<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kısım 6 Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</title>
	<atom:link href="https://www.rezeroturkce.com/category/yan-hikayeler/kisim-6-yan-hikayeler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.rezeroturkce.com/category/yan-hikayeler/kisim-6-yan-hikayeler/feed/</link>
	<description>Re:Zero Türkçe Novel Oku! Anime, manga ve novel bölümlerini hızla Türkçeye çeviriyoruz. Sen de bu maceraya ortak olmak için hemen tıkla ve okumaya başla!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Jul 2026 17:46:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/11/cropped-cropped-kanal-logo1-1-e1763656831618-32x32.png</url>
	<title>Kısım 6 Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</title>
	<link>https://www.rezeroturkce.com/category/yan-hikayeler/kisim-6-yan-hikayeler/feed/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü II</title>
		<link>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-2/</link>
					<comments>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[akari]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2026 22:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kısım 6]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Hikâyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Felt]]></category>
		<category><![CDATA[Meili]]></category>
		<category><![CDATA[Reinhard van Astrea]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.rezeroturkce.com/?p=8707</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-2/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü II</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
<p>※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ Çevirmen: akari Redaktör: akari Destekçiler: Donatus, Echi_dna, Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz, LReiN, Ebubekir, Hexa, Arda, Fatih, Drusus Carter, EcBur, ADSA, Rikka Fedaisi, Voi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-2/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü II</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-2/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü II</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>

<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="900" height="1200" src="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/felt.png" alt="" class="wp-image-8709" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/felt.png 900w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/felt-750x1000.png 750w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/felt-768x1024.png 768w" sizes="(max-width: 900px) 100vw, 900px" /></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Çevirmen: akari</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Redaktör: akari</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><strong><strong>Destekçiler: Donatus, Echi_dna, Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz, LReiN, Ebubekir, Hexa, Arda, Fatih, Drusus Carter, EcBur, ADSA, Rikka Fedaisi, Voi Van Astrea, Lavain, Ahmet B, Selim K, Spacepire, universe, Yağız D, Metin K, equ, Sakuta Hijiri, Emirhan D, Kerem Y, jnxleus, Yusuf Esat Ç, Salim, Elma Can, EuphoriaLux, Efe S, Yiğithan S, The Emre, Arman, Karagürz, Furkan Ş, Kaan Ö, Süleyman Y, Anıl U, Hydra, Bayram Ö, Sweet, Rayko Nora, Rüzgar Yağız C, Alperen&#8217;in Gözünden, Melih Kaan K</strong></strong>, Efe Ç.</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destek vermek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://rezeroturkce.com/bilgi-kosesi/destek/" style="color: #9b51e0;">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Discord’a gelmek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://discord.gg/rezeroturkce" style="color: #9b51e0;">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">——Meili’nin çektiği çilelerle çığır açmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Arkadaşları Annerose ve Clind’in eşliğinde Lugunica Krallığı’nın kraliyet başkentinde bulunan Lugunica Kraliyet Sarayı’nı alışılagelmişin dışındaki bir yöntemle ziyaret etmişlerdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Clind’in ne idüğü belirsiz gücünü kullanarak -bir nevi ışınlanarak- aniden karşılarında bitiveren Meili ve arkadaşlarına bakan, kalenin güvenliğinden sorumlu kaya gibi sert çehreli şövalye başını ellerinin arasına alarak şöyle dedi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şövalye:</strong> “Böyle adamlar ortalıkta cirit atıyorsa ne kadar koruma dikersek dikelim önemli şahsiyetleri korumamızın hiçbir imkânı yok&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili pişmandı ve onun için kötü hissediyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında Meili, Elsa ile ortak olup suikastçılık zanaatını icra ettiği dönemlerde Clind gibi yeteneklere sahip biri yanlarında olsaydı işlerin tereyağından kıl çeker gibi tıkır tıkır yürüyeceğini düşünyordu. Bu açıdan bakılınca Clind’in Annerose’a hizmet eden çocuksever bir sapık olması büyük bir şanstı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Maalesef, öyle canımın istediği gibi tepe tepe kullanabileceğim türden bir güç değil. Karşılığında uygun bir bedel ödenerek gerçekleştirilmiş bir eylem olarak görmenizi rica ederim. Teşekkürler.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin omzu sarsıldı. Zaten o adamın düşüncelerini okuyabildiğini hissettiğinden beri huzursuzdu lakin hemencecik Clind ya da şövalye hakkında endişelenmenin vakti olmadığını anladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “——Pleiades Gözcü Kulesi’ne giden yolu açabilen kız sen misin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu söyleyip Meili’nin önünde dikilen şey, adeta bir canavardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cadı canavarlarını yönlendiren Meili’nin doğrudan dövüşme yeteneği olmasa da yine de savaşmaya bayılan Elsa’ya eşlik ettiği için şimdiye dek pek çok farklı rakip görmüştü. Çeşit çeşit… Güçlüsü de vardı, zayıfı da.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak önündeki düşman, Meili’nin ömrü hayatında hiç görmediği türden bir canavardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Yani, bu kadar gerilmene gerek yok… deseydim bile muhtemelen pek inandırıcı gelmezdi, değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “————”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Seni korkutmak istemiyorum. Sana yalnızca bir soru sormak istiyorum, öncelikle…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Canavar, tam önünde durduğu için yerinden kıpırdayamayan Meili’ye sesleniyordu. O mavi gözleri, Meili’nin narin omuzlarına çevrildi ve ardından——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “…O cadı canavarını nasıl evcilleştirdin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “————”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili ürktü sonraysa küçük bir yaratık aniden kafasına sıçradı. Kıskaçlarını havaya doğru salladığı gibi genç adam şaşkınlıkla hafifçe kaşlarını kaldırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Vay be.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Diğer herkes o kadar sakin değildi, kargaşa grubun arasına hızlıca yayıldı. Meili; kafasındaki çıtçıt diye çıkan kıskaç seslerini duyduğu gibi refleks olarak yüzünü kapadı, ne yapacağını bilmediğinden kafası iyice karışmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Meili! Sakinleşsene biraz!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hemen yanı başından Annerose, tiz bir sesle Meili’yi sakinleştirmeye çalışıyordu lakin beklenmedik bir durumun içine düşen ve kafası darmadağın olan Meili’yi sakinleştirmek mümkün değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şimdiye kadarki hayatı boyunca bedeninin derinliklerine işlemiş olan savunma içgüdüsüne uyarak cadı canavarını serbest bırakıp etraftaki her şeyi kırıp geçirmek taş üstünde taş bırakmamak dürtüsüyle yanıp tutuşurken——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sarışın Kız:</strong> “Aptal, kızı telaşlandıran sensin, o yüzden ilk sen bi’ geri çekil bak’im.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aniden duyulan bir ses ve kuru bir gürültü, büyük salondaki karmaşayı bıçak gibi kesti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili, “Ha?” diyerek başını kaldırdığında önünde dikilen canavarın geri adım attığını gördü. Onun yerine öne çıkan ise anlaşılan canavarın sırtına kuvvetlice bir şaplak indirmiş olan sarışın kızdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O kırmızı gözleriyle Meili’yi süzdü, ardından başının üzerindeki varlığa—— Küçük Kızıl Akrep’e bakarak:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sarışın Kız:</strong> “Ben senin hâlinden anlarım. Sırf kalabalıklar diye sanki karşılarında acayip bi’ şey varmış gibi dik dik bakıyorlar, hepsi birbirinden ucube bunların.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kız konuşurken parmağını Küçük Kızıl Akrep’e doğru uzattı, Küçük Kızıl Akrep de kıskaçlarıyla orayı hedef aldı. Kız, “Ayy!” diyerek acı içinde parmağını geri çekti ve neşeyle sivri dişlerini göstererek sırıttı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sarışın Kız:</strong> “Heh, amma da heybetli bir böcekmiş ha. Kıskaçları da amma keskinmiş, di’ mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “&#8230;İnce bir parmak falan olursa çat diye koparıverir benceee~.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sarışın Kız:</strong> “Vay vay, harbi mi diyorsun? Desene kıl payı yırttık.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözü kara olmaktansa kural tanımaz bir tavır sergileyen kızın bu hareketleri karşısında Meili elinde olmadan doğal bir tepki vermişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O sırada gülümseyen kızın arkasından bir ses yükseldi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Felt-sama, lütfen son derece dikkatli olun. Küçük de olsa o bir cadı canavarıdır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Cadı canavarlarını yönlendirebildiği iddia edilen bücür bu, di’ mi? Zaten başının üstüne koymuş ve gıkı çıkmıyor, demek ki anlatılanlar fasa fiso değilmiş, sahiciymiş. Hem zaten&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Canavarın uyarısına karşı kız, çekik gözlerini keskinleştirerek cevap verdi ve aynı sert bakışlarla büyük salondakileri dipte yan yana dizilmiş olan o koskoca yaşlı heyeti süzdü:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Siz yaşlı moruklar hiçbir şey öğrenmediniz, di’ mi? Beni görmeye geldiğinizde de bu tarz bir boka sokup sinir ettiğinizi hatırlamıyo’ musunuz? Ya da siz, bi’ grup aptal falan mısınız?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bordeaux:</strong> “Felt-sama, adaylardan biri olsanız bile bu tarz davranışlara müsaade edileceğini mi-”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Ben daha nişanı parlatmadan önce de böyleydim. Asıl siz, yaşlı başlı adamsınız diye kulaklarınızı tıkayıp duymamazlıktan gelmeyin. Saygı görmek istiyorsanız önce siz saygı gösterin.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kollarını kavuşturmuş kızın, bu terslemesi üzerine kel kafalı yaşlı adam—— Bordeaux, kalın kaşlarını çatarak dut yemiş bülbüle döndü. Bu atışmayı kenardan izleyen uzun sakallı bir başka ihtiyar ise “Hoh hoh hoh” diye güldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miklotov denen yaşlı adam, uzun sakalını keyifle sıvazlayarak:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Lafı gediğine oturtmayı iyice öğrenmişsiniz, Felt-sama. Bu da Kraliyet Seçimleri adayı olduğunuzun bilincine vardığınızın bir kanıtı mıdır acaba?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Orası muamma. Adaylık bilinci denen o baş belası şey hâlâ içimde tam olarak var mı yok mu meçhul ama&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miklotov’a yanıt veren kız—— Felt, arkasındaki uzun boylu adamı başparmağıyla işaret etti. Bu hareket karşısında kızıl saçlı canavarın gözleri fal taşı gibi açılırken kız devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “En azından bu herifin efendisi olduğumun bilincindeyim. Eğer bu herif yine farkında olmadan etraftakilerin ödünü patlatmaya kalkarsa durumu toparlamak için araya girmek de bana düşer herhâlde.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Hımm, öyleyse Felt-sama’nın da teşrif etmiş olması bizler için de büyük bir talih olmuştur.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Şunu baştan açık açık söylesenize işte. Neyse, sadede gelelim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendinden yaşça epey büyük olan muhatabıyla uluorta ve pervasızca konuşan Felt, aniden arkasına döndü. O iradesi güçlü kırmızı gözlerin hedefi olan Meili, hafifçe kaskatı kesildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Felt-sama içten bir tavırla gülümsedi ve:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Ben Felt. Kraliyet Seçimleri adaylarından biriyim ve şuradaki ‘Kılıç Azizi’nin efendisiyim. Memnun oldum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle diyerek pat diye Meili’nin omzuna vurdu ve bir canavar terbiyecisi olduğunu açıkça ilan etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Canavar lakaplı Reinhard van Astrea’nın rolü, Felt’in araya girmesiyle sakinleşen Meili karşısında çocuk oyuncağı gibi hemencecik son bulmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard:</strong> “Kesinlikle kendisi bir İlahi Koruma’ya&#8230; ‘Cadı Canavarı Yönlendirme İlahi Koruması’na sahip. Cadı canavarlarını boyunduruk altına almaya yarayan, çok nadir bulunan bir İlahi Koruma türüdür.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reinhard, Meili’ye bakar bakmaz durumu şıp diye çözüvermişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elbette amaç Meili’nin yeteneğine inanılmasını sağlamak olduğundan Reinhard’ın kefil olması minnet duyulacak bir şeydi ancak:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Baştan söyleyeyim, bizim tarafın da bunu kanıtlamak için hazırlığı vardı. Bu meseleden ötürü size borçlandığımızı sanmanızı hiç istemem doğrusu.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Borç mevzusunda baya’ takıntılısın ha. Yaşın küçük ama gözün pekmiş. Dert etme, Reinhard şöyle bir baktı diye bunu bir borç harç meselesi yapacak değilim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Öyleyse ne âlâ.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meseleyi yaşayan asıl kişi olan Meili bir kenarda dururken Annerose ve Felt birbirleriyle denk şartlarda laflıyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her hâlükârda Meili’nin yeteneği olan cadı canavarlarını yönlendiren İlahi Koruma’nın varlığı kanıtlandığına göre Bilgeler Konseyi ile yapılacak olan görüşmelerde de bir adım öne geçilmiş demekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yani——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Pleiades Gözcü Kulesi’ne giden yol, Emilia-sama’nın emri altında olan Meili Portroute-san sayesinde açılabilir durumdadır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose, orada saf tutmuş olan Bilgeler Konseyi’nin tüm ileri gelenlerine karşı gururlu bir edayla bu ilanda bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onun sözleri üzerine yaşlı bilgeler arasında hararetli bir tartışma baş gösterdi fakat mevzuya sonradan dâhil olan Felt ve Reinhard konunun biraz gerisinde kalmışlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kollarını kavuşturan Felt, kafasını yana eğerek:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Pleiades Gözcü Kulesi dediğiniz yer&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Emilia-sama, Subaru ve Anastasia-sama’nın gittiği kuledir. Doğunun en ucunda, Augria Kumulları&#8217;nın ötesinde yer alan, ‘Bilge’ Shaula’nın ikamet ettiği kule.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “&#8230;Gerçi o çıplak abla pek öyle ‘Bilge’ gibi bir izlenim vermiyordu yaaa~.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Duyduğu konuşma üzerine ağzından gayriihtiyari bu lafı kaçıran Meili, hemen avucuyla ağzını kapattı ama iş işten geçmişti. Dikkatleri üzerine çeken Felt ve Reinhard, Meili’ye doğru bakıyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkisi de kafasında Küçük Kızıl Akrep’i taşıyan Meili’nin yanı başında bitiverdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Anlaşıldı, şimdi çaktım köfteyi. Demek kuleye giden o cadı canavarı kaynayan yolda senin sayende o yaratıklar size ilişmeden yürüyüp gidebiliyo’nuz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard:</strong> “Şu anki konuşma tarzınızdan anlaşıldığı üzere, siz zaten Pleiades Gözcü Kulesi’ne gidip çoktan geri dönmüş gibisiniz. Emilia-sama ve diğerleri sağ salim döndüler mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> &#8220;Dur, durun bir dakkkka! Bana kafama göre konuşmamam söylendi falan filan yaaa~!&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üzerine gelinen Meili, eli hâlâ ağzındayken örgülü saçlarını sağa sola sallayarak sessizliğini korumakta diretti. Küçük Kızıl Akrep de ikisini tehdit edercesine kıskaçlarını takırdatıp iğnesini dikerek Meili’ye destek çıkıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin bu telaşlı hâli karşısında “Öhöm” diye boğazını temizleyen Clind, yardıma yetişti. Felt ile Reinhard’ın önüne geçip Meili ile aralarına girerek:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Efendimle birlikte, Felt-sama ve Reinhard-san’ın yardımları için son derece müteşekkiriz lakin Meili-san da oldukça çetrefilli bir konumda bulunuyor. Felt-sama, yaşınıza tezat teşkil edecek derecede çocuksu bir görünüme ve göz kamaştırıcı bir ruha sahip olsanız dahi bu hususta taviz verilmesi imkânsızdır. Şükranlarımı sunarım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Bu ne be! Ne uğursuz ve tuhaf laflar eden bir herifsin sen&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Clind’in o tekinsizce parıldayan gözlerinin hedefi olan Felt’in yüzü gerildi. Felt’in önüne hafifçe kolunu uzatarak efendisini koruyan Reinhard ise Meili ve Clind’e bakarak:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard:</strong> “Çetrefilli konum derken asıl mesele o tarafta galiba?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Çok isabetli bir tahmin. Keskin bir zekâ.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belini derinlemesine bükerek reverans yapan Clind, Reinhard’ın bu sorusunu onayladı. Bu içerik Felt’in kafasında pek bir şimşek çaktırmadı ama daha açıklama yapılmasına fırsat kalmadan durum hareketlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meililerin olduğu tarafta değil, Annerose ile Bilgeler Konseyi arasında bir hareketlilik oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Moklotov:</strong> “Meili-san’ın bu nadide yeteneğinin ve krallığın doğusundaki Pleiades Gözcü Kulesi’ne giden yolu açmada ne denli büyük bir fayda sağlayacağının bilincine vardık. Peki bunun mukabilinde krallıktan ne talep ediyorsunuz?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Amcam&#8230; Uçbeyi Mathers, geri dönen Emilia-sama ile yaptığı görüşmelere dayanarak kulenin kullanımı için insan gücüne ihtiyaç olduğunu belirtmektedir. Bu personelin ve muhafızların temin edilmesini istiyoruz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Hımm. Krallık adına ‘Bilge’nin kulesinden faydalanma fırsatı doğmuşsa bu talebi geri çevirmek için bir sebep yoktur fakat herhâlde istekleriniz sadece bununla sınırlı kalmayacaktır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sakalını sıvazlayan elini durduran Miklotov’un gözleri aniden kısıldı. O bakışlardaki beklenmedik keskinlik, Meili’de hafif bir şaşkınlık uyandırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dışarıdan bakıldığında sevecen ve yumuşak başlı görünen Miklotov’un, krallığın karar mertebesinin lideri olarak o koltukta boşuna oturmadığı belli oluyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “——Evet, başka taleplerimiz de mevcut.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miklotov’un o delici bakışlarına maruz kalmasına rağmen Annerose hiç istifini bozmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendinden yaşça küçük bir kızın bu metanetine ve mangal gibi yüreğine bakan Meili, onda doğuştan gelen o asilzade kumaşını ve o yaşa kadar gururla beslediği güçlü benliğin varlığını apaçık hissedebiliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin bu hayran dolu bakışları altında Annerose, elini uzatarak orada öylece dikilen Meili’yi gösterdi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Pleiades Gözcü Kulesi’ne ulaşmak için olmazsa olmaz bir yeteneğe sahip olan bu kız&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Evet, ne olmuş o kıza?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Lugunica Krallığı dâhil diğer ülkelerde pek çok suça iştirak etmiş bulunmaktadır. Bu suçlardan ötürü kendisine muafiyet tanınmasını ve can güvenliğinin garanti altına alınmasını talep ediyoruz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bordeaux:</strong> “Ne——?!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose’un bu talebiyle Bordeaux gözleri fal taşı gibi açılmış hâlde ayağa fırladı. O gür sesiyle şaşkınlığını uluorta belli eden Bordeaux, zangır zangır titreyen parmağını Meili’ye doğru uzattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bordeaux:</strong> “Bu çocuğun karıştığı suçlar da neyin nesiymiş?..”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Kundaklama, sabotaj ve suikast faaliyetleri&#8230; Bilinenler arasında Uçbeyi Mathers’ın malikânesine baskın düzenleyip oradakilerin canına kastetme girişimi de yer almaktadır.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Haddimi aşmayarak bir ekleme yapacak olursam uçbeyinin topraklarındaki bir köyün asayişini bozmak ve köylülerin canını tehlikeye atmak gibi sabıkalar da diğer suçları arasında sayılabilir. İlave bilgi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bordeaux:</strong> “Düpedüz katıksız büyük bir suçlu bu adamlar kırk yıldır ne yapıyor be!!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bordeaux yumruğunu masaya öyle bir indirdi ki büyük salonda devasa bir gürültü yankılandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Havanın giderek gerildiğini ve kendisine yönelen bakışların nefretle keskinleştiğini hisseden Meili, onların bu tepkisini son derece doğal karşılıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karşılarındaki kişi bir çocuk bile olsa işlediği günahların hak ettiği doğru dürüst tepki tam olarak bu olmalıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia, Subaru ya da Petra gibi Emilia safındaki insanların gösterdiği o yumuşak tepkiler asıl anormal olan taraftı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fakat——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Neden böyle bir şeyi kendi rızanızla gelip itiraf etme gereği duyuyorsunuz ki?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard:</strong> “Felt-sama, biz bu mevzuya&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Biz kulak kabartmazsak ceza meza davası alıp başını gidecek. Benim merakım o tarafa değil, buraya. Hiç söylemeseniz de yırtacağınız bir mevzuyu ne diye kaşıyıp duruyorsunuz?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reinhard’ın sözünü kesen Felt, doğrudan Meili’ye soruyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir an için sanki kafasından aşağı kaynar sular dökülmüş gibi Bordeaux’nun o öfkeli suratına bir nebze olsun sükûnet geldi, Miklotov da dâhil olmak üzere diğer bilgelerin gözleri de Meili’nin vereceği cevaba çevrildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun üzerine Meili, kelimelerini dikkatle seçmek ister gibi bakışlarını yere indirdi. Meili’ye cesaret vermek istercesine omzuna konan Küçük Kızıl Akrep, kıskaçlarını tıkır tıkır çarparak ona tempo tuttu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ondan güç alarak:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Ben şimdiye kadar bir sürü kötü şey yaptım ama&#8230; Yine de bana, yaşamak senin de hakkın diyen insanlar var yaaa~.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “————”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “O insanları geeerçekten çok aptal, di’ mi? Ben de aynı kafadayım işte. Ama o insanlara yük olmak, onlara ayak bağı olmak istemiyorum. O yüzden deee&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “İleride bir gün bu husumetler ortaya çıkmadan evvel, kendi rızanızla her şeyi döküp saçarak defteri kapatmak istiyorsunuz, öyle mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parmağını dudağına götürüp yarım yamalak bir açıklama yapan Meili’ye bakan Miklotov, gözlerini kıstı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili içinden “Kendi adıma amma da çıkarcı bir hesap” diye geçirirken yine de başını salladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Evet, tam bir yüzsüzlük, di’ miii~?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miklotov: “Öyle de denebilir belki ancak sahip olduğunuz o İlahi Koruma’nın bu bedele değecek kadar kıymetli olduğu da bir gerçek. Hımm&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Miklotov-sama? Aklınızdan ne geçiyor acaba?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “——Eğer bu af ve muafiyet karşılığında krallığa hizmet etmenizi talep etsek buna ne dersiniz?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ağız arayan bu Miklotov sorusu karşısında Meili’nin nefesi kesildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak kafasını yavaşça iki yana sallayarak:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “O iş bana gelmez yaaa~ &#8230;Ben nerede yaşamak istediğime şımarıklık da deseniz çoktan karar verdim çünküüü~.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Kuha ha ha ha! Amca resmen avucunu yaladın be!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard:</strong> “Felt-sama&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin bu cevabına kahkahayı basan kişi Felt olurken onu azarlayan ise Reinhard’dı fakat Felt, şövalyesinin sözlerini geçiştirircesine elini salladı:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Aklında gerçekten işe almak yoksa kıza kur yapıp durma moruk. Reddetmek de insanı yoruyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Yahu, Felt-sama gerçekten laf cambazı olup çıkmışsınız. ——Bu arada hazır böyle bir araya gelmişken bunu bir nasip sayarım. Sizden bir ricam olacak.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Felt:</strong> “Kapı dışarı edilmediğimiz an anlamıştım zaten. Reinhard’ı kastediyorsun, di’ mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tek gözünü kırpan Felt’in bu cevabına karşı Miklotov, kırış kırış yüzüyle tebessüm etti. Onun yanında Bordeaux asık bir suratla iç çekerken Annerose ve Clind da işlerin nihayete ermiş olmasının rahatlığını yaşıyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Maalesef bu işin asıl odağındaki kişi olması gereken Meili mevzuyu tamamen kaçırmıştı:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Şeyyy, sonuç olarak bana ne olacak aca~baaa?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Fellt:</strong> “Belli ya işte, gidip işe yaradığını göstereceksin. Tehlikeli bir durum yok ortada. Ne de olsa&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard: </strong>&#8220;——Ben de seninle birlikte geleceğim.&#8221;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Evet, öne çıkan Reinhard dudaklarında bir tebessümle Meili’ye elini uzattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O ele yukarıdan aşağıya doğru bakan Meili içinden geçirdi: ——Özgürlüğe giden yol, öyle ucuza kapılan cinsten bir şey değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">《Son》</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-2/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü II</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü I</title>
		<link>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-1/</link>
					<comments>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-1/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Qua]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2026 19:21:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kısım 6]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Hikâyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Annerose Miload]]></category>
		<category><![CDATA[Clind]]></category>
		<category><![CDATA[Meili]]></category>
		<category><![CDATA[Miklotov McMahon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.rezeroturkce.com/?p=8488</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-1/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü I</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
<p>※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ Çevirmen: akari Redaktör: akari Son Okuma: Qua Destekçiler: Donatus, Echi_dna, Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz, LReiN, Ebubekir, Hexa, Arda, Fatih, Drusus Carter, EcBur, ADSA, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-1/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü I</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-1/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü I</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="841" height="1200" src="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/image-205.png" alt="" class="wp-image-8495" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/image-205.png 841w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/image-205-701x1000.png 701w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2026/06/image-205-768x1096.png 768w" sizes="(max-width: 841px) 100vw, 841px" /></figure>
</div>


<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Çevirmen: akari</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Redaktör: akari</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Son Okuma: Qua</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destekçiler: Donatus, Echi_dna, Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz, LReiN, Ebubekir, Hexa, Arda, Fatih, Drusus Carter, EcBur, ADSA, Rikka Fedaisi, Voi Van Astrea, Lavain, Ahmet B, Selim K, Spacepire, universe, Yağız D, Metin K, equ, Sakuta Hijiri, Emirhan D, Kerem Y, jnxleus, Yusuf Esat Ç, Salim, Elma Can, EuphoriaLux, Efe S, Yiğithan S, The Emre, Arman, Karagürz, Furkan Ş, Kaan Ö, Süleyman Y, Anıl U, Hydra, Bayram Ö, Sweet, Rayko Nora, Rüzgar Yağız C, Alperen&#8217;in Gözünden, Melih Kaan K.</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1</strong><br><em>——İşler nasıl bu hâle geldi aca~ba?</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Yani, bu kadar gerilmene gerek yok… deseydim bile muhtemelen pek inandırıcı gelmezdi, değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önünde duran kırmızı saçlı genç, bunları söylerken alaycı bir şekilde hafifçe gülümsedi. Alev gibi saçları ve berrak gökyüzü gibi gözleriyle hatları belirgin yüzü ve tertipli görünümü, o büyüleyici gözlerde yansıyan herkesi hayran bırakıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu gencin nefes kesici güzellikte olduğu su götürmezdi ama Meili’nin titremesi -en azından- gencin görünüşündeki herhangi bir sürprizden kaynaklanmıyordu. Ona karşı hissettikleri daha çok ilkel bir içgüdüden kaynaklanıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başka bir deyişle bu, onunla yüz yüze gelmekten kaynaklanan bir korkuydu—— Sonuçta o, varlığı onunkinden tamamen farklı ve başka bir düzeyde olan biriydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve Meili’nin yüreğini devasa bir kaosun ortasına fırlatan şeyse——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Seni korkutmak istemiyorum. Sana yalnızca bir soru sormak istiyorum, öncelikle…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reinhard bunu dedikten sonra buz kesmiş Meili’ye doğru bakarken gözleri, kızın omuzlarına doğru kaydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kızın saç örgüsü bir omuzunun üstünde duruyordu ama mavi gözlü genç, doğrudan onun arkasına bakıyormuş gibiydi. Örgünün arkasında bir şey gizlenmişti, bunun üzerine genç konuşmasına devam etti…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard:</strong> “&#8230;O cadı canavarını nasıl evcilleştirdin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “————”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sanki bu günlük bir konuşmaymış gibi konuşması sinirli bir sesin yapabileceğinden daha fazla tüylerini ürpertiyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Omuzları istemsizce sarsıldı ve boynunun arkasında çok hafif bir gıdıklama hissetti. İşte o anda çok geç kaldığını anladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin saçından kurtulduğu gibi kafasına sıçradı, ardından gözdağı verme çabasıyla küçük kıskaçlarını sallayarak iğnesini havaya kaldırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Reinhard:</strong> “Vay be.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genç adam kaşlarını kaldırarak böyle tepki verdi fakat çevredeki şaşkınlık hiç de öyle hafif değildi. Aniden kızın kafasına sıçrayan şeyi gördüklerinde toplantı odasındakiler şaşkınlık, temkinli olma, dona kalma ve gözle görülür bir düşmanlık hissetmenin karışımını yaşıyorlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ortada ufak bir kargaşa vardı ve bu kargaşanın ortasında Meili Portroute, kafasındaki kıskaçların çıtçıt seslerini dinlerken yüzünü küçük elleriyle gizledi ve yine sızlandı<em>.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>——İşler nasıl bu hâle geldi aca~ba?</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2</strong><br>Meili, hayatının bir rüya olabileceğinden sıklıkla kuşkulanırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong><em> “</em>Bir rüya olsa dahi iyi bir rüyaaa mı kötü bir rüyaaa mı seçmesi zor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle mırıldandıktan sonra bir basamağa çöküp kollarını dizlerinin üzerine koyup ardından çenesini ellerine dayadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Asıl mesleği sıklıkla başkalarının hayatını almakla biten bir işti. İnsanların öfkesini toplamıştı ve hayatta ne ekersen onu biçersin diye bir söz vardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili, mantıksız durumlara şüpheci yaklaşma farkındalığına sahipti. Yakalandığında ve Roswaal Malikânesi’nde oda hapsine tıkıldığında Subaru’nun el yapımı bebekleriyle ve peluşlarıyla tek başına oynadığını hatırladı—— Bunlar asla ondan istemediği şeylerdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>Bir canavar prensesi kaçırır ve prens arkadaşlarını yanına toplayıp onu kurtarmaya gider.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili bunun gibi basmakalıp hikâyeleri kafasında canlandıracak çocuksu dünyaya da sahipti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Durum buysa o zaman benim güvende olmam mantıksız kalıyor ama~a.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer o bir kukla gösterisinde rolleri dağıtan kişi olsaydı kesinlikle kötü adam olurdu. Ya bir canavar olurdu ya da canavarla iş birliği yapan bir büyücü olurdu. Kötü adam yeterince sorun çıkarttıktan sonra hikâyeden çıkmak zorunda kalırdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama bu kukla gösterisinde prens ve prenses kötü adamı yenmek için el ele vermiş, yine de kötü adama yardım eli uzatmışlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Bu çok gari~p.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendi kendine söylendikten sonra pembe dudaklarıyla somurttu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyücü bunun garip ve yanlış olduğunu anladı, buna karşın uzatılan eli itme seçeneğine sahipti. Ama eğer bunu yapsaydı bunun prens ve prensesi çok üzeceğini zaten biliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “&#8230;Yüzün pek bir düşünceli görünüyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili, bahçenin öbür ucundan biri ona seslenmeden önce karmaşık durumunu düşünmekteydi. Başını kaldırdığında küçük bir kız gördü—— Ona doğru gelen Annerose denen bir kızı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Roswaal Malikânesi’nin bahçelerinin hâlini inceleyen Annerose, çiçek tarhını süsleyen kırmızı çiçek yapraklarını da dikkatlice inceledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Eğer böyle somurtacaksan bu çiçeklere hayran kalmaya ne dersin? Bu Agares çiçeklerinin bu kadar güzel bir şekilde çiçek açması, nadir görülen bir manzara.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Bence de güzeller amaaa çiçeklere bakmak içime su serpmiyor. Annerose-chan, senin için sorun olma~z mı?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Neymiş sorun olan?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili: </strong>“Böyle bir yerde gevşemen ya~nii.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tam açmış çiçeklerin önünde arkasını dönüp başını yana eğen kız, inanılmaz derecede fotoğrafik bir manzara oluşturuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nasılsa bu sakin ortam ve Meili’nin bulunduğu durum uyuşmuyordu. Malikânenin sahibi Roswaal’ın da dâhil olduğu Emilia’nın grubu kayıp yoldaşlarını aramak için güney imparatorluğuna doğru yola çıkmışlardı. İşin aslı oraya gitmenin bir yolunu bulmak için yola çıkmışlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sırada eve bakması için Annerose’u görevlendirmişlerdi, Meili’nin de yapması gereken şeyler vardı.&nbsp;<em>Şu anda herkes elbette çoook meşguldü ama yine de</em>——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Bu kadar rahat olmamız…”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Sen böyle kendini yiyip bitirsen de bitirmesen de işler yolunda gidiyor. Ayrıca hizmetçilerin günlük işlerini teftiş ediyorum. Bunu sana zaten söyledim, değil mi? Agares çiçeklerine bakması da oldukça zor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “&#8230;Petra-chan çiçeklere bakıyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Evet, ne yetenekli çocuk ama. Frederica da Clind de ona methiyeler dizmişti.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili, Annerose’un Petra’yı övmesini umursamadı ama az önce parmak bastığı nokta, canını sıkmıştı. Meili kendi kendini yiyip bitirmiyordu—— Sadece birazcık endişeliydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Amcam hayatını hep hızlı yaşıyor. Gerçi Emily’e karşı bir sorumluluğu olduğundan çok çalıştığı belli ya.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Annerose-chan, Uçbeyine karşı çok acımasızsı~n… daha ziyade&nbsp;<em>herkes </em>öyle.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Amcanın yapıp ettiklerini düşünürsen bence gayet doğal. Hatta Emilia ve diğerlerinin ricası olmasa çoktan amcamı emekliliğe çıkarıp kraliyet seçimlerini ben devralmıştım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öfkesini bastıramayan Annerose, çekik gözlerini daha da kısarak Roswaal’dan bahsederken dudaklarını seğirtti. Gerçi şikâyetleri son derece gerekçeliydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında Meili, Emilia ve diğerlerinin Roswaal’ı neden affettiğini de anlayamamıştı. Anlayamamıştı ancak——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “İşte tam da Onee-sangiller öyle insanlar olduğu için şu anda buradayım…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğru ve yanlış, dünyadan bihaber görünen Meili’ye çok yabancı şeylerdi. Gökyüzüne böyle şeyler mırıldanırken…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “&#8230;Küçük Hanım, Meili-sama. İkinizi de çok beklettim. Tamamlandı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Kiyaaa!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beklenmeyen bir ses arkada belirdikten sonra Meili, fark etmeden bir çığlık atıverdi. Meili’nin çığlığına tezat şekilde Annerose etkilenmemiş gözüküyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Ah, Clind. Şöyle şakalar yapmasana—— Bu gerçekten çok kötü bir alışkanlığın. Anastasia-sama ve diğerleri nerede?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Güvenlice gönderildiler. Başarılı. Korkutma meselesine gelince buraya geri dönmem tamamen tesadüfen oldu ve bu da talihsiz bir kazaya neden oldu. İftira.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “İnsan utanır ne söylediğinden. Meili iyi misin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onlar tepesine dikilmiş konuşurken Meili, heyecanla ayağa kalktı ardından bir adam geri attı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malikânenin girişindeki merdivenlerde otururken arkasında beliren şahıs ise Clind’di.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Kusura bakmayın.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşılmaz, ifadesiz bir ifadeyle alçakgönüllü bir şekilde başını eğerek böyle dedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “&#8230;Petra-chan ve Annerose-chan’ın da söylediği gibi dikka~tli olmam gerek.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Küçük Hanım ve Petra… hakkımda mı konuşuyorlardı? Zevk.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Söylediğimi dinlesen nasıl olur acaba?! Öff… davranışların hakkında söylendiğimiz sert konuşma yapmıştık.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Omuzlarını silken Annerose, kafasını salladı. Sonrasında derin bir nefes alarak kendini toparladı ardından Meili’ye ve Clind’e baktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Anastasia-sama ve Şövalyesi Julius için de problem yoksa tamamdır. Ben hazırlıklarımı tamamladım. Meili, peki ya sen?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Ben de hazırım ama gerçekten sorun yok mu?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “&#8230;? Ne sorunu?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Senin bir soylu olduğundan şüphe ettiğim yok amaaa sarayda bizi dinlemelerini sağlamak zor olmaz mı?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lugunica’nın başkenti ve sarayı, belirli bir rapor sunmak ve müzakere etmek için gitmeleri gereken yerdi. Meili’nin Annerose ve diğerleriyle olmasının nedeni de buydu. Tabii ki, doğal olarak bazı tür raporlar saraya çoktan sunulmuş olmalıydı ama onlar sadece iki kız ve bir kahyaydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose, endişeli Meili’ye başını salladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Ah, endişelenecek bir durum yok. Tabii ki saraydaki insanlar muhtemelen meşgul olacak ama koşullar böyle. Ha bir de amcanın hazırladığı bir planım da var.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Uçbeyi’nin planı… Kulağa hiç güven verici gelmiyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Yaniii, ne demek istediğini anlıyorum—— Clind.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dalga geçercesine elini ağzına götürüp şaşırmış gibi yapan Annerose, Clind’i çağırdı. Çağrı üzerine ince yüzlü uşak, itaatkâr bir tavırla bir adım öne attı. Sonrasında Annerose, Meili’nin yanında geçti ardından Clind arkalarında durdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Yeterli bedel ödendi mi? Ejder arabasıyla gitmek çok fazla zaman alıyor ne de olsa.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Clind:</strong> “Efendimiz tarafından karşılandı. Bu seferki durumun da ödeme kapsamına girdiğini düşünüyorum. Hafifletmek.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose: </strong>“O zaman tamam. Başlayalım lütfen.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin konuşmanın içeriği hakkında en ufak fikri yoktu ama konuşma bittiğinde Clind, ellerini nazikçe kızların omuzlarına koydu. Her şey bir anda yaşandığından Meili, bu duruma kendini hazırlanmaya vakit bulamadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “&#8230;Ne tuhaf bir güç bu yaaa!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili şaşkınlıkla nefesini tuttu. Göz açıp kapayıncaya kadar etrafındaki manzara değişmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili ve diğerleri, az önce bulundukları Roswaal Malikânesi’nden bambaşka bir bahçeye atlamışlardı. Petra her gününü malikânenin bahçelerini mükemmel bir düzene sokmaya harcamıştı ancak bu bahçe de kesinlikle şahane görünüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Clind’in -nasıl çalıştığı anlaşılmamış olan- <em>ışınlanması</em>, duyduğu kadarıyla krallıktaki herhangi bir yere atlamasını sağlayan eşsiz bir yetenekti. Bu yeteneğinden yararlanarak Meili ve Annerose’u bu bahçeye getirmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Yaniii, burası kraliyet başkentindeki kimin bahçesiii?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Şimdi anlarsın. Bak—— geldiler bile,”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose, cevap olarak yüzüyle bir yönü işaret etti ardından Meili de dönüp baktı. Bahçede üçüne doğru koşan suretleri görünce gözleri, fal taşı gibi açıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelenler, beyaz kıyafetlerinin üstüne pelerin giymiş ve bellerinden sarkan süslü kılıçlarıyla askerlerdi—— yoo Şövalyelerdi. Onların aşikâr görev bilinci ve tetikte olmaları karşısında Meili, nefesini tuttu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onlara bakan kaya gibi yüz hatlarına sahip olan grubun lideri, bir adım ileri çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adam:</strong> “Tam olarak <em>nereden</em> geldiniz? Buranın Lugunica Sarayı olduğunun farkında olmanıza rağmen bu ne cüret?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunu kısık sesle sordu ve kimin bahçesinde durduklarını merak eden Meili, bir anda köfteyi çaktı. Suçu işleyen Clind hiç istifini bozmazken hanımı Annerose durumu devraldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Evet, farkındayız. Bunun ne kadar kaba olduğunun da farkındayız fakat amcam, bu şekilde işlerin daha çabuk hallolacağını söyledi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Adam:</strong> “&#8230;Amca derken?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Evet, Batı Uçbeyi Roswaal L. Mathers.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şövalyelerin yüzünde acı bir ifade bırakan cesur bir cevap verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3</strong><br><strong>???:</strong> “Demek öyle, Uçbeyi Mathers’la akrabaysanız&#8230; yani, uçbeyi sürekli sürprizler yapardı. Görünüşe göre genlerde var.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Ah, amcamın nasıl davrandığını bilen biri olarak bunu kesinlikle iltifat olarak alamam.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose, son derece uzun sakalını okşarken ha bire başını sallayıp duran yaşlı adama gülümseyerek cevap verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose ağırbaşlıydı ve Meili, bu durum karşısında şaşıp kalmıştı ve öyle ki bu şaşkınlık hayranlığa dönüşmüştü. Annerose sanki davetliymiş gibi görünüyordu—— ki bu durum izinsiz bir şekilde saraya girmiş bir kanun kaçağı için kesinlikle olağandışıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sarayın bahçesinde Şövalyelerin komutanı tarafından yakalanmıştı. Üstelik bunlar sıradan Şövalyeler değil, Kraliyet Şövalyeleri’ydi ve kimliklerini açıkladıktan hemen sonra saraydaki toplantı odasına alınmışlardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Orada onları karşılayanlar krallığın önde gelenleriydi ve bir görüşmenin ortasındaydılar, ak sakallı yaşlı adam da sanki onların lideri gibi görünüyordu. Yaşlı adamın yanındaki koltukta kalın kaşlarıyla Annerose’a bakarken kollarını kavuşturmuş kel bir adam cevap verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kel Adam:</strong> “&#8230;Uçbeyi Mathers’dan acil acil duruma dair bir mesaj aldık. Fakat kendisini açıklamaya gelmedi ve onu temsil edecek kişinin küçük bir çocuk olması da neyin nesi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar ona üstten bakıp küçümsese dahi Annerose, ucundan bile korkmuş gözükmüyordu. Tam aksine, yaşı yüzünden onu küçümseyenlerle nasıl başa çıkacağını biliyor gibi görünüyordu ve gülümsedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Yaşım bir sorun yaratır mı ki? Öyleyse korkarım ki hepinize benzer bir yorum yapabilirim, değil mi? Bilgeler Konseyi’ndeki herkes oldukça yaşlı görünüyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kel Adam:</strong> “Sen——”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ak Saçlı Adam:</strong> “Hoh hoh hoh. Vaay, kız senin hakkından geldi, Bordeaux-dono.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose’un kavgacı, terbiyesizlik ve saygısızlık dolu tavrına karşın karşısındaki adam sessizliğe büründü. Yalnızca ak saçlı adam, aralarındaki tartışmadan keyif alıyor gibi görünüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kahkahası üzerine Bordeaux denilen yaşlı adam derin bir iç çekerek konuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bordeaux:</strong> “Kahkaha atmanın sırası değil, Miklotov-dono. Bu ciddi bir durum. Uçbeyi Mathers’ın kuşla gönderdiği mesajı kabul edersek o zaman…”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Evet, durumun ciddiyetinin farkındayım… Küçük Hanım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bordeaux’nun Miklotov olarak adlandırdığı yaşlı adam, Meili’ye doğru baktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “&#8230;Ah, benden mi bahsediyorsunu~z?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuşma sırasının henüz kendisine gelmediğini düşünen Meili, hayal dünyasına dalmıştı ve aniden onun bilgili bakışının ağırlığı altında sırtını dikleştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miklotov, Meili’ye içten bir şekilde başını salladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Durum hakkında genel bir fikrim var ama bu doğru mu? Cadı canavarlarını başından savıp Augria Kum Tepeleri’ne giden yolu temizlediğin doğru mu?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Meili:</strong> “Imm, yani yolu temizlenin zorluğunu anlamadım ama siz dedeler bu cadı canavarlarından korkuyorsanız onların uzaklaşmasını sağlayabilirim yaniii.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin özenli cevabının üzerine birbirlerine baktıktan sonra odadaki insanların arasında karışıklık yayıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Cadı Canavarlarını kontrol edebilme özelliği…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu gürültüye rağmen Miklotov, bakışlarını asla çevirmedi ve Meili’nin gözlerinin içine doğru bakmaya devam etti. Meili, bir şekilde yaşlı adamın doğrudan ruhuna bakan bakışları üzerine baskı hissetti ama——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Kendine hâkim ol. Biz senin yanındayız,”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Annerose’un seslenişi, Meili’nin utancını bastırmasına yardımcı oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili, Annerose’u güven verici bulacak kadar tanımıyordu ama bu sözler onun bir şeyleri hatırlamasına yardımcı oldu. Ona doğru yola sokan Subaru ve Emilia’nın nazik gözlerini hatırlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “&#8230;Bu gözler, güzel gözler.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miklotov durumu değerlendirdi ve bakışları biraz yumuşadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sözlerin ardından Meili, omuzlarından büyük bir yük kalktığını hissetti ve aniden tükenmişlik onu sardı. Sadece bir bakışmanın yol açtığı tükenmişlik etkileyiciydi.&nbsp;<em>Bu yaşlı adam kesinlikle sıradan bir insan değildi</em>.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Şimdi, bize inanıyor musunuz?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “Hımm, sorun burada başlıyor. Genç hanımın gözlerinin içinde hiçbir yalan sezmedim ama yine de doğruluğundan emin olmamız lazım… Ve aslında bu iş için biçilmiş kaftan birini tanıyorum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miklotov’un bu sözleri üzerine Annerose, hatları belirgin kaşlarını çattı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Annerose:</strong> “Biçilmiş kaftan biri mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Meili’nin de gözleri büyüdü ve anlayamadığı cümle üzerine başını yana eğdi. Bu iki kızın tepkisi üzerine Miklotov, gözlerini kısıp sakalını okşadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Miklotov:</strong> “&#8230;Şövalye Reinhard’ı buraya çağırın. Kum Tepelerini bilen biri olarak, ondan daha detaylı bilgiler alabiliriz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkentte bulunan Kılıç Azizi’nin saraya gelmesi talebini duyunca Meili’nin yanakları, buz kesmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başından beri belli olsa da Meili&#8217;nin geleceğini belirlemek adına Kraliyet Sarayı’nda yapılan bu görüşmeler, öyle kolay kolay bir sonuca bağlanacakmış gibi durmuyordu.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><em>2. bölümde devam edecek&#8230;</em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-1/">Ejderha Krallığı: Meili’nin Cadı Canavarı Gözlem Günlüğü I</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ejderha-kralligi-meilinin-cadi-canavari-gozlem-gunlugu-1/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
