto Subaru’yu takmadan konuşmaya devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Diğer insanların hatıralarının okunabildiği 「Ölü Kitaplarını」 kullanmıyor muydun? Kitapları eski hâline dönmek için kullanmayı planlıyorsan önündeki en büyük engel Reinhard-san olacaktır. Ve eğer onu hedef alıyorsan da onu yenmen imkânsız, tabii gafil avlamazsan. Artık tetikte olsan iyi olur. Çünkü ikinci bir şansın daha olmayacak.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Yani ısırdığım anda bırakmamam mı gerekiyordu, bunu mu söylemeye çalışıyorsun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Evet, aynen bunu kastediyorum. Yani şimdi gitm…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Khağ

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto Subaru’dan çıkan oldukça ani ve tuhaf ses karşısında kaşlarını kaldırdı. Subaru’nun tepkisi kafasını karıştırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru rol yapmıyordu ya da bir şeyler çevirmiyordu, Otto yüzünden böyle tepki vermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto gerçekten de her şeyi çözmüştü. Final dışında.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sensin Otto, yanlış anlayan sensin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Bu…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hedef aldığım kişi Reinhard değildi. Tabii ki, bu kaosun ortasında bir şekilde ölseydi pek çok zahmetten kurtulmuş olurdum ama böylesine bir tesadüfe güvenemem.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard farklıydı. O, şu; onu öldürmek iki dünyanın bir araya gelmesinden zordur tarzı söylemlerde adı geçen 「Kılıç Aziziydi」 ――Onun icabına bakmak için plan üstüne plan üstüne plan üstüne plan üstüne pla…… Eh, ne demeye çalıştığımı anladınız.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Normal bir kazada ölmek bir kahramandan bekleyebileceğiniz bir şey değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「O yüzden bu adamı öldürmek için başka bir yol bulmalıyım. Onu zayıflatabilirim, ona sürpriz saldırıda bulunabilirim, onu tuzağa düşürebilirim, onu alt etmek için birilerini rehin alabilirim. Onu öldürmem gerekirse onu öldüreceğim… Ama şu an önceliğim o değil.」ㅤㅤ
ㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「O zaman amacın sadece seni tanıyan herkesten tek seferde kurtulmak mıydı? Elbette geçen sefer olanlardan sonra bu şehirde seni tanıyanların sayısı…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto cümlesine fırladı diyerek devam edecekti. Ama bunu diyemeden Subaru elini kendisine doğru uzattı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru Otto’nun kendisine ne demeye çalıştığının farkındaydı. Cadı Tarikatı tarafından Su Kapısı Şehrine yapılan saldırı her açıdan irdelenmişti. Zaten Pristella’yı kullanmanın arkasındaki sebeplerden biri de buydu. Ama bu, en büyük nedenle kıyaslandığın hiçbir anlam ifade etmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun Su Kapısı şehrinde sele neden olmasının arkasında tek bir amaç vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun asıl amacı――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Sensin, Otto.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「……Ah?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bunu seni öldürebileceğimden emin olmak için yaptım. Ölen diğerleri… Eh, sanırım onlar sadece bonus.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto, Subaru’nun amacını anlamamışçasına gerildi.
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ardından Subaru sağ gözünü Otto’ya bakarken kapatıp çatıdan etrafa baktı. Puslu gözü dünyayı yansıtıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「…Neden… Ben?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Neden mi sadece senin için bu kadar zahmete girdim? Bu seni gerçekten önemsediğimin kanıtı. Garfiel’i bile güvenlik önlemi olarak planıma eklemiştim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ama bilesin ki bunu tek başıma düşünmedim, zaten kendi düşüncelerime azıcık bile güvenmiyorum. İşe yaramaz kafamdan yalnızca işe yaramaz fikirler çıkıyor.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun kurnazlığı pek bir anlam ifade etmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Dünyanın kurallarını anlama konusunda saf, dünyanın sırlarından kopuk ve dünyanın kanunlarına aşina olmayan Subaru’nun zihninde tatmin edici hiçbir fikir oluşmuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hepsine danıştığımdan emin oldum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「――――」
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yıkılmış Otto’nun etrafını saranlar, yalnızca Subaru’nun sol gözüyle görülebilen ve Otto’nun gözlerinden sonsuza kadar uzak kalacak yoldaşlarıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia grubunu oluşturan tüm dostları; Emilia, Beatrice, Ram, Roswaal, Petra ve Frederica Otto’nun etrafını sarmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Hepsine birer birer bakan Subaru omuz silkip sordu:「Bu doğru değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni tanıyanlar arasındaki en belalı kişi kim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Otto-kun」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni tanıyanlar arasındaki en belalı kişi kim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Otto, sanırım.」
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni tanıyanlar arasındaki en belalı kişi kim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Bu sorunun cevabı Otto, değil mi? Ne kadar can sıkıcı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni tanıyanlar arasındaki en belalı kişi kim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Ottooooooooo-kun.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni tanıyanlar arasındaki en belalı kişi kim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Otto-san」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Petra cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni tanıyanlar arasındaki en belalı kişi kim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「Otto-sama」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Frederica cevap verdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Oy birliği. Garfiel burada olsaydı muhtemelen o da aynısını söylerdi.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Sen kiminle konuşuyorsun…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Zaman kazanmaya çalışıyor olsan da bu anlamsız. Şehri sular altında bırakma sebebim seni öldürmekti. ――Sen bile buradan kaçmanın bir yolunu bulamazsın. Bir tane bile sıçan kalmadı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun su kapılarını açıp şehri batırmasının sebebi buydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir su ejderi, sıçan ya da solucan olması fark etmez hiçbiri Otto Suwen’e yaklaşamazdı. Yeryüzünden uzaklaştığı için uzmanlaştığı lanet gücü kullanamazdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru herkesin bilgisini kullanarak, her şeyi bu noktaya kadar ayarlamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O, bu, şu ve hepsi――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Seni hafife almayacağım. Kendimden başka kimseyi küçümsemeyeceğim. Hepiniz çok yeteneklisiniz. Bu yüzden, sizi öldüreceğim zaman, kestirme yollara sapmayacağım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Sen…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Ustam」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto Subaru’nun savaş ilanını duyduktan sonra sözlerine devam edecekken bir ses araya girdi. Ustalıkla çatıya inen kişi Shaula’ydı. Vücudunun yarısı parlak kırmızı kanla kaplıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Göğsünün etrafındaki tamamen kana bulanmış bölgeyi ovalarken dedi ki:

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Sonundaaaa! Kyaa~ Gerçekten çok inatçıydı. Karnının içinde ne varsa döküp onu havaya uçurduğum hâlde dövüşmeye devam edince bir anlığına onun ölümsüz olduğunu falan düşündüm.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…İşini düzgünce bitirdiğinden emin oldun mu?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Yani, kafasını bile ezdim. Ustam dışındaki insanlar, kafaları ezildiğinde ölürler değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni neden diğer insanların dışında tutuyorsun anlamıyorum. Ben bile kafam ezildiğinde ölürüm!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Sürprizlerle dolusunn~」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Anlamsızca gülen Shaula inanmayarak omuzlarını kaldırdı. Düşündüğü şeyler oldukça anlaşılmazdı ama Shaula’nın değer yargılarına karışmak kabalık olurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonuçta o kendisine verilen görevleri layıkıyla yerine getirmişti. Bu şimdilik yeterliydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sıkı çalışman için teşekkürler Shaula. Şimdi…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Sadece Bay Öncelik-san’ı öldürmeliyim, değiiiill mi? Amaama, o gerçekten bu kadar zahmete değer bir rakip miydi? Bana göre…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bir şeylerden sadece ham güç olarak bahsedeceksek beni tek elinle ezebilirsin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto’nun gücü, Shaula’nın anlamakta zorlandığı bir parçasında saklıydı. Emilia ve diğerlerinden duyduğu şeylerden bunu çıkartmıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun yanıtını duyan Shaula 「Mhm~ Tabii kiiii」 dedi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Diğer taraftan Otto, içten bir nefretle ikiliyi izliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Olamaz, senin şu hayattaki en değerli kişi olarak görülmenin böyle geri tepmesi… Bundan kötüsü olamaz.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「En değerli kişi mi? Yanılıyorsun.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun Otto’nun sözlerine verdiği yanıtta en ufak bir alay yoktu, sözleri kalbinden geliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Söyleyecekleri Subaru’nun Emilia Kampının kitaplarında okuduğu gerçeklerdi. Yanlış anlaşılma yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Kampta daima en çok değer verilen kişi sendin, Otto!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Otto:「Siktir git, sahtekâr.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sözler Subaru’nun göğsünü delip geçse de――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Hemen ardından, beyaz bir ışık huzmesi Otto’nun bedenini delip geçti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Buraya kadar.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kulaklarına ulaşan sözler karşısında Natsuki Subaru, göz kapaklarını yavaşça kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Önünde Otto’nun belden yukarısı yok olmuş cesedi duruyordu. Savaşırken ölen Garfiel’in cesedi de yakınlarda, suda sürükleniyor olmalıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun şu ana kadar yaptığı şey, her ne kadar ikiyüzlülük olsa da onlara dua etmekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru Otto ya da Garfiel’e kin beslemiyordu. Subaru’nun şu ana kadar öldürdüklerine kin beslemesi için hiçbir sebebi yoktu. ――Hayır, aslında o; orijinal Subaru’nun, ciddi suçlar işlemiş olan Roswaal’a kin beslemiş olması gerektiğine inanıyordu. Taaa ki Roswaal’ın gerçek niyetlerini öğrenene kadar.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu küçük huzursuzluk dışında Subaru başka kimseye karşı kin tutmamıştı. Daima nefret ettiği tek kişi kendisiydi. O 『Natsuki Subaru』 olmayan kendisine karşı kin besliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu 「sâhtekar」 versiyonu işe yaramazdı. Kimseye faydası yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O sadece 『Natsuki Subaru』’nun parçalarını toplamaya çalışan gülünç Natsuki Subaru’ydu. O kendisini bir araya getirmeye çalışan acınası Natsuki Subaru’ydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu yüzden ――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Senden bile özür dilemem lazım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「…Subaru」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru arkasını döndükten sonra çatının kenarında duran Reinhard’a baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Onu birçok insanın hatıralarında görmüş olmasına rağmen gerçekten de onda en küçük bir anormallik yoktu. Üstü ıslanmamıştı bile. Bu kaosun ortasında bunu nasıl becermişti ki?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Anlıyorum, gerçekten de normların dışındasın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Subaru, bütün bunları sen mi yaptın? …Otto, Garfiel ve…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Onların öldürmeyi kastediyorsan o zaman evet. Ve sadece onlar da değil. Şehirdeki bir sürü insan sele kurban gitti… Hepsini ben yaptım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Neden… Neden bütün bunları yaptın!? Oysaki bu şehrin insanlarını kurtarmak için yolculuğa çıkmıştın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Gözcü kulesine gitmiştim değil mi? Biliyorum. Her zamanki gibi gerçekte hiçbir fikrim yok ama bir manganın özetini okumuşum gibi az çok bilgim var.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, Reinhard’ın kendisini suçlamasıyla kollarını şehre doğru açtı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Şehre kargaşa hakimdi ama şehrin selden önce de zor zamanlardan geçtiğini biliyordu. Cadı Tarikatının verdiği hasarlar kimse tarafından unutulmamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İnsanların hatıralarını söküp almışlardı, insanları insan dışı varlıklara çevirmişlerdi, kendilerine karşı gelenleri ezmişlerdi ve çarpık düşüncelerini başkalarına, kendilerine sempati duymaları için aşılamaya çalışmışlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kısaca insanlığı ayaklar altına almışlardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ama aynı zamanda bu olaylar kendisine bir şeyi fark ettirmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Planları eksiklerle doluydu. Bence kaybetmelerinin hiçbir yolu olmadığını düşünüyorlardı. Bu yüzden bu kadar saçma bir planla işe giriştiler.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Başpiskoposlar doğaüstü güçlerine fazla güveniyor olmalıydılar. Kimse bunlara öğretmedi mi? Ne kadar güçlü olursan ol, o gücü yanlış kullanırsan kaybetmeye mahkûm olursun.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ne kadar bilge olsan da sayısal üstünlüğün olsa da ya da mükemmel bir yeteneğin olsa da fark etmez, bunları kullanamazsan kaybedersin.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Sana yarım yamalak hazırlanmış bir planla meydan okumayacağım. Kazanmanın bir yolunu bulsam bile zamanlamayı tutturamazsam hiçbir işe yaramaz. Bu yüzden hepsine danışacağım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「…Seni yoldan çıkaran yanındaki kız mı?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ha, ben miii?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula, konu âniden kendisine gelince kaşlarını kaldırdı ve kendisini işaret ederek Reinhard’a baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Böyle bir şey yapabilecek olsaydım çoooktaaan yapmış olurdum! Ustam çook seksi ama ne yazık ki cazibeme kapılmıyor… Hem de hiç! Gerçi sen de tehlikeli derecede seksisin!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Onu iş birlikçim olarak görsem de beni yoldan çıkaracak kadar akıllı değil. Zaten kimse tarafından yoldan çıkarıldığım da yok…… İlla bir cevap istiyorsan o içimden gelen ses olurdu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「İçinden gelen ses?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「İçimde uyuyan aslan özgür kalacağı ve ortalığı kasıp kavuracağı zamanı bekliyor.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’yu dikkatle dinleyen Reinhard, söylediklerinin saçmalıktan ibaret olduğunu hemen anladı. Shaula, Reinhard’ın kederle dolu gözlerine bakarken Subaru’nun kolunu 「Ustamustam」 diyerek dürttü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Hey, ee, şey, onun varlığı düpedüz Reid’inki gibi. Bu korkutucu değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Evet öyle. Gerçekten korkutucu. Çünkü bu adam Reid’in soyundan.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「So-soyundan?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Onun çocuğunun çocuğunun çocuğunun çocuğunun… çocuğu. Böyle bir şey.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Öff! Cidden Reid’in soyundan mı!? Bana bundan bahsedilmemişti!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula içinde olduğu dezavantajdan Subaru’ya bahsetti, ifadesi bir Kaizo Tuzağına yakalanmış gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula Reinhard’ı, Reid’in akrabasını, adil bir dövüşte yenemezdi ki bu gayet doğaldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「――Üzgünüm ama artık bu barbarlığa son verelim. Subaru bundan sonra yapacaklarım sana olan dostluğumun kanıtıdır.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Birlikte bir düğünü mahvetmiştik, böyle sıkı fıkı olmamıza rağmen bu söylediklerin! Her ne kadar o zamanki sözleri ben sana söyletmiş olsam da anlarsın ya, Emilia-tan çok sevinmişti……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Subaru, lütfen sus artık. ――Sadece sus.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru Reinhard’ın yalvarışı karşısında çenesini kapadı. Kılıç azizinin yüzü acı verici bir ifadeye büründü. Bu ifade Subaru’nun kalbine bıçak gibi saplandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Aynı Otto ve Garfiel gibi ona karşı da kin beslemiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru Reinhard’a kin besleyemezdi. O, sadece kendisine yardım etmeye çalışan iyi bir dosttu. Bunun farkındaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――『Natsuki Subaru』’yu geri almak için senin içindeki parçalara da ihtiyacım var. Bu yüzden bir gün seni öldürmeye geleceğim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ama o gün, bugün değil.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’nun beyanı karşısında Reinhard şaşırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Çünkü onun amacı bu işi burada bitirmekti. Zaten Reinhard isteseydi Subaru’yla aralarındaki mesafeyi tek bir adımla kapatıp onu göz açıp kapayıncaya kadar ikiye ayırırdı. Shaula onu durdurmaya çalışsaydı bile sonuç değişmezdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yine de Subaru hâlâ şunu söyleyebilirdi――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Felt’in bütün bunlardan kurtulmayı başardığını varsayarsak sanırım şehrin kenarında, oradaki bölgede olurdu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Ve Shaula kel kafalı devin işaret ettiği tarafa doğru bir ışık huzmesi gönderdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard nefesini tutup ışık huzmesiyle aynı hızda, belki de ondan da hızlı şekilde, arkasından koşmaya başladı. Bunun hemen önünde duran Subaru’yu öldürmekle ilgisi yoktu. Koşuyordu çünkü ışık huzmesinin gittiği şehrin öteki ucundaki binada selden kurtulan ve orada saklanan Felt vardı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Değer verdiğin şeyleri yakınında tutmak zayıflıklarını düşmanının yüzüne vurmaaaaak demektir. Bu 「Kılıç Azizi」 için bile geçerliiiiiiiii.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal yüzündeki hain sırıtışla 「Kılıç Azizi’ni」 zekâsıyla alt etmiş olmanın tadını çıkardı. Ona yandan bakan Subaru kısa bir nefes aldı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Shaula, geri çekilelim. ――Bugünlük bu kadar.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ooookay!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Neşeyle elini kaldıran Shaula, kolunu Subaru’nun beline doladı. Ve o ince kollarındaki inanılmaz güçle Subaru’yu kaldırıp dizlerini kırdı ve şehrin dışına doğru binadan binaya zıplamaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Fakat tam da ilk zıplamadan önce Subaru, Reinhard’ın gittiği tarafa dönüp şöyle söyledi,

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Düşündüğün kadar insanüstü değilsin. Her şeye kâdir de değilsin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İşte bu yüzden――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Seni de kesinlikle öldüreceğim, Reinhard.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「――Bir kez daha söylemeni istiyorum. İsmin ne?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Ah, Amue. Amue Sears……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Anlıyorum, bu güzel bir isim Amue… Yaşananlar canını çok yakmış olmalı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「Hğnhğh……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue’nin seviyesine gelmek için dizleri üzerine çökmüş kızıl saçlı şövalye kıza bu sözleri söyledi. Bunları duyar duymaz, kızın bunca zaman bastırdığı duyguları bir anda patladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gözyaşları yavaşça süzülürken vücudu korkudan titremeye başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ağlayan kıza baktıktan sonra şövalye―― Reinhard bakışlarını çevresine yöneltti. Gördükleri karşısında pişmanlıkla dudağını ısırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

İki gün önce Lugnica Krallığı’nın kuzeyinde bulunan küçük bir köyde bir olay meydana geldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Olayın öğrenilmesi; köyün, başkente de beş büyük şehre de uzak sınır topraklarına kurulması yüzünden biraz zaman almıştı. Dolayısıyla Reinhard da dahil olmak üzere şövalyelerin sevki birkaç gün gecikmişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu süre boyunca Amue, köyden sağ kalan tek kişi, dizlerine sarılarak çaresizce orada öylece beklemişti. ――Ailesinin ve tanıdığı herkesin cesetlerinin ortasında.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Subaru…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard belinde taşıdığı 『Ejderha Kılıcı’nın』 kabzasına dokunurken onun adını mırıldandı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu ve benzeri olaylar göz önüne alındığında, bu barbarlığın bir Cadı Tarikatı üyesi tarafından yapılmış olması kuvvetle muhtemeldi. Ancak Reinhard bu korkunç manzaranın sorumlusunun kim olduğunu çoktan biliyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Bunu yapanlar… Tabii yanılmıyorsam bir kadın ve bir adam değil mi? İki genç.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「E-evet…B-bu doğru. Ah, ama……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Ama?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue hıçkıra hıçkıra ağlarken Reinhard’ın sorusunu yanıtlamaya çalışıyordu. Amue tereddüt ediyordu çünkü Reinhard’ın kaşları çatıktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「Kadını tanımıyorum… A-ama… Adam…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Adam?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「Pek anlayamadım… Ama o birileriyle konuşuyormuş gibiydi…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue bu belli belirsiz bilgiyi aktarırken tereddüt etmişti. Zaten söyledikleri inandırıcılıktan yoksundu. Herhangi biri Amue’nin yaşadığı travmadan dolayı bir şeyler uydurduğunu düşünebilirdi. Ancak Reinhard gözlerini kapattı ve iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue doğru algılamıştı. Natsuki Subaru kesinlikle kendisine eşlik eden kadın dışında birileriyle konuşuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard, Subaru’nun konuştuğu kişinin tanıdığı biri olup olmadığını bilmiyordu ama――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Bana bu bilgiyi verdiğin için sana minnettarım. Şövalye birliği bununla hemen ilgilenecek. Ailen dışında herhangi bir akraban var m…….」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「――Ah…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard kendisiyle şefkatle konuşurken kızın parmakları nazikçe Şövalyenin üniformasının manşetini kavradı. Reinhard’ın kendisini terk etmesinden korkmuş gibiydi. Amue farkında olmadan yaptığı bu harekete inanamamıştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Gerçi kızın ruh hâli göz önüne alındığında yaptığı hareket gayet normaldi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ailesini de memleketini de kaybetti. Acaba bundan sonra başına daha neler gelecek?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Eğer tüm bunların ortasında onu azıcıkta olsa rahatlatabileceksem, o zaman.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Tamam o hâlde. Güvenliğin sağlanana kadar seninle kalacağım. O yüzden merak etme. Artık kimse sana yaklaşamaz.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Amue:「*Hü-hüüğğ*……Ü-üzgünüm, gerçekten çok üzgünüm……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Özür dilemene gerek yok. ――Yanlış bir şey yapmadın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kızın elini kavrayan Reinhard, kızın gözyaşlarına boğulmasını izlerken bir kez daha bu korkunç manzaranın sorumlusunu düşündü.
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard:「Sen… Artık tatmin oldun mu? Memnun musun? O gözlerle neler görüyorsun? Anlayamıyorum. ――Subaru.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Reinhard yavaşça gözlerini kapadı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Göz kapaklarının önünde beliren figür, eninde sonunda kendisini öldürmeye gelecek olan arkadaşıydı. O arkadaşının bunun için her yolu deneyeceğinden hiç şüphesi yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O figür, sonunda kendi elleriyle öldürmek zorunda kalacağı arkadaşıydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「O çocuk Reinhard-san tarafından bulunmuştu değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Köyden sağ kalan bir tek oydu değil mi? O yaştaki bir çocuk Reinhard’ı gördüğü anda ondan bir daha ayrılamayacaktır. ――Reinhard onunla ilgilenmekten bizi takip edecek zamanı bulamayacak.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Ne kadar kurnazca ya da yaratıcı mı demeliyim? Veya… Gerçi konuşması gereken ben değilim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Brotto’yla kaptan böyle zamanlarda gerçekten aynı dalga boyunda oluyorlar.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Evvvvvv

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Tam bir takım oluşturuyo’nuz!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Elinde tuttuğu dalla yolu açan Subaru, patikayı takip ederken kaşlarını çattı. Hemen yanındaki ormanda yürüyen Otto da benzer bir yüz ifadesine sahipti. Ve ikisine bakan Garfiel ellerini çırpıp dişlerini takırdatarak ikilinin tepkisine güldü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Hehe, sonunda beraber olmamız harika. Hepsi tüm bu zaman boyunca geeeerçekten meşgul olan ve elinden geleni ardına koymayan Subaru sayesinde.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Böyle söylediğinde, ben bile çabalarıma değdiğini hissedip azıcıkta olsa huzur buluyorum. Emilia-tan, yani işleri düzgünce yaptım o yüzden beni bir sürü farklı yolla ödüllendirmeni istiyorum ama……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Ama?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Şey, ben temiz kalpli bir çocuk olduğum için içgüdülerimin benim yerime konuşmasına izin veremem.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru masumca başını yana eğen Emilia’ya baktı. Sonra da yanağını kaşıyarak arkasını döndü. Döndüğünde kendisine küçümseyerek bakan Ram’la karşılaştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「İğrenç.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hey kes sesini! Asla öyle bir şey demedim! Utanç verici arzularımı dile getirmediğim için beni takdir etmelisin!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram:「Ben mi? Barusu’yu takdir etmek mi? Dünyanın yanmasını tercih ederim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Yok artık kıyametten beter miyim!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ram omuz silktikten sonra arkasını dönüp zarafetle uzaklaşmaya başladı. Ram’ın tavrı karşısında Subaru’nun omuzları düştü. Ardından iki küçük el nazikçe ellerini kavradı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Tanrım buradan bakınca ne kadar asık suratlısın görebiliyorum, doğrusu. Tüm insanlar içinde Betty’nin partneri böyle görünecekse işler zorlaşacak, sanırım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Ram nee-sama hep böyle dobraydı, böyle davranmaya yeni başlamadı ya. Bu yüzden sana nazik davranıyorum Subaru-sama. Aferin, aferin.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hadi canım, loli sandviçi oldum… Gerçi düşününce Petra artık o kadar da küçük değil. Kahretsin, zaman ne kadar da acımasız… Zamanla elimde bir tek Beako kalacak…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Loli… Loli derken neyi kastettin, doğrusu!? Bu bir hanımefendi için ne kadar kaba bir tabir, sanırım!!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Lolilikten mezun olan Petra keyifle göğsünü şişirdi, Beatrice ise bunu bir iltifat olarak kabul edip etmemek arasında kaldı. Beatrice doğası gereği küçük görünüyordu, bu yüzden yapacak bir şey yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Anne babalar çocuklarının en tatlı oldukları hâlde kalmalarını isterler, bu açıdan bakınca sen bir rüyadan fırlamış gibisin Beako!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Hmph… Böyle söyleyerek Betty’nin dünyanın en tatlısı olduğunu mu ima ediyorsun, sanırım?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Tüm dünyadan en tatlıları toplayıp yarıştırsak; o hâlde, en güzeli sen olurdun. Bunun için sana bir madalya ayarlamaya çalışırım!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Petra:「Ben? Heyhey, Subaru-sama peki ya ben ne olurdum?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hmmm, sen en tatlısı olurdun.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Petra:「Yaşasın!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bir neşe çığlığı atan Petra, Beatrice’in ellerinden tutup zıpladı. Beatrice bu coşku karşısında bunalsa bile hiç de kötü bir ruh hâlindeymiş gibi durmuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Oraya doğru――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Bak, bak, baaaaak, birilerinin modu gerçekten yüksek, haaaakksızzz mıyım? Hem yaşına göre eeeeeeen tatlı olan Beatrice olmaz mıydı? Gerçekten çooook tatlı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Beatrice:「Ihğ, sanırım…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal uzun bacaklarıyla ileriye doğru bir adım attı, ifadesi çok sakindi. Beatrice, Roswaal’ın gelmesi üzerine nahoş bir ifade takındı. Onun elini tutan Petra’da da benzer bir ifade vardı. Yaptıkları düşünülürse bu tepkiler gayet doğaldı ama üzücüydü de.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Beatrice-sama, Petra, lütfen yüzünüzü öyle yapmayın.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal:「Katılıyoooooorum, işte Frederica’dan beklendiği gibi. Size tam da nasıl olmanız gerektiğini sö-」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Frederica:「O tür bir yüz ifadesinin Ustamı daha çok tatmin ettiğini bilmiyor musunuz?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal:「Söylediğimi geeeeeri alıyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Roswaal, Frederica’nın darbesini de alınca soğukkanlılığını kaybetti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Öte yandan Beatrice ve Petra, Frederica’nın sözlerine 「Pekâlâ, doğrusu.」 ve 「Taaamam.」 diyerek uydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Buranın gerçekten gürültülü hâle gelmeye başladığını hissediyorum, ama sanırım bu da günlük hayatın parçası.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Günlük hayatından bir sayfa olup olmaması önemli değil ama sence de beni ve Meili Hanım’ı unutmuyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Mhm……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius, yürürken birbirlerini azarlayan Emilia kampını biraz geriden takip ediyordu. Gözlerinden birini kapattı ve açık olan gözünde Subaru kendi yansımasını izlerken şöyle dedi:

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius:「Tavsiyem Reinhard’la yüzleşirken işimize yaradığı için gurur duyuyorum. 」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Yardımcı olmadığını söyleyemem ama Reinhard’ı değerlendirme şeklin onu Mükemmeliyetin Vücut Bulmuş Hâli gibi gösteriyor. O yüzden güvenilirliği şüpheli.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Julius:「Çabalarıma değmeyen bir cevap. Belki de bundan sonra sana karşı olan tavrımı değiştirmeliyim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Hadi hadi öyle söyleme Julius. Bu Natsuki-kun’a borç vermek gibi bir şey. Sözleşme olmadan bile gayet iyi çalışması gerek.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Anastasia, Subaru ve Julius arasındaki tartışmaya dönüşebilecek konuşmaya nazikçe müdahale etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Tüccar tavrını tamamen geri kazanmış olan Anastasia, soluk mavi gözleriyle Subaru’yu süzdü ve Subaru’nun irkilmesine neden oldu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Anastasia:「Natsuki-kun unuttun mu? Birbirimizle iyi geçinirsek normale döndüğünde—」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Aah, hatırlıyorum. Eğer 『Natsuki Subaru』’yu geri alabilirsem ve herkesi kurtarabileceğim zamana geri dönebilirsem, o zaman」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sözlerini yarıda kesen Subaru derin bir nefes aldı ve devam etti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Öldürdüğüm herkesin gönlünü almak için zaman ayırabilirim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kendisine tamamlanmaya yaklaştırıyor ve yamalama bu sıralarda bitmiş olsaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Orijinal hâline dönseydi, o zaman elbette.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――Elbette, her şeyi yeniden yapabilirdi. Bundan emindi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

――『Natsuki Subaru』 kaderi yeniden yazma gücüne sahipti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu Natsuki Subaru’nun vardığı sonuçtu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

O; Emilia’nın, Beatrice’in, Ram’ın, Julius’un, Meili’nin, Petra’nın, Frederica’nın, Roswaal’ın, Yaşlı Adam Rom’un, Garfiel’in, Otto’nun, Anastasia’nın, Ricardo’nun, Hetaro’nun, Tivey’nin, Mimi’nin, Kiritaka’nın ve Liliana’nın hayatlarını geri getirebilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

『Natsuki Subaru』bunu yapabilirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Çünkü 『Natsuki Subaru』――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

『Benim biricik şövalyem.』『Betty’nin partneri, sanırım.』 『Sadece zamanlaması iyi olan bir adam.』 『İyi bir dost.』『Ya~ni, onu biraz~cık takdir edebilirim.』『Subaru sayesinde elimden gelenin en iyisini yapabilirim.』 『Bizi birçok kez kurtardığı için minnettarım.』 『Yüzyıllardır senin gelmeni bekliyordum, Subaru-kun.』『Bu çaylağın bütün bunları yapabileceğini bir anlığına bile düşünmemiştim.』『Kaptan! Bi’ sorun olursa emrindeyim! Gücümün yetti’i bi’ şeyse her şeyi yaparım!』『Sadece borcumu ödemeye çalışmamın bana böyle döneceğini düşünmemiştim.』『Mhhhm, bilirsin kendini meşgul tutmak iyidir. Ama biraz gevşemeliyiz.』『Oh, bunu Ana-bo’nun teklif etmesi ne büyük şans! Evet, evet gerçekten çok fazla çalışıyorduk! Birkaç günden zarar gelmez!』 『Hanımım biraz izin alırsa onun yerine işleri dağıtabilirim.』『Natsuki-san’a yardım ettiğimizde, Hanımım onu en iyi şekilde kullanacaktır.』『Ooo, haklısın! Anladım, anladım! Mimi de Mimi de! Mimi de Garf’la beraber elinden geleni yapacak!』『Şehri kurtardığınız için size olan minnet borcumu ödemeli… Sonrasında olanları hesaba katarsak bunları öylece söyleyemem.』『Şaaka yapıyorsun değil mi? Kiritaka-san kinini gereksiz yere uzatıyor olabilir misin? Çünküçünkü, ne de olsa Natsuki Subaru-sama tamamen normale dönerse her şey eski hâline dönecek!』

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’yu çevreleyen dostları 『Natsuki Subaru』 hakkında düşündüklerini sıraladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru bunları dinlerken başını salladı. Kendisini başkasının işine burnunu sokuyormuş gibi hissediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Aah, bu doğru. Gerçekten de doğru. Benim için imkânsız olsa da yapacağım.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

???:「Subaru, bunu yapabilirsin değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Eminim… Hayır, kesinlikle yapacağım, sonuçta sen de öyle düşünmüyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru yumruğunu sıkarak kesinlikle başaracağını söyledi ve dostlarından alkışlar yükseldi. Alkış seslerinin tadını çıkarırken, Emilia aniden kendisine yaklaştı. Subaru kaşlarını kaldırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’yu el işaretiyle yanına çağıran Emilia, parmağıyla Subaru’nun dostlarından uzakta bir noktayı gösterdi. Gösterdiği yerde duransa――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「――Shaula yapayalnız. Bu hiç iyi değil Subaru. O çok acınası görünmüyor mu?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ama o—」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Mazeret yok. Hepimiz sana elimizden geldiğince yardım ediyoruz ancak en çok çabalayan sensin sonra da Shaula. O yüzden……」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Onunla ilgilenmek zorundasın. ――Söz mü?

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sözün aralarında çok ama çok ağır bir anlamı vardı. Hayır aslında Subaru 『Natsuki Subaru』 olmadığı için 『Natsuki Subaru』’nun sözler hakkında ne düşündüğünü bilmiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak 『Natsuki Subaru』’yu anlayamıyor olsa da Emilia’nın 『Natsuki Subaru』’nun verdiği sözlere ne kadar değer verdiğinin farkındaydı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Peki. Söz veriyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia:「Mhm, mükemmel. ――Pekâlâ sonra görüşürüz, Subaru.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia bunu söylerken gülümseyerek el salladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ve hemen ardından Subaru, puslu sol gözünde beliren dostlarının gittiğini fark etti. Geride bir tek sessizlik kalmıştı. Subaru dışında herkesi alıp götüren sessizlik.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Söz verdiği kişi artık orada değildi, verdiği sözden geriye kalanlar da.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――Shaula, gel buraya.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru kafasındaki düşünceleri bir kenara bırakıp uzakta yürüyen Shaula’ya seslendi. Kendisine seslenildiğini duyan Shaula’nın yüzü aydınlandı ve yerinden fırladığı gibi Subaru’ya doğru son sürat koşmaya başladı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Sorun ne, Ustam! Hm, kendi kendine mırıldanıp durduğun ve bunu yaparken çok eğleniyormuşsun gibi göründüğün aktiviten bitti mi!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bu kadar açık sözlü olma. Ayrıca bunu bir kaçıkla konuşuyormuşsun gibi söylemesene! Gerçekten kırıcı oluyor.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Pardonnn!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Kafasına vuran Shaula, dilini çıkararak söylediklerini geri aldı. Özür mü diliyordu? Özür diliyormuş gibi hissettirmemişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Her halükârda, Subaru’yu kum kulesinden bu yana takip eden Shaula kuşkusuz kendisine en çok yardım eden kişiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Dostlarının fikirlerini, bilgilerini ve bilgeliklerini; planları için ödünç almıştı. Ama her seferinde bu planları uygulayabilmek için ihtiyacı olan şey icra kabiliyetiydi. Basitçe ifade etmek gerekirse dövüş kabiliyetine ihtiyaç duyuyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’nın varlığı bu planlar için olmazsa olmazdı. Buna rağmen, Subaru bunun karşılığını ödemek için hiçbir şey yapmamıştı. Kız her an yardıma hazırdı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula, Subaru için ne olduğu fark etmeksizin her şeyi yapabileceğini söylüyordu. 『Natsuki Subaru』 olmayan Subaru için.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ustam?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula sessizliğe gömülmüş olan Subaru’ya merakla başını eğdi. Uzun siyah saçları, beyaz omuzlarının üstüne yavaşça dökülüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Dikkatini ona veren Subaru yutkundu ve düşüncelerini netleştirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Shaula. Her şey bittiğinde ne yapacaksın?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Mhm~ Tam olarak neyi kastediyorsun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bir şeyi kastetmiyorum! Amacımın ne olduğunu biliyorsun değil mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, Shaula’yı nasıl ödüllendireceği konusunu hep görmezden gelmişti. Şimdi bu konuyu açmak istediğindeyse Shaula’nın taciz edici bakışlarıyla karşılaştı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Bu sözleri duyan Shaula, kaşlarını çattı. Hiçbir şey anlamamış gibi duruyordu. Bu şekilde yüzünü yaklaştırdı, yaklaştırdı ve Subaru onu alnından tutarak durdurdu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Onu tutarken…

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Beni tanıyan herkesi öldürüp 『Ölü Kitaplarını』 okuyorum. Beni tanıyan herkesi öldürdükten sonra sonuncusu sen olacaksın. Buna rağmen…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru’da kocaman bir boşluk vardı. Ve kendi başına o boşluğu dolduramazdı. Subaru’nun   『Natsuki Subaru』’yu, 『Natsuki Subaru』’yu tanıyan herkesin içindeki tüm 『Natsuki Subaru』 parçalarını toplayarak onu yavaş yavaş inşa etmekten, parçaları birleştirerek onu orijinal formuna döndürmekten başka seçeneği yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Tamamlandığında, içinde 『Natsuki Subaru』’yla yakınlığı olan herkesin hatıraları olacaktı. Emilia, Beatrice ve diğerleri gibi Shaula da bir istisna değildi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Zaten bu yüzden Reinhard’a da bir gün onu öldüreceğine dair söz vermişti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak gülümsemesini kendisinden sakınmayan, kendisine tereddütsüz yardım eden, kendisiyle kaygısızca konuşabilen bu kadındı. Ve bu kadını da öldürmesi gerekiyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Buna rağmen bana eşlik edecek misin, Shaula?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Benim için endişelendin miiii? Yoksa beni seviyor musun?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――. Dalga geçme. Bu konuda ciddiyim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula soruyu her zamanki ses tonuyla cevaplamıştı. Bu durum Subaru’nun canını sıkıyordu. Bu sefer soruyu biraz daha kaba bir şekilde sordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Ancak Shaula, Subaru’yu dinledikten sonra ona tekrar seslendi:「Ustam」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Dalga geçmiyorum ki. Çünkü ustam tarafından sevilmek hayatımın anlamı. Benim eeennn çok önemsediğim şey bu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Seviyorsaaan o zaman beni istediğin kadar kullanabilirsin. Hayatım Ustama ait. Ustamın hatırı için tüketilmek, benim arzum bu.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula her zamanki ses tonuyla, her zamanki uçarı tavırlarıyla ve her zaman yaydığı ne ciddi ne şakacı havayla elini göğsüne koydu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Sonra da kara gözlerini Subaru’ya çevirdi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula içtenlikle yaşıyordu. Asla yalan söylemiyordu ve her zaman ciddiydi. ――Zaten söylediği her şeyde ciddi olduğu için yalan söylemeye ihtiyacı yoktu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Acınası sonuma ulaşana kadar beni istediğiiiiin kadar kullanabilirsin. Karşılığında beni sevmeni istiyorummm ve ölürsem benim için ağlamanı istiyorummm. Bu kadarı bana yeter.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Neden bana bu kadar bağlısın? Sanırım『Natsuki Subaru』olduğumu düşünüyorsundur.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「O yüzden değil.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ustam Ustamdır gerisi umurumda değil. Sevmek istediğimi sevmek istediğim için seviyorum. Ve eğer sevdiğim kişi de beni seviyorsa o zaman harika. Ah, garip bir şey mi söyledim?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula başını eğdi, söylediklerinden hiç şüphe duymuyormuş gibi görünüyordu. Subaru bunu gördükten sonra ağzından 「Hah」 diye bir ses çıkmasına engel olamadı. Ve çok geçmeden bu kıkırtı kocaman bir kahkahaya dönüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru güldü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Emilia ve diğerlerinin karşısında takındığı 『Natsuki Subaru』 rolüne girerek gülmemişti. Bu sefer başka bir dünyadaki hayatıyla ilgili her şeyi unutmuş olan içi boş Natsuki Subaru olarak gülmüştü.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ahhh, kahretsin millet… Sakın benim kendimi keşfetmem konusunda endişelenmeyin… Aptallar.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Hah!? Ustam, yok artık, sakın sinirlendiğini söyleme!? Garip bir şey mi söyledim!?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Kızgın değilim. Sadece şaşırdım. Ve ne diyebilirim ki ağzım açık kaldı.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru iç çekti ve yavaşça kafasını sallayıp yürümeye başladı. Her zamanki hâlinden oldukça farklı görünen Shaula, ürkekçe Subaru’nun arkasından baktı.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru onu fark edince bir kez daha uzunca iç çekti.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「İstediğini yapabilirsin o yüzden acele et.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「İstediğimi yapabilirsem… O zaman şey, yani, koluna girsem kızmazsın, di’ mi?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Tüm ağırlığını vermezsen tabii.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula’nın yüzü aniden aydınlandı ve Subaru’nun kolunu göğüslerinin arasına aldı. Normalde sert olsa da konu Subaru olunca gücünü azaltıyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Aynı önemli ve kırılgan bir şeyi tutuyormuş gibiydi.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru, Shaula’nın kendisiyle flört etmesinden nefret etmişti ――Hayır, hoşlanmamıştı. Kendisine nazik davranmasından hoşlanmamıştı. Kendisine nazik davranılmasından nefret ediyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Çünkü Shaula’nın nazik davranmak istediği kişi 『Natsuki Subaru』ydu. İnsanların umurunda olan 『Natsuki Subaru』ydu. Natsuki Subaru’yu ise kimse önemsemiyordu. En azından kendisi böyle düşünüyordu.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ustam, Ustam~」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Hm?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ustam seni seviyorum. Love is Over*」(Ç.N: Shaula’nın pop göndermelerinden biri bakmak isterseniz: https://www.youtube.com/watch?v=NxaED86s3L0)

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Anlıyorum. Gerçi ben seni sevmiyorum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Guaaaaa! U-Ustam çok zalim…」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Ama.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ama?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「…Sen Reinhard’ı öldürdükten sonra, en son seni öldüreceğim. Ben, 『Natsuki Subaru』 olmayan ben, en son seni öldüreceğim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「――――」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Bir tek bunun sözünü verebilirim.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ah, aahah, ahahahah! Ustam-Ustam gerçekten mi? Sonuncu ben mi olacağım? Ustamın son kadını ben mi olacağım?」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Böyle söylediğinde sözümü hemen bozasım geliyor.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Ehh~! Hayır! Bu bir söz! Söz vermiştin!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Subaru:「Şaka yapıyordum.」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Shaula:「Eeeeeh!? Şaka mı? Hangi kısmı şakaydı!? Ustam, Ustam~!」

ㅤㅤㅤㅤㅤ

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, şeklini oluşturmaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, kalıba uyduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, renklerle dolduruyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor ve kendisini tamamlanmaya yaklaştırıyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor, yama yapıyor, yama yapıyor, yamalamak için çok fazla parça var. Orijinal şekil tanınmayacak hâle geldiğinde bile, hâlâ yeni bir tane dikebilir.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor ve hatıralarda yaşamaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Yama yapıyor ve hatıralarda yaşamaya devam ediyor.

ㅤㅤㅤㅤㅤ

Öleceği gün gelene kadar, yama yapmaya devam edecek. Öleceği gün gelene kadar hatıralarda yaşamaya devam edecek――

ㅤㅤㅤㅤㅤ

『Re: Sıfırdan Başka Bir Dünyada Hayat Yamalamak』 S O N
ㅤㅤㅤㅤㅤ

Önceki Sonraki
3.9 7 oylar
Bölümü nasıl buldun?
Lütfen birbirimize karşı saygılı olalım. Spoilerlardan kaçınalım. Güzel güzel yorumlar yazalım!
1 Yorum
En eski
En Yeni En Çok Oy Alanlar
Inline Geri Bildirimleri
Tüm yorumları görüntüle
Animekızıtofaş
28 Şubat 2026 21:41

Absulete cinema okurken beni cidden tedirgen eden nadir bölümlerden herkesi öldürmesi ve asıl natsuki subarunun onları kurtaracağını düşünmesi ama aslında sadece başkalarının hatıraları ve subaru hakındaki düşünceleri ile asıl subaru asla geri getiremicek olması zirve kurgu