<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kısım 1 Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</title>
	<atom:link href="https://www.rezeroturkce.com/category/yan-hikayeler/kisim-1-yh/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.rezeroturkce.com/category/yan-hikayeler/kisim-1-yh/feed/</link>
	<description>Re:Zero Türkçe Novel Oku! Anime, manga ve novel bölümlerini hızla Türkçeye çeviriyoruz. Sen de bu maceraya ortak olmak için hemen tıkla ve okumaya başla!</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Aug 2025 18:02:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/11/cropped-cropped-kanal-logo1-1-e1763656831618-32x32.png</url>
	<title>Kısım 1 Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</title>
	<link>https://www.rezeroturkce.com/category/yan-hikayeler/kisim-1-yh/feed/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Emilia&#8217;nın Başkent Turu Günlükleri</title>
		<link>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/emilianin-baskent-turu-gunlukleri/</link>
					<comments>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/emilianin-baskent-turu-gunlukleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bertiel]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 19:27:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kısım 1]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Hikâyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Emilia]]></category>
		<category><![CDATA[Mimi]]></category>
		<category><![CDATA[Puck]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.rezeroturkce.com/?p=5070</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/emilianin-baskent-turu-gunlukleri/">Emilia&#8217;nın Başkent Turu Günlükleri</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
<p>Bölümün ortalama okuma süresi 12 dakikadır. İyi okumalar dileriz. ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ Çevirmen: Baran Redaktör: Bertiel Destekçilerimiz:&#160;Donatus,&#160;Echi_dna,&#160;Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Only Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz, LReiN, Ebubekir Destek vermek isterseniz&#160;TIKLAYIN! [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/emilianin-baskent-turu-gunlukleri/">Emilia&#8217;nın Başkent Turu Günlükleri</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/emilianin-baskent-turu-gunlukleri/">Emilia&#8217;nın Başkent Turu Günlükleri</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>

<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-wide"/>


<p style="text-align: center;"><em>Bölümün ortalama okuma süresi 12 dakikadır. İyi okumalar dileriz.</em></p>


<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-wide"/>





<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1271" height="1920" src="https://rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/resim-scaled.png" alt="" class="wp-image-5071" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/resim-scaled.png 1271w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/resim-1324x2000.png 1324w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/resim-662x1000.png 662w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/resim-768x1160.png 768w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/resim-1017x1536.png 1017w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/resim-1356x2048.png 1356w" sizes="(max-width: 1271px) 100vw, 1271px" /></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Çevirmen: <strong>Baran</strong></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Redaktör: Bertiel</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destekçilerimiz:&nbsp;Donatus,&nbsp;Echi_dna,&nbsp;Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Only Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz, LReiN, Ebubekir</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destek vermek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://rezeroturkce.com/bilgi-kosesi/destek/">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Discord’a gelmek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://discord.gg/rezeroturkce">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Başkent gerçekten de çooook büyükmüş!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ellerini göğsünün önünde birleştirmiş hâldeki kız bu sözleri canlı bir ses tonuyla söyledi. Gözleri ise önündeki manzara karşısında parıldıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güzel bir kızdı. Kalçalarına kadar uzanan ipeksi, uzun ve gümüş saçlara sahipti. Örgülü gümüş saçları beyaz bir çiçek tokasıyla süslenmişti ve bu aksesuar ona kelimenin tam anlamıyla çiçek gibi bir zarafet katıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ten rengi kar gibi bembeyazdı; zarif ve orantılı vücut hatları, beyaz tonlarında bir elbiseyle örtülmüştü. Şehir manzarasına hayranlıkla bakan ametist gözleri öylesine güzel parıldıyordu ki sanki içine mücevherler yerleştirilmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güzelliği öyle büyüleyiciydi ki onu dünyanın en güzel kızı olarak nitelendirmekte en ufak bir tereddüt bile yaşanmazdı. Ancak etrafına heyecanla bakınışı bu tanıma biraz çocukça bir hava katıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gözleri sağa sola giden kalabalığı izliyordu. Bir yenilikle karşılaşmış gibi duran merak dolu gözlerine bir kez bakmak onun hissettiklerinin büyük şehre ilk kez gelen bir köylüye benzediğini anlamaya yetiyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Böyle eğlenirken çok tatlısın ama artık gerçekliğe dönme zamanı”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Onun keyfini kaçıran şey yalnızca normalden biraz daha uzun olan kulaklarına ulaşacak şekilde fısıldayan bir sesti. Ancak etrafında hiç kimse yoktu. Yine de ses kelimenin tam anlamıyla kulağının dibindeydi, yani―</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia</strong>: “Hadi ama. Durumun biraz sıkıntılı hâle geldiğini zaten biliyorum yine de sadece bir anlığına durmama rağmen bu oldukça kabaydı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck</strong>: “Şey, açıkçası ben de durmaksızın azarlayarak kızımın nefretini kazanmak istemem ama bu durum başkaları için de epey zahmetli olacak, bunu sen de istemezsin değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Bu doğru ama…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ses mantıklı gerekçelerine devam etti ve kız buna karşılık umutsuzca başını eğdi. O bunu yaparken küçük bir figür çevik bir şekilde saçlarının arasından geçip omzuna doğru çıktı. Bu şey―</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Her neyse, tanıdık gelen bir yer aramaya çalış. Moralini bozmanın bir anlamı yok.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ileri görüşlü öneriyi sunarken bıyıklarını okşayan kişi, avuç içine sığacak kadar küçük bir kediydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gri tüylerle kaplıydı, kocaman yuvarlak gözleri ve pembe bir burnu vardı. Boyutu bir kenara bırakılırsa görünüşü hakkında söylenecek pek bir şey yoktu ancak onu sıradan bir kediden ayıran en büyük fark, iki ayağı üzerinde duruyor olmasıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kedi, vücuduyla aynı uzunlukta olan kuyruğunu sallayarak kızın omzunda mırıldanıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Sanırım son çaren cesaretini toplayıp birine sormak olur. Bunu yapabilir misin Lia?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Benimle dalga geçme. Elbette bu kadar basit bir şeyi yapabilirim. Puck, seni kalın kafalı! Beni hep bir çocuk gibi görüyorsun.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Eğlenmeye dalıp hizmetçisini kaybeden bir çocuğa başka nasıl davranılır ki?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Puck’ın hem umursamaz hem de alaycı sözlerine karşılık olarak kız sadece dudaklarını büzmekle yetindi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendisine çocuk gibi davranılmasından şikâyet ettikten hemen sonra gerçekten çocuk gibi davranmaya başlayan kızı gören Puck’ın yüzünü bir gülümseme aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Tamam, eğer güneş batana kadar oyalanırsak bu gerçekten de büyük bir sorun olacak. Sana hâlâ yardım edebiliyorken yolunu bulsan iyi olur Emilia.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Ben kaybolmuş bir çocuk değilim! Sadece biraz kafam karıştı hepsi bu!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Seslenişine inatçı bir karşılık veren kız― Emilia, ciddi bir ifadeyle yürümeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önünde uzanan kalabalığın içine doğru kaybettiği hizmetçi kızı bulmak üzere ilerledi.</p>






<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※　※　※　※　※　※　※　※　※　※　※　※　※</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">300.000’i aşan nüfusuyla Lugunica’nın başkenti, dünya üzerindeki en kalabalık başkent olup Ejderha Krallığı’nın kalbini oluşturuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehrin merkezinde kraliyet kalesi yer alıyor, başkent― yani kraliyet başkenti; her türlü ırktan insanın bir arada yaşadığı, sürekli hareket hâlinde ve enerjiyle dolup taşan bir pota gibiydi. İnsanlar sokaklarda yürürken onları izlemek bile bir günü sıkılmadan geçirmeye yeterdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle sayısız tezgâh ve seyyar satıcının yer aldığı başka ülkelerden ithal edilen yüksek kaliteli mallar ve nadir eşyaların dizildiği “Ticaret Sokağı” adıyla da bilinen ticaret bölgesi, her zaman baş döndürücü bir şekilde yoğundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“…İnsanlar gerçekten de inanılmaz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şekilde insanların arasından kurtulmayı başaran Emilia sokağın kenarına kaçtı ve soluklanmak için durdu. Dağılmış gümüş saçlarını düzelttikten sonra kısa bir molanın ardından tekrar sokağı incelemeye koyuldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ticaret Sokağı durmaksızın gelip geçen, konuşan ve pazarlık eden insanlarla dolup taşıyordu. Sadece tek bir alışveriş caddesinde bile bu kadar insan olması… Bu kalabalığın içinde tek bir kişiyi bulmanın ne kadar zor olacağını düşünmek bile onu karamsarlığa sürüklüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“O kız oldukça dikkat çekici bir kıyafet de giymişti ama… Bu başkentte pek bir şey ifade etmiyor değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia’nın saçlarının arasına tekrar giren Puck, onun düşüncelerini sesli bir şekilde dile getirdi. Kediyi saçına dokunuyormuş gibi hafifçe dürten Emilia kaşlarını endişeyle indirerek başını salladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Evet, bu gerçekten sorun olacak… Ayrıca sen de dikkatli olsan iyi olur Puck. Biri seni görürse paniğe sebep olabilir. Yapacak bir şeyin yoksa kristaline dönsen iyi olur.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Yapacak bir şeyim var ama. Seninle konuşmak. Seni yalnız bırakırsam ağlarsın diye korkuyorum. Ama şimdi ne yapacaksın? Hedefin olmadan öylece rastgele dolanmak mı istiyorsun?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Senin söylediğin gibi yaparsam onu asla bulamam. Bu yüzden saksıyı çalıştırmam gerekecek.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Puck’ın önerisini reddederek başını sallayan Emilia işaret parmağıyla alnına hafifçe vurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece Emilia derin düşüncelere daldı ve Puck onun parlak fikrini sabırla beklerken tüylerini temizlemeye başladı. Ancak ortaya çıkan şey dâhiyane bir fikir değil bambaşka bir şeydi―</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“―Bak Puck. Şurada küçük bir tartışma çıkmış gibi görünüyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Liiiaaa…”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Birazcık, sadece birazcık merak ettim! O yüzden bir göz atacağım!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sokağın karşı tarafında bir tezgâhın etrafında meraklı insanların toplandığını görebiliyordu. Bunu gören Emilia’nın söylediklerine karşılık Puck hafif endişelenmiş bir ifadeyle iç geçirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Hey Lia, zaten başın beladayken bunu yaptığının farkındasın değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Y-Yanılıyorsun. Yardım etmek istediğim falan yok… Sadece şöyle bir bakmak istedim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kötü biri gibi görünmeye çalışsa da hâlâ oldukça sevimli olan Emilia tartışmanın olduğu yere doğru koştu. Kalabalığın arasından geçerek izleyicilerin önüne kadar ulaştı ve sonra―</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Hadi ama, Mimi sana söyledi ya― Mimi öğle yemeğini yiyip kaçan biri değil. Sadece cüzdanı gibi kullandığı Hetaro’yu kaybetti. Bu yüzden Mimi çok zor durumda!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Sen de genç hanımefendi, sana bunu kaç kere söylemem gerekecek. Bu kayıp kişiyi tanımam ama ürünümü zaten yedin, bu yüzden ödemeyi almam şart. Ah, yanında arkadaşın yoksa eşyalarını kullanabilirsin…”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Mimi’nin yanında bu asa filan var ama Mimi bunları verirse hanımım Mimi’ye çok kızar!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çevrede toplanan meraklı kalabalığın ortasında tartışan bu ikiliyi gören Emilia’nın gözleri şaşkınlıkla kocaman oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tartışan iki kişiden biri uzun boylu, koyu tenli bir adamdı ve görünüşünden yola çıkarak söz konusu mekânın sahibi olduğu anlaşılıyordu. Karşısında onunla tartışan kişi ise çok daha kısa boylu, küçük yapılı biriydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yuvarlak kulakları ve turuncu saçları olan kedi benzeri bir canavar insandı. Muhtemelen “kedi-insan” ırkındandı. Boyu Emilia’nın beline bile zor ulaşıyordu ve üzerindeki büyük beyaz cübbe tüm vücudunu kaplıyordu. Sevimli, yuvarlak gözlere ve tatlı bir burna sahipti. Âdeta tüm vücudundan sevimlilik fışkıran bir kızdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konuşmalarından anlaşıldığı kadarıyla mekânda yediği yemeğin parasını ödeyemiyordu ama&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi</strong>: “Mimi yemeğini yiyip kaçan biri olarak görünmek istemez. Bu asayı mı istiyorsun ihtiyar?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mekân Sahibi:</strong> “Yine de kendimi suçlu hissediyorum ama! Bu oldukça kaliteli bir asa değil mi? Ne kadar da baş belası bir durum&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi: </strong>“Of şu Hetaro yok mu, ne kadar da kolay kayboluyor! Ablan olarak sana çok kızgınım Hetaro!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Affedersiniz…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tartışan taraflar yavaş yavaş yorulmaya başlarken biri elini kaldırarak araya girdi. Kız ve mekân sahibi şaşkına dönmüştü çünkü aralarına giren kişi Emilia’dan başkası değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia çekingen bir şekilde içeri adım attı ve ikisi de ona odaklanmışken devam etti:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Şey, umm…”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Az önce tesadüfen kulak misafir oldum da… Bu kızın yediği şeyin bedelini istiyorsunuz öyle mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mekân Sahibi: </strong>“Ah, evet bu doğru ama… Genç Hanım siz bu kızın bir tanıdığı mısınız?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Ee, bu hanımın tanıdığı mıyım mı? Bu onu ilk görüşüm, tanımıyorum bile!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi: </strong>“Hayır, ben de tanımıyorum. İlk defa görüyorum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mekân Sahibi: </strong>“Ehh?!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia ve yavru kedi bu iki kafasızın arasında kalmıştı. Dükkân sahibi ise umutsuzluk içinde bağırdı ama Emilia buna aldırmadan sessizce cebine uzandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Ben onun yerine öderim. Bu her şeyi çözer değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mekân Sahibi: </strong>“Bunun kesinlikle çok yardımı dokunurdu ama… Daha onu tanımıyorsun bile değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Bu doğru, onu tanımıyorum ama o geeerçekten de tatlı gözüküyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bahane bile anlık uydurulmuş bir şey için fazla saçmaydı ama dükkân sahibi Emilia’nın kendi çapında düşünceli davrandığına ikna olmuş gibiydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dükkâncı pes etmiş bir ifade ile başını salladı ve Emilia ona gülümseyerek cüzdanını çıkardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“…Eh, eh?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cebinde bir şeyler arayan eli, bulması gereken şeyi bir türlü bulamıyordu. Emilia göğsünü, kalçalarını ve kollarını dikkatlice kontrol ettikten sonra endişeli bir şekilde başını salladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Sanırım cüzdanımı bir yerde düşürmüşüm.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkentte hizmetçisini kaybetmiş ve şimdi ise tamamen beş parasız kalan kızın iç burkan mırıltısı çevreye hâkim oldu.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※　※　※　※　※　※　※　※　※　※　※　※　※</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kızın borcunu üstleneceğini söyleyen Emilia cüzdanının kaybolduğu ortaya çıktığı için oldukça zor bir durumda kalmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hayırseverlik— ya da belki de “kedi-severlik” diyebileceğimiz girişimi bu şekilde sonuçlanmıştı. Saçlarının arasındaki Puck’ın hayal kırıklığıyla iç çektiğini hisseden Emilia, endişesinden hiçbir şey söyleyemedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durumun içinden çıkmak için bir yol bulması gerekiyordu ama nasıl? Bu gerçekten de mümkün müydü? O anda sessizliğe gömülmüş zihni tek bir umuda tutundu. O da şuydu:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Bir gösteri yapacağım. Eğlenceli bulursanız lütfen biraz para atın.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Eh?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu doğaçlama sokak gösterisi ilanı etraftaki tüm insanların kafalarını merakla yana çevirmelerine neden oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu şaşkın yüzler arasında başından beri bunu yapacakmış gibi hazırlanmaya başlayan Emilia ve sevinçle “Ooh! Gösteri! Ne eğlenceli!” diye neşelenen kedi-kız dışında herkesin ifadesi aynıydı.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="1000" height="1414" src="https://rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/Emilia_SS_1.webp" alt="" class="wp-image-5072" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/Emilia_SS_1.webp 1000w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/Emilia_SS_1-707x1000.webp 707w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/08/Emilia_SS_1-768x1086.webp 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Tabii ki Puck bile Emilia’nın bu beklenmedik fikrine ayak uyduramadı. Kedi, Emilia’nın saçlarının arasında kıpırdanarak yer değiştirdi ve sessizce kızın kulağına fısıldadı:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Lia, Lia, bunu sormaya çekiniyorum ama… Bu da nereden çıktı şimdi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Az önce aklıma geldi Puck. Eğer kalabalık bir yerde ilginç bir gösteri yaparsan insanlar sana para verir değil mi? Bence bu hem benim hem de bu kızın beş parasız olduğu şu durumda mükemmel bir çözüm!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Çabalarken kesinlikle çok tatlısın ama bazen seni büyütürken nerede yanlış yaptım diye düşünmeden edemiyorum. Doğrusunu istersen şu an da o anlardan biri.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geri dönmek için artık çok geçti ayrıca Emilia’nın da geri dönmeye niyeti yoktu. Puck’ın yakınmaları üzerinde hiçbir etki yaratmıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia Etraftakileri olacaklara hazırlamayı bile umursamadan bir adım öne çıktı ve derin derin nefes almaya başladı. Tezgâhın önünde, tüm bu seyircilerin tam karşısında duran alan doğal olarak Emilia tarafından kaplanmış oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Şimdi sizlere gösteri yapması için oldukça nadir bir hayvan getirdim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“İçimde sanki bu olaya dahil olacakmışım gibi bir his var.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Hadi başlayalım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia sağ elini seyircilerin önüne uzatarak böyle söyledi. Elinin boş olduğunu gören seyirciler şaşkın görünüyordu. Onların tepkisinden etkilenmeyen Emilia saçlarının arasından yavaş yavaş ayrılan Puck’a işaret verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Hadi ama. Hey, Puck. Çık artık.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Zamanlamayı kaçırdığım için değil, görünmek istemediğim için çıkmıyorum. Ama seni herkesin önünde rezil etmek istemem bu yüzden sanırım çıkmak zorundayım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Omuzlarını silkip iç çeken Puck, kendini isteksizce kızın saçlarının arasından çıkmaya zorladı. Ortaya çıkışı anında bir kargaşaya yol açsa da o yine de Emilia’nın kolunun üzerinden yürümeye devam etti. Omzundan dirseğine, oradan da avucuna kadar ilerledi. Sonunda iki patisini de kaldırıp “Viktorii” diyiverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalabalık bir anda coşkuya kapıldı. Emilia bu tepkinin işlerin yolunda gittiği anlamına geldiğini düşündü―</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Bu son derece nadir bir hayvandır. Şimdi ona…”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“R-Ruh! Bir ruh! O bir ruh kullanıcısı!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Kahretsin, kaçın! Silahlarınızı ve yanınızdaki tüm parayı bırakın ve hemen kaçın!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">‘‘Belki de onu dans ettirmeliydim’’ diye düşünen Emilia’nın aklında planlar canlanıp duruyordu fakat tam o sırada önündeki kalabalık dağılıp kaçtı. Yanlarında ne varsa yere bıraktılar ve ortamdaki panik olaya dahil olmayan insanlara bile sıçradı. Böylece kargaşa yayılmaya devam etti. Toz duman dinmeye başladığında sokak tamamen boşalmıştı bile.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia bu durum karşısında afallamışken hâlâ avucunun içinde duran Puck yüzünü patisiyle temizlerken şöyle söyledi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Bir ruh gören herkes genelde kaçar. Tıpkı senin de söylediğin gibi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Bu doğru ama… Bu kadar da şaşırmalarına gerek yoktu ki.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Puck’ın sözlerinin doğruluğunu onaylayan Emilia’nın suratı biraz asıldı ardından etrafına bakındı. Etraf Seyircilerin yere bıraktığı eşyalarla çevriliydi. Sokak gösterilerinin kuralına göre bunların hepsi artık Emilia’ya aitti. Tabii ki Emilia’nın bunları alma gibi bir niyeti bulunmuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“…Dansın o kadar tatlı ki keşke gitmeden önce görselerdi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“O tepkilerine ‘eve gitmek’ demene bayıldım. Ne kadar da zarifsin.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkili bu şekilde boş muhabbete dalmıştı. Ve sonra―</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi: </strong>“Ooo! Bu kedi gerçekten konuşuyor! Nasıl? Nasıl konuşabiliyorsun? Mimi gibi misin? Yoksa bir kedi adam mısın? Çok küçüksün! Aşırı küçüksün! Ufuhahaha―”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Bu çocuk baya cesur ha. Sadece dış görüşümüze bakarsak güzellik konusunda rakip olabiliriz ama aslında tamamen farklı varlıklarız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi: </strong>“Öyle mi? Bunu nereden anladın ki?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Ben Lia’nın babasıyım, sen de o Hetaro denen çocuğun ablasısın değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi: </strong>“Doğru!―”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nedense Puck’ın şakası, adı geçen kızın kahkahalara boğulmasına sebep oldu. Her neyse, bu kızın yanlarında kalması Emilia’yı gerçekten mutlu etmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer o bile kaçıp gitmiş olsaydı Emilia bundan kesinlikle olumsuz etkilenirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Ha?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia’nın gözleri yere düşen eşyaları incelerken birden büyüyüverdi. Bunun sebebi ayaklarının dibinde duran eşyalardan biriydi. Hafif kirli bir ambalajın üzerine bırakılmış beyaz bir cüzdan.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğilip cüzdanı aldı ve dokusunu kontrol ettikten sonra başını salladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Bu benim kaybettiğim cüzdan… Böyle bir yerde ne işi var?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Puck: </strong>“Belki de iyi kalpli biri buraya getirmiştir?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bıkkın bir ses tonu ile bunu söyleyen Puck, esneyip kızın gümüş saçlarının arasına geri girdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu âdeta işinin bittiğini ilan etmesi gibi bir şeydi. Bu durum kedi-kızın moralini bozdu ama Emilia başını okşayınca hemen eski hâline dönüp kuyruğunu sallamaya başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi: </strong>“Ufuhihihi, bu işte çok iyisiniz hanımefendi! Muhtemelen hanımıma denk sayılırsınız! Kaptanın ise üstündesiniz!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Öyle mi? Fufu, Teşekkürler.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mimi: </strong>“Mimi senin gerçekten çok iyi biri olduğunu düşünüyor bu yüzden Mimi seni daima hatırlayacak. Eğer bir gün başın belaya girer ya da birini düşürmek istersen Mimi’ye danışman yeterli!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Düşürmek?.. Tam anlayamadım ama teşekkürler. Benim de seni hatırlayacağımdan emin olabilirsin.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sevimli kedi-kızın ne demek istediğini pek anlamasa da Emilia ona söylenen sözleri hoşgörü ile karşıladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kızın başını okşamaya devam ederek arkasını döndü. Arkasında olayın tamamen dışında kalmasına rağmen tezgâhını terk edemediği için başında beklemeye devam eden dükkân sahibi duruyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artık cüzdanını geri aldığına göre, Emilia şaşkın dükkân sahibine doğru ilerleyip cüzdanını açtı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Şey, size olan borcu nedir?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kız, meraklıymış gibi davranarak yeniden iyilik yapmaya koyuldu.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>S O N</strong></p>



<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/emilianin-baskent-turu-gunlukleri/">Emilia&#8217;nın Başkent Turu Günlükleri</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/emilianin-baskent-turu-gunlukleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rem ve Subaru Buluşuyor</title>
		<link>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/rem-ve-subaru-bulusuyor/</link>
					<comments>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/rem-ve-subaru-bulusuyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bertiel]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 17:14:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kısım 1]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Hikâyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Beatrice]]></category>
		<category><![CDATA[Natsuki Subaru]]></category>
		<category><![CDATA[Ram]]></category>
		<category><![CDATA[Rem]]></category>
		<category><![CDATA[Roswaal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.rezeroturkce.com/?p=4868</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/rem-ve-subaru-bulusuyor/">Rem ve Subaru Buluşuyor</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
<p>Re:Zero - Rem ve Subaru Buluşuyor - Bu yan hikâyede, Subaru'nun baygın şekilde malikâneye getişirini okuyoruz, hemen Türkçe oku.</p>
<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/rem-ve-subaru-bulusuyor/">Rem ve Subaru Buluşuyor</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/rem-ve-subaru-bulusuyor/">Rem ve Subaru Buluşuyor</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>

<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-wide"/>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph" style="line-height:5"><em>Bölümün ortalama okuma süresi 8 dakikadır. İyi okumalar dileriz.</em></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-wide"/>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img decoding="async" width="1080" height="1080" src="https://rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/8c704bbe79ed4dbc9093b3576688f08b_upscayl_2x_upscayl-standard-4x.png" alt="" class="wp-image-4870" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/8c704bbe79ed4dbc9093b3576688f08b_upscayl_2x_upscayl-standard-4x.png 1080w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/8c704bbe79ed4dbc9093b3576688f08b_upscayl_2x_upscayl-standard-4x-1000x1000.png 1000w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/8c704bbe79ed4dbc9093b3576688f08b_upscayl_2x_upscayl-standard-4x-768x768.png 768w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></figure>
</div>


<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Çevirmen: Baran</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Redaktör: Bertiel</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destekçilerimiz:&nbsp;Donatus,&nbsp;Echi_dna,&nbsp;Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God’s Clown, Feylix, Samte, Only Rusen, Saitama ama jojo referansı, Allen Walker, Kayra Poyraz</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destek vermek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://rezeroturkce.com/bilgi-kosesi/destek/">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Discord’a gelmek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://discord.gg/rezeroturkce">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8230;Göğsünün karıncalandığını hisseden kız, pencereden dışarı baktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kız, önce köşkün penceresinden görünen ana yola çıkan kapının önündeki patikaya baktı, ardından arkasına döndü.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “Roswaal-sama, anlaşılan Nee-sama geri dönmüş. Ama nedense biraz acelesi var gibi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Roswaal:</strong> “Hmmmm, planlandığındaaaan daha erken dönüyor desene. Bu kadar hızlı döndüğüne göre oradan geceeee yarısı ayrılmış olmalı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kızın göğsündeki karıncalanma nedeniyle raporuna kayıtsızca cevap veren adam, gerçekten de bilmemezlikten geliyormuş gibi konuşuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Deri bir koltukta oturan ve elinde buhar çıkaran bir fincan tutan adamın uzun, çivit mavisi saçları vardı. Farklı tonlardaki mavi ve sarı gözleri büyüleyiciydi. İlk bakışta, bu adamın zayıf ve yakışıklı biri olduğunu düşünebilirsiniz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak yüzündeki palyaço makyajı bu şık görünümü bozmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Roswaal:</strong> “Acelesi var demek&#8230; Bir şey mi olduuuu acaba? Bilgin var mı bu durum hakkında?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “Kusura bakmayın. Bu durum hakkında bir bilgim yok. Ama Beatrice-sama&#8217;nın yapması gereken işleri olduğunu duydum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Roswaal:</strong> “Beatrice mi? Demek öyle&#8230; Ama bu, birkaç kemiğin kıııırıldığı anlamına gelir.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Roswaal, kızın açıklamasını duymasıyla tavana baktı ve bardağını kibirli bir tavırla masaya bıraktı. Ardından upuzun bacaklarının duruşunu düzeltti ve sandalyeyi hareket ettirirken de kıza doğru dönüp şöyle dedi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Roswaal:</strong> “Her hâlükârda, Ram anlamsız şeylerle uğraşmaz&#8230; sanırım. Sana zahmet olacak ama Beatrice&#8217;i arar mısın? Sanırıııım biraz geç kaldı da.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “Anlaşıldı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Efendisinin emirlerini aldıktan sonra, üzerindeki hizmetçi kıyafetini hafifçe tutup mükemmel bir şekilde öne eğilerek karşılık verdi. Beyaz bir başlığın altında kısa mavi saçları da vardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hizmetçi eğildikten sonra Roswaal onaylarcasına çenesini sıvazlayıp şöyle dedi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Roswaal:</strong> “O hâlde, lütfen işinin başına dön. &#8230;Rem.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kız──Rem tekrar resmî bir şekilde eğildi ve sessizce ofisten ayrıldı.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">△▼△▼△▼△</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem, mavi saçları dalgalanırken malikânenin geniş koridorunda hızlı adımlarla yürüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Burası Lugunica Margrave Roswaal L. Mathers&#8217;ın malikânesiydi. Rem ise bu malikânenin baş hizmetçisiydi. Malikânenin çoğu işiyle kendisi ilgileniyor, neredeyse elinden her iş geliyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Roswaal&#8217;ın malikânesi bir malikâne için fazlasıyla büyük olmasına rağmen, çeşitli sebeplerden ötürü şu anda sadece iki hizmetçiye sahipti, bunlar: Rem ve ikiz kız kardeşi Ram&#8217;dı. Bu yüzden de Rem, işçi eksikliğini telafi etmek amacıyla konağın işlerinin çoğunu kendi başına hallediyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün de iş mevzuları yüzünden malikâneden uzak olan ikiziyle iletişime geçti. Sonrasında da az önceki konuşmalar gerçekleşmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “Sinestezimden yola çıkacak olursam Nee-sama yaklaşık bir saate döner gibi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçek zamanlı iletişim kurabildikleri, uzak mesafeleri ortadan kaldıran bir büyü olsa da bu kız kardeşlerin buna ihtiyacı falan yoktu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İkizlerin sahip olduğu sinesteziler──Rem ve kız kardeşi Ram, güçlü duyguları ve küçük düşünceleri birbirlerine aktarabilen özel bir yeteneğe sahiplerdi. Rem, kardeşinin döndüğünü ve hafif bir sabırsızlık hissettiğini tam da bu sinestezi sayesinde hissetmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu noktada kız kardeşinin kendisinden istediklerini yapıp yapamayacağı da belirsizdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “Keşke Ulu Ruh burada olsaydı her şey çok daha kolay olurdu&#8230; Beatrice-sama?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem, çok fazla şey istemenin bir anlamı olmadığını söyleyerek bu zorlu mücadeleye cesaretle göğüs gerdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görev oldukça basitti: Gördüğü her kapıyı açmalıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak malikânede neredeyse 100&#8217;e yakın kapı vardı. Bu elbette ki kolay bir iş değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Hangisindesin, Beatrice-sama?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üzerinde &#8220;referans odası&#8221; yazan kapıyı açtı. Karşısında bir sürü kitap ve sayısız kitaptan oluşan bir yığın vardı. Normaldi, çünkü burası bir referans odasıydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Normalde referans odasında kimse olmazdı. Rem de zaten uğraşmazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Beatrice-sama? Beatrice-sama?”&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem ona sesleniyorken, alışılmadık bir hızla da kapıları takır takır açıyordu. Bunu beş dakika boyunca yapmasının ardından&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beatrice:</strong> “Off! O kadar sinir bozucu ve gürültücüsün ki artık tahammülüm kalmadı be!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yalnız bir kız, diğer odadan gürültülü ama bir o kadar da tatlı bir ses ile geliverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Saçları fırfırlı ve büyüleyici kıyafetlerle süslenmiş bir kızdı. Kızın oyuncak bebek misali görünüşünü gören Rem, içtenlikle önünde eğildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beatrice:</strong> “Hem bağırıp duruyorsun hem de susmak bilmiyorsun, sanırım! Gecenin köründe benden ne istiyorsun be!?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “Affınıza sığınıyorum, Beatrice-sama. Şükürler olsun ki hâlâ uyanıksınız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beatrice: </strong>“Hıh, uyuyordum, sayende de uyandım. Amma da cesurmuşsun, küçük hanım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kız──Beatrice, göğsündeki kitabı tutarken, önünde eğilmiş olan Rem’e kibirli bir şekilde homurdandı. Beatrice, oldukça kibirli ve kendini beğenmiş davranıyordu ama Rem’in pek de umurunda değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beatrice, bir soyludan bekleneceği üzere; Rem&#8217;e, hizmetçiye, olan davranışları tam olarak beklendiği gibiydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Bu arada Beatrice-sama, Roswaal-sama’nın size ihtiyacı varmış. Bana &#8216;gerçekten yardıma ihtiyacım var&#8217; şeklinde belirtti.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beatrice: </strong>“Ayakçısını yollayarak ayağına çağırıyor beni, epey kibirli bir adama dönüşmüş, sanırım. Benimle onun arasında hiyerarşik bir ilişki olmadığını unutmuş, doğrusu.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bencilce davranışlardan hoşlanmayan Beatrice, gece geç saatlerde çağrıldığından beri huysuzlanmaya başlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beatrice: </strong>“Haah. Tepem atmadan acele et de bana yolu göster, sanırım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “!.. Teşekkür ederim. Hemen göstereyim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beatrice bu kısa süreli sessizliği bozarak, sonunda pes ettiğini belli eden bir hoşgörüyle konuştu. Onun bu anlayışı sayesinde Rem, Beatrice’i koridorda yönlendirerek yürümeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beatrice: </strong>“Mm&#8230; Nii-chan&#8217;ın talimatlarını duydum. Banyo, temiz bir havlu ve misafir odası hazırlamamı söyledi, sanırım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Misafir odası mı dediniz?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beatrice:</strong> “Evet. &#8230;o aptal kız birini buraya getiriyor, sanırım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beatrice gözlerinde duygudan yoksun, biraz da hoşnutsuz bir şekilde mırıldandı. Rem, onun söylediklerine doğrudan yanıt vermese de kafasında talimatları değerlendirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Misafir odası hazır ve nazırdı. Bir tek yatak çarşaflarını değiştirip odayı havalandırmak yeterdi. Ardından küveti ısıtıp temiz bir havlu hazırlamak gerekiyordu—Rem, böylece gelen kişinin yaralı olduğunu da anlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beatrice&#8217;e neden ihtiyaç duyulduğunu da bununla beraber anlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">…Beatrice, Rem&#8217;le asla kıyaslanamayacak kadar büyük bir şifacıydı. Uzaklardan gelen yer ejderinin homurtusunu işiten Rem, ejder arabasının yaklaştığını hissedebiliyordu.</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">△▼△▼△▼△</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8230;Yatağa uzanmış siyah saçlı çocuk, uykusunda sanki ölmüş gibi derin derin nefes alıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şafak vakti içeri alınan çocuğu iyileştirmek fazlasıyla zaman almıştı, pencerenin dışında da güneş turuncu bir ışık yayarak batıya doğru giderek batıyordu. Gecenin yaklaşması uzun sürmeyecekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia:</strong> “Artık rahatlamıştır… evet.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yatağın yanındaki sandalyede oturan gümüş saçlı kız, bir rahatlama ifadesiyle gülümsedi—o kızcağız Emilia’ydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çocuğu getiren ve tedavi edilmesini isteyen Emilia’ydı. Ortalık biraz olsun sakinleşince Rem ona sessizce bir soru yöneltiverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Emilia-sama, artık her şey yoluna girdiğine göre, bana neler olduğunu anlatmanızın zamanı gelmedi mi sizce de&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Hımm, haklısın. Imm, bu çocuğun adı Subaru. Başkentte başım derde girmişti…&nbsp; ama o ortaya çıkıp bana yardım ediverdi. Ona hem canımı hem de başka birçok şeyi borçluyum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Öyle mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem, Emilia’nın belirsiz açıklaması üzerine yanındaki kişiye, kendisine tıpatıp benzeyen pembe saçlı ikiz kardeşine baktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram ise yüzünde en ufak bir ifade belirtisi olmadan başını sallayıp şöyle dedi:</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram: </strong>“Ben de tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Emilia-sama ile ayrı düştüğümüz sırada olmuş her şey.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Ayrı mı düştünüz?.. Emilia-sama’ya eşlik ediyordunuz sanıyordum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Aslında, Emilia-sama’yı cesaretlendirmek ve onda güçlü bir sorumluluk duygusu oluşturmak içindi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Nee-sama&#8217;dan beklendiği gibi&#8230; Çok etkilendim.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram, biraz küstahça konuşmuş olsa da Rem, söylediklerini koşulsuz kabul etti. Kız kardeşlerin bu şekilde etkileşimini gören Emilia ise kahkahasına engel olamadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“İkiniz geeerçekten de çok iyi anlaşıyorsunuz. Ama beni kahkahaya boğmasanıza. Bu çocuk rahat rahat uyusun istiyorum da.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Demek bu çocukla, Nee-sama’yla ayrı kaldığınız sırada tanıştınız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Yoo, tanışmamıştık. Subaru benim&#8230; benim, benim neyim oluyor ki?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia parmağını çenesine koydu ve yüzünde ciddi bir ifadeyle düşünmeye başladı. Rem&#8217;i oyalamaya çalışıyor gibi görünmüyordu. Gerçekten de bir cevap bulamıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer bir şeyi saklamaya çalışmıyorsa bu oğlan Emilia’nın hakkında çok az bilgisi olan biri olmalıydı çünkü açıklama yapmakta zorluk çekiyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8230;O zaman belki de Emilia&#8217;ya yaklaşmaması gereken bir insan da olabilirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram: </strong>“&#8230;Rem. Bu kişi Emilia-sama&#8217;nın hayatını kurtardı. Roswaal-sama da bunu kabul etti. Ne kadar aptal görünürse görünsün, o bizim misafirimiz. Bunun ne anlama geldiğini anlıyorsun, değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “Ama… Nee-sama-”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Rem.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem, kalbinin derinliklerine bakan ablasına hiçbir şey diyemedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia sessizleşen kız kardeşlere şaşkınlıkla baktı, sonra yavaşça oturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Aslında uyanana kadar yanında kalmak istiyorum&#8230; ama sabaha kadar uyanmayacak gibi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram: </strong>“Sonuçta, manasının çoğunu bu çocuğu iyileştirmek için kullandığını söylediler. Beatrice-sama&#8217;nın tanımadığı birini iyileştirmesine şaşırdım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia:</strong> “Bu yüzden Puck yarın bir günlüğüne Beatrice&#8217;in olacak. Ayrıca Roswaal da&#8230; bu gece için malikâneden ayrıldı sanırım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Aniden çağrıldı, bu yüzden öğleden sonra olmadan malikâneden ayrıldı. Yarın gece dönmeyi planlıyor.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Demek öyle. O zaman şimdilik odadan çıkalım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kız kardeşlerin cevaplarından sonra rahatlamış görünen Emilia, hızlıca esneyerek onları odadan çıkardı. Son olarak Emilia, parmaklarını yatakta yatan çocuğun, Subaru&#8217;nun, perçemlerinin arasından geçirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia:</strong> “Subaru uyandığında onunla konuşmak istediğim o kadar çok şey var ki.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem, sanki Emilia fısıldıyormuş gibi hissetti ve içinde tatlı bir beklenti taşıyormuş gibiydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Odadan çıktıklarında, her biri kendi işlerine geri döndü. Emilia&#8217;nın başkentte yaşadığı karışıklığı Roswaal&#8217;a bildirme işi özellikle önemliydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Emilia: </strong>“Hmm, bana çok kızacak. Bunu nasıl açıklayacağım ki…”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia omuzları düşmüş bir hâlde malikânedeki özel odasına doğru yavaşça ilerledi. Onu sessizce izleyen Rem, ablasına kısaca veda etti ve akşam yemeğini hazırlamak üzere mutfağın yolunu tuttu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem:</strong> “&#8230;Ondan önce.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem onların gittiğini doğruladı ve gizlice çocuğun uyuduğu odaya girdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kapıyı sessizce kapattı ve ışıkları kapalı, loş odadaki yatağa doğru yürüdü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nefesini tutan Rem’in bulunduğu odada bulunan tek ses, uyuyan çocuğun hafif nefes sesiydi. Çocuğun masum yüzü, Rem&#8217;in açık mavi gözlerine yansıyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&#8230;Bu şüpheli çocuğun kim olduğunu veya neyin peşinde olduğunu bilmiyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Emilia, onun yalnızca bir canını kurtaran biri olduğunu söylemişti; yine de içindeki bir ses, tamamen masum olduğuna inanmıyordu. Emilia güzeldi fakat öylesine savunmasız görünüyordu ki onu izlemek bile insanın içinin bir tedirginlik ile kaplanmasına sebep veriyordu. Bu hâliyle kötü niyetli insanların dikkatini çekmesi kaçınılmazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><em>&#8230;Belki de sorunlar daha ortaya çıkmadan── huzur bozulmadan önce bir şeyler yapmalıyım</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem, kafasında beliren tehlikeli düşünceler sonrası sessizce çocuğun boynuna uzandı. Ardından da&#8230;</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Subaru: </strong>“Ehehe, sinirliyken bile çok tatlısın&#8230; paralel dünyalar, fanteziler&#8230;”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çocuk, yüzünde dağınık bir ifadeyle, salyalar akıtarak uykusunda konuşuyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem bunu duyduktan sonra çocuğun boynuna uzanan eli ile ne yapması gerektiği konusunda kararsız kaldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Subaru:</strong> “&#8230;Aagh”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Parmağıyla dürttükten sonra uykudaki çocuğun çığlık atmasını görmek, onu rahatlatmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rem: </strong>“Sanırım bu misafirle asla iyi anlaşamayacağım gibi&#8230; Lütfen en kısa sürede çık git.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rem odadan ayrıldığında, geride yalnızca yüzeysel bir nezaket taşıyan hafif bir mırıltı kalmıştı</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="1422" src="https://rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/Re_Zero_Rem_Meets_Subaru_SS.webp" alt="" class="wp-image-4869" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/Re_Zero_Rem_Meets_Subaru_SS.webp 1000w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/Re_Zero_Rem_Meets_Subaru_SS-703x1000.webp 703w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/Re_Zero_Rem_Meets_Subaru_SS-768x1092.webp 768w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>
</div>


<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>S O N</strong></p>



<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/rem-ve-subaru-bulusuyor/">Rem ve Subaru Buluşuyor</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/rem-ve-subaru-bulusuyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ram’ın Reddettiği Flörtü</title>
		<link>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ramin-reddettigi-flortu/</link>
					<comments>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ramin-reddettigi-flortu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bertiel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2025 12:30:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kısım 1]]></category>
		<category><![CDATA[Yan Hikâyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Aldebaran]]></category>
		<category><![CDATA[Ram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.rezeroturkce.com/?p=4804</guid>

					<description><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ramin-reddettigi-flortu/">Ram’ın Reddettiği Flörtü</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
<p>Bölümün ortalama okuma süresi 8 dakikadır. İyi okumalar dileriz. ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ Çevirmen: QuantumPunch Redaktör: akari Son Okuma: Bertiel Destekçilerimiz:&#160;Donatus,&#160;Echi_dna,&#160;Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God&#8217;s Clown, Feylix, Samte Destek vermek isterseniz&#160;TIKLAYIN! Discord’a gelmek isterseniz&#160;TIKLAYIN! ※ ※ ※ ※ ※ ※ [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ramin-reddettigi-flortu/">Ram’ın Reddettiği Flörtü</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ramin-reddettigi-flortu/">Ram’ın Reddettiği Flörtü</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>

<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-wide"/>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><em>Bölümün ortalama okuma süresi 8 dakikadır. İyi okumalar dileriz.</em></p>
</div>
</div>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity is-style-wide"/>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="1625" src="https://rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/LiM_Ram_2Star_1.webp" alt="" class="wp-image-4805" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/LiM_Ram_2Star_1.webp 1000w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/LiM_Ram_2Star_1-615x1000.webp 615w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/LiM_Ram_2Star_1-768x1248.webp 768w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/LiM_Ram_2Star_1-945x1536.webp 945w" sizes="auto, (max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Çevirmen: QuantumPunch</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Redaktör: akari</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Son Okuma: Bertiel</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destekçilerimiz:&nbsp;Donatus,&nbsp;Echi_dna,&nbsp;Akari, Nurullqhx, Atakan Soner, Misertus, shingokuz, Lewysi, Taha Kurt, Künefe, agaligim, Katlicia, Lavedos, God&#8217;s Clown, Feylix, Samte</strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Destek vermek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://rezeroturkce.com/bilgi-kosesi/destek/">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Discord’a gelmek isterseniz&nbsp;<em><a href="https://discord.gg/rezeroturkce">TIKLAYIN!</a></em></strong></p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph">※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Gerçekten,&nbsp;Emilia-sama tam bir baş belası.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kalabalığın arasında yürüyen insanlara bakarken, genç kız elini alnına götürdü. Yorgun bir ifade takınıp homurdanıyordu belki ama normalde yüzü gayet sevimliydi. Keskin yüz hatları vardı. Sol gözü; kısa, şeftali pembesi saçlarının perçemiyle gizlenmişti. İlk bakışta “güzel bir kız” izlenimi verse de bu sevimliliğin ardında daha çok güçlü biriymiş izlenimi veriyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yüzündeki ifade serinkanlı ve umursamazdı. Açıkta kalan tek gözü, en ufak bir duygusunu bile ele vermiyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şehrin gürültüsü içinde gözlerini etrafında gezdirdi, hedef aldığı kişiden hâlâ bir iz yoktu. Derin bir iç çekti&#8230; Yine de bakışları hâlâ kararlıydı. Solgun teni ve narin vücudu bir balerini andırıyordu. Küçük sevimli bir hayvan gibi görünen ama bundan çok daha fazlası olan bir Oni’ydi o. Başkent Lugunica’nın sokaklarında bir hizmetçi kıyafetiyle yürüyordu—— bu hâliyle bakışları üstüne çekmemesi olanaksızdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elbette bu kıyafet efendisinin zevklerine göre belirlenmişti. Ama Ram’ın böylesine bir kıyafete itirazı yoktu. Sokaktaki insanların meraklı bakışlarına çoktan alışmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram: </strong>“——‘Burada biraz beklesen yeter.’ dedi, ne sinir bozucu.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kendi efendisinin “efendisi”ni bulamadığı için memnuniyetsiz bir şekilde omuz silkti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pembe saçlı bu kızın adı Ram’dı. Soyadı yoktu—— sadece Ram’dı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ejderha Krallığı’nın asilzadelerinden olan Roswaal L. Mathers’ın hizmetçisiydi. O gün de bu yüzden başkente gelmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lugunica Krallığı’nın başkenti olan bu şehir, ülkenin en canlı noktasıydı. Ram buraya defalarca gelmiş, efendisinin emirleri doğrultusunda sokaklarını ezberlemişti. Ama şehre özel bir ilgisi olduğunu söylenemezdi, yine de——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram</strong>: “Her zamanki Emilia. O, zaten başından beri Ram&#8217;ın böyle bir hedefi gözden kaybedeceğini söylemişti.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">(<em>Ç.N: Burada ‘O’ kelimesinin karşılığı ‘He’ olmakla beraber bahsedilen kişi büyük ihtimalle Roswaal.</em>)</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hedefinin kişiliğini şöyle bir tarttıktan sonra, Ram kalabalığın içinde bir sağda solda dolaşarak onu aramaya devam etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer ki…</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer ki birisi kaybolduktan sonra henüz on beş dakika bile geçmemişse bütün şehri baştan aşağı aramak saçmalıktır. Asıl yapılması gereken şey, ayrıldığınız noktadan ne kadar uzağa gitmiş olabileceğini kestirmektir. Örneğin kız en başta sol tarafa gittiyse ve siz de yanlış tarafa giderseniz geçmiş olsun. Artık onu bulmanız çok güçtür.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram</strong>: “Basit bir mektubu bile götüremiyor. Ram, Emilia-sama’nın o bitmek bilmez merakını suçlamalı. Bu hafife alınmıştı. Ram’ın suçu yok.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram, şu anki efendisini—— ya da daha doğrusu, o anda gözden kaybolmuş olan efendisini—değerlendirdi. Ve sonucu da ortadaydı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her ne kadar saçma da olsa, Ram bu gelişmelerden hiç ama hiç memnun değildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram</strong>: “Buluşacak bir yer belirleseydi bari. Faydası yok. Duru görümle bile, Ram bu kadar çok insanla başa çıkamaz…”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???</strong>: “Hey Hey! Sen oradaki, hizmetçi kıyafetli!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram</strong>: “…Sonuç olarak, böyle durumlarda insanlara tek tek sormaktan başka çare kalmıyor. Ne kadar can sıkıcı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???</strong>: “Hey Hey Hey! öylece görmezden gelme! Buradayım işte! Bana bak!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram’ın peşini bırakmayan o sinir bozucu ses, sonunda dayanamayarak bağırmaya başladı. Ram, yüzünde bıkkın bir ifadeyle geriye dönüp baktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">En başından beri kendisine seslenen o sinir bozucu sesin sahibi, Ram’ın umursamazca uzaklaşmasını görünce hazmedemeyip bağırarak çıkıştı. Ram ise sesin geldiği yöne dönüp baktığında—— yüz ifadesi bir anda değişiverdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???: </strong>“Hey, bu bakışın içimi bulandırıyor. Küçük hanım, üzgün müsün yoksa?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram: </strong>“Hem giyimi kuşamı şüpheli hem de ağzını her açışında <em>‘</em>benimle anlaşamazsınız’ dercesine konuşan biri, elbette bu ifadeyi hak eder.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram daha yeni tanıştığı bu adama karşı epey sertti ama bu sefer kimse onu bu tavrı yüzünden suçlamazdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü karşısındaki adam, sağduyu sınırlarına sığmayan türden biriydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kafasını tamamen kapatan, kapkara ve köşeli bir miğfer takıyordu. Bu hâliyle şüpheli sayılmaması mümkün değildi. Başının zırhla kaplı olmasına karşın; başından aşağısında ucuz, sade kıyafetlerle adeta köylü gibi giyinmişti. Ayağında ise sadece hasır iplerle tutturulmuş basit sandaletler vardı. Daha da şüpheli olabilir miydi ki?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Kraliyet Başkenti’nin asayişi de bozulmaya başlamış. Artık muhafızları çağırmanın vakti geldi… Lütfen biraz bekleyin.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Eğer beni sapık ihtiyar sanıyorsan kendi güvenliğini biraz daha ciddiye alman gerekmez mi?! Aynı yerde dikilip beklemenin anlamı ne ki?!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram’ın soğuk tavrına umutsuzca karşılık veren kaba görünümlü adam durdu ve gözlerini dikip onu süzen Ram’a seslendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Pek dostane bir bakış değil bu. Lütfen bir dakika dur, sadece birini arıyorum. Onun nerede olabileceğini öğrenmek istiyorum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Ne tesadüf, ben de burada birini aramakla meşgulüm. Neyse, aramaya devam etmekte özgürsün.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Hizmet etmenin sembolü olan hizmetçi kıyafetini giyen birisinin bu kadar soğuk davranması doğru mu!?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">​Ram’ın gitmesini engellemek istercesine uzattığı elin yanından sıyrılıp geçerken Ram bir anda fark etti—— adamın sol kolu yoktu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Ah, durdun demek, acıdın mı bana? Her neyse… Kolumu kaybettiğimden beri başıma gelmeyen kalmadı zaten! Şimdi başkalarının sıcaklığına ve merhametine muhtacım. Oldukça şanssızım, değil mi?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Eğer elin yetmiyorsa bir kediye sor. Ayakların yerindeyse lütfen kendi başına bul. Hepsi bu kadar.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Bu biraz fazla acımasız olmadı mı!?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram’ın yüzündeki öfke ifadesi, bu kasklı adama karşı yavaşça silinmeye başlamıştı. Adam panikle sağ elini salladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Bekle bekle! Sadece onu bulmak istiyorum! Şey, acaba senin yaşlarında turuncu saçlı ama kocaman memeleri olan genç bir hanım gördün mü?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Hayır, hiç görmedim. Şimdiye kadar seni başımdan savmak için söylediklerimin aksine, bu sefer kalpten söylüyorum.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “İtirafın bayağı inandırıcı oldu!! Yok artık… Peki, kimi aradığını lütfen söyleyebilir misin?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Söylemeyeceğim çünkü söylemeye hiç niyetim yok.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Bu düpedüz soğukluk ama. İkimiz de birini arıyoruz sadece!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “ ’İkimiz’ diye bir şey yok. Bu anlamsız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram tam olarak emin değildi ama adamın kalbinde hissettiği bir huzursuzluk yüzünden onun yardımını geri çevirmişti. Memnuniyetsiz olduğu kesindi, fakat reddetmesinin asıl sebebi&#8230; bambaşka bir şeydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sessiz kalan Ram’a bakarken, adamın yüzünde mahzun ve kederli bir ifade belirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Ah… evet, anlıyorum, Burada duracağım. İkimiz de böyle bir yere varamayacağız gibi.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “En başından beri bu konuşmanın anlamsız olacağını zaten biliyordum. Ama yine de vaktimi harcadın. Şimdi benim çekip gitmem konusunda ne yapmayı düşünüyorsun ki… Ah, evet, hiçbir şey. Zaten bu sohbetten en başta da hiçbir beklentim yoktu.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Sana sıkıntı verdiğim için üzgünüm!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Arkasından bağıran adama kısa bir bakış atan Ram, sadece bir <strong>“iç çekiş”</strong> ile karşılık verdi. Ne bir söz söyledi ne de veda etti. Baştan sona mide bulandırıcıydı. Ama o sırada arkasından bir ses duydu——</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasklı Adam:</strong> “Peki öyleyse. Hoşça kal, Ram.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu masum cümle, tam arkasını dönüp uzaklaşırken söylenmişti. Bunu duyduktan sonra Ram durup döndü. Fakat miğferli adamın gölgesi çoktan kaybolmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “——Ram, adını hiç söyledi mi ki?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şeftali pembesi saçlarını eliyle düzeltirken kendi kendine mırıldandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Miğferli adam yüzünden fazlasıyla vakit kaybettiğinden Ram, arayışında hâlâ bir arpa boyu yol katedememişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Hey! Sesini çıkarmasan iyi olur! Yoksa bu iş tatlı bitmez, ona göre.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “O kadar dikkat çekici bir kıyafetle bu kalabalık sokakta yürümek biraz fazla göze batmıyor mu sence de?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Bizim de pek sabrımız kalmadı, değil mi? Belki biraz daha sertleşmeliyiz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram, karşısına dikilen bu üç şerefsize hayal kırıklığıyla baktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Biri uzun, biri iri yarı, biri de kısa boylu olan üç serseri, aniden ortaya çıkıp Ram’ı tehdit etmeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Görünüşe göre başkentin güvenliği gerçekten de vahşi doğadan farksız.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Ha? Vahşi doğa mı? Nerelisin sen? Pek başkentliye benzemiyorsun.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Gününü yiyecek aramakla geçirip, böyle barbarca davranmanızla vahşi hayvanlardan bir farkınız yok yani.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Serserilerin aptalca gevezeliklerini dinlerken, Ram yüzünü tiksintiyle buruşturdu. Adamlar bir an birbirlerine boş gözlerle baktı, sonra güldüler.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Hey, bekle! Bizimle dalga geçme lan!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kızın tavrını okuyamayan uzun boylu olan, iki bıçağını çekip Ram’a doğrulttu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Güldürme beni! Kaçamazsın! Yanında『Kılıç Azizi』falan getirmediysen ayvayı yedin!”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Aah, sanırım şansı buraya kadarmış.”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Haha, gerçekten dövüşsek bile kazanacak olan biziz.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tehditler, aşağılamalar, iğrenç sözler ardı ardına geldi. Ram, bunları duyunca kaşlarını çattı… ve ilk kez bir of çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Hey, hanımefendi kıpırdamadan dur——”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Ram hâlâ sabırlı olmaya çalışıyor, çünkü bu Roswaal-sama’nın verdiği önemli bir görev… Ama artık, sınırıma ulaştım.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram bu sözleri bıkkın bir tonda fısıldadı ve elbisesinin içine uzanarak küçük bir asa çıkardı. Ucunu göğe kaldırdı ve ışık parlamaya başladı. Büyü gücü atmosferde patlayarak onu çevreleyen güçlü bir rüzgâr oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Hey! Sakın böyle numaralar yapmaya kalkma—— Vuah!”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bıçaklı adam, şiddetli bir rüzgârla duvara savruldu, çarpmanın etkisiyle molozların altına gömüldü. İri yapılı olan kaçmaya çalışırken, diğeri korkudan donup kalmıştı. Kaçan adam daha ne olduğunu bile anlayamadan Ram çoktan harekete geçmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???: </strong>“Ah, Aayy!?”</p>



<p class="wp-block-paragraph">İri yarı adam, Ram’ın asasını savuşturmaya çalıştı ama bir anda göğe savruldu. Havada savrulup bir çığlık eşliğinde sırtüstü yere çakıldı ve bayıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve ardından…</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Ram’a söylemek istediğin bir şey var mı?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>???:</strong> “Bekle… Bekle… Özür dilerim?”</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Özür dilemen doğru bir şey—— Ama Ram seni affetmeyecek.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Acımasız Ram tarafından göğe fırlatılmadan önce gergin bir şekilde gülümsedi kısa adam.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="851" height="1200" src="https://rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/90126559_p0_master1200.jpg" alt="" class="wp-image-4806" srcset="https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/90126559_p0_master1200.jpg 851w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/90126559_p0_master1200-709x1000.jpg 709w, https://www.rezeroturkce.com/wp-content/uploads/2025/07/90126559_p0_master1200-768x1083.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 851px) 100vw, 851px" /><figcaption class="wp-element-caption"><a href="https://www.pixiv.net/en/artworks/90126559">Görsel Sahibi</a></figcaption></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Üç serseri, birer çöp misali arka sokağa fırlatılmıştı. Ram eteğini hafifçe silkeleyip gözlerini kararan gökyüzüne çevirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Güneş tamamen battı artık… Hedef çoktan malikâneye dönmüş olmalı.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ram’ın onu bulma şansı gitgide azalıyordu. Eğer çabucak izine rastlamazsa durum gerçekten de kötüleşecekti. Ay ışığının altında yukarı bakarken bir şey dikkatini çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “O ışık——”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Başkentin yıldızlarla dolu gece göğüne baktığında, gökyüzünde dalgalanan kuzey ışıklarını fark etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">O dalgalar gökte kıvrılıp savrulurken, Ram’ın içini aniden güçlü bir his kapladı. Tereddüt etmeden ışıkların kaynağına doğru koşmaya başladı. Aradığı kişi oradaydı. Nedenini bilmiyordu ama bundan emindi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ram:</strong> “Ram tam artık belalardan kurtuldu diye düşünürken—— Ram gerçekten sıkıntılı biri.”</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve Ram başkentin en dip noktalarına—— Kenar Mahallelerine ve o mahallelerin de en derin yerine doğru koştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Vardığında aradığı kişi oradaydı. Genç bir oğlanın elini tutar vaziyette, öylece duruyordu. Ram o anda anlamıştı: Bu çocuk da hedefiyle birlikte malikâneye gelecekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ama bu da başka bir hikâyenin konusu&#8230;</p>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>S O N</strong></p>



<p><a href="https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ramin-reddettigi-flortu/">Ram’ın Reddettiği Flörtü</a> başlıklı yazı önce <a href="https://www.rezeroturkce.com">Re:Zero Türkçe ile Novel Oku, Manga Oku, Anime İzle Ücretsiz</a> sitesinde yayımlandı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.rezeroturkce.com/yan-hikayeler/ramin-reddettigi-flortu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
